KÖŞE YAZARLARI
Giriş Tarihi : 24-05-2021 16:11   Güncelleme : 24-05-2021 16:11

ÖMER YERLİKAYA - Karamazov Kardeşler…

Sevgili okurlar Rus edebiyatı dünyada bir ekoldür. Kuşkusuz dünyanın en büyük yazarları yine Ruslar olmuştur.

ÖMER YERLİKAYA - Karamazov Kardeşler…

Ardı sıra öylesine büyük yazarlar çıkıp eserler vermiştir ki bu eserler dünyanın en kıymetli klasikleri olmuştur. Rusya da nitelikli yazar çokluğu diğer akımların önüne geçmiş adeta kendi roman erklerini etkileşim ihtiyacı duymadan kendileri oluşturmuştur.

Dostoyevski romanlarında insanı anlatır. İnsanın derinliklerine akıl almaz bir biçimde iner adeta karakterin aklını okuyarak ruh tahlili yapar. Dostoyevski umursamazdır. Yaşadığı dönemin şartlarına karşı çıkmış akranlarını ve özellikle gençleri gece toplantılarına çağırarak örgütlenmelerini sağlamaya çalışmıştır. Yüreği düşünceleri hep açık ve özgürdü. Sanırsınız yazmak için dünyaya gelmişti ve öyle de oldu. Bütün zamanların en iyi birkaç yazarından birisi haline geldi. Bütün eserleri başyapıt gibi okundu. Onun okuyucuyu düşünmeden yazan deli dolu bir yanı vardı. Biraz umursamazlığı ve belki biraz edebiyatın sırrını çözmüş olmasındandı bilinmez belki de romancılığı bir meslek gözüyle görmediği içindir ki açık sözlülüğünü, savurganlığını okuyucu üzerinde de kullandı. Pek çok eserinde şunları söyleyecekti. “Biliyorum okuyucu bunları anlatmamda sıkılacak ama isterse okumasın, yazdıklarımdan isterse sıkılsın ama ben bu düşüncemi yine anlatmalıyım!” gibi sözler etmekten çekinmemiştir.

Dünyanın en büyük psikoloji romanı da kabul edilen Karamazov Kardeşler belki yazarın en büyük eseridir. Tam bir başyapıttır. Altını çizerek söylüyorum didaktik okuma alışkanlığı olmayan okur için değildir Karamazov Kardeşler. Sıkılırsınız, yazarın ne anlatma istediğini anlamaz ve bilmem kaçıncı sayfada okumaktan vazgeçersiniz. Dostoyevski dağınıktır. Özgürlüğünün de bir adım ötesine geçerek oluşturduğu karakterlere marjinal özgürlükler katmıştır. Bir bakıma birkaç sayfa sonra onun karakterlerinin nasıl davranacağını kestirmek çok zordur. Oysa günümüz eleştirmenleri romandaki konu ve karakter bütünlüğünü her şeyden önce ele alırlar. Özellikle kurgu boyunca karakter kişiliğiyle, konu bütünlüğüyle uyumlu davranabiliyor mu? Haydi, canım sevsinler seni! İnsan dediğin esen rüzgâr gibidir; gün olur saati saatine uymaz. Gün olur delibaşını alıp uzaklara gider. Benim romanım Beyaz Ali; zaman zaman karakter uyumsuzluğu yaşanıyor gerekçesiyle eleştirilmişti.

Dostoyevski Karamazov Kardeşlerde yaşanmış olayları anlatır. Baba Karamazov denen adam dağınık, akşamı sabahı belli olmayan küstah adamın tekidir. Küfürbaz, asık yüzlü, aksi, geçimsiz, kavgacı, yüzü gülmeyen, hiçbir şeyden memnun olmayan birisidir. Bir şeyi umursamayan Dostoyevski bu çalışmasında çok zorlanır ve bazen vaz geçme noktasına kadar gelir. Onun okuyucuyu umursamadığını biliyoruz ama sekiz yüz sayfalık bu devasa kurguda bu herif hemen her sayfada kendini gösterecektir. Dostoyevski’yi rahatsız eden budur. Roman boyunca bu pislik herifi okuyucuya nasıl sevdiririm diye kara kara düşünür. Benim bile sevemediğim bu adam için okuyucu ne der? İkilemi içindedir. Öyle anlar olur ki bütün enerjisini kaybeder. Dönüp dönüp çalışmasını defalarca okur. Her okuduğunda beğenisi giderek artar. Son kararını verir ve bir şey düşünmeden kendini sadece romanına adar. Kitap basılıp okurla buluşunca bütün dünya adeta parmak ısırır. Edebiyat dünyası şoktadır. İlk defa bir yazar eliyle insan gizeminin derinliğine inilmesinin şaşkınlığı yaşanır. Dünya insanın sırlarla dolu olduğunu bu romanla netleştirir.

Büyük yazarlar benlik duygusu altında birbirini kıskanır. Bu kıskançlık Rus yazarları arasında da yaşanmıştır. Tolstoy, dünyanın en büyük yazarlarından birisidir. Evini terk edip uzaklara gidince bir tren garında ölü olarak bulunur. Elleri arasında bir kitap tutmaktadır. O kitap Karamazov Kardeşlerdir. Meslektaşını kıskanmış olsa da gururuna yenilmez; Bu kitabı Dostoyevski den başka kimse yazamaz diyecektir.

Sevgili okurlar Karamazov da kurgu bizdeki gibi düz ve basittir. Küfürbaz, alkolik, dünyayla ilişki olmayan bir adamın aile içindeki yaşantısı anlatılır. İşte hepsi budur. Peki, basit kurgudan dünyanın en büyük romanı nasıl çıkabilir?  Bence güzel bir soru. Burada nitelikli yazar olmanın vurgusu çıkar ortaya. Sürekli söylediğim bir şey var. Hikâye ve roman tarihinde anlatılmadık düş yazılmadık bir konu kalmadı. Hemen her şey hakkında onlarca eser yazıldı. O zaman ortaya sadece bir şey çıkıyor; yazarın kaleminin gücü. Dostoyevski burada bunu yapmış ve inanılmaz ruh tahlilleriyle olağanüstü güzellikte bir eseri dünya edebiyatına kazandırmıştır. Bu kitap ruh tahlilleri yapan yazarların başucu kitabı olmuştur. Bu alanda binlerce kitap yazılmış ama hiç biri, hiç biri Karamazov Kardeşlerin yanına bile sokulamamıştır.                                                                                                                                                                   Sevgiyle kalın.