KÖŞE YAZARLARI
Giriş Tarihi : 16-12-2021 10:43   Güncelleme : 16-12-2021 10:43

Âşık Coşari…

Âşık Coşari…

Serveti Fünun edebiyatımızın dolgun alt yapısını oluşturan sanat ve kültür damarımızı besleyen önemli ve çok etkin bir dönemin dergisidir. 1896- 1901 yılları arası beş yıllık etkin dönemi 2. Abdülhamit zamanında devletin önemli sorunlarıyla boğuşurken muhalif sesler duymaya tahammül hemen hiç yoktur. Sanat, kültür, aydın sözcükleri soğuk ve iticidir. Böylesi zorlu bir ortamda serveti fünun kuruldu ve kendilerine tamamıyla batıyı örnek alıp edebiyatta batı çizgisine yöneldi. Şiirde aruz vezni, ritmik ve ses uyumu zenginleştirildi. 1850’li yıllarda batıdan roman çevirileri yaparak roman dokusuyla tanışılmış bir alt yapı vardı. Mai ve Siyah, Aşk’ı memnu, Eylül ve Şehir mektupları toplumun homojen yapısının dışında, batı tekniğiyle kaleme alınmış, konu seçimleriyle özgün ve farklı çıkışıyla infial oluşturdu. Aydın inatçılığı romanda sağlam doku lifleri örüyordu. Ne yazık ki nitelikli bu çıkış diğer yazarlar tarafından göz ardı edilince bir süre sonra büsbütün unutuldu. Türk edebiyatı kendi haliyle hâllenmeye çalıştı. İşin kolayına gidildi ve Yeşilçam’la işbirliği yaparcasına romanlar senaryo tekniğine göre yazılıyor ve kısa süre sonra da filme çekiliyordu. Yıllarca birbirini besleyip durdu. Birlikte esas oğlan ve esas kız tiplemesi hem romanlarımızda hem sinemamızda ana temayı oluşturdu.

Sevgili okurlar Artvin’de Haber gazetemizin bugün ki konuğu Âşık Çoşarı. 1959 yılında Ardanuç'un Yolüstü (Basa)) köyünde doğdu. Asıl adı Ergül Keskin'dir. İlköğrenimini köyünde, ortaöğrenimini Ardanuç'ta tamamladı. Âşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. Birçok aşığın yetiştiği köyündeki gelenekle büyüdü. Yalnızca Artvinlileri değil, tüm Kuzeydoğu Anadolu âşıklarını izleyip onlardan etkilenerek kendini geliştirdi. İlk şiirlerini ortaokul yıllarında yazmaya başladı. Aynı dönemlerde bağlama çalmayı kendi kendine öğrendi. Genel itibariyle Âşık Efkari'den (1900-1980) olduğu kadar Reyhani (1932-2006), Murat Çobanoğlu (1940-2005) gibi âşıklardan da etkilendi. Mahlası lise yıllarında Âşık Kerem Yedek tarafından verildi. Önceleri daha çok usta malı türküler söyleyen Coşari, zamanla kendi şiirlerini seslendirmeye yöneldi.

Âşık Coşari canlı, keyifli, hazır cevaplı ve özgüven sahibi rahat bir insan. Âşıklığın doğal bir yetenek olduğuna ve ustaların yanında bir aşığın tecrübe kazanıp kendini geliştireceğine inanıyor. Pek çok aşığın bire bir yaşadığını ifade ettiği bade içme olayına mesafeli duran Coşari, şiirlerin de doğa temasını işlediği gibi günlük olaylara, zamana, feleğe, dünyaya yakınma ve sitem temalı şiirler yazmıştır. Sosyal konular dâhil yaşamın her çeşnisine seslenen Coşari canlı, nüktedan, esprili ve ironi taşıyan dizeleriyle yazdığı dörtlükler; hece, ses uyumu, kafiye bütünlüğüyle oldukça güzel bir armoni oluşturuyor. Giderek yok olmaya yüz tutmuş âşıklık geleneğini sürdüren çok önemli bir temsilcimizdir Âşık Coşari. Doğallığı, açık sözlülüğü, sözünü esirgemeyen yanıyla hemen herkesin gönlünde yer edinmiş, diğer âşıklarla atışma dörtlüklerin de ve şiirlerin de çok verimli bir hale gelmiştir. Sazını sözünü oldukça etkin kullanıyor. Renkli kişiliğiyle de dost meclislerin de, toplumsal etkinliklerde sevenlerine doyumsuz anlar yaşatıyor.

Muhtarlık yaptığı bir dönem Ardanuç kaymakamı ve beraberindekilerle Ardanuç’un muhteşem bir tepesinden etrafı seyre dalarlar. Coşarininşiir yazdığını bilen kaymakam, ışıltılı tepelere doyasıya bakarak Coşariye döner. Niçin şiir yazdığını şimdi daha iyi anlıyorum. Ben de sürekli böyle bir doğanın için de olsam bende şiir yazardım, diyor. Âşık Coşari cebinden kalemi kâğıdı çıkarıp Kaymakama uzatıyor. Buyurun kaymakam Bey uzun zamandır etrafı seyrediyorsunuz; iki dörtlük yazın da görelim! Der. Kaymakam şiir yazamaz ama açık sözlülüğü çok hoşuna gider ve Âşık Coşariye güzel bir saz hediye eder. Gürel Aşık tarafından Aşık Coşarinin hayatı ve eserleri; Monografi, derleme ve tasnif biçimi incelenmiş, şiirleri bilimsel bakış açısı ve yorumuyla kitaplaştırılmıştır. Kara Mavi yayınlarından çıkan Geç Kaldın isimli şiir kitabı vardır.

Sevgili okurlar Âşık Coşarinin halk kültürümüzü derinden etkileyen bir yanı var. Âşıklık geleneğini yeni nesle aktarılmasında çok önemli bir görev üstlendiği göz önüne alınırsa Âşık Coşari ve halk kültürüne sahip çıkanlara yetkililerin koruyup kollaması ve sahip çıkması da o denli önemlidir. Âşık Coşarinin güzel bir dörtlüğüyle yazımızı bitirelim.

Sensin bu hallere düşğüm neden. Aklaştı saçlarım büküldü beden. Dönmüyor geriye bu yoldan giden. Derler ki Çoşari öldü geç kaldın.

Artvin’de Haber gazetesi olarak Âşık Coşariye sonsuz başarı dileklerimizi iletiyor, ailesi ve sevdikleriyle birlikte sağlıklı mutlu yaşamlar diliyoruz.

Sevgiyle kalın.