YEREL
Giriş Tarihi : 27-11-2021 13:13   Güncelleme : 27-11-2021 13:13

Toplumun her kesimi eğitilmeli

Toplumun her kesimi eğitilmeli

Artvin Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Avukat Elif Oya Gültekin, şiddet mağduru kadınların sosyal ve hukuksal haklarına dair bilgilendirici açıklamalarda bulundu.

Şiddet mağdurunun ve şiddet tanığının yararlanabileceği haklar hakkında açıklama yapan Avukat Elif Oya Gültekin,Baromuzca, yönetim kurulumuzca ve komisyonca düşüncemiz şu; kadınlara özellikle sosyal hayatta daha az yer alan kadınlara gerekirse mahalle mahalle dolaşarak haklarının neler olduğunu hatırlatmak. Çünkü maalesef şiddet olayları utanılacak bir olay gibi göründüğü için kadın çoğu zaman sesini çıkarmıyor ve bu olaylar devam ediyor.Biz de onlara haklarını hatırlatmak için önce billboardçalışması yaptık ama bundan sonra da komisyon olarak da eğitim çalışmalarımız olacak. En azından kadınların hangi durumların şiddet olduğunu bilmesi gerekiyor. Örneğin kayınvalide ve kayınpeder ile yaşamayı çoğu kadın istememesine rağmen bunun şiddet kapsamında olduğunu bilmiyor” dedi.

Kadınlara yönelik yararlanabileceği durumlardan bahseden Gültekin, “Bir sosyal bir hukuk devletiyiz,Devletin her türlü kadına karşı şiddeti önleyecek tedbirler alması gerekmektedir. Bu önleyici tedbirlerin dışında mahkeme aşamasına gelene kadar kadına Psikolojik destek, sağlık Tedbiri gibi uygulamaları sağlaması gerekiyor. Hatta barınma imkanı da vermesi gerekiyor. Tabii ki bu devletin hem önleyici yükümlülüğü hem de aktif olarak da faaliyet göstermesi gereken bir alan ama sadece kadına yönelik şiddete karşı devlet olarak değil yine sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri de faaliyetlerde bulunabilir. Zaten aktif olarak a faaliyetlerde bulunduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye Barolar Birliği çatısı altında yardım komisyonu olduğunu hatırlatan Gültekin şu ifadeleri kullandı:

“Çalışan kadınların oluşturduğu bir komisyon, bunun faydası ne diye bakacak olursak hukuki açıdan şunu görüyoruz; şiddet gören kadının hakların anlamak için bir avukata ihtiyacı olabilir, duruşmalarda bir avukata ihtiyacı olabilir, ceza dosyasında, soruşturma aşamasında bir avukata ihtiyacı olabilir ve parası olmayabilir ya da parası vardır ama üzerinde baskı vardır. Bu durumda avukata ulaşma ihtimali kısıtlanmış olur biz bunun önüne geçmesi için adli yardım Kurumu'ndan bahsetmek istiyoruz.

Adli ardım kurumu barolarda komisyondan önce oluşturulan bir kurum ve ihtiyacı olan kişinin başvurması halinde ücretsiz olarak kendisine bir avukat hakkından faydalanma hakkı veriliyor,başvurusu yeterli görülürse tabii ki. Bu durumda atanan avukat hiçbir ücret talep etmeden hukuki yardımda bulunuyor. Yapılan başvurularda alınan koruma tedbirlerinde kadın ya da aile içi şiddet mağdurunun herhangi bir harç gideri ödemeden yargılaması yapılıyor karşı tarafın, bu durumda da büyük bir kolaylık sağlanıyor.

Belediyelerin sığınma evleri barınma için imkanlar oluşturulabilir bu durumda kendi illerindeki Belediyelerde Eğer bu imkân sağlanmışsa şiddet mağdurları Belediyelere başvurarak bu imkanlardan faydalanmayı talep edebilirler bu şekilde sosyal koruyucu önlemler ve tedbirler alınabilir.”

Kadınların veya bu mağduriyete tanık olanların neler yapması gerektiğini dair açıklamalarda bulunan Avukat Gültekin, “Bizim toplumda şikâyet ve ihbar yolu görünmüş.Şikâyet dediğimiz direkt şiddete maruz kalmış kişilerin başvurabileceği yoldur. Kadın bu yolu kullanarak gerek kolluk kuvvetlerine gerek savcılığa gerek valiliğegerek Aile ve Sosyal Çalışma Bakanlığı'na gerekirse Mülki İdare amirlerine başvurabilir ve şiddeti şikâyet edebilir. İkincisi ihbar bu şiddete maruz kaldığını düşündükleri kişiler için başka kişilerin kolluk kuvvetlerine haber vermesine dayanır. Az önce saydığım makamlara,bu kişiler başvurarak şiddete uğrayan birinin olduğunu haberdar ederler” dedi.

Artvin Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak eğitim çalışmaları gerçekleştireceklerini dile getiren Gültekin, “Gerekirse mahalle mahalle gezerek, o mahallede yaşayan kadınlara ve erkeklere aydınlatma metinleri dağıtılarak; kadına yönelik şiddet nedir? Bunu önlemek için alınabilecek tedbirler nelerdir? Şiddet anında neler yapılması gerekir? Kadınların hakları nelerdir? Hukuksal olarak hakları nelerdir gibi haklarını hatırlatarak, Avukat haklarına nasıl yararlanabileceklerine, baroya nasıl başvurabileceklerine dair aydınlatmalar yapacağız. Onların yalnız olmadığını bir kez daha hissettirmek istiyoruz baroca da Kadın Hakları Komisyonu olarak.

Keşke bunları yapmak zorunda kalmasak ama maalesef kalıyoruz. Artvin'de de kadına şiddet var, kadın cinayeti var. Bence bu toplumun sadece okumayan veya çalışmayan kadın kesiminde değil, eğitimli üst düzey erkek ve kadınların da şiddet eğilimi olduğunu ama bu durumu saklama eğilimlerinde olduklarını görüyoruz. Bu nedenle toplumun her kesiminin eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Şiddet mağduru kadınların hukuksal olanaklarını aktaran Gültekin şu ifadeleri kullandı:

“Şiddet bizim Ceza Kanunumuzca suç olarak sayılıyor. Medeni Kanun’da da aynı şekilde ve baktığımız zaman ceza kanununda şiddetin suç olarak sayılmasının yanında kadına, eşe, yakına karşı işlenmesi ağırlaştırıcı neden sayılır. Örnek vermek gerekirse; kasten öldürme suçunun cezası ceza kanunda müebbet hapistir, eşe karşı işlenen öldürme cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Aslında nitelik olarak artırım sebebidir. Yasa ile birlikte görevli mahkeme Aile Mahkemesi görülmüştür. Karar makamı Aile Mahkemesi olacaktır. Buradaki makamda aile mahkemesidir ama Artvin'de aile mahkemesi yok. Aile mahkemesine bakan Asliye hukuk mahkemeleri genel etkili olduğu için Asliye Hukuk Mahkemesi bakıyor. Burada bir başvuruda bulunacak da Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine başvurmak gerekiyor.”

Artvin Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Avukat Elif Oya Gültekin açıklamasını şu ifadeleri kullanarak sonlandırdı:

“Kişinin uyup uymadığına dair şikayetler dahilinde, mahkemelerce denetimle Aile ve Sosyal Çalışma Bakanlığı'nın denetimleri ile, teknik takiple izleme sistemi dediğimiz elektronik kelepçe ile yapılıyor.Kelepçe uygulaması faydalı çünkü hem mağdur hem de elektronik kelepçe takılan kişinin nerede olduğu belli oluyor. İki tarafa da sinyal veriyor ve Genel merkeze gidiyor kimin nerede olduğu görünüyor ve mağdura yaklaşması engelleniyor.

KADES gibi uygulamalar kadına şiddetin fark edilmesi ve fark verildiği anda o kadının çaresizliğiyle ilk kimden yardım alabileceği konusunda kolaylık sağlıyor. Ev İçinde, küçük çevrede sesini kime duyurabilir konusunu netleştirmek için yapılıyor. Herkes de bu uygulamanın olması gerekir. Çünkü direkt haberdar ediyor. Biz eğitimlerimiz de de bu uygulamayı göstermeyi düşünüyoruz sosyal medyadan faydalanmak.”

Dilan Şahinbaş