YEREL
Giriş Tarihi : 25-11-2021 13:19   Güncelleme : 25-11-2021 13:19

PolislereHak Ettiği Değeri Verelim

PolislereHak Ettiği Değeri Verelim

Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda “Polis Memurlarının Sorunları” hakkında CHP Grubu adına konuşma gerçekleştirdi.

CHP YDK Başkanı Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan TBMM Genel Kurulu'nda “Polis Memurlarının Sorunları” hakkında CHP Grubu adına gerçekleştirdiği konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Değerli arkadaşlarım, bugün söz almamın nedeni şu: Bu Parlamentoda birçok kere polislerin sorunlarını konuştuk. Polis teşkilatının ciddi anlamda sorunları var; bunları bir kere daha Parlamentoda konuşmak, bunlarla alakalı bir Meclis araştırması önergesinde ortak noktada buluşmak konusunda, Parlamentonun irade koyması konusunda söz aldım.

Değerli arkadaşlarım, polis teşkilatıyla alakalı ciddi bir sorun var. Bizim, polisleri hatırlayabilmemiz için, polislerle alakalı sorunları gündeme getirebilmemiz için illa da al bayraklı tabutlarla önümüze gelmelerine, onların önünde hamaset yapmamıza gerek yok. Sağ oldukları dönemde de onların ciddi sorunları var; onları bu Parlamentoda tartışmamız gerekiyor değerli arkadaşlarım.

Bunlar nedir? Bir kere, çalışma saatleriyle alakalı, mesai saatleriyle alakalı problemler var. Bir polis memuru sabah saat sekizde çıkıyor değerli arkadaşlarım, on iki saat, en aşağı on iki saat... Başka bir meslekte yok bu. Hele de sivil polis memurları saat sekizde çıktıktan sonra gece saat birde, ikide geliyorlar. Bunlar için izin diye bir problem yok çünkü izin yok ne yazık ki. İstedikleri zaman izin alamıyorlar; bayramları yok, seyranları yok. Bayramla alakalı bir izin talebinde bulundukları zaman diyorlar ki, efendim sizinle alakalı herhangi bir... Maç var veya başka bir siyasi faaliyet var, bunlarla alakalı bir bariyer koyuyorlar. Bu nedenle yıllık izinlerinden tutun, görevlendirmelerle alakalı, hafta sonu yaşadıkları mağduriyetlerle alakalı ciddi problemler var. Bu problemlerin Parlamentoda tartışılmasını istiyoruz değerli arkadaşlarım.

Bakın, baştan beri birçok kere, sizlerin Genel Başkanı da ifade etti, bizler de birçok kereler burada ifade ettik: 3600'le alakalı talepleri var, maaşlarla alakalı iyileştirme talepleri var değerli arkadaşlarım bu büyük meslek grubunun. Nedir bunlar? Bugün bu konuşmayı yapmadan evvel birçok polis memuruyla ciddi anlamda konuşmalar yaptık ve şunu diyorlar: Otuz üç yıllık bir polis memuru, kıymetli arkadaşlarım, 8.300, 8.400 lira maaş alıyor ve emekli olduktan sonra bu maaşı 4.500 liraya düşüyor, 4.600 liraya düşüyor değerli arkadaşlarım. Polis memurlarıyla alakalı biz elli beş yaş sınırını koyuyoruz. Bunların çocukları var, bakacağı aileleri var ve böyle bir tablonun içerisinde biz diyoruz ki "55 yaşında emekli ol, maaşın yüzde 100 aşağı doğru düşsün, başının çaresine bak." Bugün sokaklarda -dramatize etmek istemiyorum ama- limon satan polis memurlarımız var emekli olduktan sonra. Yani onur ve şerefi, haysiyetini koruyan, o üniformayı haysiyetle taşıyan, terörle mücadelede en önde yer alan bu meslek grubu ne yazık ki bir üvey evlat muamelesi görüyor. Bu konuda gerekenlerin yapılmasını istiyoruz değerli arkadaşlarım.

Bir başka talep daha var: Üzerlerinde giydiği üniformalar. Bakın, belki bunu bilmiyorsunuz, bu üniformalarla alakalı ciddi şikayetler var. Yaz mevsiminde bu üniformaların vücutlarını yaktığı, kış mevsimindeyse bu üniformaların onları korumadığına ilişkin ciddi kaygılar var. Buna ilişkin bu talepleri de buradan iletmek istiyorum.

Nöbet yerleriyle alakalı da sorunlar var değerli arkadaşlar. Birçok nöbet yeri var, birçok nöbet noktası var. Nöbet yerlerinde en acil ihtiyaçlarını karşılayacakları tuvaletleri bile yok. Düşünebiliyor musunuz? Böyle bir tabloyla karşı karşıya. Hani, eskiden -büyüklerimiz bilirler, burada o dönemi yaşayanlar bilirler- nöbet kulübelerinde ekmek ve bakım ihtiyaçlarını daha doğrusu karınlarını doyurabilmek için sefer taslarıyla ekmek götürüyorlar, yemek götürüyorlar. Böyle bir tabloyla da karşı karşıya olan polis memuru arkadaşlarımız var. Değerli arkadaşlarım, cenaze izni ne demektir? Cenaze izniyle alakalı bir tahdit koymuşlar, diyorlar ki: "Birinci derece yakınızın dışında herhangi bir şekilde cenaze izniyle alakalı bize gelmeyin, bizden izin almayın." Sevgili arkadaşlar, polis memurları köle değil, biz de maden çağında yaşamıyoruz yani 21'inci yüzyılın Türkiye'sinde güvenlikle alakalı çok güvendiğimiz, şu anda bile şu kapıdan çıktığımız anda bize eşlik eden, ciddi anlamda güvenliğimizi koruyan ve hepimizin biliyorum ki siyasetin dışında yanlarında olmamız gereken bu meslek grubuna gerekli takdiri ifade etmemiz, gerekli güveni, onların hak ettiği ücreti, sosyal yardımları vermemiz gerekiyor. Bu konuda Parlamentonun, içlerinde bulunduğu sıkıntılı durumu anlatması açısından, içlerinde bulunduğu bu problemin Parlamentoya taşınması açısından bir Meclis araştırma önergesinde ortak noktada buluşmasında yarar görüyoruz değerli arkadaşlarım. Bunun dışında ne var? Bakın, önemli olaylarından bir tanesi de şu değerli arkadaşlar: 3201 sayılı Kanun'un 13'üncü maddesi diyor ki: "Karakol amiri olarak başkomiser rütbesindeki bir kişinin görev yapması gerekiyor." Ama yeterli derecede başkomiser olmadığı için değerli arkadaşlarım, başkomiser yetersizliğinden dolayı Türkiye'nin birçok yerinde, yüzde 95'inde, karakollarda komiser ve komiser yardımcıları başkomiser adına vekâleten bu görevleri yapıyorlar.

Şimdi, buradaki problem şu: Burada başpolis ve kıdemli başpolislikten komiser yardımcılığı rütbesine terfi etmiş ve yaklaşık 1.800 Emniyet mensubumuzun 2011 yılı itibarıyla başpolisliğe terfi ettikten sonraki on yıllık görev sürelerinin komiser yardımcısı ve komiser rütbelerinde bekleme süresinden sayılarak başkomiser rütbesine terfi ettirilme talepleri mevcuttur değerli arkadaşlarım. Bu nedenle sayıları yaklaşık 1.800'ü bulan emniyet mensuplarıyla ilgili hakkın verilmesi adına gerekli düzenlemeler yapılarak buna ilişkin kanun tekliflerini de hazırlayacağız. Hem emniyet teşkilatımızın ihtiyacı olan amir açığının ortadan kaldırılması hem de devletimize ekstra bir külfet olmayacağı yılların tecrübe ve birikiminin emniyet teşkilatının yönetim kademesine yansıtılmasıyla halkın daha kaliteli bir hizmet alması adına bunların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi gerekiyor.

Sözün özü şu: Polis bizim polisimiz, polis Cumhuriyetin polisi, polis Mustafa Kemal'in polisi, onlara hak ettiği değeri verelim diyorum, yüce Parlamentoyu saygıyla selamlıyorum.”

Dilan Şahinbaş