YEREL
Giriş Tarihi : 09-08-2021 11:45   Güncelleme : 09-08-2021 11:45

YAŞAM HAK LAZIM

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve Genel Başkan Yardımcısı Necla Kaçan, 6 Ağustos Cuma günü Artvin’e gelerek “YaşamHak” Projesi’nin tanıtımını gerçekleştirdi.

YAŞAM HAK LAZIM

CHP’li Nazlıaka ve Kaçan “YaşamHak” Projesi’nin artvin’de tanıtımı kapsamında bir dizi etkinlik ve ziyaret gerçekleştirdi. Programın ilk etkinliği Artvin Belediyesinin cinayete kurban gidine kadınlara ve orman yangınlarına dikkat çekmek için düzenlediği fidan dikim törenine katılmak oldu.

Nazlıaka fidan dikimi töreninde yaptığı konuşmada, Fidanlık için Belediye başkanı Demirhan Elçin’e teşekkür ederek, “Hepimizin yüreği hepimizin ciğerleri yanıyor. Ne yazık ki halen yangınlar kontrol altına alınabilmiş değil. Şu anda 6 ilde on üç bölgede yangınlar devam ediyor ve ben birkaç gün önce yangın bölgesindeydim. Bir kez daha gördüm ki, bizim gerçekten de umutlu olmamızı gerektirecek çok şey var. Bir yandan son derece beceriksiz, basiretsiz bir iktidar varken, diğer tarafta hem belediyelerimizin öz gücüyle hem de halkımızın yüreğiyle müthiş bir dayanışma oluşmuş ve orada o gençler dayanışmayı yükseltmek için koordinasyon merkezinde canla başla çalışıyorlar” dedi.

Fidan dikim töreninin ardından CHP İl Başkanlığını da Cumhuriyet Halk Partisi Kadın kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve Genel Başkan Yardımcısı Necla Kaçan, 6 Ağustos Cuma günü Artvin’e gelerek “YaşamHak” Projesi’nin tanıtımını gerçekleştirdi.

ziyaret ederek Başkan Ahmet Biber ve Parti temsilcileriyle buluştu. Burada açıklamalar yapan Aylin Nazlıaka, gündemle ilgili önemli açıklamalar yaparak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti eleştirdi.

Ta ki AKP iktidarına kadar

Cumhuriyet tarihi boyunca Hükümetler değişse de ulusal çizginin değişmediğini vurgulayan Nazlıaka,  “Cumhuriyetimizin tarihi boyunca iki alanda ülkemizin hep bir ulusal çizgisi olmuştur. Hükümetler değişse de ulusal çizgi değişmemiştir. Bunlardan bir tanesi dış işleridir ikincisi ise eğitimdir. Bakanla gelir geçer hükümetler gelir gider ama hep ulusal ve milli çizgimiz bellidir. Ta ki AKP iktidarına kadar” dedi. 

İl Başkanlığı ziyareti ardından Artvin Belediyesi’ne geçen Nazlıaka ve Kaçan, Belediye Başkanı Demirhan Elçin’den belediyenin kadın çalışmalarıyla ilgili yaptığı çalışmaları dinledi. Ardından CHP Kadın Kolları’nın katledilen kadınlar için döktürdüğü lokma etkinliğine geçti. Program Halk eğiitm Merkezi’nde Usta Öğretici Nurhayat Bilgin tarafından verilen yöresel erham kursu ziyaretiyle devam etti. Esnaf ziyareti de gerçekleştiren Nazlıaka ve Kaçan, Yeşil Artvin Derneğ’ne giderek Cerattepe’deki son durum hakkında bilgi edindi. Dernek ziyaretinde konuşma yapan Dernek Başkan Yardımcısı Nursal Bülbül,  “Doğayı farklı bir şekilde katleden madenlere karşı bu mücadeleyi yapmamızın ne kadar haklı olduğu da ortaya çıktı. Çevreyi çocuklarımızın emaneti olarak görüyoruz. Diyoruz ki bu emaneti gelecek nesillere bozmadan teslim edelim. Bu doğrultuda mücadele vermeye devam ediyoruz. Derneğimiz 1995’ten beri bu mücadeleyi yürütüyor. Başarılı olduğumuz alanlar var ama ne yazık ki iş zor kullanmaya gelince gücümüz zor kullananlara karşı yetmiyor” dedi.

Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Bedrettin Kalın ise “Parti ve Kadın Kolları olarak şahsi çabalarını biliyoruz ama Kadın Kolları Başkanı olmanızın bir artısı olması lazım. Kadın Kollarının daha iyi çalışıyor ve bizim yanımızda daha sağlam duruyor olması açısından sizin bir farkınızı hissetmek istiyoruz. Kadın Kolları bu mücadele de olmuşlardır ama bazen bazı zayıflıklar hissedebiliyoruz. Bu haritayı hala ciddiye almayan, anlayamayan bir mantalitenin olduğunu biliyoruz. İş birliklerinden medet umanlar, çıkarları için bu mücadeleyi yan çizenlerin de var olduğunu biliyoruz. Hem HES mücadelesinde hem madenler mücadelesinde gördük ki kadınlar her zaman mücadelenin en önündeler. Bundan sonra da öyle olacaklar” dedi.

‘Artvin’deki mücadelenin her aşamasında olmak görevimiz’

Mevcut iktidarın bu yüzden Cerrattepe ile bu kadar uğraştığını, Buradaki geri adım atmamazlığın aslında diğer doğa mücadelelerine de model oluşturduğu için burayı engellemeyi ve halkına ve millete küfreden bir mütahite burayı teslim etmeyi mevcut iktidarın göze aldığını vurgulayan Nazlıaka, “Artvin ve Cerratepe deyince bizler toprağın üstündeki cennetten bahsediyoruz onlar toprağın altına odaklanıyorlar. Biz doğa deyince doğanın yeşilliğinden bahsediyoruz onlar doların yeşilliğine odaklanıyorlar.  Şu bir gerçek asla bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz ve mutlaka kazananlar biz olacağız. Bugün doğaya verilen tahribatların doğa tarafından nasıl bir karşılık bulduğunu hepimiz biliyoruz. Artvin’deki mücadelenin her aşamasında olmak bizim için bir görevdir” diyerek bugüne kadar Yeşil Artvin Derneği’nin duruşu, çalışmaları ve emeği için başta yöneticiler olmak üzere tüm Yeşil Artvin Derneği üyelerine teşekkür etti.

‘Burada maden çıkamaz’

Dernek ziyaretinde Nazlıaka ve Kaçan’a eşlik eden Başkan biber ise ““Ormanlık alanları yok ettiğinizde Artvin’deki yaşamın normal sürme ihtimali yok. En son bilirkişinin verdiği raporun sonuç kısmı diyor ki; ‘Eğer Artvin’de yaşam devam edecekse ve tehlikesiz devam edecekse burada bu maden çıkamaz, maden çıkarsa buradaki yaşam tehlikededir’  Artvin’i gelecek nesillere doğal güzelliklerle teslim etmek istiyorsak burada madenin kesinlikle çıkmaması gerekiyor. Murgul’da damar dediğimiz bölgede resmen çukurlar oluşmuş, bir alanı tümden kaldırmışlar, oradaki doğayı mahvetmişler ve vatandaş zarar görmüş, doğa katledilmiş bunlar umurlarında değil. Siyasi mücadelemiz yalnız iktidar olma anlayışı için değil, aynı zamanda doğayı, dereleri, ovaları, çocuklarımızı, torunlarımızı koruma mücadelesidir. İnşallah iktidar olacağız ve yanlış anlayışlara dur diyeceğiz” dedi.

‘Yaşam Hak projesi tanıtımına hoş geldiniz’

Program Esnaf ve Sanatkarlar Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen “YaşamHak” Projesi tanıtımı ile devam etti. CHP Kadın Kolları adına selamlama konuşması gerçekleştirilen Merkez İlçe Kadın Kolları Yönetim Kurulu üyesi Nesrin Öztürk, “En temel insan haklarından biri olan, dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez yaşama hakkının, ne yazık ki kadınlarımızın elinden alındığı bu günlerde; ‘Yaşam bir haktır’, ‘Yalnız değilsin, biz varız’ diyerek yola çıktığımız, başka bir düzenin de var olabileceğini gösterdiğimiz ve şiddetin son bulma adresi olarak tanımladığımız ‘Yaşam Hak’ projemizin tanıtımı ve partimize üye olarak mücadelemize omuz olan yeni üyelerimize rozet takma töreninde buluştuk, hepiniz hoş geldiniz” dedi.

“YaşamHak” Projesi tanıtım etkinliğinde ilk konuşmayı gerçekleştiren Kadın Kolları İl Başkanı Ayşe Yavuz Dinç oldu. Dinç yaptığı konuşmada Yaşam Hak projesinin ülkede kadına şiddete çözüm üreteceğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek başına verdiği kendi mevzuatlarına aykırı olan İstanbul Sözleşmesi’nin feshi kararını tanımadıkları gibi Danıştay’ın siyasi kararını da tanımadıklarını ve tanımayacaklarını vurguladı.

Bir sonraki toplantılar iktidarda

Programın devamında İl Başkanı Ahmet Biber konuşma yaparak, Türkiye’nin bugün yönetilmediğini söyleseler yanlış olmadığını, son günlerde ormanların yandığını ve içlerinin yandığını belirterek, “Bugün ki iktidar da olanlar mevcut ve Türk Hava Kurumu’nun uçaklarını hangarda saklıyor ve çürütüyor. Uçakları Rusya’dan, Azerbaycan’dan, Ukrayna’dan kiralıyoruz. Bu yangınlara zamanında müdahale edilseydi bugün o canlar ve ormanlar yanmayacaktı. Artık şunu görüyoruz ki bu ülkeyi yöneten bir iktidar yok! Bu iktidara dur deme zamanı. Artvin Kuzey Doğu’dan yanan bir güneş gibidir. Burada parlayacak ışık Türkiye’yi saracaktır. Bu yüzden İl Başkanı olarak istirhamım şu; bu dönem özverili olmamız, birbirimizle kavga etmememiz, ufak şeyleri bir tarafa itmemiz ve iktidar olmaya odaklanmamız lazım. İnşallah bir sonraki toplantılarımızı iktidarda yaparız” dedi.

Artvin diye yazılır mücadele diye okunur

Yaşam Hak projesinin tanıtımı etkinliğinde son konuşmacı CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka oldu. Nazlıaka yaptığı konuşmada Artvin ile ilgili ilgili kendisinin güzel bir sloganı olduğunu belirterek “Artvin diye yazılır mücadele diye okunur bu böyledir. Kolay mıdır ki bir şehrin üzerine çökmeye çalışsınlar milletin annesine küfretsinler Artvin’in altını üstünden daha değerli görsünler buraya müdahale etmeye çalışsınlar ama 26 koca yıl çeyrek asır halk buna buna dirensin dayansın bir araya gelsin ve geri adım attırsın. Elbette istediğimiz yerde değiliz ama onlar da istediklerini bu süreçte elde edemediler. Dolayısıyla bu mücadelemiz devam edecek. Sizler 31 Mart’ta Artvin’e baharı getirdiniz. Bazı ilçelerinize baharı getirdiniz. Şimdi sırada ilk seçimlerde tüm Türkiye’ye baharı getirmek var. Tüm Türkiye’ye halka rağmen değil halkın iktidarını kurarak yönetmek var. İşte bunu yapacak olan da halkın partisi olan cumhuriyet halk partililer olacak” dedi.

Geçen hafta Kars, Ardahan ve Iğdır programının olduğunu ancak çıkan yangınlar sonrasında Iğdır programını iptal ederek Manavgata gittiğini ve orada gördüğü manzarayı paylaşan Nazlıaka,  “Bizim belediyelerimiz bizim örgütlerimiz bizim gençlerimiz kadınlar herkes duyarlı olan herkes harıl harıl çalışırken yangını yönetmek yerine yargıyı yönetmeye çalışan iktidar yetkililerini gördük. Bir koordinasyon toplantısı düzenliyorlar bu toplantıya bizim belediyelerimizi davet etmiyorlar kapı önünden döndürüyorlar. Sorarım size burada belediye başkanlarımız da var belediyeler devletin bir kurumu değil midir? Neden onları içeri almıyorsunuz? Yangın esnasında bile bu süreçten kendilerine rant elde etmeye çalışıyorlar. Çıkıp konuşma yapıyorlar yangında tüm zararlar karşılanacaktır deyip afet ilan etmemelerine rağmen işte diyor ki bir ak pli belediye başkanı öyle evler yapacağız ki keşke benim de evim yansaydı diyecek vatandaşlar” diyerek AK Partililerin artık şuurunu kaybettiğini ileri sürdü.

İnsanların evi değil geçmişi yandı

İnsanların orada sadece evlerinin yanmadığını, anılarının yandığını, fotoğraflarının, çeyizlerinin, geçmişlerinin hatıralarının ve geleceklerinin yandığını dile getiren Nazlıaka,  “Ama tabi şuur yoksunu oldukları için çok çok rahatlıkla böyle cümleler kurabiliyorlar. Ülkeyi yönetenden beklenen cümle oranın afet ilan edilmesiyken o da diyor ki vatandaşlarımızın kaybettikleri hayvanları büyükbaş olsun koyun olsun beyaz et olsun karşılayacağız diyor. Beyaz etle neyi kastediyor o ayrı ama sorarım size orada yanan o sincapların o kirpilerin kelebeklerin kuşların endemik bitkilerin bütün o ağaçların bir bedeli olabilir mi? oraya geleceğini bağlamış olan orman köylüsü için hayat bir daha eskisi gibi olabilir mi? bu arada tabi orman köylüsü deyince AKP her şeyi özelleştirdiği gibi ormanları da gene rantçılara teslim etti. Ve bu nedenle orman köylümüzün ormanla olan bağını da azalttı. Elbette ki yangının söndürülmemesinin temel sebebi zamanında havadan müdahale olmamasıdır. Zamanında uçakların helikopterlerin orada olmamasıdır. Ama orman köylüleriyle ormanın bağları bu kadar kopartılmış olmasaydı bugün o yangınlara çok daha hızlı da müdahale edilebilirdi. Bu da işin bir gerçeği” dedi.

Tel tel dökülen Cumhur İttifakı

Bir taraftan uçaktan orman yangınını izleyen bir lider varken halkın beklentisinin orman yangınlarını söndürmek için uçak yollayan bir lider olduğunu ifade eden Nazlıaka, “Halkın kafasına kafasına çay atan bir lider varken halkın beklentisi halkın elini tutan bir lider. Bir asgari ücret fiyatında bardaklarla su içen bir lider varken diğer tarafta halkın derdini dert edinen bir lider beklentisi var. İşte bu nedenle görüyoruz ki artık halkın bu talebi ilk seçimlerde gerçekleşmek zorundadır. Halkın iktidarı kurulmak zorundadır. Başkanım da söyledi yönetilemiyor değil yönetilmiyoruz. Ve tel tel dökülen bir cumhur ittifakının karşısında her geçen gün kararlı adımlarını sıklaştıran her geçen gün daha da güçlenen millet ittifakı var. İşte bu nedenle eğer yan yana durursak omuz omuza olursak yürek yüreğe mücadele edersek bu iktidarı sandığa gömmemek için hiçbir sebebimiz yok ve şurdan ahımız olsun milletin hakkını yiyenlerin o yediklerini midelerinden söke söke alacağız” diyerek bu süreçten en fazla mağdur olan kesimlerin kadınlar olduğunu ve Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak göreve geldikten sonra öncelikle kendilerine 3 hedef belirlediklerini ve hedefin örgütlenmek örgütlenmek ve yine örgütlenmek olduğunu vurguladı.

Kim gerçek kim mış gibi

Konuşmasının devamında Kadın Kolları çalışmalarını açıklayan Nazlıaka, “Siyasi partiler yasasında bir değişiklik ön gören kanun teklifine yönelik olarak kadın dernekleri ile görüşmeler yaptık ve onların önerilerini aldık bu öneriler meclis gurubumuz tarafından değerlendirildi ve bir kanun teklifi metni hazırlandı. Ne mutlu bizlere ki kanun teklifini ilk imzacısı da Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Ve kadın erkek tüm milletvekillerimiz bu kanun teklifini imzaladılar. Şuanda meclise sunuldu. Buna göre madem toplumun yarısını kadınlar oluşturuyor diğer yarısını da kadınlar dünyaya getiriyor o halde meclisin yarısı da kadınlardan olmalı dedik ve şimdi bu kanun teklifi meclise geldiğinde hep birlikte ekran karşısına geçip izleyeceğiz bakalım kim gerçekten demokrasiyi savunuyor kim mış gibi yapıyor bunu çok net bir şekilde göreceğiz. Demokrasi dediğimiz rejim katılımcı demektir onun için kadınların içinde yer almadığı bir mücadelede demokrasiden bahsedilemez. İşte bu yüzden bir kez daha Artvin’in demokrat laik eşitlikçi erkeklerine de selam olsun” dedi.

İlk imzacı Kemal Kılıçdaroğlu

Yaşam Hak projesi ile özellikle şiddet mağduru olan kız kardeşlerine ulaşmayı hedeflediklerini söyleyen Nazlıaka, “Projeye 5 Aralık tarihinde yani kadının seçme seçilme hakkına sahip olmasının 86. Yıl dönümünde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte kamuoyuna sunduk. Genel merkezimizde kurduğumuz çağrı merkezimiz kanalıyla 444 82 85 numaralı hattımızı arayan tüm şiddet mağduru kadınlara ve istismara uğramış olan çocuklara ve onların yakınlarına destek hizmetleri sunuyoruz. Barolarla yaptığımız protokoller çerçevesinde ücretsiz hukukii destek, psikolojik danışmanlık rehberlik derneği ile yapmış olduğumuz protokol çerçevesinde yine 81 ilde ücretsiz psikolojik danışmanlık desteği veriyoruz. Aynı zamanda belediyelerimizin olduğu yerlerde kız kardeşlerimize dayanışmayı yükseltecek bazı hizmetler götürüyoruz. Duruşmalarda, adliyelerde, hastanelerde, karakollarda mutlaka kız kardeşlerimizin yanında oluyoruz. Artvin kadına yönelik şiddet açısından göreceli olarak avantajlı ama tabii ki. Ülkemizin her yerinde bir kadın katliamı olurken burada da yapacak çok iş var. Dün Trabzon’daydım, Trabzon’da şiddet nedeniyle yaşamını kaybetmiş olan bir kız kardeşimizin ailesini ziyaret ettim. Bu kız kardeşimizi katletmiş olan erkek önce Google’da bir tarama yapmış; nasıl ceza alırım diye ve şimdi duruşmada bana tükürdü onun için katlettim diyormuş yani tahrik indirimi almaya çalışıyor. Bu kişi bu canavar tam 28 kez kız kardeşimizi bıçaklayarak öldürmüş. Şimdi biz bu kız kardeşimizin evlatlarını da hem psikolojik destek hem ailesine dayanışmayı yükseltecek bir beraberlik içerisindeyiz. Ama şurası bir gerçek ki bu ülkede ne yazık ki koruma talep etmiş olan kadınlar korunamıyor. Daha dün yine bir cinayet gazetelerdeydi koruma kararına rağmen kız kardeşimiz yaşamını kaybetmişti. İşte o yüzden bizlerin şu hikayeyi hep hatırlaması gerekiyor bir kadının karnına vuruyorlarmış ah sırtım diyormuş vuruyorlarmış ah sırtım diyormuş sormuşlar biz senin karnına vuruyoruz sen sırtım diyorsun demişler o da demiş ki evet benim sırtım sağlam olsaydı siz benim karnıma böyle vuramazdınız. İşte biz o şiddet mağduru olan tüm kız kardeşlerimize sırt olacağız onların dayanacağı güvenli bir liman olacağız çünkü hiç birimiz hepimiz kadar güçlü değiliz” diyerek dayanışmayı kadın erkek hep bir arada yükseltmek ve bu arkadaşlara, kardeşlere destek olmak zorunda olduklarını vurguladı.

‘Hani ben ölmek istemiyorum derken…’

Herkesin bildiği Emine Bulut vakası olduğunu dile getiren Nazlıaka, “Hani ben ölmek istemiyorum derken yaşamını evladının gözü önünde kaybetmiş olan kız kız kardeşimiz. Emine bulut katledilmeden sadece saat önce karakoldaydı. Belki biz o gün bu projeyi hayat geçirmiş olsaydık belki biz o gün onun yanında olmuş olsaydık bizi bırakın devletin ilgililerin ülkeyi yönetenler gerekenleri yapsaydı bugün emine bulut aramızda hatta belki bu salonda olacaktı. Adliyelerde yanlarında olmayı önemsiyoruz çünkü 3 kez suç duyurusunda bulunup sonra satırla başından defalarca vurularak yaşamını yitiren Ayşe Tuğba Aslan eğer biz yanında olsaydık belki de bugün hayatta olacaktı. Duruşmalarda şunu çok iyi biliyoruz ki sırf efendi durdu diye sırf takım elbise giydi diye sırf kravat taktı diye iyi hal indirimleri uygulanıyor. İşte o yüzden duruşmalarda da dayanışmayı yükseltmek bizim temel sorumluluklarımızdan bir tanesi. Ve biz bu kız kardeşlerimizin hayatına dokundukça yeni kız kardeşlerimizle de tanışma imkanına sahip oluyoruz. Onların da kendi aralarında bir bağ kurmalarını şiddet mağdurlarının da kendi arasında dayanışmasını temin ediyoruz” dedi.

‘İlk seçimlerde CHP iktidara gelecek’

Kütahya’da 2’nci kattan atılarak ancak hayata tutunarak bugün hayatta olan bir kız kardeşleri olduğunu söyleyen Nazlıaka, “Biz onu 2’nci kattan atan o caniye elektronik kelepçe takılmasını sağladık. Sonra da o kız kardeşimize iş imkanı ayarladık. Böylelikle şimdi iki çocuğu ile birlikte kendine yeni bir düzen kurdu. Sayısı 2 bine yaklaştı hayatına dokunduğumuz kız kardeşlerimizin. Her geçen gün dayanışmayı yükseltmek beraber olmak bizim sorumluluğumuz. AKP iktidarı döneminde 7 bin 500 den fazla kadın ne yazık ki katledildi. Ama şunu size netlikle söylemek isterim ki ilk seçimlerde CHP iktidara gelecek ve bir kadın bakanlığı kurarak kadına yönelik şiddet tamamen sıfırlanacak. Durdurulacak. Şunu bilmenizi isterim ki cumhuriyet halk partisi ilk seçimlerde iktidara gelecek ve genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da vermiş olduğu sözde ifade etmiş olduğu gibi ilk 1 hafta içerisinde kadınların can simidi olan İstanbul sözleşmesi yeniden yürürlüğe girecek” diyerek kadınların Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde bu ülkede birçok haklara gelişmiş birçok devletten daha önce sahip olduğunu, örneğin seçme seçilme hakkına sahip olunan 1934 yılında bugün gelişmiş olan birçok ülkenin kadınları bu hakka sahip olmadığını belirtti.

‘Laik, demokratik ve eşitlikçi ülkeyi kuracağız’

Ne yazık ki AKP döneminde bırakın yeni haklar edinmeyi var olan haklarını hatta en temel hakkları olan yaşama hakkını savunmak zorunda kaldıklarını açıklayan Nazlıaka, “İşte bu yüzden burada andımız olsun ilk seçimlerde iktidara geldiğimizde kadın erkek eşit bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Kadınları hayatın her alanında güçlendireceğiz. Kız çocuklarımızın okullaştırma oranını yükseltecek eğitimde fırsat eşitliğini savunacak ve kadınların meslek sahibi olması garanti altına alacağız. Mesleklerin cinsiyetçi bir şekilde ayrışmasını sonlandıracağız bugün kadın otobüs şoförleri itfaiyeciler aslında mesleklerin kadın veya erkek diye ayrıştırmayacağını kadınların her işi yapmaları gerektiğini çok net bir şekilde gösteriyorlar. Nedense mühendislik erkekler için öğretmenlik kadınlar için hemşirelik kadınlar için doktorluk erkekler için gibi bazı ayrımcılıklar oluşmuş durumda. Kadınlarda erkekler de tüm meslekleri yapabilir önemli olan burada eşit bir Türkiye inşa etmektir. Yine iktidarımızda dilimizi de dönüştüreceğiz. Erkeler ağlamaz diyorlar sorarım size siz taş kalpli misiniz ağlamıyor musunuz? Yani ağlamak bir zayıflık değil insani bir duygudur. Ya da diyorlar ki kızını dövmeyen dizini döver. Daha birçok sözden bahsedebiliriz bunlarında topluma dayattığı bir düşünce o düşüncelerin de davranışa dönüşen hali var özellikle şiddeti tetikleyen ifadelerden dilimizi ayrıştırmak zorundayız. Ayrıca bilimde sanatta kültürde her alanda çok başarılı kadınlar var. Onları da rol model olarak ön plana çıkarmak durumundayız. Kısacası tıpkı atamızın kurduğu cumhuriyet dibi kadın erkek eşit bir Türkiye’yi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. İlk seçimlerde iktidara geleceğiz Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı laik çağdaş demokratik bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz” dedi.

DİLAN ŞAHİNBAŞ