YEREL
Giriş Tarihi : 10-05-2021 13:43   Güncelleme : 10-05-2021 14:34

“Söz var çözüm yok”

Dilan Şahinbaş’ın sunumuyla Artvinli TV’de yayınlanan “Söz Sizde” programına, Artvin Emekli – Sen Yönetim Kurulu Üyesi Nigar Ata konuk oldu.

“Söz var çözüm yok”

Nigar Ata, programda emeklilerin sorunlarını ve taleplerini konuşarak durumu değerlendirdi. 

İşte programın detayları…

Kendinizi tanıtır mısınız?

TEDAŞ’ta 20 sene görev yaptım. Liseden mezun olduktan, sonra beş sene boyunca sıkı yönetimden sonraki tıkanıklar nedeniyle çalışamadım. 85’te ise TEDAŞ’ın açtığı sınavı kazanarak göreve başladım. Memurluk yaptım. Memurluk bence insanı öldüren bir meslek, hiç hoş ve verimli değil. Daha farklı işlerimiz olsaydı daha iyi olurdu ama o zamanın koşullarında bir lise mezunu için en iyisi o seçenekti.

Eski dönemlerdeki memur olma koşullarıyla şu an ki memur olma koşullarını karşılaştırırsanız aralarında ne gibi farklar var?

Şimdiki gençlerin işi çok zor ve sorunları çok büyük. Bir iki üniversite bitirip boşta gezen gençlerimiz çok fazla. Öğretmenlerin atanamaması da çok büyük bir sorun teşkil ediyor. Dile getiriliyor fakat çözüm yok. Bir çözümsüzlük içerisinde yaşıyoruz.

Şu an uygulanan Kamu personeli seçme sınavıyla ilgili görüşleriniz nelerdir?

Sayı çoğaldıkça bir şeyler üretiliyor. Personel sınavı bence geçerli bir unsur fakat konulan sözlü yanlış. Kişi sınav sonucu ile aldığı puan ile yerleştirilirse kalınca da daha doğru olur.

13 Milyon emekliden birisiniz, Türkiye’de bulunan 9 Milyon emekli açlık sınırının altında ve emekli aylığı alıyor. Milyonlarca emekli ve hak sahibi asgari ücretin çok altında aylık bir gelirle yaşamını sürdürmek zorunda kalıp, yaşadıkları geçim sıkıntısı yüzünden ciddi bir kısmı da emekli olduktan sonra tekrar çalışmak zorunda kalıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunlar ülkenin acı gerçekleri, emekli olup bir Avrupa ülkesiyle kıyaslanırsak çok ağlanacak bir durumdayız. Çözüm üreten yok. İnsan olabilmek için karşındakinin de acısını duyabilmek çok önemli. Bunları düşününce bir şeyler yapmak istiyorsunuz bu yüzden de diske bağlı sendikalar kurulmaya başlandı. Ben emekli sandığından emekliyim, ben şu an da çalışıyor olsam 4- 4 buçuk bin lira maaş alacağım. Ama şu an 2 bin 900 ile 3 bin lira arasında maaş alıyorum. Benim şansızlığım biraz geç evlendiğim için oldu. Çocuklarımı üniversiteye emekli olduktan sonra gönderdim. Bu büyük bir handikap ve zorluk. Çalışırken çocuk okutmak daha kolay. Ücret adaletsizliği çok fazla. Mesela dört senedir Bayram ikramiyeleri alıyoruz. Fakat tırtıklaya tırtıklaya bu ikramiyeyi aldık. Yoksa kimsenin ikramiye vereceği yoktu. Ama yine şöyle bir sıkıntı var dört sene önce aldığımız ikramiyenin aynısını veriyorlar. Nasıl bir düşünce anlayamıyorum. Mantığım almıyor. Cevap arıyoruz fakat bulamıyoruz.

Sendikalar ve yapılan çalışmalardan bahseder misiniz?

Artvin Türkiye’nin bir ucunda ve buradaki çalışmalarımızda çok işlev yok. Pandemi nedeniyle de iyice durulmuş bir haldeyiz. Yapılması gereken çok şey var, hiç olmazsa emekliler ile bir araya gelip dayanışma merkezi bile açabiliriz fakat şu an hiçbir işlevimiz yok. Sadece görünürde varız. Sendikamızın 6-7 yıllık faaliyeti var. Fakat üye toplama gibi konularda çok yavaşız ilerleyemiyoruz.

Emeklilerde sendikaya üye olma ve çekinme gibi durumlar var mı?

Evet var zaten haberlerde görüyoruz gazeteciler hapiste. Sendikaya üye olan işçilerin işine de son veriliyor. İnsanlar sendikaya üye olduysam emekli maaşımı da keserler mi acaba diye düşünüp, çekinip korkuyor. 

Emekli olarak pandemi sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde çok acınacak bir durum var. Fırsat ticareti diye bir şey var. Ramazan gelir esnaf zam yapar. Okullar açılır esnaf zam yapar. Tam kapanma gelir marketlerdeki ürünlere de zam gelir. Maliye diye bir kurumumuz var ama bu olaylara dur diyen bir mekanizma yok. Oysaki var ama işlevi yok. Bir çıkmazın içindeyiz. Bende tam kapanmada marketlerden hiçbir şey almıyorum ve kendimce boykot ediyorum. İnsanların bu tüketim çılgınlığını durdurması ve ayaklarını yorgana göre uzatmaları lazım diye düşünüyorum.