KÖŞE YAZARLARI
Giriş Tarihi : 28-06-2021 11:00   Güncelleme : 28-06-2021 11:00

ÖMER YERLİKAYA - Emrula…

Sevgili okurlar Artvin’de Haber gazetesi olarak yeni bir romanla karşınızdayız.

ÖMER YERLİKAYA - Emrula…

Emrula Osmanlı Rus savaşı esnasında Artvin, Şavşat, Borçka ve Ardanuç’u içine alan bölgede, egemenliğin ve sınırların el değiştirdiği bir dönemde iki imparatorluk arasında sıkışıp kalan ve yerel yöneticilerin baskısı altında sıkışan çaresiz halkın zorlu yaşamı anlatılır. Çaresiz kalan halk tarihin hemen her döneminde kurtuluş için kendine bir kahraman edinir. Henüz on altı yaşındayken babasının köylülere uyguladığı zulmü görünce başkaldıran Emrulanın hikâyesi anlatılır. Emrula bir isyanın romanıdır. Başlangıçta sınırlı sayıda adamıyla adından söz ettiren Emrula bölgede asırlardır süren zulmü, adaletsizliği ve ağır vergiler altında inleyen ve öz yurdundan sürülmek isteyen halkın korkusuz bir savunucusu haline gelir. Ve giderek katılımcı sayısı artar, büyür ve güçlenir.

Yazar Ramaz Surmanidze’nin gerçek yaşam öyküsünden yola çıkarak kaleme aldığı ve tarihi olayları yansıtan bu çalışma tam olarak on altı yıl yazarının elin de biçim kazanmaya çalışılmıştır. Emrula, Robin Hood’un Gürcü versiyonudur. Zenginden alıp fakire veren bir direnişçidir. Emrula’nın Türk okurla buluşmasında çevirmen Rıdvan Atan hocamızın çok önemli katkıları olmuştur.

Şimdi Emrula isimli romanın bir eleştirmen gözüyle tanıtımını yapmak isterim.

Emrula, sıradan yazılanların çok üzerinde. Duru, akıcı ve şiirsel bir dili var. Okuyucu sevimli bir hikâye okur gibi sıkılmadan okuyabilir. Akıcı bir dil ve oldukça zengin anlatı becerisiyle sıkılmadan ve sürekli sonunu merak eden bir duyguyla elinizden bırakamayacağınız bir kitap olacaktır. Diyalektiklerde, zaman kiplerin de hiçbir sorun gözükmüyor. Olayların akışı duygu niteliğinde iyi yansıtılmış. Yazar olayların geçtiği dönemde tarihi dokuyu neredeyse kusursuz bir biçim de aktarmış. On beş yılı aşkın bir süre üzerinde çalışılmış. Hep söylediğim gibi eski dönemlerde bile olsa yaşanmış olayları kaleme alıp romanlaştırmak beraberinde hep önemli sorunlar getirmiştir. Konu ilgilisi, ikinci, üçüncü şahıs ilgilileri hikâyede kendilerinden çok şey bulacak bir taraf övgüler dizecek diğer taraf ise öfke kusarak eleştirecektir. Her ne olursa olsun tarihi gerçekler saptırılmadan ve kayırmacılık yapılmadan olduğu gibi aktarılması da çok önemli bir durumdur. Yöre insanı hem bizim taraf ve hem sınır ötesi insanının ilgisini çekebilecek bir kurgusu var Emrula’nın.

Üstelik ve belki işin en önemli yanı ülkemizin önemli kalemlerinden Kevser Ruhi’nin editörlüğünü üstlenmiş olmasıdır. Kevser Ruhi Türkçe- Gürcüce karşılaştırmalarını uzun bir süre büyük çaba sarf ederek gerçekleştirmiştir. Emrula’ yı roman formatına sokan editörü Kevser Ruhi olmuştur. Kevser hocamın kalemini çok iyi bildiğim için de romanda kendilerinden önemli katkılar görmemde hiç tereddüt etmedim. Kendine ait özel sözcükler, betimleme düzenlemeleri, cümle kurulumları, vurgu ve birkaç şey daha Emrula’ya hem roman dokusu kazandırmış ve hem yazım tekniğine oldukça uygun bir hale getirmişlerdir. Bir bakıma romanın editörü neredeyse yazar kadar esere katkı sunmuşlardır. Yine bir başka ifadeyle yazar Kevser Ruhi hoca bu zamanını yeni bir kitap için harcamış olsaydı, elimizde kendilerine ait hacimli bir kitap olabilirdi. Beni üzen bir durum ise; Emrula’yı okurken büyük usta Kevser Ruhiden izleri görmekte hiç gecikmedim. Okuyucu, editörün bu yanını bu katkısını görebilir mi? Ya göremezse düşüncesi tedirginliğimi hep artırdı. Bir senaryo biçeminden öteye gitmeyen bir taslak hikâyeyi adamakıllı örseleyip roman formatına sokmak inanınız her editörün yapabileceği bir çalışma değildir. Ve pek çok editör bu karmaşanın içine girmez bile.

Hiçbir yazar, hiçbir kitap kusursuz değildir. Kendilerini doğrudan ilgilendirmezse de Kevser Ruhi hocamın affına sığınarak gördüklerimi yazmak durumundayım. Öncelikle elli iki lira ederi Emrula için oldukça yüksek bir fiyat. Fiyatı yirmi beş, otuz lira aralığında olmalıydı. Emrula kendi adıma söylüyorum bende beklentisi yüksek olan bir kitaptı. Ben okuduğum kitapların konusunu hep ikinci planda tutarım. Bunu şunun için yapıyorum. Yeryüzünde yazılmadık konu, anlatılmadık hikâye kalmamıştır. Emrula benzeri de onlarca kitap yazılmıştır. Asıl önemsediğim romanın edebi değeridir. Edebiyata yaptığı katkısıdır. Ne yazık ki Emrula üst düzey beklentiye cevap verecek yüksek anlatı tekniği ve yazım diline uygun değil. Karakter tiplemeleri eksik kalmış. Özellikle uğruna roman yazılan Emrula karakteri yeterince biçim kazandırılıp okuyucunun gözünde büyülü bir halk kahramanı niteliğine sokulamamış. Yeni sözcük, yeni cümle, yeni betimleme kavram yeniliği ve becerisi, netlik yetersiz bir düzeyde kalmış. Roman vurgu eksikliği hissediliyor.

Yine de Kevser Ruhi hocamızın gayretleriyle önemli bir kitap haline dönüştürülmüş bir isyanın romanı Emrula. Emeği geçen her ismi kutluyor, okurunun bol olmasını diliyoruz.

Sevgiyle kalın