YEREL
Giriş Tarihi : 08-01-2022 15:06   Güncelleme : 08-01-2022 15:06

SADECE SARAY KAZANIYOR

SADECE SARAY KAZANIYOR

SOL Parti İl Yönetimi iktidarın ekonomi şovlarının hemen ertesinde rekor seviyede enerji zamları açıklayarak, krizin faturasını bir kalemde daha halka çıkardığını belirtti.

SOL Parti İl Yönetimi yayınladığı basın bildirisi ile “Kafa karışıklıklarına yol açmamak için açıkça belirtmek gerekir ki içerisinde bulunduğumuz ekonomik kriz, iktidar içerisindeki kimi isimlerin şahsında bir beceriksizliğin sonucu değil, AKP’nin 20 yıldır istikrarla sürdürdüğü neoliberal dönüşümünün bir sonucu” dedi.

Parti İl Yönetiminin yayınladığı basın bildirisinde şu ifadeler yer aldı:

“20 yılda diğer sektörlerde olduğu gibi enerji sektörünün de devletten alınıp özelleştirilmesiyle başlayan yolun sonunda, iktidar şimdi de bu şirketler zarar etmesin diye zamlarla krizin yükünü halkın sırtına bindiriyor. SOL Parti’nin açıkladığı gibi eğer enerji özel sektörde değil kamuda olsa şu anki fiyatların dörtte birine insanlar enerjiye ulaşabilecekti. Üstelik özelleştirmelerin yarattığı kırılganlıkların bir başka sonucu olarak dolar arttıkça, iktidarın yalancı refah döneminde lükse dönüştürdüğü tüm temel ihtiyaçlarından halk mahrum kalıyor. Üstüne rant payı daraldıkça, 85 milyonluk ülkede sadece saray ve şürekası kazanıyor.

Halka verilen asgari ücret, memur zamları açıklandığı gün eriyor, “doların köpüğünü aldık” söylemi bile bir hafta sürmeden güncelliğini kaybediyor. İktidarın bir gecelik köpük şovunun karşılığı olarak hazine boşaltılıyor. Liranın değeriyle birlikte halkın alım gücünün de sıfıra indiği noktada, iktidarın çekirdek tabanı bile “Naslara” inanmıyor. AKP, faturasını halka ödettiği pahalı bir tiyatro oynuyor. Sonucunda artık yenmemiş rant bırakmayan “çeteler” döviz spekülasyonu ile paradan para yapıyor.

İç savaş naraları

Son bir ayda seçimlere yönelik ekonomideki hamleleri bir haftada eriyen giden iktidar, şimdi de gözünü iç savaş ihtimaline çevirmiş durumda. Önce İBB personelleri üzerinden başlatılan polemik, hemen bir gün sonrasına HDP İstanbul binasına yapılan saldırının ardından şimdi de Erdoğan zamlara karşı sokağa çıkan, öfkelenen halkı bahane gösterip ikinci 15 Temmuz’dan dem vuruyor.

Saray, halkın rıza göstermediği, oylarının her gün eridiği bir süreçte, ekonomiyi de en fazla bir hafta yönetebilen bir iktidarla daha fazla gidemeyeceğinin farkında. Ekonomi erken seçim için avantaj sağlamayınca şimdi de yeni bir OHAL, iç savaş senaryoları masaya seriliyor. İktidarın masasında ülkeyi felakete sürükleyecek her senaryo var, bir tek halkın çıkarı yok.

Çözüm ellerimizde

Muhalefet ise tüm odağını daha tarihi bile atılmamış bir seçime odakladı. Artık erken seçim baskısından bile vazgeçen, sokağın adını anamayan muhalefet, tüm pasifliğiyle iktidara sahip olmadığı bir vakti tanıyor. İki hafta önce tüm söylemini dolardan kuran bir ekonomi muhalefeti, Erdoğan’a hiç yokken bir zafer kazandırdı. Şimdi de sokak konusundaki çekingenliği, iktidara halkın öfkesini marjinalize ederek, hedef göstererek farklı senaryoları düşünebilme rahatlığı kazandırıyor.

Bu sıkışmayı çözebilecek olan tek güç, bağımsız sosyalist soldur. İktidarın kirli oyunlarına set çekebilmek için ana muhalefetin tutukluğundan medet ummayacak, zinde güç halkın kendisidir, öfkesinin örgütlenmesidir. Bu halkı OHAL, iç savaş gibi senaryolarla korkutabilme ihtiyacının da ardında yatan emel bu öfkenin sessizleştirilebilmesidir. Bugün halkın alım gücü zaten savaş koşullarına inmişken sarayın istikbali için bir iç savaş çığırtkanlığı beyhudedir. Bugün savaş yukarıdan çizilmiş kültürel kodlar arasında değil, yoksul milyonlar ve ayrıcalıklı saray şürekası arasındadır. Seçim diyerek halkı belirsiz bir geleceğe kadar açlıkla yoksullukla baş başa bırakanların iktidarı değiştirebilmesi, emekçinin sorununa çare olabilmesi mümkün değildir. Çözüm yılın ilk gününden beri sokakta olanlardadır. Halkı yoksulluğuyla baş başa bırakmayan, çareyi sokakta, mücadelede, birlikte arayanlardan gelecektir.”

Dilan Şahinbaş