YEREL
Giriş Tarihi : 16-03-2021 11:21   Güncelleme : 16-03-2021 11:21

Türkiye 1’inciliği Çok Ama Değer Veren Yok

Artvin Halk Eğitim Merkezi’nde Halkoyunları bölümünde usta öğreticilik yapan Ferhat Altuntaş, halk oyuncu olarak yaşadıkları sıkıntıları anlattı.

Türkiye 1’inciliği Çok Ama Değer Veren Yok

Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olduğu halde halk oyunları usta öğreticiliği yaparak yaşamını idame ettiren Ferhat Altuntaş, maddi manevi sorunları olduklarını, desteğe ihtiyacı olduklarını belirti.

Yirmi senedir sahnelerde halkoyunları icra ettiğini ve 7 senedir usta öğreticilik yaparak alanda öğrenciler yetiştirdiğini söyleyen Altuntaş, “Şu anda Artvin Kazım Karabekir Anadolu Lisesinde görev yapıyorum. Mustafa Varan ile beraber yürütüyoruz işlerimizi. Buradan da okul müdürümüz Osman Yıldız'a verdiği desteklerden ötürü teşekkür ediyoruz. Artvin'de halk oyunları artık bir gelenek. Çok zengin bir kültürümüz var, yarışma olsun olmasın Artvin halk oyunları kültürü; Türkiye'nin her yerinde tanınır. Çünkü hem dünya 1’inciliği hem Türkiye 1’incilikleri var. Küçük bir il olmamıza rağmen çok büyük illerle rekabet halindeyiz. Sağ olsunlar halkımız da bize destek veriyor ama bu destek sadece halk bazında kalıyor. Kurumlardan çok fazla da destek göremiyoruz. Maddi olanaklar kısıtlı diğer illere göre ama güzel işler yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Olanaklar kısıtlı

Usta öğreticilik yapanların pandemi sürecinde çok etkilendiğini ifade eden Altuntaş, “ Şu anda yaptığımız iş bu ve bunun bir güvencesi yok ama biz bu pandemi döneminde bile hiçbir zaman ayrılmadık. Usta öğreticilerle beraber yine halk oyunları ilgili çalışmalar yapmaya devam ettik. Bir şeyler icra etmeye devam ettik. Evet maddi zorluklarımız çok fazla, olanaklarımız çok kısıtlı fakat bir şekilde üstesinden gelmeye çalıştık. Tabii ki tek işimiz bu olduğu için biraz zor oldu ama atlatmaya çalışıyoruz” diyerek halk oyunlarına gönül bağı olduğunu, aileden gelen gelenek olduğunu söyledi, kendilerine halk oyunlarını öğreten ustalarının isimlerini sıraladı: Rahmetli İsmail Şahin olsun, Zeki Akalın hamdolsun şu anda mesela Mehmet Öngüner, Şeref Öngüner, Hüseyin Er, Murat Altuntaş; müzik bölümünde Ömer Altuntaş.

Gelen kısıtlama mantıksız

Artvin'i dışarıda temsil eden arkadaşlarının olduğunu aktaran Altuntaş, “İzmit'te Sakarya'da Artvin'i temsil eden çok iyi Artvinli usta öğreticiler var. İşlerini layıkıyla yapıyorlar. Biz zaten Artvin olarak elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Artık tüm Türkiye'de tanınıyoruz yani. Bu başarının sebebi de bir aile gibi olmamız, birlikte hareket etmemiz. Artvin'e dair yarışma formatının dışında bildiğim 7-8 tane daha oyun var. Aslında bu konularda araştırma da yapmaya başladık. Artvin'de çok eskiden düğünlerde oynanan oyunlarımız var, onların derleme çalışmalarını yapacağız inşallah. Pandemi süreci bizi etkiledi. Şu anda yarışma formatında bildiğimiz yirmiden fazla oyun olur. Ama sadece Artvin yöresi bilmiyoruz; zeybek olsun, teke yöresi olsun, halay olsun, öğrencilerimizle beraber bunları çalışıyoruz. İyi de işler yaptığımızı düşünüyorum. Daha daha güzelleri olacak” dedi ve Artvin halk oyunlarına gelen kısıtlamanın mantıksız olduğunu, sadece el ele oynamaya gerek olmadığını ve el ele tutuşmadan da öğretildiğini belirtti.

Farklı yöre oyunlarını öğrenmek önemli

Pandemi döneminde farklı yöreler çalıştıklarını açıklayan Altuntaş, “Yöre olarak mesela zeybek çalışıyoruz. Artvin yöresi çalıştığımız da oluyor. Tabii ki bunlar solo oyunlar üzerinden gitmeye çalışıyoruz. Fakat diğer oyunları da öğretiyoruz yani bu bir engel teşkil etmiyor ama böyle takdir ettiler böyle gördüler. İyi oldu aslında diğer yöreleri de öğrencilerimize öğretmemiz güzel oluyor. çünkü konservatuara gidecek öğrencilerimiz olacak. Bunları öğrenmesi güzel çünkü seçmelere gittiği zaman zorlanmayacaklar. Biz de öğrencilerimizin hayatında böyle bir rol oynadığımız için mutluyuz. Biz halk oyunları federasyonuna bağlıyız, pandemi sürecinde pek bir destek göremedik fakat bizim yarışmalarda Artvin olarak sergilemeye çalıştığımız şey kültürümüzün özünü bozmadan, geleneksele uygun olarak sahnede icra etmeye çalışıyoruz. Hiçbir adım eklemeden ya da müziğe bir şey eklemeden bir şeyler icra etmeye çalışıyoruz. Bütün usta öğretici olarak buna çok dikkat ediyoruz çünkü işimize sıkı tutunmazsak kültür yozlaşmasına uğrarız, erozyona uğrarız. Alttan gelen nesil, yanlış şeyler öğrenir. Bunlara çok dikkat ediyoruz. Artvin'i gerçekten dışarıya tanıtan şeylerden 1’incisi bana bir halk oyunlardır, 2’ncisi Kafkasör Festivalimizdir. Yalnız o kadar çok Türkiye 1'inciliğimiz var ki, insanlar bunu artık görmemezlikten geliyor. Sıradan bir iş gibi geliyor ama değil. Değerimizin anlaşılması lazım, daha çok destek olması lazım. Çok kısıtlı imkânlarla ve olanaklarla bu işi yapıyoruz. Hatta kendi cebimizden de yiyoruz, çocuklar mağdur olmasın, dışarı gittiğimiz zaman en iyi şekilde bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Kurumlar destek vermiyor

Usta öğreticilerin belli eğitimlerden geçtiğini, sahne kurgulaması üzerine kendilerinin çalışma yaptığını anlatan Altuntaş, “Bu konuda yetenekliyiz, iyi de yapıyoruz. Müzik evet çok pahalı bir sektör, çünkü bir müzik yaptırdığın zaman nereden baksan en az 30-40 bin liradan başlıyor. İyi bir müzik ortaya çıkartmak istiyorsan bu çok büyük bir külfet, aynı zamanda kostüm çok büyük bir külfet çünkü pahalı. Yeri geldi mi Belediye ile konuşuyoruz, Valilik ile konuşuyoruz. Eskiden bu konular kolay halledilirdi şimdi göz ardı ediliyor. Biz eşimiz, dostumuz, tanıdıklarımızla bir yerlere ulaşıyoruz; onlar sağ olsunlar yardım da ediyorlar. Kurumlardan daha çok destek almamız gerektiğini düşünüyorum, yerel ticaretle uğraşan iş insanlarımızdan daha çok destek bulunması gerektiğine inanıyorum. Bu yönde de çalışmalar yapıyoruz. Müzik konusunda tabii ki bir şey yapmamız gerekiyor. Maddi imkânı da bulmamız gerekiyor, onu da inşallah halledeceğiz. İnşallah kurumlarımız da yerel olarak bize desteklerini esirgemezler. Esirgeseler de bir şekilde bir çözüm yolu bulacağız, üreteceğiz” diyerek yarışmalara kulüplerin adı altında girdiklerini fakat ayrı ayrı kulüpler olsa da usta öğreticilerin hep birlikte çalıştıklarını, en iyi çocukları seçerek ya da yetiştirerek yarışmalara hazırlandıklarını ifade etti.

Usta öğreticiler birlikte hareket ediyor

Yarışmaların amacından bahseden Altuntaş, “Yarışma sadece halk oyunları yarışsın diye yapılmıyor. Çocuklar o sahneye çıktığı zaman, yüz kişinin, üç yüz kişinin oynadığı zaman, çocuğun özgüveni olumlu yönde etkileniyor ve çocuk artık insanlardan utanmıyor, bir şey icra edeceği zaman ya da anlatacağı zaman utanmıyor, çünkü o özgüven aşılaması çok farklı bir şey. Burada 15 tane usta öğretici varız. Hiçbirimiz birimizden ayrı iş yapmıyoruz. Onun ekibi, bunun ekibi yok bizde. Hepimiz beraber çalışıyoruz. Onun öğrencisi benim öğrencim, benim öğrencim onun öğrencisi ve çocukları sosyal alanda da kontrol ediyoruz yani kötü alışkanlıkları olmasın. Ailenin olmadığı yerde biz onlara çalışıyoruz, hem maddi hem manevi olarak çocuklara yardımcı olmaya çalışıyoruz” dedi ve çalışma yapmak için salon sıkıntısı çektiklerini söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.

DİLAN ŞAHİNBAŞ