YEREL
Giriş Tarihi : 07-06-2022 13:20   Güncelleme : 07-06-2022 13:20

Temel iddia: Türkiye’yi Artvin gibi yapmak

Temel iddia: Türkiye’yi Artvin gibi yapmak

CHP’den 102 milletvekili 51 kente giderek halkın nabzını tutuyor. "Sorunu biliyoruz, çözeceğiz" çalışması için CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat Artvin’e geldi. Özgür Karabat, “20 yıllık AKP döneminin ülkemize ne kadar zarar verdiğini de görüyoruz. Vatandaşlarımız bu yanlış politikaların vermiş olduğu zararı görmüş ve sonuna kadar da yaşamış duruma gelmiştir. Ekonomik olarak yapılan hataları maalesef hepimiz çekiyoruz" dedi.

CHP'den 102 milletvekili 51 kente giderek halkın nabzını tutuyor. "Sorunu biliyoruz, çözeceğiz" çalışması içinCHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat Artvin’e geldi. CHP YDK Üyesi İzmir Milletvekili Mahir Polat, CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, CHP YDK Sekreteri Sezgin Kaya, CHP YDK Başkan Yardımcısı Ahmet Ersen Özsoy, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanvekili Sait Atalay da Artvin’e gelerek programa dahil oldu.

Dört günlük saha çalışmasının ardından CHP İl Binasında basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasında konuşma yapan Mv. Özgür Karabat, güzel bir ziyaret olduğunu dile getirdi. Ziyaretlerin temel amacına değinen Karabat, “Partimiz uzunca bir süredir Türkiye’yi karış karış geziyor. Sadece milletvekilleri değil Genel Başkanımız da geziyor. Sadece milletvekilleri değil ilçe başkanlarımız, il başkanlarımız, örgütümüz de geziyor. Aynı zaman da partimizin mutfağı da çalışıyor. Politika üretme anlamında, Türkiye’nin sorunlarını tespit etme ve onlara çözüm geliştirme anlamında da çalışıyoruz. İktidara geldikten sonra hangi yasal düzenlemeleri yapacağımıza dair de çalışıyoruz. Dolayısıyla bu gezileri yaparken sadece şu amaçla gelmedik; iktidarı eleştirelim, onlara sert girelim diye değil aynı zamanda Türkiye’nin sorunlarına ne kadar vakıf olduğumuzu ve nasıl çözeceğimizi ortaya koymak, çözüm önerilerimizi de test etmek üzere buraya geldik” dedi.

Artvin ve ilçelerinde gezerken gördüklerine değinen Karabat, “Aslında söylediğimiz sözler ve çözüm önerileri ile buradan söylenen şeyler büyük oranda örtüşüyor. Her anlamda iktidara hazır bir partiyiz. Muhtarlarla konuştuğumuz da bizim çözüm önerilerimizle aynı şeyleri çözmüş olmalarından son derece mutlu olduk. Ticaret ve Sanayi Odasında aynı şeyleri gördük, Ziraat Odasında aynı şeyleri gördük. Taşıyıcı esnafıyla bir araya geldiğimiz de aynı şeyleri gördük. Şunu söylemek isterim ki biz bu noktadan itibaren sorunları nasıl çözeceğimizi anlatmak istiyoruz. Genel Başkanımız da iktidara yürürken bunu yapıyor. Başka bir noktaya işaret etmek isteriz; heyetlerimiz bir ile geldiğinde aynı zamanda o ilin tanıtımlarıyla ilgili de görevler üstleniyorlar. Büyük bir mutlulukla söylemek isterim ki Türkiye’nin en güzel illerinden birine kura çekmişim. Artvin güzel bir il, çok önemli detayları var, sahip çıkılması gereken değerleri var. Türkiye’de çevrecilik anlamında sembol illerden bir tanesi. Doğa güzelliği, doğal mirası açısından çok önemli bir il. Bana göre bütün ilin milli park ilan edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Karabat açıklamasının devamında, “Artvin bu kadar güzelken, bu kadar zenginken, burada o kadar önemli değerler yaratılırken Artvinli bu değerlerden ne yazık ki nasibini almıyor. Artvin’in en önemli zenginliği derelerine HES’ler kuruluyor, enerji santralleri kuruluyor ve oradan yaratılan zenginlikler Artvinliye aktarılmıyor. O zenginlikleri yöneten şirketlerin merkezleri burada değil. O şirketlerin ödediği vergilerden burada Artvin Belediyesi ne yazık ki nasibini almıyor. Artvin’de 3 harfli marketler var, Türkiye’nin her tarafında olduğu gibi, onların şirket merkezleri burada değil.  Artvin’deki bankaların şubelerine paralarını yatırmıyorlar. Aynı gecede arabalarla paralarını götürüyorlar ve kendilerine ait bankalara yatırıyorlar. Dolayısıyla Artvin bunlardan nasibini almıyor” dedi.

Artvin’de büyük bir orman kıyımı olduğunu vurgulayan Karabat, “O ihaleleri kimlerin aldığı, hangi şirketlere gittiğini kimse bilmiyor. Neye göre kesim yapıldığı, hangi standartları uygulandığını kimse bilmiyor. Bir ağaç haşeresinden bahsediyorlar, ağaç kurumasında bahsediyorlar ama ağaçları kurumaya terk eden politikalardan kimse bahsetmiyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız” ifadelerine yer vererek konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Dolayısıyla Artvin’in çok önemli ticari değerleri var; hepimiz biliyoruz ki fındık ve çay bu konuda önde ama Artvin’de öne çıkartılması gereken başka ticari ürünler de var. Bu konuda ne yazık ki Artvin Valiliği başta olmak üzere gerekli adımlar atılmamış. Sadece ilin milletvekilinin boynunun borcu olmuş. O Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bunlar dillendiriyor. Artvin’e devletten daha çok sahip çıkan bir Cumhuriyet Halk Partisi var ve bir Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili var.

Artvin’in balı var ama son zamanlarda arı ırkının korunması üzerinde problemler yaşanıyor. Bu konuda daha hassas davranmamız gerekiyor. Artvin’in hurması var daha iyi bir ticari ürün haline getirilmesi gerekiyor. Biz Artvin’in arka bölgelerinde hayvancılıkla ilgili, sığır üreticim, küçükbaş hayvancılıkla ilgili birlikleri ziyaret ettik hep beraber, gördük ki teşvik denen şeyler aslında usulüne uygun uygulanmıyor. Hem teşvikler yetersiz hem de gerçek sahiplerine ne yazık ki verilmiyor. Orantısızlıklar var; bir anaç koyunla ilgili 30 TL teşvik veriliyor, 30 TL kaç kilogram kıymaya denk gelir siz hesaplayız. Böyle bir çelişkili teşvik politikası ile karşı karşıyayız. Aynı şey sığır teşvikinde de geçerli. Sığır teşvikinde de ne yazık ki 550 TL olan buzağı teşviki 470 TL’ye indirilmiş. Eğer seralardan yem desteği alırsanız biraz daha fazla ama o da artırılmamış. Teşvikler enflasyondan hiç etkilenmiyor.

Arıcılıkta da benzer malzeme hibelerinde aynı şeyler söz konusu. Arıcılara yüzde elli hibe var. Ama arıcılıkla ilgili malzemeler yüzde iki yüze yakın artmış ama teşvik aynı noktada sabit kalmış. Garip bir durumla karşı karşıyayız. Dolayısıyla Artvin’in esnafı ayrı, Sarp’taki esnaf ayrı bir problem yaşıyor. Mazot artışı zaten herkesin problemi. Sarp Kapısındaki yığılmalar hem ihracatçı esnafı zorluyor hem nakliye esnafı açısından maliyetlerini artırıyor.

Yine çay nakliyecileri problemleri var, kur 6 lirayken, 6 lira 70 kuruşken alınan ihalelerde, kur 18 liraya gelmişken, benzin fiyatı artmışken sabit kalmış. Devlet büyük ihale yapanların ihalelerini güncellerken, onlara ihaleyi tasfiye hakkı verirken küçük nakliyeci esnafının ihalesi sabit kalıyor. Ne yazık ki ihalelerini güncellememiş. Şunu gözlemliyorum ki Artvin aslında kalkınma ile ilgili bir bölge artırılması gereken bir il. 4’üncü bölge şu anda, daha fazla pay alması için 6’ncı bölgeye çıkartılmasının çok önemli olduğunu gözlemliyoruz.

Muhtarlar Türkiye genelinde aynı şeyleri dile getirdiler. Ben buraya gelmeden önce belediyelerimizin durumlarına baktım, çünkü Artvin’de iktidardayız. Biliyorum ki biz bir dahaki geldiğimizde milletvekilleriyle gelmeyeceğiz. En geç seçim Haziran ayında olacağına göre bir dahaki dönem biz buraya bakanlarla geleceğiz. Dolayısıyla bakanlarımız Türkiye’yi dolaştığında zaman zaman belediye başkanlarımızın icraatta yaşadıkları güçlükleri, zaman zaman tek ayak üstünde yürümeleri ile ilgili çıkarttıkları engelleri de hep beraber aşacağız.

Artvin’deki CHP’li Belediyeler büyük bir mali disiplin gösteriyorlar. Bir Mali Müşavir olarak bunu tespit etmekten, saha tanıklık etmekten dolayı son derece mutlu olduğumu söylemek isterim. Aynı zamanda Artvin Merkez Belediyemizin uyguladığı gelir gider tablosunu bütün belediyelerimizin şeffaf bir şekilde asması, aslında Cumhuriyet Halk Partisi ve sosyal belediyecilik anlayışının, şeffaflık anlayışının çok önemli bir göstergesi. Çok önemli şeyler gördük. Akaryakıt giderleri diye bir gider var; akaryakıt fiyatları artarken CHP’li Belediyeler çok önemli oranda akaryakıt giderlerini azaltmışlar. Çünkü bir siyaset anlayışı beytülmala dokunmama anlayışı var; devletin malını kutsal görme anlayışı var, doğru yerde doğru harcamayı görme anlayışı var. Demek ki Sayın Belediye Başkanı çocuklarına özel araçlar kiralamıyor, belediyenin malına mülküne sahip çıkıyor.

Artvin’de konuşurken biz sadece iktidarı eleştirmiyoruz, iktidarda neler yapacağımızı söylüyoruz ve şunu söylememiz gerekir ki; temel iddiamız şu: Türkiye’yi Artvin gibi yapmak.”

Dilan Şahinbaş