KÖŞE YAZARLARI
Giriş Tarihi : 12-07-2021 11:16   Güncelleme : 12-07-2021 11:16

ÖMER YERLİKAYA - Bekir K.

Bekir K. döndü. Döndü. Yeniden yürüdü. Dört yanı duvar. Duvar yüksek. Üzeri azı dişi gibi. Azı dişi gibi çıkık dikenli tel çivili.

ÖMER YERLİKAYA - Bekir K.

Başını kaldırdı duvarların arasında göğün silik yüzünü gördü. Kalın işaret parmağını burnunun bir yanında. İleri geri gezdirdi. İki parmağıyla kemerli burnunu kaşıdı. İşaret parmağını soktu burun deliğine. Tiksindi. Kendinden tiksindi. Hızla çekti parmağını. Başkasının parmağına bakar gibi baktı eğri büğrü parmaktı. Alnındaki kırışıklıklar bir bulut gibi asıldı. Bulut asıldı indi önüne. Kırmızı gözleri, yemeğini başkasına kaptıran bir kedinin gözleri gibi. Parlak. Gözleri parlak. Kan oturdu gözlerine. Şişti gözlerinin önü. Göz akları şişti. Şişti kanla doldu. Başını kaldırdı bir kez yine. Bir kez yine baktı göğe. Bozuktu göğün içi. Mor bulut sarktı gök kızıla bulandı. Bir şimşek koptu. Bir. Bir daha koptu. Göğün anası ağladı. Önce mora sonra kırmızıya çaldı rengi. Beyaz çizgi aktı içinde. Çizgi çizgi aktı. Derin aktı, en derine aktı. Bir ok gibi sivri aktı. Kayaya düşen karpuz gibi boğuk ama yorgun bir ses. Yorgun bir ses. Dalga dalga yayıldı ses. İçinde bir hayvanın homurtusu. İçinde bir hayvanın homurtusu var. Kızgın, saldırgan ve en çok da canı yanan bir hayvanın homurtusu. Midesi bulandı göğe bakınca. Gözleri daha çok kanlandı. Hayvanın homurtusunu duydu. Yeniden baktı gök iyice asıldı. Üzerine asıldı gök. Dikkatlice baktı homurtusunu duyduğu hayvanı göremedi. Kulakları çınladı. Başı gök gibi. Uğuldadı başı gök gibi. Gök alçaldı. Göğün buharı adamın üzerine. Bir şelale gibi adamın üzerine uğultuyla. Uğultuyla döküldü. Başı uğuldadı kulakları çınladı. Bir el uzandı göğün kırmızı boşluğuna. Beyazdı. Ucu çatallı yaba gibi. Süpürgesinde uçan cadı geldi aklına. Çocukluğundan bildi cadıyı. Kırmızıydı elma. Cadının elinde kırmızı elma. Elma da ısırık. Isırık vardı elmada. Cadının ısırığı. Pasaklıydı cadı. Yaşlı, çirkin. Gözleri beyazdı. Kılları uzamış koyun postu. Koyun postu gibiydi saçları. Cadı güldü. Sarı, kirli, kokan dişleri. Dişleri koktu cadının. Bekir K’nın üzerine sindi. Pis koku sindi üzerine. Dişleri üzerine çorba dökülmüş buz sarkıtları gibi. Cadı güldü. Göğün içine güldü cadı. Kırmızı kırmızı güldü. Kahkahayla güldü. Bekir K. Korktu. Hapishanenin duvarları korktu. Beyaz duvar titredi. Cadı yabayı çekti aldı. Yaba beyaz çizgi oldu. En derine uçtu. En derine uçtu yaba. Cadı bir eli havada diğeri süpürge de. Üçüncü eli yok. Üçüncü eli yok cadının. Dönüyor. Bekir K’nın tepesinde. Cadı Bekir K’nın tepesinde. Tepesi attı Bekir K’nın. Gök döndü. Tavana yükselen alevler gibi döndü gök. İndi aşağı. Bir şimşek daha çaktı. Yağmuru olmayan kuru şimşek çaksın dursun. Ne çıkar bundan çaksın dursun. Umursamadı çaksın dedi. Bekir K. Adımlarını sıklaştırdı. Havalandırma günü, varsın çaksın şimşekler, dedi. Burnu duvara değecek gibi oldu. Yol bitti. Yol bitti burnu duvara Bekir K’nın. Döndü. Çekti burnunu. Döndü.

Yeleği göbeğinin çok gerisinde. Ellerini yeleğinin cebine soktu göbeği daha çıktı. Elini soktu. Elini soktu Bekir K. Elini soktu göbek deliğini kaşıdı. Kümelenmiş kılları çıkardı göbek deliğinden. Gözlerini göbeğine indirdi. Bir şeyler homurdandı. Elini göbeğinin üzerinde gezdirdi. Kuru havayı geğirdi yeniden kaşıdı göbeğini. Ağzı acıydı. Gözlerinde pazarın acısı vardı. Döndü birkaç adım daha attı. Yine duvar çıktı önüne. Ne yana dönse duvar. Beyaz duvar. Beyaz. Elleri arkasında sivri burunlu siyah ayakkabısına baktı. Topu topu on üç adımlık bir yoldu. Havalandırma. Mahkûmsun! Belli günde belli saatte çık on üç adımlık yol yürü, dediler. Aldırmadı. Mahkûmsan katlanacaksın dedi. Sesi kalın çıktı. Sevmedi sesini. Her gece yatağa girdi. Birde karısını düşündü hep. Hiçbir gece bitmek bilmedi. Beş yılı geride bıraktı. Sıkıldı, patladı, su içti kilo aldı. Çıkacağı günü hayal etti. İçi gitti Bekir K’nın. Karısı geldi aklına. Beyaz yüzü, iri gözleri. Aklında hep bu var. Karısını söküp aldı bey oğlundan. Beyoğlu aklına geldi. Geldikçe homurdandı, burnundan homurdandı. Karısı Naciye. Gözlerinde sevda var Naciye’nin. Kollarıyla sardı Bekir K’yı. Birde ayaklarıyla sardı. Hem kollarıyla hem ayaklarıyla sardı.

Beyoğlu’nu hiç sevmedi. Beyoğlu babasının adamlarına birde cebindeki paraya. Yar etmem dedi. Yar etmem. Başkasına yedirmem. Babasının adamlarına güvendi. Bir ikisini feda eder temizlettiririm Bekir K’yı. Bu iş temelli biter dedi. Burası ne Yeşilçam. Ne Bekir K esas oğlan! Yedirmem dedi, yeniden. Bitecek bu iş. Temelli bitecek. Beyoğlu günün asıldığı bir zaman geldi. Babasının adamlarıyla geldi Beyoğlu. Evi bastı. Zorla aldı Naciye’yi. Evinden zorla aldı. Onları durduracak kimse yok. Bir küçük oğlan kardeş birde yaşlı anne. Atının terkine attı Naciye’yi. Aya sürdü atını. Yeryüzünden çıkmak aya yükselmek istedi. Sağrısını kamçıladı atın, ayaklarıyla tepti karnını. Uçmak istedi. Arkasında sevdiği kız. Zamanla Naciye de sevecek kendini. Beyoğlu varken elin çulsuzu. Çulsuz adı üzerinde. Bulduğunu yer bulamazsa aç yatar. Kendi bey oğlu. Cevdet bir beyin oğlu. Pehpeh. Beyoğlu. Yarın bir gün bey olması eli kulağında. Büyük dağa sürdü atını. Jandarma gelirse gelsin. Gelsin dedi, Beyoğlu. Sırtında sıcaklığını hissetti Naciye’nin. İki yanına baktı. İki yanında adamları at sürdü. Arkası da sağlam. Bir bey var arkasında. Keyiflendi. Kimseye yar etmem dedi. Jandarma gelse alamaz artık. Rüzgâr çıktı, çıksın dedi Beyoğlu. Yağmur yağsa dolu yağsa, kar bile yağsa kimse. Kimse alamaz, dedi. Diklendi atın üzerinde. Sen köyün en güzeli! Köyün güzeli Beyoğlu’na. Başkası olmaz. Atını yeniden dürttü. Aya çıkmam gerekirse çıkarım. Kimseye yar etmem dedi. Jandarma yok. Bekir K var. Sürdü doru atını Bekir K. Kartal oldu uçtu üzerlerine. İki adamını indirdi. İki adamı ağır yaralı. Beyoğlu zor kurtardı canını. Doruya aldı Naciye’yi. Ayaklarını bir yanına sarkıttı. Önünde oturdu Bekir K’nın. Doru uçtu, ay yere indi. Doru uçtu. Naciye güldü. Sokuldu kollarına. Dudakları titredi. Naciye sokuldu kollarına.

Duvarların arasında Bekir K. Yeniden kaşıdı kemerli burnunu. Göğün silik mavisini çekti içine. Yürüdü. Her adımında yılına saklı anısı yattı ayaklarının altına. Kollarıyla sardı karısını Bekir K. Karısını kollarıyla sardı. Havalandırmanın içinde öptü. Göğün kırmızısını öper gibi öptü.