YEREL
Giriş Tarihi : 09-04-2022 12:15   Güncelleme : 09-04-2022 12:15

Sanki Babalarının Çiftliği

Sanki Babalarının Çiftliği

Yusufeli’nin Demirdöven ve Yaylalar köyü halkı bir araya gelerek köyde devam eden Damla HES ile ilgili bildiri yayınladı.

Yayınlanan bildiride şu ifadeler yer aldı:

“Demirdöven ve Yaylalar Köyü sınırları içerisinde yapımı devam eden HES ile ilgili kamuoyunun da öğrenmesi için bu paylaşımı yapıyoruz. Resmi kurumlara yapılan müracaatlardan sonuç alamadığımız için bu duyuruyu paylaşma ihtiyacı duyduk.

1-Bilenler veya bilmeyenler için tekrar anlatalım. Danıştay 6. Dairesi ikinci defa Damla HES projesi ÇED olumlu raporunun bilirkişi tarafından yazılan görüşe istinaden Rize İdare Mahkemesi tarafından iki köyün ÇED e yapmış olduğu itirazın reddedilmesi kararını bozmuştur. Gerekçe olarak yazdığı birkaç hususu burada zikredelim. Projenin güzergahı neredeyse tamami ile değişmesine rağmen yapılan ÇED revizesi yeterli görülmemiştir. Bilirkişi tarafından birçok eksik ve aksaklık olmasına rağmen bilirkişi heyetinin ÇED in olumlu kabul edilmesini dayanaksız olarak görmüştür. Yani hem eksiklikleri sayıp hem de nasıl olumlu rapor verilmiş Danıştay buna anlam verememiş. Bir örnek verecek olursak. Heyelan rizki, taş düşme rizkiv.s olmasına rağmen şirketin bunlarla ilgili önlem alacağını yazmış ama hangi önlemleri alacağını yazmamış.

Projenin güzergahı değişmiş ama yeni güzergahta ne kadar orman katliamı olacağı belirtilmemiş. Gerçi bu konunun sorumlusu olumlu görüş veren Yusufeli ve Artvin Orman müdürlüğüdür. Ancak keşif için alana saat 16.da gelip alelacele keşif yapıp geri dönen bu esnada sadece şirketin sorumlusunu dinleyip mahkeme kararı bile çıkmadan şirket yetkilisine raporu olumlu vermiş de önerilerde bulunan heyet üyeleri eski proje bölgesini görmüştür. Değişen proje bölgesinde köylünün kadimden gelen sulama kanalları olduğunun söylenmesine rağmen geç kaldıkları için bu alanı gezmeden geri dönmüşlerdir. Yazılan rapor firmanın 2009 yılında yapmış olduğu ÇED raporunun özetinden başka bir şey değildir.

2-Bir kaç yıl az kar yağdığı için sanki hep kar yağmayacak hesabı yapanlar bu yıl durumun böyle olmadığını anladılar. Yapılan patlamalar karın çokluğu ile birleşince çalışma alanı ve çevresinde uzun yıllardır gelmeyen çığları tetiklemiş ve birçok çığa sebep olmuştur. Can kaybına sebep vermemesi sevindirici olan.

3-Damla 1 regülatörünün olduğu yerin yaklaşık 50-100 metre yukarısında köylüler tarafından pul olarak adlandırılan yer ve yanındaki vadi heyelan bölgesi olup devamlı senede birkaç kez sel gelmekte ve heyelan olmakta. Bu sel ve heyelanlar direk regülatör göletinin içine akmakta. Burdan gelecek kuvvetli bir selin göletin yıkılmasına burada bulunan suyu da önüne katıp daha aşağılarda dere yatağında depolanan pasaların da katılmasıyla hangi felaketlere sebep olabileceğini ve bunun ihtimal dahilinde olduğunu gözönünde bulundurmak gerekir ki benzer örneği Kastamonu da yaşandı.

3-Proje yapanların halkı bilgilendirme yapmadığı gibi halkın görüşünü de almamışlardır. Örneğin Damla 1 regülatörünün ve tünel girişinin olduğu karşı 2 vadiden bazen öyle çığ gelir ki o alanda 20-30 metreyi aşan kar birikintisi olur. Tünelin hemen üzerinde bulunan kırık demir elektrik direği bunun şahididir. Burada çalışanların hayatı tehlikesi vardır. Ayrıca millî servet harcanarak yapılan bu projenin geleceği tehlikededir.

4- 2021 yılında yol tüneli yapılırken ÇED raporunda bütün patlamaların Mart-Haziran ayları dışında yapılması taahhüt edilmiştir. Yol çalışması yapılırken muhtarlık tarafından verilen dilekçeye Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl müdürlüğü tarafından yapılan çalışmanın HES tüneli olmadığı yol tüneli olduğu için çalışma yapabilirler şeklinde cevap verilmişti. Şu anda HES tüneli için çalışma yapılıyor ve patlamalar Nisan ayına gelmemize rağmen devam ediyor. Müdahale etmesi gereken müdürlükler görevlerini yerine getirmiyor. Patlatma yapılmama gerekçesi ne idi yaban hayatının üreme dönemi diye. Ama yaban hayatını koruması gereken millî parklar, çevre şehircilik ortada yok. Burada yazılanlar tarihe not olarak düşülüyor. Su gider kum kalır.

5-Orman müdürlüğünden kiralanan paşa döküm sahaları var. Bu normalde bunların dışına pasa dökülmemesi gerekiyor. Ancak tünel başlangıcından bitiş yerine kadar nerede boşluk varsa orayı doldurmuşlar. Birçok yerde dere yataklarını daraltıp doldurmuşlar. Projenin yürütülmesi ve kontrolü DSİ, Çevre Şehircilik ve Özel idare tarafından yapılması gerekiyor. Ayrıca Orman Müdürlüğü kendi alanını kontrol etmesi gerekiyor. Ancak görüntü pek öyle değil. Şirket o kadar rahat çalışıyor ki sanki babalarının çiftliği.  Yollar tahrip olmuş. Az da olsa kötü de olsa bir asfaltımız vardı. Maalesef şimdi her taraf satabilizeye dönmüş. Kaymakamlığımız da eksik işlerini denetlemesi kendileri tarafından yapılması gereken şirkete yaptırıyor.”

Dilan Şahinbaş