YEREL
Giriş Tarihi : 23-08-2021 12:05   Güncelleme : 23-08-2021 12:05

SUYUMUZU KORUMALIYIZ

Arhavi Doğa Koruma Platformu ve Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği tarafından Dere Islahları ve Seller Hakkında Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirdi.

SUYUMUZU KORUMALIYIZ

Arhavi Doğa Koruma Platformu ve Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği, 21 Ağustos Cumartesi günü Arhavi Gösteri Merkezi’nde “Derelerimiz Kanal Olmasın” başlığıyla Dere Islahları ve Seller Hakkında Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda Pilarget halkı Projeye tepki göstererek, beton kanalların sel ve taşkınları önlemediğini aksine bu kanalların taşkınları daha da artıracağını belirterek yapılan ihalenin iptal edilmesini isterken, Arhavi, Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Fazlı Zoroğlu, ise daha önce yaptığı açıklamada DSİ tarafından yapılan ihale ile Pilarget havzasına 5 kilometrenin üstünde dere güzergahında beton kanal uygulaması yapılacağını, bunun yeniden yağacak yoğun yağmurlar sonrası bir felakete yol açacağını öne sürdü.

Devlet Su İşleri tarafından Arhavi derelerinin beton kanala alınarak ıslah edilmesi ihalesinin yapılmasının ardından derelerin beton kanallara alınmasına karşı çıkan Arhavi Doğa Koruma Platformu ile Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği dere ıslahları ve seller hakkında vatandaşları bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Arhavi Doğa Koruma Platformu sözcüsü Erdoğan Güler’in yaptığı toplantının katılımcı konuşmacıları Orman Mühendisi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Müteahhit Şahin Erkan, İnşaat Mühensidi Sami Fitoz, Elektrik Mühendisi Hasan Sıtkı Özkazanç, Arhavi Belediye Başkanı Vasfi Kurdoğlu, Hopa Belediye Başkanı Taner Ekmekçi ve Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Çervatoğlu, Pilarget Doğave Yaşam Derneği Başkanı Hazım Kurdoğlu, Fındıklı ve Hopa’da taşkın tesisleri bölgelerinden katılımcılar ve parti, dernek ve sivil toplum kuruluşlarından davetliler oldu.

Konuşmacılar, 22 Temmuz’da yağan yoğun yağmurların ardından derelerin taşmasına neden olan şeyin dere yataklarına yapılan hatalı müdahaleler ve dere yataklarında ki yanlış yapılaşmaların yanı sıra HES ve taş ocakları yapımı esnasında derelerin molozlarla doldurulmasına vurgu yaptı.

DSİ Tarafından 5 Temmuz’da yapılan ihale ve proje de derelerin beton kanallara alınması Projesinde birçok olumsuzlukların tespit edildiği belirtilen toplantıda, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin dünya ile Türkiye’nin en önemli sorunlarından bir tanesi olduğunu, bu nedenle vadiler ve derelerin her zamankinden daha fazla korunması ve kollanması gereken alanlar olduğu ifade edildi.

Birçok bölgede olduğu gibi Arhavi’de de vadilerin, HES’ler, taş ocakları, konkasör tesisleri ile paramparça edildiği açıklanan toplantıda, yüzme, piknik alanları ve dere kenarlarının herkes için çok önemli alanlar olduğu, Arhavi Merkez’den köylere kadar önemli bir bölümünü de içine alacak şekildeki yapılan doğa tahribatı sonucu alanların kullanılamaz hale getirildiği ve vatandaşların kullandığı alanların daraltılmış bir halde olduğu aktarıldı.

Bu belanın Çifteköprü’den başlayıp Mençuna Köprüsüne kadar olan bölümün her 2 taraftan da taş duvarla tahkim edilerek derenin kanal haline getirilmeye çalışılacağı ve böylece sözde taşkınların önlenmiş olacağı açıklanan toplantıda,  Bu açıkça bir yalandır. Biz bunun gerçek olmayacağını son yağan yağmurlarda bir kez daha pratik olarak gördük ve yaşadık.

Yine aynı şekilde Pilarget Vadisinde Ulu Kent’ten başlayarak Balıklı Tarihi Cami’ye kadar olan bölümün her iki taraftan da beton duvarla birlikte adeta tabut haline getirildiği vurgulanan toplantıda  “İnsanların topraklarının ve evlerinin korunmasından yanayız. Bunun içinde bu bölgelerde küçük müdahalelerle bunun gerçekleştirilebileceğini düşünüyoruz. Bu vadilerimizin bütünüyle bir kanal haline getirmenin hem milli kaynaklara israf hem de doğaya son derece zararlı imalatlar olduğunu düşünüyoruz. 5 Temmuz’da yapılan ihale ve proje de bunu gösteriyor. Çifteköprü ve Pilarget Vadisinde korunmaz bir şekilde derelerin tahrip edileceği yok olacağı bir gerçektir” denildi.

Burada yapılması gerekenin çözüm odaklı tek iş, bilim ve akıl ile sorunlara yaklaşmak olmalı denilen toplantıda, bilim insanlarının söylediklerinin ne derece önemli olduğunun gerçeğini görmemezlikten gelmek yaşanacak olumsuz olaylara davetiye çıkarmak demek olduğu söylendi.

Konuşmacılar, derelerin beton kanallara alınması durumunda suyun kalitesinin de düşeceğini ve suların yok olacağına dikkat çekerek “Bu durum içme suyumuzun azalmasına ve kalitesinin ise düşmesine neden olacak ayrıca suyumuzu pahalı içmek zorunda kalacağız. İçme su alanlarımızı koruma alanları haline getirmemiz lazım. Suyumuzu korumlayız çünkü suyumuz yoksa tarım alanlarımızda yok yaşamımızda yok demektir” dedi.

DİLAN ŞAHİNBAŞ