YEREL
Giriş Tarihi : 05-05-2021 13:28   Güncelleme : 05-05-2021 13:34

Tıbbi Aromatik Bitkilerde İhtisas Üniversitesi AÇÜ

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Mustafa Sıtkı Bilgin, üniversitede yürütülen çalışmalar ve gerçekleştirilmesi planlanan projelerle ilgili basın toplantısı düzenlendi.

Tıbbi Aromatik Bitkilerde İhtisas Üniversitesi AÇÜ

DİLAN ŞAHİNBAŞ

AÇÜ Rektörü Bilgin, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından ihtisaslaşma programına alınan üniversitede, "Tıbbi-Aromatik Bitkiler" ihtisaslaşma alanında yürütülen çalışmalar ve gerçekleştirilmesi planlanan projelerle ilgili basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Tıbbi Aromatik Bitkiler İhtisaslaşma Koordinatörlüğü yetkilileri katıldı.

Başta kozmetik sanayi, ilaç sanayi…

Artvin Çoruh Üniversitesi’ni vizyon ve misyonuyla ilgili ve özellikle de son dönemlerde Tıbbi Aromatik Bitkilerle ilgili çalışmalar hususunda bilgilendirme vermek amacıyla basın toplantısı gerçekleştirdiklerini, pandemi sürecinin ve Ramazan ayının çalışmalarını etkilemediğini bu süreçte de yeni çalışmalar yaptıklarını belirten Bilgin, “Üniversitemiz öncelikle Gökkuşağı Bölgesel Kalkınma odaklı bir proje üniversitesi ve bu çerçevede Tıbbi Aromatik Bitkilerde ihtisas üniversitesi olarak seçilmiştir. Artvin’in çevresi, doğası, doğal habitatı ve şehrimizin dinamiklerinin büyük etkisi olmuştur bu sürece. Buradaki amaç, hedef bölgesel kalkınmayı ve Artvin ekonomisine katkı sağlamak, hizmet etmektir. Bunu nasıl yapacağız? Bilimsel çalışmalarla ve yine tıbbi aromatik bitkilerle ilgili yapılacak bilimsel çalışmalar çerçevesinde elde edilecek doğal ürünleri başta kozmetik sanayi, ilaç sanayi ve gıda sanayi olmak üzere belli alanlarda üretimler sağlamak ve doğal üretimler yapmak bizim üniversitemizin temel amaçlarından, hedeflerinden birisi budur. Dolayısıyla biz tıbbi aromatik bitkilerden doğal ürünler elde etmek suretiyle özellikle ilaç sanayide, gıda sanayide ve kozmetik sanayide doğal ürünler elde etmeyi planlamaktayız bununla ilgili çalışmalar yapmak üzere üniversitemiz bilimsel faaliyetlerine devam ediyor” dedi.

Çalışmalar devam ediyor

Artvin’de bulunan endemik bitkilerin korunması, tehlikeye düşen bitki türlerinin korunması ve geliştirilmesi içinde çalışmalar yapmak üzere Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nin kurulduğunu açıklayan Bilgin,  “Üniversitemizde bununla ilgili bir araştırma merkezi kurulmuştu, burada da bitki çeşitliliğini artırmak, tıbbi aromatik bitkilerle ilgili çalışmalar yapmak ve bu alanda bu bitkileri çeşitlendirmek, yaygınlaştırmak bitki gen laboratuvar oluşturmak, bitki genlerini korumak, bunlarla ilgili çalışmalar yapmak üzere çalışmalara devam ediliyor. Bununla ilgili çalışmalarda botanik bahçesinin bulunmuş olduğu çalışmalarda hemen hemen sona gelinmiştir. Bir diğer nokta tıbbi aromatik bitkilerle ilgili üniversitemizin çok mühim ileri teknolojiye sahip olması, Türkiye’de başka yerlerde olmayan bir laboratuvara sahibiz, burada da çalışmalar devam etmektedir. Bu çerçevede yapılan çalışmalara baktığımızda özellikle bizim, benim görevi devralmamdan sonra bir takım yeni merkezler oluşturmak için harekete geçilmiştir, planlama yapılmıştır ve icraat safhasına konulmuştur” diyerek, Artvin’de arıcılık tesisinin kurulması, Artvin zeytininin korunması ve geliştirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılacağını ifade etti.

Birçok üniversite ile protokol imzalandı

Artvin’in çok mühim potansiyeli olan ormanların korunması üzerine çalışmaların geliştirilmesi ve bununla ilgili de orman ürünlerinden sanatsal ürünler, mobilya sektörüne yönelik ürünler elde etmek üzere, mobilya sektörünün gelişmesini sağlamak üzere endüstriyel tasarım, araştırma ve uygulama merkezi kurulmasının kararının alındığını ve bu merkezin hemen hemen kurulum çalışmalarının bitmek üzere olduğunu söyleyen Bilgin, “Yine bu çerçevede AÇÜ olarak diğer üniversitelerde teknik ve eğitim iş birliği protokolleri imzaladık. Lokman Hekim Üniversitesi, Iğdır Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi gibi çeşitli üniversitelerle başta tıbbi aromatik bitkiler olmak üzere bilimsel ve teknik iş birliği protokolleri imzalanmış ve bu protokoller bu çeşitlendirme çalışmaları devam etmektedir. Artvin Çoruh Üniversitesi olarak bizim hedefimiz yeni bir yönetim, vizyon ve misyon anlayışıyla Kafkasya’da bölgesel bir bilim merkezi olmak istiyoruz. Malum Kafkasya’nın jeopolitik önemi ortada; üç ana denizi ve Hazar denizi birbirine bağlayan ve Türkiye üzerinden Akdeniz’i birbirine bağlayan kilit bir coğrafya. Dünya enerji kaynaklarının petrol, doğalgaz gibi kaynakların yüzde kırkının olduğu bir bölge. Dünya küresel güçlerin, küresel siyasetin en çok yoğunlaştığı alanlardan birisi. Bir tarafta ABD’nin Karadeniz’deki politikaları, Ukrayna meselesi, Balkanlarda ABD’nin Rusya’ya karşı bir kuşatma politikasını takip etmesi, Çin’in Gökkuşak kapsamında Kafkasya ve Türkistan bölgesindeki icraatları, projeleri diğer taraftan Rusya’nın bölge gücü olarak politikaları son dönemde ivme kazanmıştır. Bölge bir satranç tahtası haline dönüşmüştür. Bu çerçevede de Türkiye’nin, Azerbaycan’la geliştirdiği ilişkiler ve Türk Cumhuriyetleri ile oluşturacağı, oluşturduğu yakınlıkla iş münasebeti ile Türkiye’nin bu alanda ve özellikle önümüzdeki süreçte Kafkasya’nın önemi daha da artacaktır. Çünkü Kafkasya koridoru enerji jeopolitiğinin geçtiği bir koridordur. Avrupa’ya giden büyük Hazar havzasının Rus enerji kaynaklarının Kafkas enerji kaynaklarının geçtiği bölge, dolayısıyla bölgenin ehemmiyeti gün geçtikçe artmaktadır ve bunun içinde bu bölgede hemen Gürcistan’ın sınırında Ermenistan ve Azerbaycan’a yakın olan Artvin şehrimizin jeopolitik önemi burada ön plana çıkmaktadır” dedi Artvin Çoruh Üniversitesi’nde siyasal gelişmeler, küresel gelişmeler, küresel siyasette meydana gelen gelişmelerle ilgili çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

Kadim proje: İpek yolu projesi

Artvin Çoruh Üniversitesi olarak bunun bilincinde olduklarını, bu tür jeopolitik ve stratejik çalışmalara da ağırlık verdiklerini bu çerçevede de İpek Yolu projesi çalışmasını ön plana aldıklarını aktaran Bilgin,  “Kafkas projesi planımız var, bununla ilgili çalışmalarda devam etmektedir. Karabağ zaferi sonra çok mühim bir zaferdi Türk dünyası için, Azerbaycan için. Türkiye ve Azerbaycan iş birliği de Türkiye’nin, Türk devletler ile iş birliğinin elini çok güçlendirecektir. Önümüzdeki süreçte Kafkasya’nın bir satranç tahtası haline geleceği düşünüldüğünde dolayısıyla buna yönelik çalışmalar devam etmektedir ve çerçevede de Artvin Çoruh Üniversitesi Uluslararası olmaya yön vermektedir. Özelliklede Kafkas ülkeleri Rusya olsun, Türk Cumhuriyetleri olsun, yine Balkan ülkeleri… Karadeniz karşımızda. Bu ülkelerden öğrencileri çekmek, Artvin Çoruh Üniversitesini cezbetmek üzere çalışmalar yapmaktayız.  Bu çerçevede de belli bir oranda uluslararası olmak için de önemli bir seviyeye geldik ama bunu da artırmak düşüncesindeyiz” diyerek Artvin Çoruh Üniversitesi olarak planlarının, çalışmalarının ve hedeflerini açıkladığını belirtti.

‘Tıbbi aromatik bitkiler alanında müdanasız üniversiteyiz’

Tıbbi aromatik bitkilerden, ahşap malzemenin korunmasına yönelik bir özüt madde elde edildiğini, ayrıca yine bu bitkilerden hijyen gerektiren ortamlarda, çocuk oyuncaklarında, eczanelerde, kullanılmak üzere hijyen üretiminin bu bitkilerden sağlanması hedeflendiğini bildiren Bilgin, “Bununla ilgili çalışmalarda devam etmektedir. Biraz öncede belirtiğim gibi biz tıbbi aromatik bitkiler alanında müdanasız bir üniversiteyiz. İhtisaslaşan bir üniversiteyiz. Onun içinde doğal bitkilerden kimyasal katkı olmadan üretim gerçekleştireceğiz” dedi.

İlk aşama tamamlandı

Prof. Dr. Hüseyin Peker yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek,  “Sayın Rektörümüzün gayretleri ve destekleri ile çalışmalarımız devam ediyor. Gerek ihtisas üniversitesi olmamız gerekse orman kalitesi olarak lokomotif olmaktayız. Dolayısıyla da gerek Orman Mühendisi, gerek biz hocamla birlikte olmakla beraber ihtisas bölümü öğretim üyesi olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Biz Sayın Rektörümüzün de beyan ettiği gibi bugün ahşap endüstrisi Artvin için önemli seviyede, çok büyük orman kaynaklarımız var. Birçok ülkede koruyucu amaçla kullanılan madde mevcut ama bizde ana odak olarak bölgemizde bulunan tıbbi aromatik bitkilerden ne yapabiliriz diyerek yola çıkaraktan gerek yöremize özgü bu bitkilerin atıklarından, artıklarından ve yapraklarından yola çıktık ve küçük üretimler gerçekleştirdik. Küçük çalışmalar oluşturduk. Bütün bu ürünün doğal organik bir ürün olması hedeflendi ve yapmış olduğumuz çalışmaların analizlerini, testlerini yaptık. İlk aşamayı tamamladık şu an 2’nci aşamasına geçeceğiz. Tıbbi alanda bitkilerde genel bir yapı var, bu yapı antioksidan, anti bakteriyel bir yapı. İnsan ve çevre sağlığına yüzde yüz etki etmesi, gıda sanayisinde, ilaç sanayinde ve diğer alanlarda etki etmesi gibi etkenler bizi ahşap sanayide bunu değerlendirme noktasına götürdü” dedi.

Kimyasal madde yok

Özellikle çocuk oyuncaklarında, hijyen gerektiren alanlarda, hastanede, eczanede ve insanların bulunduğu tüm ortamlarda ahşabın kullanıldığı tüm ortamlarda tıbbi aromatik bitkileri bir madde olarak değerlendirdiklerini belirten Peker, “Dünyada ve ülkemizde çokça çalışmalar mevcut. Tıbbi aromatik bitkilerle çalışma mevcut değil.  Bunlar patlıcan, domates, biber gibi bitkiler tarih boyunca denenmiş. Bunlar koruyucu madde, boya maddesi olarak denenmiş biz bunu emprenye maddesi olarak getirdik. Ama ikinci aşamada özellikle belirtmek istediğim bu anti bakteriyel yapının bir ahşap malzemede örneğin, çocuk oyuncağı ürettik emprenyesini yaptık ne kadar koruyuculuğa sahip diye. Burada önemli olan nokta; bu maddeleri hazırlarken kesinlikle kimyasal bir madde kullanmadık. Tamamen su ve su bazlı gitmeye çalıştık tıpkı su bazlı vernik gibi, verniğin çözücüsü su bugün birçok kişi biliyor fakat diğer kısmı kimyasal biz bunu tamamen organik bir ürün olarak algılıyoruz. İnşallah 2’nci aşamadaki çalışmalarda bunu daha da netleştiririz” dedi.

Keşfedilmemiş birçok bitki

Doç. Dr. Şule Ceylan ise  “Tıbbi aromatik bitkiler eski çağlardan beri kullanılmaktadır. Eski çağlarda deneme yanılma yöntemi ile bitkileri kaynatarak kullanımını yapmışlardır. Hali hazırda bazı hastalıkların tedavilerin olmaması bizi bu alana itmiştir” diyerek daha keşfedilmeyen ve keşfedilmeyi bekleyen çok fazla bitki olduğunu, bu anlamda bitkilerin çok büyük antioksidana sahip olduğunu belirtti.

 Günümüzde yeşil çayın kalp hastalıklarına karşı iyi olduğunun tıbbi olarak kanıtlandığını açıklayan Ceylan sözlerini “Artvin’e özgü birkaç projemiz var bununla ilgili ilerleyen süreçlerde iyi sonuçlar alındığı takdirde sabun, şampuan gibi üretimlerde planlanmaktadır” ifadeleriyle sonlandırdı.