Yerel
Giriş Tarihi : 03-01-2023 14:01

Yusufeli’nde suya gömülen yaşam

Yusufeli’nde suya gömülen yaşam

Yusufeli’nde yapımı tamamlanan Yusufeli Barajı’nın su tutmasıyla birlikte şehrin taşınma işlemi sürüyor. Yaşadıkları yer sular altında kalan Yusufelililer farklı bir bölgeye gönderiliyor. Taşınma işleminde plansızlığa dikkat çeken bölge halkının mağduriyeti sürüyor.

150 yıllık tarihe sahip Yusufeli ilçesi 7’nci kez taşınıyor. Son olarak 1952 yılında mevcut ilçeye taşınan Yusufeli halkı 70 yıldır bu bölgede yaşamını sürdürüyordu. 9 yıl önce yapımına başlanan Yusufeli Barajı nedeni ile sular altında kalacak ilçe Yansıtıcılar mevkiinde 150 hektarlık alanda inşa edilen yeni yerleşim yerine taşınma süreci içerisinde.

Yusufeli Barajı’nın ihalesini alan Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir dönemin Başbakanı Erdoğan’a barajın 29 Mayıs 2018 tarihinde açılacağının sözünü canlı yayında vermişti. Yusufeli Barajı’nın açılışı söz verilen tarihten neredeyse 5 yıl sonra 22 Kasım 2022’de gerçekleştirildi.

Yusufeli halkının evleri ve arazileri 2017 yılında kamulaştırıldı. Vatandaşlara 2018 yılında konutların teslim edileceği taahhüdü verilirken bu tarihte de gecikme yaşandı ve yurttaşlar bugünlerde evlerine taşınabiliyor. Bunun yanında 19 bin 510 nüfusa sahip Yusufeli ilçesinde sadece 2 bin 654 kişi hak sahibi olabildi. Konut hak sahibi olabilmek için aranan şartların içinde 2013 yılından sonra evlenen çiftlerin hak sahibi olamayacağı da geçiyordu.

Yusufelili esnaflar durumdan şikayetçi

Bölge halkı bu süreçte yaşanan sorunları dile getirirken yetkililer sorunları görmezden gelerek taşınma sürecini hızlandırmak için ellerinden geleni yapıyor. İlçede 22 yıldır kuyumculuk yapan Orhan Güney ise yeni yerleşim yerinde plansız bir sürecin ilerlediğini ifade ederek “Yıllardır bu dükkânda ticaret yapıyorum, ilçenin en gözde yerinde bulunuyor dükkanım ve ben bunun bedelini yüksek bir kira ile ödüyorum. Ama yapılan kurada yeni yerleşim yerinde bana 4’üncü bölgede dükkân çıktı. Bu bölge vatandaştan uzak bir bölge, orada kuyumculuk yapma şansım hem güvenlik açısından hem de müşteri potansiyeli açısından yok. Bizim mevcut ilçemizde daracık sokaklarımız var, bir kilometreye yakın sağlı sollu dükkanlarımızın olduğu bir caddemiz var. Yukarı da böyle bir cadde yok” diyerek ilçe esnaflarının hepsinin aynı sorunları yaşadığını, ‘Salı günü dükkanları kapatacağız’ diye atılan bir mesajla esnafın yüzde 99’unun kepenk kapattığını, dükkanını kapatmayanlar da fırınlar, eczaneler ve ulusal marketler olduğunu belirtti.

‘Belediye Başkanımız sazı eline aldı, fikrimiz sorulmadı’

Yusufeli Barajının proje aşamasından son aşamasına kadar Yusufeli halkının herhangi bir fikrinin alınmadığına dikkat çeken Güney, “Belediye Başkanımız Eyüp Aytekin aldı sazı eline. Takdir ettiğimiz yönleri de vardı. Çıkıp bakmadık ama bizde de suç var. Komisyon oluşturup süreci takip edecektik, sürece dahil olacaktık. Ama yapmadık. Şu an yaşadığımız en büyük sorun taşıma sürecini çok sıkıştırıyorlar. Bir an önce çıkın, gidelim orada görelim hatalarımızı diyorlar. Ama bana verilen dükkânın tesisatı vs. henüz tamamlanmamış değil. Benim 3 tonluk kasam var, ben bu kasayı nereye götüreceğim? Bu ayın sonunda taşınma sürecinin bitmesi gerektiğini söylediler, 25 Aralık’ta internet bağlantısı kesilecekmiş ama çarşıyı görüyorsunuz henüz taşınan esnaf yok. Bana verilen iş yerinin eksiklikleri ile ilgili 15 gün önce yetkililer ile görüşmeye çalıştım, tamam halledeceğiz dediler, 2 gün önce gittim sadece kapıyı kilitlemişler, tüm eksiklikler aynı şekilde duruyor ve biz muhatap bulamıyoruz. Gerçekten mağduruz” diyerek kendisinin de dahil olmak üzere evlerini taşıdıklarını dükkanının üst katı bu yüzden boşaldığından güvenlik açısından korktuğunu, hırsızlık olaylarının yaşanabileceğini aktardı.

Sürecin bu şekilde işlemesinin tamamen plansızlıktan kaynaklandığını, mevcut yerleşim yerinin fotoğrafının çekilip aynı şekilde bir kent inşa edilmediğini dile getiren Güney ayrıca pişman olduğunu da ekledi ve evini taşıma sürecini gözleri dolarak anlattı:                

Evimi taşırken gözlerim doldu

“199 yılında on iki kişi ile birlikte kooperatiften ev yaptık. Ben o eve on ikinci ayda taşındım. Benim oğlum o zaman bir yaşındaydı. Geçtiğimiz evimi taşırken gözlerim doldu. Zamanında o evde bir odaya yatıyorduk, sobanın üzerinde bulunan güğümdeki su donmuştu. Benim çocuğum o evde büyüdü ve biz o evi harabeye çevirdik şu anda. Bu süreci tamamıyla yönlendiremediler, çeviremediler.”

‘Bir topluma işkence yapmak istiyorsanız baraj yapmanız yeterli’

İlçe halkında Ferhan Saraç, 25 yıldır Yusufeli’nde yaşadığını, 25 yıllık anılarının sular altında kalacağını söyleyerek, “Anılarımız kafamızın içinde bizimle olacak ama anılarımızı yaşadığımız yerler sular altında kalacak.  Bana sorarsanız Hitler’in Yahudilere yaptığı işkence çeşitleri var. Onlarla uğraşmasına gerek yokmuş, işkenceyi üretmenin ya da bir adamı elektrikli sandalyeye oturtmanın hiçbir mantığı yokmuş aslında. Bir yerde tüm toplumu ilgilendiren bir işkence yapmak istiyorsanız baraj yapmanız yeterli gelir. Yeteri kadar işkence yapmış olursunuz insanlara. Bu durum insanın psikolojisini de bozuyor” dedi.

‘Anılarımızı para ile sattık, satmak zorunda kaldık’

Taşınma süreci ile ilgili açıklamalarda bulunan Saraç, “Taşınmak bir yerden bir yere taşınmaktır nihayetinde; eşyayı yükler götürürsün ama anılar, anıları yaşadığın yer, sokak, ev, sürekli girip çıktığın yer… Bir de burada çok merhametsizce olan bir şey var anılarımız diyoruz. Anılarımızı parayla sattık. Satmak zorunda kaldık. Yaşadığımız evin penceresini kırarken gözümüzden bir yaş damla gelmiyor. Penceresini kırıyoruz, çatısını söküyoruz, duvarını yıkıyoruz, içindeki üç kuruş etmeyecek demir için devlet mi alacak, biz mi alacağız, devletten nasıl kaçıracağız, devlet ihale ile bunu başkasına satmış, 58 milyon gibi ufak bir paraya bunu satmış acaba biz mi alalım onlar mı alsın böyle bir savaş halindeyiz. O anılarımızı yaşadığımız evin duvarını balyozla kırarken merhamet duygusundan eksik hareket ederek çekiçleri sallıyoruz. Şehrin yüzde 99’u burada. Burayı da kolay kolay terk edemiyorlar” ifadelerini kullandı.

‘İkmak ihaleler ile viyadüğün yapılma süresi uzatılacak’

Yeni yerleşim yerinin bağlantı yolundaki viyadüğün tamamlanmadığını söyleyen Saraç, “Viyadüğün tamamlanması 3 seneyi de bulabilir. Çünkü ihaleyi pandemi dönemi öncesinde yaptılar. Burası beton kiriş olarak ihaleye açıldı bildiğim kadarıyla, daha sonrasında çelik konsorsiyum yapacaklarını söylediler. Pandemi öncesindeki çelik fiyatları ile şimdiki çelik fiyatları arasında dağlar kadar fark var. Zaten mevcut iktidar ihale yapar, ihalenin ilk aşamasında çok ucuza yaptırdığını söyler daha sonrasında ikmal ihaleleri yapar” dedi ve ihaleyi en son alan firmanın ikmal ihalesi viyadüğün masrafını karşılayabilmesi için ikmal ihalesi yapması gerektiğini bunun da viyadüğün tamamlanma sürecini uzattığını ekledi.

Dilan Şahinbaş

Artvin'de HaberArtvin'de Haber