YEREL
Giriş Tarihi : 19-03-2021 14:17   Güncelleme : 19-03-2021 14:17

Pandemi de pastahanelerin durumu

Artvin’de büyüyen ve her geçen günde büyümeye devam eden. Yeni lezzet nanna büyük ilgi görüyor.

Pandemi de pastahanelerin durumu

Önemli bir marka haline gelen nanna Artvin için büyük öneme sahip. Her geçen gün gelen müşterilerin hayran kaldığı tat nanna lezzetinden ödün vermiyor. 49 yaşındaki İşletme müdürü Selim Pirinç yapılan röportajda Artvin halkının büyük ilgisinin sebebini açıkladı.

Nanna nedir?

Biz 4 yıldır bu işi sürdürüyoruz. Geçmişimiz dergâh pastanesindeydi. 2,5 yıl Artvin’de hizmet etti Dergâh pastanesi. Rize’den geliyordu öncesinde ürünler. Doğu Karadeniz de 28 şubeye hizmet ediyordu dergâh tabi daha sonra anlaşmamızı fes ederek. Nanna olarak devam ettik. Artvinli olan 2 girişimci arkadaşın ortaklığı ile imalatını Hopa’ya aldığımız ve Hopa, Borçka, Kemalpaşa merkez olmak koşuluyla nanna ismini verdiğimiz ve hizmetlerimizi devam ettirdiğimiz bir pastane. Ama biraz daha pastanenin yanında kafe kültürünü de uyguladığımızı söyleyebilirim. Pizza, tost gibi ürünleri de yapıyorduk. Bunlara benzer ürünlerimiz gene oluyordu. Tabi pandemiden dolayı buna biraz ara verdik. Şu an sadece paket satışla özellikle baklava, pasta ve çikolata taleplerimiz yüksek. Pandemi süresince hiç işimiz düşmedi. Azalma söz konusu olmadı bir yıl önceki kazanç miktarı neyse değişmeden pandemi süresince de devam etti. Bunun tek nedeni Artvin’de bu sektörde ve bu alanda halkın bize karşı güveni ve sağlamış olduğumuz özverili hizmettir. Bu bizim ürünlerimizin iyi olarak algılandığı ve vatandaşın memnun kaldığı anlamına geliyor.  Yani pandemide temizlik, hijyen başta geliyor bildiğimiz üzere. Müşteriler bizim ürünlerimizin organik, sağlıklı bir titizlikle yapıldığını biliyor. Ayrıca mekânımızın temizliğine dikkat etmemiz gelen müşterilerimize de gördükleri manzara karşısında daha fazla güvenle ve bir iştahla rahatlıkla memnuniyetini de gösterebiliyor diyebilirim.

Pandemi süresince eleman durumunuz nasıldı?

 Yani zaman zaman işlerimizi de yetiştiremediğimizi hatırlıyorum. Pandemi döneminde eleman bile aldık. Çoğu esnaflarımız çevremizde tanıdıklarımız zor durumundan dolayı eleman alamaz ve çalıştıramaz duruma gelmişti. Ama bizde işler yoğundu bir pastane olmanın da getirdiği avantajda var ayrı olarak sağlamış olduğumuz hizmet kalitesi çok büyük şekilde hassaslıkla yaklaşımda bulunuyoruz. Üç kişi çalışırken beş kişi çalışır olduk. Ben İŞKUR’dan eleman aldım yani. Dolayısıyla Artvin’in bir markası olma yolunda ilerliyoruz. Nanna Lazca Anne demekmiş kısaca burası nanna eli yani anne elinin lezzeti değmiş gibi işimizi sürdürüyoruz. Bizim ustalarımızda bu konuda Artvin’e bu lezzeti verebiliyor diye inanıyoruz. Zaten gelen olumlu mesajlar müşterilerimizin pozitif yorumları da söz konusu. Pandemi döneminde almış olduğumuz tedbirlerde şöyle, mekânımız geniş yüksek tavan ve geniş bir yapıya sahip bu yüzden gelen müşterilerin sayısı ve sosyal mesafeyi iyi bir şekilde yönetiyoruz. Sonrasında yapılan temizlikler dezenfektanlar müşterilerimizin dikkat ettiğinden emin oluyoruz zaten gelen insanlar önce bir içeriye bakıp temiz mi? Diye dikkatli bir gözden geçiriyor. Pandemi döneminde 25 kişiyi alabilmemiz insanları da memnun ediyor. Yani bir küçük mekâna iki kişi girse arkadan gelen üçüncü kişi şüphe ile yanaşamıyor. Salgın söz konusu olduğu için. O yüzden hem yaptığımız ürünlerde ciddi hassaslık ile hem de mekanımızın düzeni ve temizliğine büyük önem veriyoruz.

Ürünlerinizin üretimi nasıl oluyor?

Yöremizin kaliteli tereyağları ile üretimini yapıyoruz bu baklavamız, pastamız her üründe kaliteli malzeme kullanmaya da özen gösteriyoruz ve Erzurum’un toz şekeri ile glikoz şurubu kullanılmadan. Bu ürünleri üretiyoruz. Kullandığımız ürünleri günü birlik tutuyoruz yani raftaki duran pasta müşteriye bayat imkânı yok vermeyiz verdirmeyiz. Hangi ürün olursa olsun ikinci gün ürünlerin yenisi koyulup tazeleniyor. Diğer önceki günden kalan ürünlerimiz bozulmuyor ama geçerliliğini kaybetmesi söz konusu olduğu için çevremizde öğrenci olur tanıdık veya ihtiyacı olan olur böyle kişilere veriyoruz. Bu durum bir işletme olarak zarara neden oluyor görünse de yaptığımız işin hassasiyeti daha önemli. Günlük araç gelir mesela şubelere ürün soğuk hava deposuyla gelir rafa dizilir. Daha sonra satılır. Her gün araba geliyor. Ürünleri her gün yeniliyoruz. Biz ürünlerin raf ömrünü de çok önemseriz bu yüzden. Çünkü bu işletmenin patronunun bize belirttiği ve bizimde kabul ettiğimiz vizyonumuz şu ‘’ çocuğunuza yedirmeyeceğiniz bir şeyi insanlara sunmayın’’ çünkü biz Artvin’de gerçekten marka olmak istiyoruz. Çünkü biz dergâhtan gelmeyiz temelimizi zamanında sağlam attık. Dergâh nedir? 1985’de kurulmuş doğu Karadeniz’in incisidir. Dergâhın vizyonundan da örnek alaraktan kendimize sağlam bir temel ile yol çizdik. Yani aniden pastane açıp böyle temiz ve titizlikle işimizi yapamazdık. Ama şimdi burada bulunan ustalarımızla bir temelimiz var belirli bir vizyona uyup bunu yansıtma yolunda markalaşmaya Artvin için önemli bir değer kazandırıp kazanmakta istiyoruz. Tabanımızda temelimizde bizim 2,5 senelik dergâh var ve bu temeli bozmadan üste çıkmaya çalıştık. Bunu yaparken iyi bir şekilde örnek aldık diyebilirim. Normal bir pastane veya o pastanenin altına inseydik mevcut müşterimizi kaybedecektik. Ama dergâhın elit bir kesim müşterisi var ve bu müşteriler bu günlerde aynı şekilde bizimle birlikte güvenerek pastasını, kekini aldığı bir yeriz. Benim kasada bir müşterim bana şu kelimeleri kullanmıştı hiç unutmam. ‘’1970’li yıllarda İstanbul’da yediğim pastanın lezzetini hissetim. Yedikçe daha fazla yemek istedim her seferinde.’’ Aynı böyle söyledi bunu diyen yaşlı bir amca her şeyin eskisi şu an makbul ya ahh o eski günler deriz hep adam 70’li yıllarda yediği pastanın lezzetini bizim pastanenin lezzetiyle benzetti. Günümüzde mesela pastaları iyi yapmıyorlar bende pasta alıyordum. Çocuğumun doğum gününde ama yiyesi gelmiyordu insanın tadı lezzeti her şey eskisinden farklı yani şimdi ben hiç pasta yemem diyen insana bizim pastamızdan yedirince tekrar yemek istiyor. Bunu ben kaç defa doğum günlerinde yaptım. İnsanlara yaptığımız pastaları sundum ve gerçekten yaptığımız işi takdir eden o kadar çok insan var ki hayretler içerisinde inanmak güçtü. Dolayısıyla doğal ürün kullanıyoruz. Gerçek çikolata kullanıyoruz yapılan keklerimiz hepsi taze şekilde gelen müşteriye sunuyoruz. Zaten satılan ürünlerin çoğu elimizde kalmıyor gün içerisinde.

Herkesin bütçesine uygun şekilde hizmet verdiğinizi söyleyebilir miyiz?

Evet, günümüz şartlarında üretilen kalite bakımından gayet iyi fiyatlarla satışımızı yapıyoruz. 45TL-70TL arası pastalarımız mevcut ama kalite bakımından çikolata veya içindeki kek bakımından değişen bir şey yok neden fiyat farkı vardır. 70TL olan pastanın içinde fıstık, fındık boyutu gibi etkenler ve malzemeler koyuyoruz onun maliyetini böyle yansıtıyoruz. Ama 45TL ile alınan pastanın lezzeti kalitesi falan aynı taze bir şekilde gelen müşterimiz rahatlıkla alıp yiyebiliyor. Geçen gene geldi mesela bir müşterim 45TL ye aldığı pastadan tekrar aldı. Böyle memnun kalıp aynı ürünü alanlarda var tabi ki. Şunu da belirteyim çikolatamız iyidir kaliteli ve lezzeti çok iyidir. Kullandığımız çikolata ürünlerimizde değişkenlik göstermez aynı tat her üründe çikolata kullanıldığı zaman alınan tat aynıdır. Tabi beyaz çikolata siyah çikolata tatlarında fark oluyor. Bu doğal bir tat sonuçta. Günümüzde baklava çok önemli, yani baklavayı yediğin zaman boğazını yakmayacak, mideni yakmayacak işte o şurup denilen zararlı malzemeleri bulundurmuyoruz.  Asla imalatımızdan içeriye girmiyor bunun garantisini verebilirim müşterilerimizde.

10 yıl sonra aynı lezzeti verebilecek misiniz?

Bu şöyle bir şey 1 senedir hemen hemen nannadayım 2,5 senede dergâhtaydım. Yani örnekleme yaptığım zaman bunu şuna benzetiyorum. Geliyor adam bana şu ürünü ver ve bu kişi aynı zamanda en az üç gün içinde gelip gene aynı ürünü alıyor. Aynı ürünü üç gün geçmiyor başkası da alıyor aynı kişide alıyor. Memur kesiminin talepleri fazlalıkla bizde var 10 yıl sonra değişir mi? Bizlerde faniyiz kalitemiz vizyonumuz belli. Ustalarımızda fani değişecekler ama kalite değişmez diye söyleyebilirim. Çünkü kullandığımız ürünlerin kalitesi hep artacaktır. Kurallarımız hep aynı kalacaktır bu yüzden değişmeyecek diyebilirim. Yani benim patronumun dediği biz yavaş yavaş büyüyeceğiz vizyonumuz ve misyonumuzla sağlam adımlarla ilerleyeceğiz demek doğru olur.’’ İfadelerini kullandıktan sonra personellerin hijyen testinden ve hijyen belgelerini de işletme olarak aldıklarını belirten Pirinç Artvin adına büyük marka olmak içinde yapacakları plan ve projelerde sağlam temeller atıp yavaş bir şekilde yol çizeceklerini de belirtti.