YEREL
Giriş Tarihi : 12-07-2021 10:57   Güncelleme : 12-07-2021 10:57

SERMED: TEK BAŞINA İŞ YAPMANIN ANLAMI YOK

Arhavi’de yeni nesil yapı market hizmeti veren Şahin Sermed, sektör hakkında açıklamalarda bulunarak verdikleri hizmetle ilgili bilgilendirmelerde bulundu.

SERMED: TEK BAŞINA İŞ YAPMANIN ANLAMI YOK

DİLAN ŞAHİNBAŞ

İnşaatın temel malzemesinden çatı malzemesine kadar ve teknik hırdavat hizmetinde bulunduklarını asıl amaçlarının farklı bir sistem geliştirmek olduğunu belirten Sermed, alışagelmiş inşaat malzemesindense yeni nesil, çağa ayak uydurarak yapı market tarzında işletmemi açtıklarını ifade ederek, “İnsanlar alışverişe geldiklerinde sepetlerini alarak malzeme alışverişi yapabiliyorlar. Ürün çeşidi bulabiliyorlar. Bu konuda halkın beğenisini topladık. Çünkü alternatif fazla olduğundan seçme hakları oldu. Bu durumun getirdiği dezavantajlar da var tabii. Çok malzeme demek, çok nakliye demek, çok uğraş demek. Coğrafya olarak Türkiye’nin bir ucundayız. Sıkıntı şuradan kaynaklanıyor, kaliteli ürünü nakliye ile insanlara getirmemiz biraz zorlaşıyor. Nakliye bulmak zorlaşıyor. Bu yüzden insanlara pahalı hizmet sunmaya başlıyoruz. Bu yüzden vatandaşımıza karşı mahcup oluyoruz” dedi.

Yani nesil teknik hırdavat süreçlerinin 2013’te başladığını, ihtiyaç doğrultusunda ortaya çıktığını belirten Sermed, “Ürün seçeneği çok yoktu, insanlar gelip ürünü kendisi beğenemiyordu. Bu konuda ben bayağı mağduriyet yaşadım. İnsanlar işe girmeden önce haliyle fiyatlar yüksek gelmeye başladı ve biz ilk inşaat işimiz döneminde bu konulardan dolayı sıkıntı yaşadık ve dedik ki biz farklı bir şey yapalım. Bu işletme ihtiyaç doğrultusunda ortaya çıktı. İstedik ki insanlar geldiği zaman örnek verecek olursak tornavida almak istiyor, tornavidanın kaliteli olanı da mevcut, piyasada bulunan kalitede olanı da mevcut. Her bütçeye göre, her ihtiyaca satışımız var” diyerek yirmi sekiz bin kalem ürün sattıklarını, bu ürünlerin barkodlu olduğunu ve bu hizmetin ucu açık bir derya olduğunu söyledi.

İnsanların batı illerine gittiklerinde ve orada gördükleri ürünleri Artvin’e döndüklerinde bulamadıkları için sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Sermed, “Aradıkları ürünü buralarda bulamıyorlar veya bulsalar da faiş fiyatlara denk geliyor. Aslında öyle değil, burada bir nakliye, iki nüfus azlığından dolayı fiyat haliyle yükseliyor. Biz burada ciddi anlamla nakliye problemi yaşıyoruz. Nakliye bulamıyoruz ve insanların sipariş verdiği ürünü taahhüt ettiğimiz zamanlarda getirmekte zorluk yaşıyoruz” dedi.

İnşaat sektöründe bir halka olduğunu, bir şantiye grubunda ürün geç geldiğinde zincirleme arkaya takıldığını belirten Sermed, “Haliyle arkadan gelen işi de etkilediği için aynı bina 1 senede İstanbul ya da Ankara’da yapılıyorsa burada 1 buçuk seneyi buluyor bu yüzden. Üretim yerlerinden uzağız. Üretim konusunda ve nakliye konusunda çözüm bulmamız gerekiyor. Bunlar çözüldüğünde daha iyi hizmet sunacağımıza inanıyorum. Biz burada bir emek sarf ediyoruz, istihdam yaratıyoruz. Şu an 7 çalışanımıza var. Yaz aylarında bu sayı daha da artıyor. Çağa ayak uydurmak gerekiyor. Bakıldığı zaman dediğimiz gibi ürün pahalı, e-ticaret ile yarışmaya kalktığımız zaman biz ürünü ilk önce kendimiz alacağız ondan sonra e-ticarette satmaya kalkacağız. Bu sefer 2 kat nakliye oluyor. Bir konuya daha değinmek istiyorum; burada normalde 7 yaz aylarında ona çıkan personel sayımız var. On kişilik personelin sonuçta bir gideri var. Bu işletmenin elektriği, vergisi, araç giderlerimiz de var. Bunları göz önüne aldığımızda internetteki fiyatları yakalamamız imkansız oluyor. Bu işi yapan kişiler batı bölgesinde yürütüyor hizmetlerini ve 2’nci bir nakliye ödemiyorlar” dedi ve bir ürünün ilk önce fabrikadan alındığını ardından tekrar kargo ödendiğini, ürünü İstanbul’dan önce Arhavi’ye geldiğini ve Arhavi’den tekrar sipariş edilen yere gittiğini ve ek külfiyet doğduğunu bu yüzden de rekabet şanslarının olmadığını vurguladı.

COVİD-19 salgını nedeni ile girilen pandemi sürecinde inşaat sektörünün de etkilendiğini bildiren Sermed, “Bu etkilenme sürekli olumsuz yönde değildi. Kısmen olumlu yönde de etkilendik. U süreçte bazı sektörler hiç iş yapamazken bazı sektörler çok güzel iş yaptı. İnşaat sektörü şu yönden hızlandı; insanlar farklı ürünler satmaya başladı. Hobi ürünlerine yönelim arttı. Erkekler evdeki koltukların tamirat, tadilat görmesi gerektiğini fark etti. İnsanlar evde oturdukça canları sıkıldı ve bu yörenin insanları evde oturmaya alışkın değil,  evde boş oturmaktansa duvar boyamaya karar verdi, hobi ürünleri almaya başladı ve yaratıcılık ortaya çıktı. E-ticarette incelediğimde pandemiden sonra daha çok el yapımı ürünler pazara çıkmaya başladı. Fabrikalarda bu yüzden farklı şeylere yönelmeye başladı. Örneğin dekoratif boya üretimine önem verilmeye başladı” dedi.

Artvin Genç Girişimciler Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olduğunu belirten Sermed, önceden Kayseri’de işletmelerinin olduğunu, orada hizmet sektöründe çalıştıklarını açıklayarak, “Arhavi’ye döndüğümde direkt vergi mükellefi olduğumdan dümenin başında başladım işe. Ben aslında bilgisayar programcısıyım ama inşaata inanılmaz şekilde bir hevesim vardı. Önce inşaat yaparak on iki dairelik bir proje yapmaya başladım. Daha sonra yapı market işine girmeye karar verdim. Karadeniz’de ticaret yapmak farklıdır. Dene içerisinde götürmeniz gerekiyor. Karadeniz’de ben şunu öğrendim; burada sadece senin iş yapman bir şey ifade etmiyor, yan kollarına da pay vermen gerekiyor. Tek nalbur ben olsam yine iş yapamazdım. Parayı kazanan ben olacağım ama parayı nerde harcayacağım, parayı harcayacağım yer yok. Para kağıttan başka bir şeyi ifade etmiyor. “ diyerek hayatın bir mücadele olduğunu, insanın içinde mücadele ruhu olmayınca, kendini empoze edemiyorsa, hemen pes edebiliyorsa sıkıntıların olduğunu belirtti.

Sosyal sorumluluk projeleri olan, devasa yatırımlar olan iş insanlarının olduğunu ve bu kişilerin geçmişine bakıldığında 2-3 kere iflas ettiğini gördüklerini belirten Sermed, “Tecrübe kolay kazanılan bir şey değil. Bazen düşeceksin bazen kalkacaksın. Bazen yorulacaksın ama böyle böyle bir yerlere geleceksin. Bizim işimiz Karadeniz’de daha zor. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz.  Nüfus sayın az. Bunlar büyük bir etken. Sadece ben olursam burada sadece sen kalırsın. Etrafında hiç kimse kalmaz. Önemli olan bu. Burada herkes para kazanacak ki birbirleriyle iletişimi olsun. Bir elin nesi var iki elin sesi var gibi” dedi.

Genç Girişimciler Kuruluna girme dönemini anlatan Sermed, “Birkaç toplantıda kadın girişimcilerle beraberdik. Bu konuyla ilgili birkaç adım atılacaktı fakat pandemi süreci araya girdi. Daha farklı şeylere yöneldiler. Henüz pandemi sürecini yeni yeni aşıyoruz. Genç girişimcilere tavsiyem, mücadeleyi sürdürerek ufuklarını genişletmeyi, para için değil insana ve hizmete odaklı iş yapmasıdır” diyerek üretime dayalı iş yapmak gerektiğini,  sahil kesimlerinden daha çok iç kesimlerde tarıma yönelik çok değerli topraklar olduğunu ve toprakların laboratuvar değerlerinin yüksek olduğunu açıkladı.

Ülke olarak yaşadıkları coğrafyanın birtakım özellikleri olduğunu belirten Sermed, “Nemli bölgede ve iç kesimlerdeki kurak bölgelerde yetişen ürünler vardır. Bizim artımız Gürcistan Asya kapısına açık bir kapımızın olmasıdır. Baktığınız zaman üreticilerin çoğu bu bölgelerde fabrika kurmak istiyorlar. Çünkü hammaddeyi buraya getirip burada işleyip satmak daha kolay ama işlenmiş malı buradan götürmek daha zordur. Hayvancılığa baktığımız zaman balık, tavuk, et ihracatlarımız var. Nakliyeyi ortadan çıkarabilmek için asıl üretmemiz gereken şey, işlenmiş hali hacim, hammaddesi kütle olan ürünlerdir. Örnek verecek olursam EPS köpükün hammaddesi kütledir yani ağırdır ve yer kaplamaz ama işlenmiş hali hafiftir fakat hacimseldir. Bu ürünün nakliyesine baktığımız zaman buradaki nakliye fiyatı ürünün fiyatını geçmiş durumdadır” dedi.

Gürcistan, Azerbaycan, Rusya gibi pazarların yakınlarında olduğu için burada işleyip satılırsa piyasada daha çok rekabet güçlerinin olacağına inandığını vurgulayan Sermed, “Burada ihracat yapmak isteyen kadın veya genç girişimcilerle Ticaret Odasının yardımı ve Devletinde desteğiyle oradaki pazarlara gidip ihracatçılarla ne alabiliriz ne satabiliriz diye bir toplantı yapmamız gereklidir. İnsanların bu konuda ufkunu açmak gerekiyor çünkü geçmişte yaşanmış kötü örnekler vardır. Dolandırılırım korkusu olduğu için insanlar buradan yurtdışına gittiği zaman oradaki ticaretten korkuyor. Ticaret güvenli değil, bir güvencenin olması için topluma, yurtdışındaki ticaretin insanların kafasında büyüttüğü kadar zor olmadığını göstererek bilinçlendirmek gerekiyor” dedi.

Şahin Sermed açıklamasını “Son yıllarda insanların deniz, kum, güneşten biraz sıkıldığını gördüm. İnsanlar artık doğa turizmine yönelmeye başladılar. Doğa turizmi olarak da bizler henüz burada yeniyiz. 8 yıl öncesine kadar baya yol kat ettik. Artık turizm de teknolojiye bağlandı. İnsanlar sosyal medyadan birtakım yerleri tanıttıkları için dışarıdaki insanlar daha çok sesimizi duymaya başladı” ifadelerini kullanarak sonlandırdı.