YEREL
Giriş Tarihi : 20-03-2021 11:52   Güncelleme : 20-03-2021 11:52

Sınava hazırlanmak bile lüks

Artvin Çoruh Üniversitesi sosyal bilgiler öğretmenliği okuyup 2017 yılında da mezun olan 27 yaşındaki Uğur Ağlar mezun olduktan sonra yaşadığı problemleri anlattı.

Sınava hazırlanmak bile lüks

Maddi imkanların yetersizliğinden bahseden Ağlar şunları dile getirdi;” Ailem benim için her şeyi yapsa da bazen yeterli olmuyor. Mezun olduktan sonra her sene KPSS sınavına girdim. Ancak bir türlü sınava 8 ay 9 ay hazırlanarak girmek nasip olmadı. Aileme destek olmak için onlara yük olmamak için bir işe girdim çalıştım. Bir işe girince de KPSS ye çalışmak çok mümkün olmuyor. Çünkü özel sektörde çalıştım ve hiç 8  5 çalışmadım hep akşam 8 e 9 a kadar çalışmak zorunda kaldım. Böyle olunca da sınava hazırlanmak pek mümkün olmuyor. Sınav ücreti parayla sınava hazırlanacağız kitap alıyoruz parayla yani sınava çalışabilmek için bile maddi imkanların el vermesi gerekiyor. Hadi işe girip çalışmadın KPSS sınavına çalışmayı tercih ettin bu seferde üzerindeki baskı 2 kat artıyor. Çünkü ailen fedakarlık yapıyor, öğretmen olabilmem için bu fedakarlık da baskı altına girmemize sebep oluyor. Ya kazanamazsam ailem 1 sene daha fedakarlığı nasıl yapacak diye düşünüyor. Zaten üniversiteye kadar okutmuş fedakarlıklar yapmış daha ne kadar fedakarlık yapacak diye düşünüyorsun. Yani sınava hazırlanabilmek bile lüks oldu” dedi

Sistemin problemli olduğunu herkesin bildiğini ve gördüğünü söyleyen Ağlar; “Şuan ilk 100 içinde kaç üniversitemiz var? Türkiye’ de okuma oranı yüzde kaç? Ve bu sorular kaç yıldır soruluyor? Bir ülke de üniversite okuyan çocuk okuduğu bölümde iş sahibi olamıyorsa ve hiç okumayan çocuk 22  23 yaşında iş sahibi oluyorsa o ülkede okuma oranı da yükselmez, ilk 100’ e de üniversitelerimiz giremez. Ben şuan çok çocuktan duyuyorum okumayacağım kendi işimi kuracağım lafını. İşin kötü tarafı çocuklara okuyun da diyemiyorum. Çünkü benim durumum ortada çocukların gözlerinin önünde çok olumsuz örnek var bu konuda bu sebeple okumak üniversiteye gitmek artık eskisi gibi cazip gelmiyor. Bunları biz görebiliyorsak illa ki devlet yetkilileri de görüyordur. Ne kadar dikkate alınırım bilmiyorum ama devlet yetkililerinden ricam bunlara çözüm bulmaları çünkü okumadan soğuyan bir nesil yetişiyor” ifadelerini kullandı.

Üniversiteler sanayi mantığıyla açılmaya devam ettikçe lisans mezunu işsiz öğrencilerin artacağını savundu;” Şuan her ilde bir üniversite var. Peki bu açılan üniversiteler en çok desteği eğitime mi sağlıyor yoksa ekonomiye mi? Bence ekonomiye sağlıyor. Çünkü günümüzde her şey maddiyat bunun aksini kimse iddaa edemez. Boş ver iş güç sahibi değilsin ama cahilde değilsin mi diye avutacağız gençleri. Artık gençler bunlara kanmıyor. Bu sebeple üniversiteden mezun olan gençler iş sahibi olamadıkça eğitim de başarılı olmamız bence mümkün değil. Benim düşüncem benim önerim daha nitelikli üniversiteler ve daha nitelikli öğretmenlerle mezun olan gençlerin gelişimine olumlu katkılar sağlayarak eğitimin gelişmesine katkıda bulunulabilir diye düşünüyorum” düşüncelerine yer verdi.

Türkiye’ de şuan atamaların yetersiz olduğunu söyleyen Ağlar, yapılan atamalar sonucunda oluşan öğretmen boşluğunu da ücretli öğretmenlerle doldurulduğu bunun sonucunda da işsiz mezunların arttığını hem de eğitim de kalitenin düşmesine sebebiyet verdiğini dile getirdi.