Yerel
Giriş Tarihi : 17-12-2022 12:19

Yusufeli halkı mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor

Yusufeli halkı mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor

Artvin’in Yusufeli ilçesinde Çoruh Nehri üzerinde yapımına 9 yıl önce başlanan Yusufeli Barajı’nın açılışı 22 Kasım 2022 tarihinde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilmişti. Açılışın ardından tutulmaya başlanan suyun seviyesi gün geçtikçe yükselmeye başladı ve yaklaşık 50 metreye kadar yükseldi. Kent yavaş yavaş sular altında kalırken Yusufeli’nde yaşayan yurttaşlar henüz taşınma aşamasında. İlçe hayalet kente bürünürken yeni yerleşim yeri de henüz tamamlanamamış durumda.

Yusufeli’nde taşınma süreci içerinde olan yurttaşlar bu süreçte yaşanan sorunları, eksiklikleri ve hataları dile getirirken yetkililer sorunları görmezden gelerek taşınma sürecini hızlandırmak için ellerinden geleni yapıyor.CHP İlçe Başkanı Avukat Barış Demirci hem Yusufeli Derneği hem de kendisinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Yusufeli Barajının iptali için açtığı halihazırda da devam eden bir davası olduğunu belirterek “Dava sonucu ne olursa olsun artık uygulanabilirliği kalmadı. Yusufeli’nin geri dönüşümü söz konusu değil artık. İnsanlar gurbete gidiyorlar memleket hasreti ile yanıp tutuşuyorlar. İlk fırsatta bayramda olur, cenazede olur, düğünde olur bir sebeple memleketlerine bir şekilde dönüş yapmak istiyorlar. Bu memleketleri sürekli orada durur bugüne kadar Yusufeli den hep gidiliyordu geri geliniyordu. Bu sefer Yusufeli bizden gitti” dedi.

Yusufelililere yaşatılan manevi yıkımın karşılığı yok!

Yusufeli’nin taşınma sürecini gözleri dolarak anlatan ve manevi olarak kendilerini zorladığını, yaşadıklarını anlatırken tüylerinin diken diken olduğunu söyleyen Demirci, “Yusufeli Belediyesi başlattığı çalışma ile mezarlıkları taşıdı, benim dedemin ve nenemin mezarının da taşınması gerekiyordu, ben bunu kendim yapacağımı belirttim ama halen daha elim o mezarlara kazma kürek vurmaya gitmiyor, elbette ki sular altında bırakmayacağım. Bize yaşatılan bu manevi yıkımın hiçbir şekilde karşılığı olamaz” ifadelerin yer vererek taşınma sürecinin çok hızlı geliştiğini baraj gövdesi yakınında bulunan Irmakyanı ve Yeniköy köylerinde yaşayan vatandaşlara elektriklerin kesileceği ile ilgili yazının gitmesinin ardından bir gün sonra elektriklerin kesildiğini, kervan yolda düzülür hesabıyla taşınma süreci yönettiklerini vurguladı.

‘Olası göç durumu önümüzdeki yazdan sonra belli olacak’

Yeni yerleşim yerinde taşınma sürecinde mağduriyetlerin oluşmasının ardından olası göç durumu ile ilgili konuşmasına devam eden Demirci, “Yeni yerleşkenin insanlara nasıl bir cevap vereceğini, nasıl bir yaşam sunacağını tam anlamı ile kestiremiyoruz. Artıları gördüğümüz noktalar da var, eksileri gördüğümüz noktalar da var. Bunun en temiz en doğrusunu yaşayarak göreceğiz. Yusufeli barajında 5 binin üzerinde çalışan personel vardı. Bu personellerden yaklaşık 2 bin kişi Yusufeliliydi. Onlar şimdi tazminatlarını aldılar, evlerine taşınma süreçlerini yaşıyorlar. Önümüzdeki yaza kadar aldıkları tazminat ile idare edecek. Ama ondan sonra eğer biz devlet olarak devlet eli ile burada bir istihdam alanı yaratamazsak bu insanlar mecbur gidecekler. Yeni yerleşkede tarım alanları oluşturuldu ama daha kime verilecek ne yapılacak oda belli değil. Kendi çapında ufak bir sanayimiz var. Yukarıda da yirmi otuz dükkân var ancak kendi sirkülasyonunu sağlayabilecek. Bölge turizmi baraj çalışmaları nedeni ile yıllardır baltalandı. İnsanları o ticari döngünün içerisine sokabileceğimiz istihdamla ilgili hiçbir proje yok. Göç olup olmayacağı yazdan sonraki istihdam alanlarına göre belli olacak” sözlerini kullandı.

‘Gözde tamamlandı, su 50 metre yükseldi ama yeni yerleşim yeri tamamlanamadı’

Henüz resmi bir açıklama olmamasına rağmen 25 Aralık itibariyle internet kesintisi olacağını, yeni yerleşim yerinde telekomünikasyon çalışmasının yapılmadığını açıklayan Demirci, “Basiretsiz yöneticiler, basiretsiz iş adamları, basiretsiz buradaki firmalar diyelim bu noktaya taşıdılar. Baraj gövdesi tamamlandı, su tutmaya başlandı, su seviyesi 50 metreyi buldu ama yeni yerleşim yeri tamamlanamadı. Ama halkın yeni yerleşim yerine taşınmasını hızlandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar, siz gidin biz ardından eksikleri tamamlarız diyorlar. Eski Başbakan Binali Yıldırım 3-4 ay kadar önce ilçeye geldi, Belediye binasında insanlar toplandı. Ciddi anlamda tepkiler oldu. Ama bu tepkiler medyaya da çok fazla yansımadı. Birtakım sözler verildi ama hiçbir sözler yine yerine getirilemedi” diyerek mevcut yerleşim yerinde yaşanan sorunlardan bir diğerinin de gerçekleşen yıkımlardan kaynaklandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

Yusufelili esnaflar durumdan şikayetçi

İlçede 22 yıldır kuyumculuk yapan Orhan Güney ise yeni yerleşim yerinde plansız bir sürecin ilerlediğini ifade ederek “Yıllardır bu dükkanda ticaret yapıyorum, ilçenin en gözde yerinde bulunuyor dükkanım ve ben bunun bedelini yüksek bir kira ile ödüyorum. Ama yapılan kurada yeni yerleşim yerinde bana 4’üncü bölgede dükkân çıktı. Bu bölge vatandaştan uzak bir bölge, orada kuyumculuk yapma şansım hem güvenlik açısından hem de müşteri potansiyeli açısından yok. Bizim mevcut ilçemizde daracık sokaklarımız var, bir kilometreye yakın sağlı sollu dükkanlarımızın olduğu bir caddemiz var. Yukarı da böyle bir cadde yok” diyerek ilçe esnaflarının hepsinin aynı sorunları yaşadığını, ‘Salı günü dükkanları kapatacağız’ diye atılan bir mesajla esnafın yüzde 99’unun kepenk kapattığını, dükkanını kapatmayanlar da fırınlar, eczaneler ve ulusal marketler olduğunu belirtti.

‘Belediye Başkanımız sazı eline aldı, fikrimiz sorulmadı’

Yusufeli Barajının proje aşamasından son aşamasına kadar Yusufeli halkının herhangi bir fikrinin alınmadığına dikkat çeken Güney, “Belediye Başkanımız Eyüp Aytekin aldı sazı eline. Takdir ettiğimiz yönleri de vardı. Çıkıp bakmadık ama bizde de suç var. Komisyon oluşturup süreci takip edecektik, sürece dahil olacaktık. Ama yapmadık. Şu an yaşadığımız en büyük sorun taşıma sürecini çok sıkıştırıyorlar. Gerçekten mağduruz” diyerek kendisinin de dahil olmak üzere evlerini taşıdıklarını dükkanının üst katı bu yüzden boşaldığından güvenlik açısından korktuğunu, hırsızlık olaylarının yaşanabileceğini aktardı.

Sürecin bu şekilde işlemesinin tamamen plansızlıktan kaynaklandığını, mevcut yerleşim yerinin fotoğrafının çekilip aynı şekilde bir kent inşa edilmediğini dile getiren Güney ayrıca pişman olduğunu da ekledi ve evini taşıma sürecini gözleri dolarak anlattı:  

Evimi taşırken gözlerim doldu

“199 yılında on iki kişi ile birlikte kooperatiften ev yaptık. Ben o eve on ikinci ayda taşındım. Benim oğlum o zaman bir yaşındaydı. Geçtiğimizevimi taşırken gözlerim doldu. Zamanında o evde bir odaya yatıyorduk, sobanın üzerindebulunan güğümdeki su donmuştu. Benim çocuğum o evde büyüdü ve biz o evi harabeye çevirdik şuanda. Bu süreci tamamıyla yönlendiremediler, çeviremediler.”

‘Bir topluma işkence yapmak istiyorsanız baraj yapmanız yeterli’

İlçe halkında Ferhan Saraç, 25 yıldır Yusufeli’nde yaşadığını, 25 yıllık anılarının sular altında kalacağını söyleyerek, “Taşınmak bir yerden bir yere taşınmaktır nihayetinde; eşyayı yükler götürürsün ama anılar, anıları yaşadığın yer, sokak, ev, sürekli girip çıktığın yer… Birde burada çok merhametsizce olan bir şey var anılarımız diyoruz. Anılarımızı parayla sattık. Satmak zorunda kaldık. Yaşadığımız evin penceresini kırarken gözümüzden bir yaş damla gelmiyor. Penceresini kırıyoruz, çatısını söküyoruz, duvarını yıkıyoruz, içindeki üç kuruş etmeyecek demir için devlet mi alacak, biz mi alacağız, devletten nasıl kaçıracağız, devlet ihale ile bunu başkasına satmış, 58 milyon gibi ufak bir paraya bunu satmış acaba biz mi alalım onlar mı alsın böyle bir savaş halindeyiz. O anılarımızı yaşadığımız evin duvarını balyozla kırarken merhamet duygusundan eksik hareket ederek çekiçleri sallıyoruz.Şehrin yüzde 99’u burada. Burayı da kolay kolay terk edemiyorlar” ifadelerini kullandı.

Dilan Şahinbaş

Artvin'de HaberArtvin'de Haber