YEREL
Giriş Tarihi : 16-08-2021 11:18   Güncelleme : 16-08-2021 11:30

“YORGANCILIK MESLEĞİ KAYBOLMASIN”

Artvin’in Borçka ilçesinde baba mesleğini devam ettiren yorgancı İsrafil Yavuz, mesleğinin bitme noktasına geldiğini belirtti. Hazır üretimin mesleğe büyük zarar verdiğini anlatan Yavuz, “zincir marketlerde nevresimin, yastığın ne işi var herkes kendi işini yapsın” dedi.

“YORGANCILIK MESLEĞİ KAYBOLMASIN”

Motif ve desenleriyle Türk kültürünü yansıtan, iki kumaş arasına yün veya pamuk gibi organik ürünler eklenerek iğne ile özenle dikilen, nakış nakış işlenen ve ısınmak amacıyla kullanılan yorgan, günümüzde hak ettiği değeri bulamıyor. Bir zamanlar çeyizlerin olmazsa olmazı el emeği yorganlar ağır, parlak ve en önemlisi sağlıklı olarak biliniyor. Hazır üretimin, fabrikasyon ürünlerin artışta olduğu bu yıllarda yorgancılık sektörü oldukça büyük yaralar aldı. Geçmişten günümüze gelen bu gelenek kaybolmaya yüz tutmuş durumda. Sektöre yetiştirecek çırakların da bulunamaması Anadolu kültürünü yansıtan bu mesleğin unutulmasına yol açıyor. Borçka’da 31 yıldır baba mesleğini sürdüren İsrafil Yavuz, mesleğinin yok olma tehlikesini ve daha fazlasını gazetemize anlattı.

“herkes kendi işini yapsın”

Hazır üretimin mesleği yok etme aşamasına getirdi. Zincir marketlerde dahi nevresim satıldığını aktaran Yorgancı İsrafil Yılmaz, “herkes kendi işine baksın nevresim satmak onların işi değil. Herkes kendi işine baksın böyle böyle biz zanaatkârları öldürdüler Allah rahmet eylesin.  Sanat yoksa hiçbir şey yoktur insanlık olmaz. Babam bu işe rahmetli amcam sayesinde başlamış. Amcam Zonguldak Ereğli’ye askerlik için gitmiş askerde yorgancılığı öğrenmiş ve bir kıza âşık olmuş ve orada kalmış. Rahmetli amcam da babama öğretti babamda bize öğretti. Ben çocuklarıma öğrettim fakat onlar okuyor. Okumayı istemeyen insanların sanatı öğrenmesi lazım. Bu demircilik olur, fırıncılık olur, sanayicilik olur, yorgancılık olur. Sanat kadar güzel bir şey yoktur ekmek teknesidir hiç güzel olmaz mı” ifadelerini kullandı.

Sanatkârlara değer verin

Günümüzde gençlerin bu tür mesleklere yönlendirilmediğini ve çoğalan üniversitelerde işsiz mezunların sayısının arttığını vurgulayan İsrafil Yılmaz, “Herkesi üniversite mezunu yapıyorlar. Herkes üniversite mezunu olursa bu sanatı kim yapacak? Çocuğun matematiğe, fiziğe, edebiyata kabiliyeti yoksa yeteneği ne ise mesleğe yönlendir. Ben lisedeyken hem okur hem babamın yanında çalışırdım. Çalışmaktan yorulduğum için okulda derslerde uykusuz olurduk ama buna rağmen başarıyla bitirdim. Şimdi çocuklar buna yönlendirilmiyor. Bazen tek tük çırak olmak için geliyorlar onda da ertesi gün kaçıyorlar zora gelemiyorlar. Tek kişilik yorgana 3 metre 30 santim kumaş keseceksin, etrafını dikeceksin, pamuğu kabartacaksın, sopalayacaksın, ilintileyeceksin, mesafeli dikeceksin ki iç kısımlara gelince birikmesin. Bunlar iyi yorganın püf noktaları ama öğretebileceğim kimse yok” ifadelerini kullandı.

Elyaf sağlıklı değil

Yün pamuk ve elyafın özelliklerinden bahsederken yanma anındaki tepkimelerini uygulamalı göstererek Yorgancı Yavuz, “ biz çocuklarımıza yün nedir elyaf nedir pamuk nedir göstermesek anlatmasak onlar bilmez ki yün nedir pamuk nedir. Ürün aldığında elyafı pamuk diye kandırırlar başını koyduğunda terletir. Niçin herkesin beli ağrıyor, neden herkes belden ameliyat oluyor, felç oluyor, yayın üzerinde yatarsan tabi sağlığın gider. Ben hep derim pamuktan ve yünden kaçmayın sağlığınız için ama sağlığı kimse düşünmüyor. Silikon insanın beynini uyuşturuyor doktorların yünden pamuktan kaçmayın diye uyarması lazım. Polyester insanları mahvetti. Ucuz ürün olsun deyip insanları mahvettiler” şeklinde konuştu.