KÖŞE YAZARLARI
Giriş Tarihi : 08-03-2021 15:22   Güncelleme : 08-03-2021 15:24

ÖMER YERLİKAYA (Kevser Ruhi ve Saçları Deli Çoruh)

Sevgili Okurlar Artvin’de Haber gazetemizin bu gün ki konuğu Türk yazınının çok önemli bir ismi.

ÖMER YERLİKAYA (Kevser Ruhi ve Saçları Deli Çoruh)

Hikâyemize yeni soluk kazandıran özgün bir kalem yazarımız Kevser Ruhi…

Yazar dediğin binlik yıl yaşamalı, yaşamalı ki binlerce binlik sözcükleri hem de kıl çuvala doldurup ağzını sıkıca tıkasın. Sonra ne mi yapsın? O sözcüklere talimat üstüne talimat versin, üzerine emirler yağdırsın. Kızsın bağırsın, fırçalasın; içindeki dinginliği onlarda söndürsün. Sonra hizaya gelmelerini emretsin. Nasılsa bir yazarın sözünü geçirdiği en iyi şey sözcükleridir. Hadi sıralanın bakalım, sen azcık öne çık, sen göbeğini içeri çek, sen biraz daha ileriye sark, sen daha dik dur, sen gevşeme! Sen kabasın, uygunsuzsun daha daha uyumlu daha estetik ol. Sen kendine mizahi bir duruş seç ve haykır! Haydi bakalım hoş geldiniz şimdi cümle kurma zamanı, şimdi armoni zamanı…

Sevgili okurlar yazar dediğin anasının karnından doğuyor! Asıl gerekçe budur, eğitimmiş, çok okuyup çok yazmakmış, kursmuş filan bunlar hikâye… Yazarlık doğal bir yetenek ve bunu biçimlendirmek için de gezegenimizin servis yaptığı öteberiden küçük küçük faydalanmak, hepsi bu işte… Merak ediyorum Saçları deli Çoruh’u bu ülkede kaç insan yazabilir? Aklınızdan geçen sayıları söyleyin! Çıkmayın yukarılara bir elin, haydi iki elin parmaklarını geçmez bu sayı. Saçları deli Çoruh’a analitik yorum yapmak için ya çok çok iyi bir okur olacaksınız ya da iyi bir yazar. Kevser Ruhi çok zeki hatta olağanüstü zeki bir yazar. Sözcüklerle bu kadar oynayabilen onları disipline eden isyan ettiren, kavga ettirip barıştıran, süsleyen albeni katarak şirinleştiren, biçimden biçime sokan bir kuğu zarafetiyle dans ettiren büyülü bir kaleme sahip. Kısa cümlelerde vurgulu anlamlar döktürmek her babayiğidin karı değildir. Yazar öylesine zeki ki; saçları deli Çoruh nasıl yazılmış, nasıl, nasıl insanın aklı almıyor?

Bir Benim adım kırmız adlı romanda ki Orhan Pamuk’un kurgusuna bir de Saçları deli Çoruh’un akışına bayıldım. Edebiyatın derinlerine inmek sürü peşinde gecenin bir vakti bade içip yanık türküler söylemeye benzer. Saçları deli Çoruh’ta bu türkü en yanık sesiyle söyleniyor.

Saçları Deli Çoruh sözleri ilk kez duyulan bir deli türkünün dağa, taşa, ağaca, bitkiye, ormana hükümran olması gibi bir şey. Bir deli fişek, gümüş bir palanın ışıldak sesi... Bir sır, yaşamın öznesi, tümleci, yüklemi farklı boyuta indirgeyen bir başyapıt. Sevdanın, hasretin, acının ve sınır tanımayan çizgi ötelerinin ve bin yıllık bir düşün öyküsü. Edebiyata özgün yazınsal refleks kazandıran bir hikâye... Özgünse özgün, yeni soluksa nefes açan bir zindelik… Saçları Deli Çoruh bir genç kız, onda Irazcanın dirliği Akça kadının hırsı var. Kevser Ruhi ezber bozuyor; yazar diye geçinenlerin Çoruh’un saçlarını uzatıyor ellerine. Yetmiyor bir hikâye nasıl yazılır diye kendini yazar sanan birilerine ders veriyor. Alevden atlara binip masalların içine içine koşuyor.

Sevgili okurlar büyük yazarlar dâhil hemen hepsi birbirlerinden etkilenmiştir. Bazı betimlemeler adeta ortaklaşa kullanılır olmuştur. Söz konusu rüzgâr ise bu konuda biline gelenler hep tekrar edilmiştir. Rüzgâr bir kadının yüzünde usta bir oyuncu gibi oynadı saçlarının arasına girip bir yanına yığdı. Çatıda, saçakta vınladı, uğultularla esti. Rüzgâr bulutları dağıttı en kuzeye sürdü. Kayalara çarpan rüzgâr karşı tarafa geçemedi esti, estikçe adeta küplere bindi. Esti, bir kamçı gibi ıslık çaldı. Esen rüzgâr karşı yamaçların nane, kekik kokusunu getirdi. Ve benzeri onlarca anlatı… Aklınıza ne gelirse hepsi pek çok yerde pek çok kereler kullanılagelmiştir. Oysa Kevser Ruhi bakınız rüzgârı nasıl anlatıyor? Odaya dolan rüzgâr bir yılan gibi halının altından geçti. Perdeleri oynattı, duvardaki halının ceylanını ürküttü… İşte farklı olmak özgün olmak bu ve hiç birinden etkilenmemek bu olmalıydı...

Bu günlerde Gürcüce baskısı çıkacak Saçları Deli Çoruh 2009 Orhan Kemal öykü birincisi. Bu yetmez, Gürcüce çevirisi de yetmez başta İngilizce olmak üzere diğer dillere de çevrilmelidir. Saçları deli Çoruh bir hazinedir. İnsanın aklından delice bir fikir geçiyor. Ah keşke donda deli bir nehir olsaydı. Adı da saçları deli don olsaydı. Yazarı da Bizim Kevser Ruhimiz değil de Şolohov olsaydı. Ne olurdu biliyor musunuz? Saçları Deli Çoruh bir dünya klasiği ve bütün zamanların en iyi öyküsü olurdu. Onlarca yazarın yüzlerce eserini okudum. Hiç biri Kevser Ruhi kadar mutlu cümleler kuramadı. Saçları Deli Çoruh’a bayıldım, bayıldım, bayıldım… Büyük ustayı ayakta alkışlıyorum.

Artvin’de Haber gazetesi olarak Kevser Ruhiye sonsuz başarı dileklerimizle sağlıklı mutlu yaşamlar diliyoruz. Sevgiyle kalın.