YEREL
Giriş Tarihi : 01-09-2021 11:33   Güncelleme : 01-09-2021 11:33

“Üreten insanlardan yanayız”

Pazar esnafları, satışlarının nasıl olduğuna dair açıklamalarda bulundu.

“Üreten insanlardan yanayız”

“Çocuklarımızın geleceği için üretiyoruz”

Altmış yaşında olan Pazarcı Reyhan Altıntaş, “Pazar da ürün olarak fasulye biber, patlıcan, mısır getirdim ayrıca seracılıkta yapıyorum. Oğlum 2 yıllık üniversite bitirdi. Mesleği artık pazarcılık ama olum ben askeri ücretle geçinemem. O yüzden pazara gelmiyor. Ben de ona yardımcı oluyorum. Benim sosyal güvencem yok ama eşimin var. Benim yok çünkü anca çocuklarımın ve eşimin sigortası yapabildik. Oğlum askerden geldi ve serbest çalışıyor. Biz anca onun bağ kurunu yatırabildik. Biz kadınlar ailemiz için yaşıyoruz ve çocuklarımız geleceği için üretiyoruz. Eşimin maaşı olduğu için çok dert etmiyorum. Bir kadının sigortasının olması elbette çok güzel bir şey ama şimdiki imkanlar olsa olurdu. Eskiden böyle bir şeyin olduğunu bilmiyordum. Biz bizden sonrakilerin sigortalarını yapıyoruz. Benim sigortam olmadı ama çocuklarımın olsun diye uğraşıyoruz” diye konuştu.

Pazar yerinden memnun olduğunu söyleyen Altıntaş, “Arabayla geliyoruz pazarı kurup kaldırabiliyoruz. Tek sorunumuz müşterimiz yok ama bunun sebebi de vatandaşın alım gücü yok. Bu her yerde aynı. Biz de elimizde kalan ürünlerimizi başka türlü değerlendiriyoruz. Ürünlerimizin fiyatı 5 lira ise biz 3 liraya veriyoruz. İndirim yapıyoruz. Geriye kalanını da eve götürüp kullanıyoruz. Arta kalan ürünlerimizi konserve yaparak geri dönüşüm sağlıyoruz” dedi.  Belediye Başkanının pazarcılarla toplantı yapmasıyla ilgili konuşan Altıntaş, “Ben değil, oğlum gitti ama memnun olan da var olmayan da var çünkü müşteri yok. Pandemiden dolayı vatandaşın alım gücü yok. Her şey çok pahalı ve ekonomi çok kötü durumda. Ben fiyatları vatandaşa söylerken utanıyorum çünkü ben bir ürünü 5 liradan alırsam yedi buçuktan satıyorum. İki buçuk karla satıyorum. Vatandaş beni azarlıyor. Fiyat bu kadar olur mu diyor. Her şey pahalı. Hayvan gübresi getiriyoruz bunların hepsi benzinle oluyor. Benzin de çok pahalı. Bizim burada çok büyük emeğimiz var. Bu bizim emeğimizin karşılığı değil. Biz bununla anca geçiniyoruz. Ben oğluma yardım ediyorum. Benim oğlum pazarcı.  Ben olmasam geçinemez. Çok fazla ürün getiriyorum. Bizim üretici gücümüz var ama erkekler de tarla koşmak ve gübre taşımak çok ağır bir iş olduğu için burada çok yardımcı oluyorlar. Kırsaldaki en büyük üretim gücü kadındır. Bizim sosyal güncemiz olmadı ama çocuklarımız askerden geldikten sonra onların bağ kurlu yaptık. Onlar serbest meslek çalışıyorlar, bunun nedeni Artvin de iş imkânı yok çünkü burada fabrika yok.  Geçici işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Biz pazarda kayıtlı esnafız. Pazar yeri ücreti olarak da on lira veriyoruz. Bu çok iyi çünkü ucuz. Biz burayı kirli bıraktığımızda onlar temizliyorlar. İyi hizmet ediyorlar. Biz buradan memnunuz çünkü temiz ve hijyendir. Eski Pazar yeri kışın soğuk ve buzlu oluyor. Çıkması ve inmesi çok zordu. Yeni Pazar yerimiz düz ve kar da olsa buz da olsa burada rahatça girip çıkabiliyoruz. Biz fiyatlarımızı kendi esnaf arkadaşlarımızla konuşuyoruz ondan sonra bir fiyat belirlemesi yapıyoruz. Devlet bize mazotta destek olması lazım” ifadelerine yer verdi.

“Üreten insanlardan yanayım”

Emekli Öğretmen İlimdar Seyit, “Artvin pazarındaki üreticileri özellikle tebrik ediyorum çünkü onlar buraya bu ürünleri getirmeseler biz bunu hem taze olarak yerinde öz ürünleri yiyemeyiz hem de pahalı yeriz. Ben üreten insanlardan yanayım. Biz tüketiciyiz. Üreticileri destekliyorum. Her hafta 4 kişilik bir olarak yüz Türk lirası harcıyoruz çünkü biz yediğimizden memnunuz. Üreticilerden memnunuz. Üreticilerimiz olmazsa biz ne yaparız. Pazarda kadın üreticimiz çok fazla bu çok iyi çünkü bir işe kadın eli değmişse o işte başarı huzur ve temizlik vardır. Kadın eli değen yerde gerçekten yemeğini de rahat yer. Alışverişini de rahat yapar. Bu üretime de belediyelerimiz destek oluyor. Bu inşallah destekler hep olur. Üretim olursa vatandaş da ucuza tüketir” dedi.

“Bütün geçimimi pazardan sağlıyorum”

Pazar esnaflarından Nezahat Yavuz, “Köndar en fazla kırlarda olur. Ormanın taşlıklarında olur, topraklı alanlar da olmaz. 2 çeşidi vardır; biri sokak kenarlarında olur onu pek tavsiye etmeyiz, ikincisi ise ormanlarda olur. Artvin de meşhur olan yoğurt çorbasında çok kullanılır. Tereyağını yaktığınızda kondarı döktüğünüz zaman mutfağınız çok güzel de kokar.  Satışlarımız şu an iyi gidiyor. Bütün geçimimi haftada bir olan bu pazardan sağlıyorum. Sosyal bir güvencem yok. Zamanında düşünüp yaptırmadık. Elli yedi yaşındayım ve bundan sonrasına bir şey yapamam. Yaptırmadığım için de çok pişmanım. Bu yıl kuraklık oldu ama ürünlerimiz çok da değil az da değil. Ürünlerimiz var” diye konuştu.

“Kazandıklarımızla anca geçiniyoruz”

Pazarcı Hatice Yavuz, “Otuz ağustos bayram olması nedeniyle satışlarımız yok. Ürünlerimi Berta’dan getiriyorum. Fasulye, biber, üzüm, süt, yoğurt gibi ürünleri bu pazarda satıyorum. Sosyal güvencem yok çünkü yetişemiyoruz, kazandıklarımızla anca geçiniyoruz. Eşiminkini yatırıyoruz çünkü yetiştiremiyoruz. Şu an ürünlerimize pek talep yok ama kışın olabilir çünkü kış için konserve ürünlerine talepler çok oluyor” ifadelerine yer verdi.