YEREL
Giriş Tarihi : 06-10-2021 20:27   Güncelleme : 06-10-2021 20:27

“ÖĞRETMENİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

“ÖĞRETMENİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

“Öğretmen Hak Ettiği Saygıyı Gördüğü Ortamda Eğitimin Şaha Kalkması Engellenemez” Türk Eğitim-Sen Başkanı İsrafil Bayrak yeni eğitim öğretim yılı ile ilgi değerlendirmelerde bulundu. Yetersiz öğretmen atamasından, okullardaki hijyen malzemesi eksikliğinden, temizlik personeli sıkıntısından ve pandemi sürecinde öğretmenlerin fedakarlıklarından bahseden İsrafil Bayrak, “Öğretmenler de bir mimardır çocukları inşa ederler. İşleye işleye büyütüyor ortaya bir sanat eseri çıkarıyor. Bunlar öğretmenlerin paha biçilemez eserleridir” dedi.

“Atamayı Bekleyen 450 Bin Öğretmen Var ve Bu Sayı Her Geçen Yıl Artıyor”

Uzaktan eğitim sürecinin sıkıntılarını eğitimcilerin henüz atamadığını belirten İsrafil Bayrak, Milli Eğitim Bakanlığının yetersiz atama yaptığını aktararak, “Atamayı bekleyen 450 bine yakın eğitim fakültesi mezunu arkadaşımız var. Biz Türk Eğitim-Sen olarak her yıl 81 il valiliğine yazı yazıyoruz. Diyoruz ki öğretmen ihtiyacı var mı, varsa ne kadar, bunu nasıl karşılıyorsunuz diye. Bizim valiliklerden edindiğimiz bilgiler ışığında MEB'in 109 bin öğretmene ihtiyacı olduğunu ifade etti. Ancak bizim yaptığımız araştırmalar ışığında da öğretmen ihtiyacının 145 bin dolaylarında olduğunu buna mukabil 69 bin ücretli öğretmenle bu açığı kapatmaya çalıştılar. Öte yandan bu kadar açığa rağmen bakanlık her yıl 20 bin öğretmen atayarak bu açığı kapatmaya çalışıyor. Bir taraftan 109 bin öğretmene ihtiyacımız var diyeceksiniz diğer taraftan 20 bin öğretmen alacaksınız. Bu yaklaşık 90 bin öğretmen açığı demektir. Yıllardır ücretli öğretmenlik sorun haline gelmiştir. Ücretli öğretmen arkadaşlarımızda bizler gibi eğitim fakültesi mezunu arkadaşlarımız atanmayı bekliyorlar ancak devletimizin bu noktada istihdam sorunu yaşadığı için yaz tatilinde ve sömestr tatilinde çalıştırmayarak ekonomik anlamda kısıtlamaya mı gidiyor anlayabilmiş değiliz. Öte taraftan her geçen yıl illerimizde üniversiteler açılıyor eğitim fakülteleri açılıyor dolayısıyla 450 bin olan bugünkü atama bekleyen öğretmen arkadaş sayımız git gide artacak. Örneğin içinde bulunduğumuz okulda dahi öğretmen açığı bulunmakta ki burası Artvin merkezde ve kadrosu oturmuş bir okul ilçeleri ve köyleri düşündüğümüzde öğretmen açığı hat safhada. Türk Eğitim-Sen olarak geçtiğimiz yıllarda aldığımız bilgiler ışığında da ortalama Artvin’de her yıl 300 ila 350 ücretli öğretmen çalıştırılıyor. Buda çok acil olarak ortalama 350 öğretmene ihtiyaç olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

“Okullarda Hijyen Malzemeleri İstenilen Düzeyde Değil”

“Okullarda hijyen malzemeleri istenilen düzeyde değil” diyen Türk Eğitim-Sen Başkanı Bayrak, temizlik elemanlarının da yeterli sayıda olmadığını aktararak, “Velilerimiz öğretmenlerimiz öğrencilerimiz içinde bulunduğumuz salgın nedeniyle hijyen anlamda hassasiyetleri var. Bunlar devletimiz tarafından bir an evvel karşılanması gerekiyor ki velilerimiz çocuklarını gönül rahatlığıyla okullara gönderebilsinler. Her ne kadar yönetici arkadaşlarımızın bu konuda üstün gayretleri olsa da temizlik malzemesi konusunda yeterli olmuyor ancak imkânlar ölçüsünde karşılanmaya çalışılıyor. Öte yandan temizlik personeli arkadaşlarımızın da eksikliğini hissediyoruz. Uzun yıllardır devlet okullara kadrolu hizmetli adı altında temizlik personeli kaloriferci güvenlik alımı yapmıyor. Bunu yaklaşık 14 yıldır İŞKUR adı altında bir proje kapsamında okulların ihtiyaçlarına göre istihdam ediliyor idi. Maalesef salgın ülkemizi etkilemeye devam ediyor ve hijyen konusuna daha dikkatli olmak gerekiyor. Bunun içinde yeterli düzeyde çalışan arkadaşa ihtiyaç duyulmakla beraber hizmetli sayılarının ihtiyacın altında olduğunu görüyoruz. Birçok okuldan sendika olarak aldığımız şikâyetler de bize bunu gösteriyor. Geçmiş yıllarda örneğin bir okulda 10 temizlik elemanı çalışıyorsa bu sayı bugün 7 civarı azaltılmıştır. Temizlik elemanı olmayan okul yok ama bu sayı yetersiz. O yüzden eğitimde tasarruf olmaz çünkü eğitim bir ülkenin inşa edildiği mimari yapıdır bir anlamda da. Eğitimi inşa etmek adına eğitim kurumlarımızı titizlikle yarınlara taşımamız lazım. Bu konuda devletimizin biraz daha sorumluluk alması gerektiğini düşünüyoruz Türk Eğitim-Sen olarak. Bizlerde sizlerin vasıtasıyla devletimize mesajımızı iletmiş olalım. Eğitim kurumlarımızın temizlik çalışanı arkadaşlarımıza malum kış geliyor kalorifercimiz yok. Hala il olarak doğalgaz sistemine geçemediğimizi düşünürsek kalorifercisinden temizlik personeline ve güvenlik görevlisi arkadaşlara ihtiyacımız olduğunu yetkililere duyuralım. Birde ders kitapları konusu var devletimiz 2004 yılından beri ders kitaplarını öğrencilere ücretsiz bir şekilde temin ediyor ancak geçen 17 yıllık zaman zarfında istenilen düzeye ulaşılamadı. Hâlihazırda hem öğretmen kitaplarımızda hem de öğrencilerimizin bir kısım ders kitaplarının eksik olduğunu tamamlamada sıkıntı çektiğimizi ifade etmek istiyoruz. İçinde bulunduğumuz salgın sebebiyle psikolojik anlamda da sıkıntı veriyor” ifadelerini kullandı.

“Öğretmen Arkadaşlarımızın Emeğinin Maddi Olarak Karşılığı Olduğunu Düşünmüyorum”

Öğretmene hak ettiği saygıyı gösterilmesi gerektiğinin altını çizen İsrafil Bayrak, “Öğretmenlerimiz yüz yüze eğitimde gösterdikleri performansın iki üç kadını uzaktan eğitimde gösterdiler. Eğitimin içerisinde olmayan halkımız bunun farkında değiller. Yani bilgisayarın karşısına geç ders anlat karşı taraf dinlesin böyle değildir eğitim. Öğrencinin eğitime ulaşma imkânı ve ortamını öğretmenin hazırlık sürecini, velileri düşünürsek öğretmenlerimizin sarf ettikleri eforun yüz yüze eğitime kıyasla daha fazla olduğunu görüyoruz. Öğretmen arkadaşlarımızın zorlandığına geçtiğimiz yıl şahit olduk çünkü farklı bir hazırlanma süreci istiyor. Ha ekonomik anlamda baktığımız zaman sağlıkçıları örnek verdiniz sağlıkçıların içinde bulunduğu yoğun tempo onların ek ödeme gibi bir iyileştirme gündeme geldi. Eğitim çalışanları öteden beri o manada mağdur kesimiz ancak toplumca bilinen bir algı var öğretmen bir maaş alıyor birde ek ders. Bu ek dersler kamuoyunda ödülmüş gibi değerlendiriliyor. Aslında çalıştığımız işin karşılığını alıyoruz bu bir ödül değildir. Ek ders ücretleri de 1 saat karşılığı 20 liradır yani bunun karşılığı herhâlde 20 lira ile ölçülemez. Dolayısıyla öğretmen arkadaşlarımızın emeğinin maddi olarak karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Ha şu var biz devletimizden itibar olarak öğretmenlere hak ettiği değeri verildiğini görebilsek... Eminim çoğu öğretmenim bizim gibi düşünüyordur. Bu mesleğin parayla karşılığı olamaz. Öğretmenlik farklı bir duygudur. Öğretmenliğin hak etiği saygıyı görmesini temenni ediyoruz. Eğer bir öğretmene sahip çıkmıyorsa toplum çocuğuna da sahip çıkmıyor demektir. Çocuğunun geleceğini düşünüyorsan öğretmenine sahip çıkacaksın. Dolayısıyla burada parayı konuşmayı çokta mantıklı bulmuyoruz. Bizde hayatımızı idame etmek adına hak ettiğimiz ölçüde olması gerektiğini düşünüyoruz. Öğretmenler paradan çok onurunu itibarını önemsiyor. Türk Eğitim-Sen olarak öğretmenin itibarı MEB'in itibarıdır. Bu manada öğretmenine sahip çıkmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

Öğrencilerin ve öğretmenlerin yeni eğitim sürecindeki adaptasyon sürecini de değerlendiren Bayrak, şu ifadeleri kullandı: “Öğrenciler okulda öğrenci oluyor öğretmenlerde okulda öğretmen oluyor. Eğitimin uzaktan olması öğrencilerimize ve geleceğimize eğitim noktasında büyük bir zarar oluşturmuş durumdadır. Öğretmen ve öğrenci birbirine dokunarak hissederek sınıf ortamında sosyal çevrede aktif bir şekilde olursa eğitim gerçekleşir. Diğer şekilde bilgisayar oyunu gibi düşünün sanaldır geçicidir. Çıktığınızda sadece bir hayal dünyası kalır. Bizzat okulun içeresinde olduğumuz zaman hayatımızı ömür boyu şekillendiren bir yoldur aslında. Hayatımız okullarda şekillenir.  Okullarla biz dünyayı, dostluğu, sevgiyi öğreniyoruz. O yüzden Türk Eğitim-Sen olarak hem de bir eğitimci olarak uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimle kıyaslanamayacak kadar önemli olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Adaptasyona geldiğimizde öğrencilerimiz geçen onca zamanın acısını yaşadılar. Koridorlarda görüyoruz birbirlerini çok özlemişler çocuklarımız sevgiyle gülen gözlerle bakıyorlar birbirlerine. Çocuklar okula isteyerek geliyor şuanda. Tabi eğitim noktasında kopukluğu gidermek zor olacak yaşayıp göreceğiz.”

Öğretmenlerin geleceği inşa ettiklerini vurgulayan Türk Eğitim-Sen Başkanı İsrafil Bayrak, öğretmenlere sahip çıkılması gerektiğinin altını çizerek, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Salgın süreci bizi de psikolojik olarak etkiledi çünkü hem evdesiniz ders görmeniz gerekiyor diğer taraftan anne babayız. Arkadaşlarımız burada büyük emek verdiler hak ettiğimiz değeri ne eğitim yöneticileri ne bakanlığımız vermedi. Tam tersi rencide edildi bizlerin bir özre ihtiyacı var. Düşünün geçtiğimiz yıl bir ilimizde kadın öğretmen arkadaşımız eğitim vermek için geçiyor bilgisayarın karşısına ders anlatırken çocuğu balkondan düşüyor. Bununla ilgili sadece taziye dilemek yetmiyor onun yaşadığı tramvayı anlamak zor. Diğer taraftan sosyal medyadan eleştiriler yağdı. Öğretmeni şamar oğlana çevirdiler öğretmenin o sınıftaki vizyonunu düşünün nereden nereye düştü. Eskiden bir köyü kalkındıran vizyon olan öğretmen günümüzde maalesef el birliğiyle yok edildi umarım öğretmenlik tekrar hak ettiği saygınlık seviyesine ulaşır. Siz basın mensuplarından da özellikle istirham ediyoruz öğretmenimize sahip çıkalım. Öğretmen hak ettiği saygıyı gördüğü ortamda eğitimin şaha kalkması engellenemez eğitim bu şekilde yarınlara taşınır. Öğretmenler de bir mimardır çocukları inşa ederler. İşleye işleye büyütüyor ortaya bir sanat eseri çıkarıyor. Bunlar öğretmenlerin paha biçilemez eserleridir. Bu vesileyle 5 Ekim Dünya Öğretmenler Gününde Tüm öğretmenlerimizin gününü kutluyorum. Bir hususu daha hatırlatmadan geçemeyeceğim Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk bundan yüzyıl önce bir neslin geleceğinin öğretmenler eliyle olacağını söylemişti. Umarım hepimiz içinde yaşamaktan gurur duyacağımız Türkiye Cumhuriyeti, okullarına gitmekten zevk alacağımız bir eğitim yuvası olacak günleri de görmek istiyoruz. Allah bizlere nasip etsin güzel günlerde buluşmak dileğiyle.”

HATİCE DİLER