YEREL
Giriş Tarihi : 13-12-2021 17:30   Güncelleme : 13-12-2021 17:30

Tepurdan Oklavaya Geçmişten Gelen El İşçiliği

Tepurdan Oklavaya Geçmişten Gelen El İşçiliği

El emeği göz nuru ürünler pazara indi. Ömer Şahinbaş, her tür ağaca şekil vererek ürettiği tahta kaşık, tepur, oklava el emeği göz nuru ürünleri her hafta pazara çıkararak vatandaşlara sunuyor.

İnce bir ustalık isteyen ve çoğu insanın yapmaktan ve kullanmaktan vazgeçtiği ürünleri Şimşir, karaağaç, gürgen gibi ağaçlardan işleyerek tezgahlara indiren Sümbüllü Köyünden Ömer Şahinbaş “Geçmişten gelen geleneği devam ettiriyorum ama benden sonra devam ettirecek kimse kalmadı” dedi.

Yıllardır hobi olarak her tür ağaca şekil verdiğini ve kullanım araçları yaptığını belirten Şahinbaş, “Bir gün neden bunu ticarete dökmüyorum ki dedim ve pazara tezgah açmaya başladım. Tezgahımda sofradan, kaşığa, tepurdan çerezliğe, doğrama tahtasından oklavaya varana kadar birçok ürün bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Yaptığı işin ince ustalık gerektirdiğini belirten Şahinbaş, “Bu işi yaparken kaliteden ödün vermeyeceksin, yaptığın, ortaya çıkardığın ürün beğenilecek ki satılsın.Aksi taktirde satılmaz. Beğenilmez ise kimse yüzüne bakmaz, ben şu anda mal yetiştiremiyorum. Sipariş usulü çalışıyorum. Müşterim bana sofra yap diyor, ben sofra yapıyorum veya başka bir ürün istiyor onu yapıyorum” dedi.

Geçmişte evlerde porselen tabakların, metal kaşıkların kullanılmadığını, ahşaptan yapılan ürünlerin kullanıldığını ve kendisinin de geçmişten gelen bu geleneği yaşatmak istediğini dile getiren Ömer Şahinbaş “Gençler bu mesleği öğrenmek istemiyor, Halk Eğitim’de kurs açıp ücretsiz kurs vereyim diyorum ama kimse yanaşmıyor. Bu iş çok kârlı, kazançlı bir iş ama kimse öğrenmek istemiyor. Halk Eğitim Merkezi yetkililerinin gelip “Sen bu işi yapıyorsun ama gençlere de bunu öğret, birisi bunu devam ettirsin, bundan geçimini sağlasın, çünkü bu işin çok güzel geliri var” demesi lazım ama kimseden ses çıkmıyor” diyerek şu an Artvin’de ahşabı işleyip ürün çıkartan ve bundan kazanç elde eden tek kişi olduğuna dikkat çekti.

Ürün fiyatlarının malzemesine göre, boyutuna göre, işçiliğine göre değişiklik gösterdiğini açıklayan Şahinbaş, “Ne kadar işçiliği fazla ise maliyeti o kadar artıyor.İşçilik az ise düşük oluyor. Tezgahlardaki en düşük ürün 5 TL, en fazla da 60-70 TL. Tezgahlarda büyük kaşık var, küçük kaşık var, kepçeler var, oklavalar var kısacası her şey var” dedi.

Eğlenceli bir alan olduğunu söyleyen Şahinbaş, “Bu işte sıkılmanı gerektirecek bir şey yok.  Kendi başınasın, karışanın yok, kazancın iyi. Bundan iyi iş yoktur bence.Ben buraya her geldiğimde 1000-1500 TL alıp gidiyorum.Ben sanat okulunda okudum, 1981 mezunuyum.Biraz bunun etkisi oldu, kendim de çaba gösterince öğrendim. Bu kaşığı yapmak öyle basit bir şey değil, bir sürü uğraşı var, beceri gerektiriyor ama sonuç olarak kazancı iyi. Kurumayan, çürümeyen, ne zaman istesen satabileceğin bir malzeme, herkesin ihtiyacı olan bir malzeme” ifadelerini kullandı.

Dilan Şahinbaş