YEREL
Giriş Tarihi : 30-10-2021 18:22   Güncelleme : 30-10-2021 18:22

Vefakar İnsan Modeli Olarak Hazreti Muhammet

Vefakar İnsan Modeli Olarak Hazreti Muhammet

İl Müftü Yardımcısı Recep Şahan Hazreti Muhammet ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İl Müftü Yardımcısı Recep Şahan’ın Hazreti Muhammet ile ilgili yaptığı açıklamada vefanın yapılan iyilikleri unutmamak, iyilikle bulunanlara daha fazlasıyla karşılık vermeye devam etmek demek olduğunu, vefakarlığın tersinin nankörlük olduğunu ifade ederek “Vefakar olmayan insan nankördür” dedi.

En büyük vefakarlığın Allah’a karşı olması gereken vefakârlık olduğunu açıklayan Şahan, “Çünkü bizi yoktan var eden rabbimizdir. Bize bunca nimet veren rabbimizdir. Bu kadar nimeti veren Rabbimize karşı sorumluluk bilincinde yaşamımız da vefakarlıktır. Allah'ı unutan kişi vefasızdır. Fıtrat Sözleşmesi dediğimiz ayette her insanın yaratılması sırasında Rabbimiz bizim ruhumuza kendine inanmayı koyuyor. Bizi Allah yaratırken Müslüman yaratıyor. Her doğan çocuk Müslüman doğuyor. Temiz fıtrat üzerine doğuyor. Allah'ı tanıma kabiliyeti ile doğuyor. Fıtratımıza bunu yüklemiş oluyorlar. İnsan doğuştan kötü değildir, kötülük yaşarken öğrenilir. Rabbimize karşı bu Fıtrat Sözleşmesine uyarsak vefalı bir kul oluruz” dedi.

Şükürsüzlük vefasızlıktır

Kuran'a bakıldığında vefa ile şükür arasında yakın bir ilişki olduğuna dikkat çeken Şahan, “Şöyle düşünürsek şükürsüzlük bir vefasızlıktır. Rabbim verdiği nimetler karşısında bizden kulluk istiyor. Bu kulluk bizim iyiliğimiz için. İyilik yaptığımız zaman Allah'ın bundan bir çıkarı yok. Biz vefakâr olursak Allah nimetlerini daha da arttırıyor. Allah'ı unutmak yaradana vefasızlıktır” ifadelerini kullandı.

‘Sözünde durmayanın dini yoktur’

Şahan açıklamalarında ahde vefa hakkında da bilgilendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Ahde vefa verilen sözde durmak demektir. Söz senettir diye bir kavram var. Ağzından çıkan söz senedinizdir. Müslüman Allah'a verdiği sözde duran kişidir. Allah Müslümanı şöyle tanıtıyor; Müslüman öyle kimsedir ki, dilinden elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir. Emanete sahip çıkmayanın imanı yoktur, sözünde durmayanın da dini yoktur diye ayetler vardır.”

İlk sırada Allah, ikinci sırada anne baba var

En vefakar olunması gerekenin Allah olduğunu tekrar eden Şahan, “İkinci sırada ise anne baba vardır. Anne baba sırası içerisinde de en başta anne vardır. Anne babaya iyilikte bulunmak vefaya mahsustur. Bizi yaratan Allah ama bizim karakterimizin oluşmasında payı olan kişiler anne babamız olduğu için ikinci vefa göstermemiz grup anne babamızdır” dedi.

Yalan konuşmanın dilin vefasızlığı olduğunu belirten Şahan, “Dilin vefasızlığı yalan konuşmaktır. Dolayısıyla yalan konuşan kişi vefasızlık da bulunur. İmana vefasızlık etmiş olur. İmanlıdır ama yalan konuşuyor olur ve böylece dilde vefasız olmuş olur. Yalan konuşma Kuran-ı Kerim'de de hadislerde yer alır, kötü bir davranış olarak kabul edilir. Vefasızlık münafıklığın alametidir. Yalan söylemek emanete hıyanettir. Hadiste 4 özellik vardır ki kimde bulunursa o kişi halis münafıktır diyor. Birincisi kendisine emanete hıyanet etmek, ikincisi yalan konuşmak, üçüncüsü verilen sözde durmamak, dördüncüsü düşmanlıkta aşırı gitmek. Bu saydığımız özelliklerde vefasızlık oluyor ve münafıklık alameti oluyor” ifadelerini kullandı.

Tabiata ve hayvanlara vefalı olunmalı

Tabiatın Allah'ın ayeti demek olduğunu açıklayan Şahan, “Allah'ın ayetini doğru okumak gerekir ve vefasızlık yapmamak gerekir. Bunu başarabilmek için de tabiatı koruyarak, ağacı koruyarak, çevreyi kirletmeyerek vefa göstermiş olabiliriz. Çöpü çevreye atmak vefasızlıktır. Mekke'nin fetih günü Medine'den İslam ordusu gelmiş, bugünkü Mina bölgesinden ordu geçerken yolda bir köpek yavrulamış, onun başına asker nöbetçi konuluyor. Ordu o köpeği çiğnemesin diye nöbet tutuluyor. Biz böyle bir peygamberin ümmetiyiz. Demek ki tabiata ve hayvanlara vefalı olmak durumundayız. Sağlığımıza zararlı alışkanlıklardan bedenimizi korumak bedeninize vefadır, ezan okunduğunda ezana karşılık namaz kılmamız camiye vefadır, ahirete göçmüş olan anne babamızın ardından hayır duasında bulunmamız onlara vefadır, gıybet etmemek dile vefadır” dedi.

Hazreti Muhammet’ten Vefa Örneği

İl Müftü Yardımcısı Recep Şahan yaptığı açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

“Peygamber efendimize ebul vefa desek yeridir. Hazreti Hatice, peygamber efendimize vefa eden ve ona ilk inanan kişidir. İkisi birbirlerine vefa örnekleri göstermişlerdir. Mekke fethi günü peygamber efendimiz cenneti muallada geçiriyor, Hazreti Hatice'nin mezarının olduğu yerdir burası, vefat etmiş gitmiş ne var demiyor.

Medine'yi Münevver'e de şöyle bir olay yaşanıyor: Habeşistan'dan bir elçi geliyor. Peygamber efendimiz iltifatta bulunmuş, ağırlamış ‘Bunlar vakti ile Habeşistan'a göç etmiş benim asabıma ikramda bulmuşlardır, ben de onlara burada ikram da bulunuyorum’ demiştir.

Mekke'nin fethi günü efendimiz diyor ki; kim Ebu Süfyan evine sığınırsa ona dokunulmaz, güvendedir. Biz bunu, Ebu Süfyan oranın emiri, onun gönlünü almak için yapıyor diye düşünmüştük ama bunun arkasında büyük bir vefa örneği çıkıyor. Efendimiz yıllar öncesinde Mekke'de iken müşriklerin baskısı altındayken, müşriklerin baskısından kaçmaya çalışan peygamber efendimiz kendisini Ebu Süfyan'ın evine atıyor. Müslüman olmadığı halde Ebu Süfyan onu koruyor. Müşriklerin saldırısından koruduğu için peygamber efendimiz yıllar sonra kim Ebu Süfyan'ın evine sığınırsa dokunulmazdır diyerek vefa örneği gösteriyor.”