YEREL
Giriş Tarihi : 14-07-2021 10:14   Güncelleme : 14-07-2021 10:14

YUSUFELİ’DE KURA ÇEKİMLERİ YAPILDI

Yusufeli Kaymakamlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından Artvin ili Yusufeli ilçesi Yeni Yerleşim Yeri Otel ve Akaryakıt Hak Sahipliği için "Arsa Belirleme Kurası", İşyeri Hak Sahipliği için "İşyeri Belirleme Kurası" ve Konut Hak Sahipliği için "Konut Belirleme Kurası" yapıldı.

YUSUFELİ’DE KURA ÇEKİMLERİ YAPILDI

Yusufeli Karakucak güreş sahasında gerçekleşen kura çekimine Artvin Valisi Yılmaz Doruk, Artvin AK Parti Milletvekili Erkan Balta, Yusufeli Belediye Başkanı Eyüp Aytekin, AK Parti İl Başkanı Fatih Tahtalı, MHP İl Başkanı Serdar Kılınç, Yusufeli Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, DSİ Bölge Müdürü Celal Tokalak, TOKİ yetkilileri, bazı daire amirleri katılımda bulundu.

Açılış konuşması yapan Vali Yılmaz Doruk, “Yusufeli için önemli bir günde sizlerle birlikteyiz. Öncelikle gerçekleştirilecek kuranın Yusufeli’mize hayırlı olmasını diliyorum. Bildiğiniz gibi ilimiz sınırlarından geçen Çoruh nehri buranın ayrılmaz bir parçası. Yıllarca yöreye can veren nehir şimdi üzerine konulan altın gerdanlıklarla ülkemize güç veriyor. Türkiye’de baraj denilince ilk akla gelen illerdeniz. Barajlar her geçen gün artan enerji ihtiyacımızın karşılanması bakımından önemli bir yere sahip” dedi.

Artvin olarak Türkiye’ye sundukları katma değerin her zaman gurur kaynakları olduğunu belirten Vali Doruk, “Bu gurur duyduğumuz eserlerden biride Yusufeli’nde inşa edildi. Bildiğiniz üzere Yusufeli barajı özellikleri itibariyle Türkiye’nin birinci dünyanın üçüncü en yüksek barajı. Bugün, baraj inşası vesilesiyle yeniden inşa edilen ilçemizde hak sahipliği çekilişi olacak. Bu noktada öncelikle büyük bir sabır ve fedakârlık gösteren sevgili Yusufelili hemşerilerime şükranlarımı sunuyorum. Yaşanan bu zorlu süreçte Yusufeli halkı her zaman devletinin ve milletinin yanında oldu” diyerek Cumhurbaşkanı’nın talimatlarıyla tüm kurumların Yusufeli için seferber olduğun, devletin tüm imkânlarıyla Yusufeli’nde olduğunu belirtti.

‘Amacımız vatandaşın en yüksek faydayı sağlamasıdır’

Vali Doruk, “Amacımız vatandaşımızın süreçten en yüksek faydayı sağlaması yönündedir. Yusufeli için en iyisini yapmak öncelikli görevimizdir. Bu düşüncelerle gerçekleştirilecek olan kura çekiminin, Yusufeli’ne hayırlı olmasını diliyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

TOKİ Finans Dairesi Başkanı Ayhan Karaca ise; “Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla toplu konut idaresi başkanlığı olarak, inşa ettiğimiz 1 milyon konutla yaklaşık 5 milyon vatandaşımızı TOKİ çatısı altında buluşturmanın heyecanı ve mutluluğunu yaşadık” dedi ve 2003 yılında TOKİ’nin kurumsal mimarisindeki değişiklik ve Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu vizyonla başlatılan seferberlikte on dokuz sosyal donatılarıyla birlikte güvenli ve kaliteli konutlar üretildiğini,  kurulan bütünlüklü yerleşimlerle şehrin çehresinin yenilendiğini açıkladı.

 Mahalle temalı tasarımlar ve kalite prensibi

TOKİ’nin konut yapımının yanında sosyal donatı uygulamalar da yapmakta olduğunu söyleyen Karaca, “Bu kapsamda 27.251 derslikli 1.289 adet okul, 21 üniversite, 993 adet spor salonu, 79.677 kapasiteli 203 yurt binası, 97 adet sağlık ocağı, 268 adet hastane, 2.083 adet ticaret merkezi, 841 adet cami, 42 adet kütüphane, 288 adet kamu hizmet binası, 19 adet stadyum, 95 adet millet bahçesi ve 7 ilde toplam 4.842 adet işyeri bulunan 7 adet sanayi sitesi yapımı gerçekleştirilmiştir. TOKİ çatısı altında yuva kuran insanlarımızın yüzünü güldürebilmek, 5 milyon kişinin hayatına anlam ve değer katabildiğimizi görebilmek en büyük sevincimizdir.  TOKİ olarak üretimlerimizi 3 temel anlayışı esas alarak sürdürüyoruz. Bunlar şehirlerimizin yerel dokusundan ilham aldığımız ve az katlı proje planlarını ifade eden yatay mimari yaklaşım, geleneksel semt kültürünün gelişimine zemin hazırlayan mahalle temalı tasarımlar ve kalite prensibidir” dedi.

Ülkenin en gelişmiş şehrinden Anadolu’nun en uzak köşesine uzanan geniş bir üretim ağı içinde on dokuz yılda 2 yüz milyar lira yatırımla kurdukları yaşam alanlarında ülkenin yüz binlerce ustasına, işçisine, mühendisine istihdam sağladıklarını dile getiren Karaca, “Sektörün lokomotif kuruluşu olarak binlerce müşavir ve müteahhidimizle ülkemizin ekonomisine güç katmaya gayret ettik. Kentsel dönüşümden afet alanlarına, tarihi merkezlerden tarım köylerine, ticaret ve sanayi sitelerinden millet bahçelerine, hastane, okul, stadyum, spor tesisi ve sağlık merkezlerine uzanan geniş bir yelpazede, yaşama dokunan binlerce eserin güzel ülkemize kazandırılmasına vesile olmanın onurunu yaşıyoruz. İnsanımızı merkez alan ve son teknolojiyi takip eden bir üretim anlayışıyla gelişen ve yenilenen büyük bir aileyiz” diyerek konuşmasına devam etti.

Vatandaşların teveccühlerinden cesaret alınmış

Türkiye’nin en özel illerinden olan Artvin’de, Kuzeydoğu Anadolu’nun en büyük nehirlerinden olan Çoruh Nehri üzerinde 26 Şubat 2013’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telekonferansla temelini attığı ve yapımı süren Yusufeli Barajı ve HES Projesi’nin yeni bir yerleşim yerine olan ihtiyacını da beraberinde getirmiş bulunduğunu açıklayan Karaca, “Oluşturulan yeni yerleşim yerinde de yapılaşma hızla devam ediyor. 2.638 hak sahibiyle Türkiye’nin en büyük iskan projesi sayesinde vatandaşlarımız yepyeni konutlarına kavuşmuş olacak. Tüm bu projelerin gerçekleştirilmesinde başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, SAYIN Çevre ve Şehircilik Bakanımıza, TOKİ Başkanımıza, TOKİ ekiplerine, sektör paydaşlarımıza, projede emeği geçen, desteğini esirgemeyen diğer kamu kurumlarımıza, Sayın Valimize, Belediye Başkanlarımıza ve her daim teveccühleriyle bizleri cesaretlendiren vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

‘Yusufeli dağılmasın diye taraf oldum’

Kura çekimleri öncesi Yusufeli eski Belediye Başkanı Yusuf Sağlam, eşinin hak sahibi olduğunu, yeni yerleşim yeri tamamlandığında duruma bakıp değerlendireceklerini ağırlıklı düşüncelerinin taşınmak olduğunu belirterek, “İnsanlarda heyecan yerine biraz tedirginlik görüyorum. Ben en başından beri Yusufeli’nin dağılmaması yönünde taraf oldum. 2008 yılında yerleşim yerinin kanunu çıkmıştı ve ben kanun çıkmasın diye de çaba gösterdim. Ben her zaman şunu söylüyordum; devlet çok iyi bir planlama yapar, imkânlarını ortaya koyarsa, dağ da olsa, bayır da olsa, ova da olsa çok güzel yerleşim yerleri olur ama biraz üzgünüm, planlamada yanlışlıklar var, eksiklikler var. İnşallah zaman içerisinde o eksiklikler giderilir. İnsanlarımızın da mağduriyeti giderilir ve Yusufeli’ni daha fazla yaşatma imkânımız olur diye düşünüyorum” dedi.

Başarısız planlama

Çok büyük bir yatırım olduğunu ve böyle büyük yatırımlarda ciddi planlama yapılması gerektiğini ifade eden Sağlam, “Özellikle şehir merkezi dediğimiz yer, ana cadde üzerinde iş yerlerinin bir arada olması, üzerlerinde konutların olması, çarşı merkezinin ayrıcalığı olması lazım fakat üzgünüm o havayı bize vermiyor. Mevcut Yusufeli’ndekinin onda biri kadar ayrıcalığı olacağını sanmıyorum. Cadde yok, yüz, yüz elli metrelik cadde üzerine okul konmuş, hükümet binası konmuş, emniyet binası konmuş, müftülük binası konmuş yetmiyormuş gibi bir de kapalı spor salonu konmuş şehrin göbeğine. Bizim bunları yaşamamamız gerekiyordu. Maalesef yaşayacağız böyle. Orada kocaman okul yapılmış kocaman hükümet binası, emniyet binası yapılmış merkez dışında, merkezin kenarlarında çok daha müsait araziler varken, oralarda bunları değerlendirme imkânı varken maalesef şehrin göbeğinde olduğu için ciddi anlamda sıkıntı yaratacak bize. O bölgede iş yeri sıkıntısı hat safhada. O binalar iş yerleri olabilirdi ama planlamacılar öyle planlamışlar biz bir şey diyemiyoruz” diyerek eski yerleşim yerindeki esnafın konumunun dikkate alınması gerektiğini, bu konuda bir çalışma yapılmadığını ve bu durumun sıkıntılarının ileri dönemlerde yaşanarak görüleceğini aktardı.

“Akşamdan sabaha otel yapılmıyor’

Otellere arsa temin edildiğini, otel sahiplerine arsalar için kura çektireceklerini belirten Sağlam, “Bu olumlu bir gelişme. TOKİ orada otel yapıp da vatandaşa teslim etmez. Dolayısıyla otel sahibinin kendi binasını kendisinin inşa etmesi lazım. Bunun için de arsa gerekiyor. Arsa tahsisini de bugün burada kura ile belirleyecekler sanırım. İnşallah kısa sürede işletmeci arkadaşlarımız, esnaf arkadaşlarımız da arsalarına sahip olur ve otellerini bir an önce inşa ederler. Otel akşamdan sabaha yapılmıyor. Otel işletmecisi arkadaşlarımızın bir ticari çevresi var, o çevreyi dağıtacaklar. Hem gelen misafir açısından mağduriyet hem de işletmeciler açısından mağduriyet olacak. Sadece onlar değil birçok esnaf arkadaşımız benzeri şeyleri yaşayacak” dedi.

Fedakâr Yusufeli halkı

AK Parti Milletvekili Erkan Balta’da kura çekimlerine katılım gösterdi. Balta kura çekimleri sırasında değerlendirmelerde bulunarak, “Henüz mutlu sona ulaşmadık ama buna mutlu bir aşama, mutlu bir durak diyebiliriz. Yıllarca Yusufeli halkı, baraj olacak, Yusufeli kalkacak endişesi ile yaşadı. Nihayetinde baraj projesinin kararı verildi ama yeni yerleşim yeri yapılabilecek mi, nasıl olacak endişeleri vardı. Yeni yerleşim yeri inşası büyük oranda bitti. Şimdi Yusufelili kardeşlerimiz, hemşerilerimiz, yeni yerleşim yerindeki dairelerinin, iş yerlerinin kuralarını çekiyorlar. Eski Yusufeli tabii tarihiyle, yaşanmışlığıyla içinden 2 nehrin geçtiği ilçe merkeziydi. Belki orayı tutmayacak ama Yusufelililerin devleti için, milleti için, enerji için göstermiş oldukları bu fedakârlık, bu olgunluk ve sürecin tahammül ve güvenle geçmesini sağladıkları için onlara teşekkür ediyorum” dedi ve yeni yerleşim yerinin Yusufeli halkının memnun olacağı bir ilçe olmasını ve memnun olacakları bir hayat kurmalarını ümit ettiğini vurguladı.

 Yusufeli halkına hayırlı olsun

Yusufeli’nde kaybedilen şeylerin olduğunu fakat gölü gören bir ilçe merkezi olacağını açıklayan Balta, “İnşallah Yusufeli halkı memnun olacakları, rahat edebilecekleri bir ilçe merkezi olacak. Hak sahiplerinin borçlandırma işlemleri kura çekiminden sonraki süreçte belli olacak. Bu süreç içerisinde fiyatlar da belirlenecek, Bakanlık’ta bir hazırlık yapıldı. Bunun kanunla, kararname ile olacağı doğrultusunda bir tereddüt var. İnşallah o konular da aşılır. Yusufeli halkımızın memnun olacağı fiyatlar gelir diye ümit edelim. Önümüzdeki aydan itibaren taşınma süreci başlayacak. Bu yılsonunda Yusufeli Barajı’nın su tutması planlanıyor, birbiriyle koordineli devam etmekte olan karayolları, yeni yerleşim yeri inşası gibi, barajın inşaatı gibi birçok kolu var. Çok uzun bir süre beklemeyeceğiz. Ülkemize de Yusufeli’ne de hayırlı olsun” dedi.

‘Hakkımız elimizden alındı’

Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Demirci, Yusufeli yeni yerleşim yerine ve hak sahiplerine ilişkin bugün ve yarın planlama yapılacağını, 2 gün sürecek bir kura çekiminin söz konusu olduğunu dile getirerek, “Herkese hayırlı olmasını dileriz ancak bir işlemin hayırlı olması için altının dolu olması gerekiyor. Eksikliklerin giderilmiş olması gerekiyor. Bizde çok büyük eksiklikler var, bunların kura ile giderilmesi söz konusu değil. Az önce bir kargaşa çıktı, sebebi de şu; vatandaşa 4 artı 1 hak sahipliği çıkmış. Devlet konutları yapıyorken 4 artı 1, 3 artı 1 nasıl isteniliyorsa yapacağız dedi. Ben de dahil olmak üzere Yusufeli’nde 943 tane 4 artı 1 hak sahibi kazanılmış olmasına rağmen kırk tane konut kurası çekildi. Vatandaş buna isyan ediyor ve diyor ki ben hak sahibi olarak 4+1 almışım, benim hakkımı siz nasıl alıyorsunuz diyor. Vatandaşımızın tepkisi haklı bir tepkiydi” dedi.

‘Fiyatlar belli ama açıklayamıyorlar’

Kura çekilirken bir dairenin, bir bağımsız bölümün kendilerine verildiğinin söylendiğini ama fiyatlarını bilmediklerini açıklayan Demirci, “2 ay içerisinde sözleşme imzalanacak ve 3 haftalık bir süreçte de becayiş yapma hakkı var insanların. Kuraların isteğe bağlı, rızaya bağlı değişimi söz konusu ama fiyatı bilmeden takasın da bir mantığı yok. Sözleşme imzalamanın zaten hiçbir hükmü yok. Aslında fiyatlar belli, Başbakanlığın bu süreçte yayınladığı bir genelge vardı, Başkanlık sistemine geçmeden önce.  Bu genelgeye göre sosyal donatılar, çevre düzenlemeleri, oradaki kamu kurumlarının binaları düştükten sonra ihale maliyete göre bağımsızlığını bölümlerine yönelik bir genelgemiz var. Bizim elimizdeki son bağımsız bölüm genelgesi bunlardan ibarettir. Alt rakam 4 yüz, üst rakam 5 yüz liraya yakın aralıkta devam ediyor ama bunu açıklamaktan imtina ediyorlar. Niye imtina ediyorlar, çünkü paraları kimsenin ödeme gücü olmadığı gibi çok ciddi anlamda tepki alacak ve şunu da biliyoruz bu belirtilmeyen yani söylenmeyen yüksek fiyatları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ya da kanun hükmünde kararname ile fiyatlarda bir indirim yaptırma çabası var ve bunu kuradan öncesine yetiştiremediler.  Biz buna isyan ediyoruz, bunlar yanlış mevzular. Yapmış oldukları her işte olduğu gibi bu işlerde de basiretsizlikleriyle baş başa kaldılar” dedi.

‘Ciddi anlamda karşıyız’

En son 2014 yılında hak sahipliğinin kapatıldığını ve aile olma şartını aradıklarını açıklayan Demirci, “2014 yılından sonra her yıl ortalama yüz düğün olsa en az 7 yüz tane genç aile bugün hak sahibi kurasına giremiyor. Yeni yerleşim yerinde de sadece hak sahibi sayısına göre konut yapıldığına göre bu insanlar nerede yaşayacaklar, biz bu sorunun cevabını merak ediyoruz. Zorunlu göç, devlet eliyle göç yaşanacak,  gidin nerede kalırsanız kalın, başınızın çaresine bakın mantığı Yusufeli halkının hak etmediği bir mantık. 9’uncu ayda biz sizi taşıyacağız, 1’inci ayda su tutulacak, su tutma iradesinin önünde kimse duramaz diye açıklama yapıyorlar. Yusufeli halkını yaşam iradesi birilerinin su tutma iradesinin çok çok üzerindedir. Bu bilinç ile hareket etmek zorundayız ama maalesef eline o yetkiyi alan kişiler; artık Yusufeli halkı zaten sesini çıkartmıyor, olmuşla ölmüşe çare yok mantığı ile hareket ediyor. Ölümü gösterip ev satmaya razı etmenin peşindeler. Biz bunlara ciddi anlamda karşıyız. Bugüne kadar da tüm söylemlerimiz ile bunların yapılmış olduğunu belirttik yine de belirteceğiz ama netice ne oluyor, olan yine Yusufeli halkına oluyor” dedi.

Yok öyle bir güzellik

Demirci konuşmasının devamında “9’ncu ayda ve 1’nci ayda kimse bizi oraya taşımaya çalışmasın çünkü daha bağlantı viyadükleri bitmemiş, çevre düzenlemeleri bitmemiş, şehrin suyu gelmemiş, taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışıyorlar, sondaj vurmuşlar onunla şehre su vereceğiz diyorlar. Yok öyle bir güzellik. Tekkale köyünden gelecek suyun çalışmaları sürüyor, viyadüğün tamamlanması için en az 1 buçuk sene var. Çevre düzenlemeleri, yeşil alanlar daha oluşturulmamış, 6 tane okul var, bırakın inşaatını, ihalesi yapılmamış daha. Birileri ihale alıp inşaata başlayacak, okul bitecek ki biz oraya taşındıktan sonra çocuklar orada okuyabilsin. Kimi taşıyorsunuz siz oraya. Bu kadar duyarsız olunamaz” diyerek kura öncesi konuşma yapanların iyi tarafından bakılması gerektiğini, sorunların çözülmesi için kendilerinin burada olduklarını söylediklerini ama burada olduklarının garanti olmadığını ve Yusufeli halkına söz vermiş bakanlar olduğunu ama onlar bile şu an yoksa kura esnasında konuşanların da ileri de olmayacağını vurguladı.

‘Bu direncin karşısında su tutma iradesi yok olur’

“Biz bunları çözeriz siz sesinizi çıkartmayın diye bir mantık yok” diyen Demirci, Yusufeli’nde tek bir kişinin mağduriyeti kalmayana kadar Yusufeli halkının da taşınmaya direnç göstermesi gerektiğini, amaçlarının, yapacaklarının ve yapmaları gerekenin bu olduğunu, bu direncin karşısında da birilerinin su tutma iradesinin zaten yok olacağını belirtti ve “Yeter ki Yusufeli halkı topyekûn, birlikte hareket etmesini becerebilsin. Mahalle kültürümüz yok oldu, komşuluk ilişkilerimiz yok oldu. Ben aynı mahalledeki komşumla beraber yukarı çıkmak istiyorum. Oradaki on tane bloğa dersin ki bu Hasanağa Mahallesi, dersinki var olan başka bir mahalle. Bunları yapmak zor değil ve o mahalle içerisindekiler buraya gelmek için tercihlerini yapar ve o mahalleden girer. Şu an bir çuvalın içerisinde Yusufeli’nde birbirini tanıyan, tanımayan herkes altlı üstlü komşu olabilecek durumda. Yanlış anlaşılmasın biz Yusufeli halkı anlaşma sağlayamaz demiyoruz ama geçmişten bugüne kadar gelen bir komşuluk ilişkimiz, hukukumuz var komşularımızla, mahallemizle. Beraber yaşama kültürümüz var, anlayışımız var. Birisinin başı ağrıdığı zaman başının neden ağrıdığını biz anlarız. Tanımadığımız insanlarla bu ilişkiyi kazanabilmek için belki otuz seneye ihtiyacımız olacak. Birilerinin yaptım, oldu, bitti hareketiyle yok ediliyoruz” dedi.

Enlerin ilçesi Yusufeli

Yusufeli’nin enlerin yaşandığı bir yer olduğunu ifade eden CHP İlçe Başkanı, “Hem Türkiye’nin en yükseği, Dünya’nın 3’üncü en yüksek barajının yapıldığı yer olduğu gibi belki de dünyanın en büyük mağduriyetlerinin yaşanmış olduğu bir ilçe halkının bulunduğu yerden bahsediyoruz. Bu süreçte Yusufeli halkı ne yetkililere ulaşabildi, ne de bir yetkili gelip Yusufeli halkını dinledi. Her şeyimle, Yusufeli Barajı’nın sularının altında kalan bir ailenin bir ferdi olarak bunları konuşuyorum ve bu şekilde yorumluyorum. Burada siyasetin olmaması gerektiğini biz her platformda dile getiriyoruz yeter ki bir araya gelelim diye. Yusufeli halkı yeter ki komşusunun mağduriyetinde bir olmayı öğrensin ki komşusu da gelsin onun mağduriyetinde bir olsun” diyerek kuraya çekimine takip etmeyen insanların olduğunu ve insanların inançlarının kalmadığını, geleceklerine dair karamsarlık içerisinde olduklarını ve bunun karamsarlıklarının kademelerinden sadece bir tanesi olduğunu beyan etti.

Demirci konuşmasının devamında Yusufeli halkının psikolojik yıkımının karşılığı, çözümü ve iyileştirilmesi için devletin herhangi bir hamlesi olmadığını dile getirerek, “Biz yıkım içerisindeyiz. Psikolojik olarak çöküntü içerisindeyiz. Yusufeli halkına birçok söz verildi ve Yusufeli halkı da bu sözlere inandı. Yusufeli halkının tek suçu bu sözlere inanmasıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Adaletli bir kura çekimi

Yeni yerleşim yerinden hak sahibi İsmet Aydın, kura çekiminin adaletli olduğunu belirterek, “Kendi gözlerimle gördüm, herkesin böyle bilmesi gerekir. Adaletli bir kura çekilişi yapılmıştır. 4 artı 1 dairler için de bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Herkes 1 tane evim olsun diye istedi ve yine herkes 4 artı 1 için yazılmak istedi. Araziden dolayı külfetinin büyük olmasından da kaynaklı kırk daireye indirmişler. İzleyip arkadaşların isimlerine baktığıma göre her kitleden maddi manevi durumda olan insanlara 4 artı 1 daire çıkmıştır ve çok da düzgündür. Ben de 4 artı 1 daire için ismimi yazdırdım ama arazi şartları belli olduğundan dolayı kırk tane dairde karar verilmiş, şansımıza çıkmadı, yapacak bir şey yok. Oturan arkadaşlara hayırlı olsun diliyorum” dedi.

DİLAN ŞAHİNBAŞ