SİYASET
Giriş Tarihi : 08-11-2022 11:48

Yaşar Aydın Artvin’e Geldi

Yaşar Aydın Artvin’e Geldi

Gazeteci Yaşar Aydın, Sol Parti Artvin İl Örgütü’nün 5 Kasım Cumartesi günü gerçekleştirilen 2. Olağan Kongre’sine katıldı.

Sol Parti Merkez Yürütme Kurulu üyesi olan Gazeteci Yaşar Aydın, Sol Parti Artvin İl Örgütü’nün 2. Olağan Kongresi’nde konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında, Türkiye’nin kritik bir seçime gittiğini ifade ederek “30 hafta sonra bir seçim yaşayacağız. Her şeyi normal giderse 18 Haziran 2023’de Türkiye belkide yüz yıllık tarihinin en kritik seçimine yaşayacak. Bu sadece sandığın konulduğu ve insanlara oy verildiği seçim değil, bizim açımızdan bir medeniyet tercihin bizim açımızdan bir varlık yokluk meselesinin, bizim açımızdan derken ülkenin bütün insanları açısından çok kritik bir seçime doğru gidiyoruz. Bizim bugün yaşadığımız şey, bu seçim süreciyle milyonların açlık sınırı yaşayan milyonların cehennemin kapılarını kapatacağız” ifadelerini kullandı.

Sol Parti’nin AKP’nin iktidara geldiği tarihten itibaren AKP’ye karşı hep direndiğini ve mücadele ettiğini vurgulayan Yaşar Aydın “Bundan 41 yıl önce 500 metre ilerde bir işkencehanede bir işkenceci, Ensar Karahan’ı öldürürken “Seni adını Artvin’den sileceğim” diye bağırıyormuş. Şuradan bakıyorum ben, bugün Ensar Karahan’ın adı yaşıyor Artvin’de, tıpkı Özgüç’ün adının yaşadığı gibi. 41 yıl önce devrimcilerin, sosyalistlerin kökünü kazımaya gelenler başaramadı. Onların adı birer ikişer unutulurken, bizimkilerin adı hep yaşadı bu topraklarda, hep dimdik onların adını anayı sürdürdük. Bu bizim bundan sonraki hayatımız için bundan sonraki mücadelemiz için en önemli kuvvet oldu. Bunların adları ve mücadelesi sadece dün değildi, bugündü yarın olacak. O açıdan bu kıymeti, bu özel durumu her şeyden önce sahiplenmek zorundayız. Bir başka tarih, yine çok yakın bir yakın tarih 3 Kasım 2002, AKP’nin uluslararası bir proje olarak ortaya çıkarak 20 yıl önce iktidara geldiği tarih. 3 Kasım 2002’den bu yana yaşadığımız tüm bu süreçleri gözümüzün önüne getirelim. Aramızda hiç kimse yoktur ki o 20 yıllık süreç içinde AKP’nin iktidarını pekiştirecek, kalıcılaştıracak ve ona yardım edecek bir arkadaşımız olmaz. 2003’de Erdoğan seçime girebilsin diye özel çaba harcayan çok siyasetçi oldu, Ne yetmez ama evetçi olup Avrupa Birliği’ne inandık. Ne her şeyi özelleştirelim diye peşine takıldık. Ne İslamcıların hakkı var türbanlılara özgürlük diyeceklere inandık. Daha ilk günden itibaren AKP’nin süregelen emperyalist kapitalist blogun bir devamı olduğu, Türkiye’de bu sistemi inşa etmeye çalıştığı, Orta Doğu’da atfedilen İslamcı demokrasi sürecinin bir parçası olarak Türkiye’ye geleceği neoliberal politikaların İslamcı bir anlayışla Türkiye’nin inşa edileceğini söyledik. O tarihten bu yana tıpkı geçmişte olduğu gibi sadece direndik ve mücadele ettik. Bugün geldiğimiz noktada hala AKP’nin yenme umudu varsa, şeriatın gelmemesi umudu varsa her şeyden önce bu onu bizimdir. Bu onur Türkiye’nin devrimcilerin ve sosyalistlerindir. Bir kez kanmadılar ve sürekli mücadele ettiler. Az olmaya çok olmaya bakmadan bedel ödemeyi göze alarak. Kamu çalışanları bunu yaptı, ekoloji mücadelesi veren yaşam ve doğa savunucuları bunu yaptı, kadınlar bunu yaptı ve gençler bunu yaptı. Bu yüzden onuru kimseye gerçekten bırakmayalım ve bu onurla hareket edelim” ifadelerini kullandı

Türkiye’nin çok kritik bir seçime gideceğini ve muhalefetin seçim sürecinin yanlış olduğunu anlatan Aydın “30 hafta sonra bir seçim yaşayacağız. Her şeyi normal giderse 18 Haziran 2023’de Türkiye belkide yüz yıllık tarihinin en kritik seçimine yaşayacak. Bu sadece sandığın konulduğu ve insanlara oy verildiği seçim değil, bizim açımızdan bir medeniyet tercihin bizim açımızdan bir varlık yokluk meselesinin, bizim açımızdan derken ülkenin bütün insanları açısından çok kritik bir seçime doğru gidiyoruz. Bizim bugün yaşadığımız şey, bu seçim süreciyle milyonların açlık sınırı yaşayan milyonların cehennemin kapılarını kapatacağız. Sol Parti olarak 2016 Referandumdan bu yana bütün siyasetimizi tek adam rejimini yıkmak, önce durdurmak sonra yıkmak üzerine çalıştık. Bu seçimde birinci görevimiz bu rejimi durdurmak ve Erdoğan’ı yenmek. Bu sürecin esas halkası Erdoğan’ı yenme sürecini bir önemli parçası olmak. Son iki aydır yaşadıklarımıza bakın, devrimcilerin ve sosyalistlerin kıymeti daha anlaşılır. Devrimciler bu ülkede kendisi için hiçbir şey istemeyen insanlardır. Son iki ayda yaşananlara bakın kim başkan olacak kim bakan olacak kim hangi ittifakı yapacak bunlar yaşanıyor. Öyle bir muhalefet süreci olmaz, Erdoğan öyle yenilmez. Burada da önemli bir mücadelemiz var, böyle yapamazsınız demeliyiz. Nasıl yapılacağını göstermemiz gerekiyor. Devrimciler için mesele basittir. Erdoğan olur olmaz biz aynı şeyi yapacağız, biz kavgaya devam edeceğiz. Biz Türkiye’de Erdoğan karşısında tüm muhalefetin ortak süreç yaşaması gerekirse ve mutlaka tek bir adayla Erdoğan karşısına dikilmesi için çağrı yapıyoruz. Biliyoruz ki bu aday bizden olmayacak. Bunun yapılması gerekiyor. Bu adayı Erdoğan’ın bir benzeri politikalarını devam ettirecek bir anlayışı getirmeyin diyoruz” ifadelerini kullandı.

Sol Parti’nin Türkiye’nin çeşitli illerinde yaptığı mitinglerde halk çok iyi reaksiyon aldıklarını belirten Aydın “İlk kez hayatımda toplumsal taleple, devrimcilerin verdiği mücadelenin bu kadar yakın olduğunu görüyorum. Bugün sokakta konuştuğumuz her insan gelir adaletsizliğinden bahsediyor. Bugün biz Trabzon’da, Fatsa’da, Uşak’ta ve İstanbul’da miting yaptık. Geçmişten beri aynı şeyleri söyledik ve bugün farklı bir reaksiyon aldık. Sola ve sosyalistler kulakları ve yürekleri açık bir insanlarla karşı karşıyayız. Bugün Türkiye’nin eşit, özgür ve adil Türkiye’ye doğru ilerlemesinin yegâne çözücü unsuruda ancak böyle bir akıl ve eylem süreci olabilir. O yüzden bir yandan Erdoğan’ın karşı mücadele ederken diğer yandan da geleceğin Türkiye’sini yaratmak unsuru devrimciler ile, sosyalistlerle, solcularla mücadele etmeyi, büyütmeyi onu örgütlenmeyi özel bir tespit olarak yaptık. Sosyalist Güç Birliği’de böyle bir ihtiyacın ürünü olarak ortaya çıktı. Ne milletvekili pazarlığı ne bakanlık pazarlığı ne başka bir şey Türkiye’nin geleceği için ihtiyaç olan şeyin tespitidir ve bunu organizasyonun yeni bir hamlesidir” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Yaşar Aydın devrimcilerin ve sosyalistlerin sayısına ve gücüne bakmadan yaptığı eylemlerle muhalefetin seçim sürecini doğru bir şekilde ilerletmesi için kılavuzluk edecek güçte olduğunu belirterek “Bakın sürekli ben diyen muhalefet liderleri ve iktidarla karşı karşıyayız. Bu dilin kendisi zaten önümüzdeki sürecin nasıl yaşanacağını gösteriyor. Biz, Türkiye halkları yapacak. Nasıl yapacak? 30 haftanın her günü toplumun örgütlenmesi konusunda özel bir çaba harcamak lazım. Örgütlü bir itiraz, örgütlü bir tariften geçtiğini görmemiz lazım. Seçim güvenliğini Türkiye’nin sandık güvenliğini ayırmak zorundayız. Bizim organize olmamız lazım, bizim örgütlü olmamız lazım, güçlü olmamız lazım. O anlamda ben kişisel tarihim açısından en umutlu dönemimi yaşıyorum. Ben bir gazetenin çalışanıyım. Sol Parti siyasette neyse BirGün gazetesi medyada odur. Bu kadar büyük medyanın içinde günde 6 bin satan bir gazeteyiz biz. Sözümüzün kıymeti 16 bin satan gazeteden daha fazla. Medya dünyasındaki etkimiz daha fazla. Her gün çıkan ve her gün laf üreten gazete olduğumuz için. O zaman siyasette de devrimcilerin, sol partilerin ve sosyalist güçlerin yapacağı şey şu, sayısına bakmadan, ekonomik siyasal gücüne bakmadan her gün her an lafını ve eylemini söyleyen bir hat olmak zorundayız. Bunu başaracak güçteyiz, muhalefete bu anlamda kılavuzluk yapacak güçteyiz” diye konuştu.

Dilan Şahinbaş

Artvin'de HaberArtvin'de Haber