YEREL
Giriş Tarihi : 30-10-2021 18:15   Güncelleme : 30-10-2021 18:15

Yaşam Koşulları Giderek Kötüleşti

Yaşam Koşulları Giderek Kötüleşti

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Artvin Şubesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeni ile yazılı basın açıklaması yayınladı.

Eğitim-Sen Artvin Şubesinin yayınladığı mesajda “Halkın göstermelik ya da temsili olarak değil, gerçek anlamda egemen olduğu; insan hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmadığı, hukukun ve adaletin herkese eşit uygulandığı; eşit, özgür, laik ve demokratik bir cumhuriyetin ancak birlikte mücadeleyle yaratılabileceğine olan inancımızla, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz” denildi.

Yazılı olarak yayınlanan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye’de yaşayan farklı kimlik ve inançlara sahip halkların emperyalist güçlere karşı omuz omuza vererek yürüttüğü mücadele sonucunda cumhuriyetin ilan edilmesinin üzerinden 98 yıl geçti. Mustafa Kemal ve arkadaşları öncülüğünde emperyalizme karşı yürütülen ortak mücadele üzerinden yaratılan antiemperyalist, halkçı, eşitlikçi, özgürlükçü ve barıştan yana tüm ortak değerler, uzun süredir tek adam rejiminin baskıcı, kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı uygulamalarıyla yok sayılmaya devam ediyor.

Siyasal iktidarın başta eğitim sistemi olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarını kendi siyasal-ideolojik hedeflerine göre biçimlendirmek adına hayata geçirdiği bilim ve laiklik düşmanı politikalar artarak sürmektedir. Uzun süredir başta çocuk hakları olmak üzere, en temel insan hakları büyük tehdit altındadır.

Türkiye’de yıllardır yaşanan cumhuriyet karşıtı, antidemokratik ve otoriter yönetim anlayışı, en başta ifade ve örgütlenme özgürlüğü olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı baskıcı bir düzen yaratmıştır. Emek, demokrasi, barış, laiklik, eşitlik ve özgürlük talepleri uzun süredir baskıcı, otoriter ve yasakçı uygulamalar eşliğinde her fırsatta engellenmeye çalışılmaktadır.

Giderek ağırlaşan ekonomik krizi ve salgın koşullarını fırsat bilen siyasi iktidar, ekonomik, sosyal ve demokratik haklarımıza göz dikmiş durumdadır. Ekonomik krizin bedeli emekçilere ödetilmeye çalışılmakta, esnek ve güvencesiz istihdam politikalarıyla, KHK ihraçları gibi haksız ve hukuksuz uygulamalarla, çalışma ve yaşam koşullarımız giderek kötüleşmektedir.

Yıllardır ‘yurtta barış, dünyada barış’ anlayışına adeta meydan okurcasına hareket eden, iç ve dış politikada gerginliğe, şiddete ve düşmanlığa dayanan tek adam rejiminin ülkemizi nasıl karanlık bir geleceğe sürüklediği bugün daha net görülmeye başlamıştır.

Türkiye’de yaşayan halkların özlemi ve talebi, kimsenin kimliği, inancı, mezhebi ya da siyasi düşünceleri ve görüşü nedeniyle baskıya ve ayrımcılığa uğramadığı, ayrımsız herkesin eşit haklar temelinde eşit özgür, demokratik bir cumhuriyette, barış içinde bir arada yaşamaktır.

Türkiye’nin asıl ihtiyacı, bütün yetkilerin tek bir kişinin elinde toplandığı tek adam yönetimi değil, cumhuriyete asıl anlamını veren “halkın kendi kendini yönetme” iradesine saygı göstermektir. Yapılması gereken demokrasi, eşitlik, özgürlük ve barış talepleri doğrultusunda gerçek anlamda laik ve demokratik bir sistemin oluşturulması için mücadele etmektir.

Emek mücadelesi ile demokrasi mücadelesi bir bütündür iç içe geçmiştir. Bu bağlamda gerçek anlamda eşit, özgür ve demokratik bir ülkenin ancak emekçilerin ve ezilen halkların birleşik mücadelesiyle kurulacağı açıktır.

Halkın göstermelik ya da temsili olarak değil, gerçek anlamda egemen olduğu; insan hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmadığı, hukukun ve adaletin herkese eşit uygulandığı; eşit, özgür, laik ve demokratik bir cumhuriyetin ancak birlikte mücadeleyle yaratılabileceğine olan inancımızla, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz!”