YEREL
Giriş Tarihi : 29-07-2021 10:36   Güncelleme : 29-07-2021 10:36

YILMAZ: İnsanca yaşam istiyoruz

Eğitim-İş Sendikası Artvin başkanı Filiz Karakuş Yılmaz, memurları, sözde toplu sözleşme masalarında satan, hak kaybına uğratan, memurun değil AKP’nin çıkarlarını gözeten sözde yetkili Memur Sen’in toplu sözleşme masasında olmasını kabul etmediklerini söyledi.

YILMAZ: İnsanca yaşam istiyoruz

6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde AKP iktidarı ve Memur-Sen’in, kamu emekçilerinin insan onuruna yaraşır adil ücret hakkını göz göre göre gasbedeceğini belirten Yılmaz, “İktidar, her dönem Sözde Toplu Sözleşme uyuşmazlığı yaratarak, görüşmeleri Hakem Kuruluna havale edeceğini söyleyebiliriz. Yandaş konfederasyon ve AKP iktidarı önceki görüşmelerde attıkları imzalarla memurları açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmişlerdir” diye konuştu.

“Ücretler insan onuruna yakışır bir düzeye çıkarılmalı”

Kamu emekçileri adına Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerini yürütmeye sözde konfederasyon Memur-Sen’e ve hükümete tepki gösteren Yılmaz, "Sefalet oranındaki zamlara karnımız toktur. Biz gerçek TİS'li bir görüşme istiyoruz. Masada sadece 3 değil tüm konfederasyonların oturmasını istiyoruz. Kamu çalışanlarının tüm ihtiyaçlarının ortaya konulmasını istiyoruz. İktidara ve yandaş Memur- Sen'e her alanda hesap soracağız" diyerek milli gelirin dağılımı ücretliler aleyhine bozulduğunu, ücretlilerin gelirden aldığı payın yıllardır azalmakta olduğunu, gerçek enflasyon karşısında satın alma gücünün mum gibi eriyen kamu çalışanlarının, artan refahtan ve ekonomideki reel büyümeden de pay alamadığını belirtti.

"Kapalı kapılar ardında anlaşıyorlar"

Memurları sözde TİS masasında satan Memur- Sen’in rakamları açıkladığını ve toplam yüzde 38 zam istediklerini söyleyen Yılmaz, “Biz buradan kendilerini destekliyoruz. Ama sözlerinde dursunlar. Her seferinde yaptıkları gibi meydanlarda yüksek rakamlarla kamu emekçisinin karşısına çıkıp sonra 'ne yapalım hakem heyeti bunu verdi' demesinler. Kamu emekçilerini kandırmasınlar. 2019'da yaptığınız 3+3'lük 4+3'lük zamları unutmadık. Kamu emekçilerinin uğradığı hak kayıplarını unutmadık. Memurların açlık ve yoksulluğa mahkum edildiğini unutmadık" dedi.

"İnsanca yaşamak istiyoruz"

Konfederasyonlarının yaptığı araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin sadece gıda harcamalarından oluşan açlık sınırının 3 bin 513 TL olduğunu belirten Yılmaz, "Bunun içinde, elektrik, su, ulaşım, vb. harcamalar yok. Ama biz insanız ve insan onuruna yaraşır şekilde yaşamak istiyoruz. Yaptığımız araştırmaya göre, gıda, elektrik, ulaşım, yakıt, kültür vb. harcamalar dâhil 4 kişilik bir ailenin eline ayda 12 bin 195 TL geçmesi gerekiyor. Soruyorum sizlere; eşinizle birlikte çalışsanız toplamda bu parayı alabiliyor musunuz" diye konuştu.

"Artık mızrak çuvala sığmıyor"

TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarına da tepki gösteren Yılmaz, "Artık mızrak çuvala sığmıyor. En son onlar da enflasyonu yüzde 17- 18 bandında açıkladı. Oysaki geçen ay enflasyon yüzde 32,5 civarında, bu ay ise yüzde 35,7'dir. Gerçek rakamlar bunlardır. Gerçek enflasyon rakamlarıyla TİS masasına oturulmalı. Kamu emekçilerinin 2002 yılında milli gelirden aldığı payla bugün aldığı payı eşitleyelim. O gün ne düşüyorsa kamu emekçisinin payına gelin bugün de aynısını yapalım. Kamu emekçilerinin aldığı ücretlerin dolar, euro, altın, gıda fiyatları karşısında ne kadar eridiklerini hep beraber ortaya koyalım. Madem zam olacaksa bu kayıpları karşılayacak oranda bir zam talep edilmeli" diyerek konfederasyon olarak zam taleplerinin ise yüzde 30 olduğunu açıkladı. Balık, ücretlere yüzde 30'luk zammın ardından birinci yıl için yüzde 15+ 15 artış taleplerini dile getirdi.

"Tatil için ikramiye istiyoruz"

Son yapılan doğal gaz zammıyla emekçiye daha para vermeden geri alındığını, 3600 ek gösterge sözünün halen tutulmadığını, emekli aylıklarının kuşa çevrildiğini kaydeden Yılmaz, "Aldığımız ücretlerle tatile gitmemiz de söz konusu değil. Yılda bir defa izne ayrıldığımızda, 1 maaş tutarında ikramiye istiyoruz. Dönüşte işimize dört elle sarılmak istiyoruz" dedi.

Sefalet oranındaki zamlara karınlarının tok olduğunu açıklayan Yılmaz,  “Biz gerçek TİS'li bir görüşme istiyoruz. Masada sadece 3 konfederasyonun değil tüm konfederasyonların oturmasını istiyoruz. Kamu çalışanlarının tüm ihtiyaçlarının ortaya konulmasını istiyoruz. Kamunun tümünde bir tasarruf uygulanıyor. Ancak Saray'da hiçbir tasarruf önlemi yok. Kendi yandaşlarına 3- 4 maaş verirken, emekçilere sefalet ücreti reva görüyorlar. Yandaş konfederasyonlara karşı durmak ve AKP'den hesap sormak için herkesi alanlara bekliyoruz. Memur-Sen'e de bir kez daha sesleniyorum; bu kez 'TİS'te anlaşamadık uzlaştırma kuruluna gitti' yalanına kimse inanmayacak. Bizim mücadelemiz devam edecek. İktidara ve yandaş Memur-Sen'e her alanda hesap soracağız" diyerek Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, toplu sözleşmeyle ilgili taleplerinin bazılarını sıraladı;

“Kamu çalışanlarının en azından 2002 yılında milli gelirden aldığı pay kadar bir pay alabilmesini sağlayacak bir ücret zammı

Önceki yıllarda yaşanan kayıpların karşılanabilmesi için kamu çalışanlarının ücretlerine öncelikle yüzde 30 oranında bir zam yapılmalıdır. Bu zamdan sonra 2022 yılının ilk yarısı için yüzde 15, ikinci yarısı içi yüzde 15, 2023 yılının ilk yarısı için yüzde 15 ve ikinci yarısı için de yüzde 15 oranında zam yapılmalıdır.

Üniversite mezunu tüm memurların ek göstergeleri 3.600’e çıkarılmalı, 6’ncı dereceye inen tüm kamu çalışanlarına ek gösterge verilmelidir.

Kamu çalışanlarına yılda bir defa yıllık izne ayrılırken bir maaş tutarında ikramiye ödenmelidir.

Gelir vergisi tarifesinden kaynaklanan vergi yükü artışı önlenmelidir. Tüm ücretlerin asgari ücret kadar olan kısmı vergiden istisna edilmelidir.

Aynı kadro ve unvanlarda çalışanlar arasındaki maaş farklılıkları giderilmeli ve eşit işi eşit ücret ödenmelidir.

Yıllardır artırılmayan doğum yardımı ödenekleri günün koşullarına göre yeniden belirlenmelidir.

Anayasa’nın çalışma yaşamı ve çalışanların haklarına ilişkin hükümleri, uluslararası sözleşmelere uygun olarak düzenlenmelidir. Grev hakkı anayasal güvenceye alınmalıdır.

Eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamuda istisnai olması gereken sözleşmeli personel istihdamının genişletilmesine son verilmelidir.”

DİLAN ŞAHİNBAŞ