YEREL
Giriş Tarihi : 18-06-2021 11:57   Güncelleme : 18-06-2021 11:59

“Sorumsuzluk Ailelerde“

2009’dan itibaren inşaat sektöründe faaliyet gösteren Rahime Gültekin, işsizliğe yönelik açıklamalarda bulundu.

“Sorumsuzluk Ailelerde“

Pandemi sürecinde işsizlik çok fazla gündem olan konular arasında yer alıyordu. Gültekin, yeni neslin işsizlik var söylemlerine yanıt olarak yaptığı açıklamalarda ailelere yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Artvin’de uzun yıllardır erkeklerin çoğunlukla yer aldığı sektörde bir kadın olarak ayakta duran Gültekin, yapılan faaliyetler ile ilgili ve aşılanmalara yönelikte dikkat çeken ifadelerde bulundu.

Pandemide ilerleyen süreç

Gültekin, pandemi sürecine yönelik şu ifadeleri kullandı “ aslında bu konuda inşaat sektörünün çok etkilendiğini söyleyemeyiz aksine daha da iyi olduğunu söyleyebilirim. Bilindiği üzere köylere tekrardan yerleşip giden insanlar veya evinde yenilik arayan insanlar tarafından talep oldu. Tabii bu sene fazla etkilenmediğimizi söylesek de diğer sektörlere oranla yine de düşüşün olduğunu söyleyebilirim. Büyük mütehaitler hep dışarıda çalıştığı için bizim burada Artvin halkının desteği ile köylerden yerel insanların desteği ile işlerimiz iyi ama pandemide bizler diğer sektörler kadar etkilenmedik. Birçok sektör ciddi oranda kayıp yaşadı Allah yardımcıları olsun işleri gerçekten zor “ dedi.

Faaliyetlerin derlenmesi

Gültekin, gösterdikleri faaliyetlere yönelik ve 1 Haziranla ilgili şu açıklamalarda bulundu “ aynı zamanda AK Parti Merkez İlçe Başkanlığında Halkla İlişkiler Başkanlığı yapıyorum. Halk olarak bizde daha fazla dikkat etmeliyiz, kurallara uymamız gerekiyor 1,5 yıldır böyle bir hastalığın içerisindeyiz esnafız çalışıyoruz ve birçok insanımız gelip gitti ama birazda kendimiz dikkat etmeliyiz. Her şeyi devletten bekliyoruz sonra devleti suçluyoruz fakat buda yanlış bir tutum insanların kendine biraz daha dikkat etmesi lazım.  Bu süreçte bakıyorum kalabalık ortamlar fazlası ile var en çok bana göre mesafe, maske, temizlik özellikle el temizliğine dikkat ettiğin zaman kurallara uyduğun zaman ortada bir sorun görünmüyor. İnsanlar biraz rahat yani açılmalar olduğunda hemen istediği gibi hareket eden insanlar var ama etmemek lazım dikkatli davranmak gerekiyor. Her şeyin zorla yasakla mı uygulanması gerekiyor kendimize de dikkat etmemiz gerekiyor ama insanlar öyle değil benim gözlemlediğim kadarı ile hemen açılma olduğu zaman istedikleri gibi hareket ediyorlar. Bizler halk olarak dikkat edersek daha iyi olacağını düşünüyorum en azından diyebilirim. Ekonomi konusunda da tabii gerçekten sıkıntılar var yine inşaat sektörüne söylemiyorum fakat diğer arkadaşlarımız ve zorda olan bir sürü insan var elinden geldiğince devlette destekledi ama bundan fazlası ne olur bilemiyorum yine bu durumun düzelmesi bizim elimizde halk olarak kesinlikle çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bazı insanlar mesela aşı olmak istemiyor, ben aşıdan randevu aldığımda doktor 3 defa beni aradı gelecek miyim diye sonra bu kadar aramasındaki sebebi sorunca insanlar gelmiyor diye vazgeçtikleri için böyle arama gereği duyduklarını öğrendim. Yanlış dedikodular sonucu yanlış düşünceler ortaya çıktı devlet sonuçta halkının ölümünü isteyecek değil ama insanlar yabancı yerden geldiğini söylüyor fakat içtikleri ilaçların nereden geldiğini bilmiyorlar yanlış yönlendirmeler var. Yanlışlar herkesin olur insanız sonuçta herkesin yanlışı olabilir ama iyi olan bir şeyi de eleştirirken neyi doğrudur neyi yanlıştır bunlara dikkat etmek lazım maalesef iyiye de kötü deniliyor kötü zaten kötü bu şekilde yürümez bu tekne biraz daha dikkatli olunması lazım “ dedi.

Aşı görüşleri

Gültekin, aşıya yönelik görüşlerini şu ifadeler ile belirtti “ aşımı oldum fakat bana bir şey olmaz diye düşünmemek gerekiyor. Maskemizi ve mesafemizi sürekli korumalıyız hijyen kurallarından bahsetmiyorum bile çünkü onlar bu salgın olmadığı zaman bile uyulması gereken temel kurallardır ve en azından insanlar kendisini düşünmüyorsa karşısındaki insanı düşünsün. En azından vicdanen rahattım şu anda tedbirimi ben alıyorum diyebiliyorum mesela buraya birçok insan geliyor yani benim tedbirsizliğimden bir başkasının hayatını riske atamam önce biz kendimize dikkat edelim olursa deriz ki Allahtan gelen bir şey zaten her şey Allahtan ama dikkat etmek lazım. Önce sen önlemini alacaksın gelirse Allahtan diyeceğiz başka yapacak bir şey yok “ dedi.

Doğrular ve yanlışlar

Gültekin, insanlara yönelik dikkat edilmesine dair ifadelerde bulundu. “ tabii sıkıntıda olan insanlarımız var, yok diyemeyiz asla ama bu pandemi dönemi içerisini yer alacak şekilde söylemem gerekirse öncelikle bu Allahtan gelen bir şey eğer hepimiz elimizden geldiğince dikkat edersek ve sıkıntılı olan, zor durumda olan insanlara ne diyeceğimi bilemiyorum. Gerçekten bu süreci çok zor geçiren insanlarımız var bunları görüyorum mesela hizmet sektöründe binlerce insan çalışıyordu ama şu anda çalışamıyor tabii şu anki süreç her şeyi etkiliyor kolay bir dönem değil etrafımızda zor durumda kalan insanları görünce onlara da üzülüyoruz ama elden geldiğince devletimizin destekleri oldu. En azından bankadan kredi verdiler dersin, esnafa özel krediler çıktı, düşük faizli çıktı bunlardan da faydalandık. Tabii ki zorluğu bize de var, yok değil satışlarımız bu yıl mesela eskisi gibi değil birazda olsa düştü ama ona göre bir şeyler yapmak lazım kısacası yorgana göre ayak uzatmak lazım ki bir şekilde insan ilerlesin bir şeyleri artırmak değil de yerimizde durabilmek için onun savaşını vermeliyiz. Birkaç kişiye iş veriyorsun, ekmek veriyorsun o yüzden bunlara dikkat etmemiz gerekiyor “ dedi.

Tam kapanmada normalleşme

Gültekin, tam kapanmanın normalleşme üzerindeki etkisine yönelik şu açıklamalarda bulundu “ bence yeterli bir tam kapanma süreciydi isterse 1 yıl kapatılsın biz kendimize dikkat etmediğimiz sürece bu tam kapanmanın günü mesele değil asıl mesele bizim halk olarak dikkat etmemizdir. 17 gün kapandı fakat tam kapanmadı çoğu insan dışarıya çıkamadı ama iş yerlerinin belirli kesimleri de çalıştı yine insanlar bir markete gitmek için kapıdan çıkıyor kendisinden uzak olan markete gidiyor durum böyle olunca illa her şeyi zorla mı yapacaklar. Biraz dikkat etmek gerekiyor böyle sorumsuzluk olamaz 17 günlük kapanma biraz sorun yaratmış olsa da bizlere daha zor durumda olan esnaflarımızda vardı. Ben kesinlikle diyorum insan kendi yasağını kendisi koymalı kendini düşünmeyen insan toplumu da düşünmez. O kadar kalabalığa girdik bizim Artvin’de kongrelerimizde oldu ama gerekli önlemleri aldık kimseye bir şey olmadı Allaha çok şükür hepimiz sağlıklıyız gerekli tedbirler sıkı bir şekilde alınınca bu hastalığı daha kolay atlatacağımıza inanıyorum “ dedi.

İş yok, işçi yok

Gültekin, işçi sorunlarına dair şu açıklamalarda bulundu “ benim elemanım uzun yıllardır yanımda şu anda benim eleman sıkıntım yok ama gerçekten sanayide bu sıkıntılar fazlası ile var. Şu an benim elemanım çıksa belki yerine bir elemanda bulamayacağım. Benim görüşüm insanlar çalışmak istemiyor, insanlar yatarak hazır para almayı istiyor veya bir işe giriyor daha ne kazandırdığına bakmadan karşılığında beklentisi fazla oluyor. Bir insanın işe başlama ücreti asgari maaş zaten bunu direkt veriyoruz ama çalışan insanın çalışması iyi ve güzelse onun ekstraları kendi kendine geliyor. Ben şahsım adına diyeyim elemanıma elimden geleni yapıyorum fakat dediğim gibi insanlar gerçekten çalışma isteği ile çalışmıyor. Bu gençlerin hali ne olacak ben onu da anlamıyorum çok büyük sıkıntı şu anki sürecin böyle olması. İşsizlik var diyorlar tamam belli bir dönem pandemiden kaynaklı işsizlikte oldu ama hiç kimse meslek edinmiyor üniversite bitirmenin bir anlamı da yok bana kalırsa çünkü bitirdiğin üniversitede ya başarılı olacaksın aranan bir insan haline geleceksin. Gençlerimize tabii ki şu anda bizi yanlış anlarlar ve suçluyor gibi görünürüz ama ailelerin etkileri bunda çok fazla şu anda aileler çocuklarını çok hazırcı yetiştiriyor. Önce bütün suç ailededir bakıyorsun ki ortaokulda bir çocuğun cebinde 5 bin liralık telefon var ben bir iş kadınıyım daha ben 1,5 bin liralık telefon kullanıyorum. Çocuk kazanmadan her şey önüne sunuluyor eskiden çocuklar ilkokulda okul kapandığında mutlaka çocuklar meslek öğrensin diye aileleri tarafından sanayiye, berbere bir yere çırak olarak bırakılırdı. Bir insanın en güzel şeyi bir mesleği olmasıdır ben liseyi bitirdiğim zamanlar dikiş kursuna gitmiştim sonra kurs bitince halk eğitim müdürü bize bakın kolunuza bir altın bilezik taktınız dedi. Kimse meslek edinmek istemiyor herkes işin kolayına kaçıyor böyle olmaz gençlerimize yazık gerçekten mesela bizim zamanımızda bilmem kaç yaşına kadar bir lokanta nedir yüzünü görmedik, bilmezdik ama bugün bakıyoruz gençlerimiz her gün kafelerde anne babadan aldığı para ile 15 lira bir kahveye vermeye çekinmiyor. Bu sorumsuzluğu ben yine ailelere yüklüyorum kusura bakmayacaklar çocukları doğru yetiştirmek lazım bugün korursun acırsın, yarın o çocuk acınacak güne kalır. Her gün anne baba yanında olmayacak ölümlü dünya sonuçta kısacası sorumsuz yetiştiren ailelerdir bana bu konuları konuştuğum aileler zaman diyor hayır, zaman diye bir şey yok ihtiyaçlar değişiyor mu değişmiyor insanın her zaman ihtiyaçları var o ihtiyaçları karşılamak için lazım olan da çalışmaktır. Öncelikle gençlere onu diyorum bir işi severek yapın para kazanmak için bir işe girmeyin para kazanmak için iş yaptığın zaman o işte başarılı olamazsın önce işini seversen zaten sonrasında fazlası ile o iş sana paranı kazandırır ama şimdi kafadan hiçbir şey yapmayacaklar. İnsanlar artık sorumluluğunu kaybetti bu şekilde bu tekne ilerlemez sorumluluk almak lazım özellikle gençler, çalışanlar daha fazla sorumluluk alması, sorumluluktan kaçmadan durması gerekiyor “ dedi.