YEREL
Giriş Tarihi : 10-06-2021 22:48   Güncelleme : 10-06-2021 22:48

Öğrenci Olmayınca Ticaret Can Bulmuyor

Seyitler köyünde 9 yıldır apart işletmeciliği yapan Adem Keskin, pandemi dolayısıyla üniversiteler açılmadığı için apartlarının 1 senedir boş kaldığını, hayvancılıkla ilgilendiğini fakat yem ve ota gelen zamlardan dolayı zorlandıklarını belirtti.

Öğrenci Olmayınca Ticaret Can Bulmuyor

Kafeterya işletmeciliği de yaptıklarını açıklayan Keskin, “Pandemiye kadar bir apart işletiyorduk ama pandemi ciddi oranda vurdu bizi. Birçok öğrenci eşyasını bile götürmedi veya daha sonra gelip alanlar oldu. 1 yıllık süreç çok kötü geçti çünkü bir sürü yatırım yapıyorsun bir salgın çıkıyor ve işletmeni tamamen kapatmak zorunda kalıyorsun. Boş tesis olarak ortada kaldığın için, gelen olmadığından zarar elde ediyorsun sonucunda. Yatırım yap boşta beklet” diyerek öğrenciler yerleşkeden ayrıldıktan sonra köyün eski haline dönmediğini fakat eskiye nazaran faaliyette olan yerler olduğunu dile getirerek, “Mesela Fen Lisesi burada veya emniyet lojmanları var emniyette burada. TOKİ konutları var ama yetersiz kalıyor. Nüfusun daha yoğun ve fazla olması lazım ki ticaret olarak bir şeyler dönsün. Yoksa insanların yapmış olduğu yatırımların geri dönüşü yok. Hizmet amaçlı bir şeyler yapayım diyorsun fakat ileriye dönük bir şey olmadığı için olmuyor. Elde büyük bir hüsran kalıyor. Öğrencinin gelmemesi sonucu kısacası büyük zararlar ettik” dedi.

Pandemi dolayısıyla gerçekleşen zararların öğrencilere yansımayacağını ama normal hayata devam edilirse, ticari faaliyetler biraz hızlanırsa kendilerini toparlayabileceklerini söyleyen Keskin, “Şu an aktif olarak bir tek hayvancılık faaliyetlerimiz var. Süt, yoğurt gibi ürünlerimiz ile geçimimizi sağlıyoruz. Malum durum hayvancılık ile çok büyük hüsranlar var. Yem ve ot maliyetleri çok yüksek. Hayvancılığında para ettiği yok. İnsanlar her halde ilerleyen zamanlarda ineğini de, danasını da elden çıkaracak yani yok pahasına satacaklar belki de” dedi.

İşletmeciliğini yaptıkları apartta normal zamanlarda işlerin rayında gittiği durumlarda ekstra 2 kişiye daha istihdam sağladıklarını açıklayan Keskin, “İyi olmazsa maalesef işçi çalıştıramayız. Bizim apartımız oda, odadır. Daire olarak yinşası yapılsa da ticari amaçlı dizaynı var. Odalar tek kişiliktir, dayalı döşelidir. Herkesin odasında televizyonuna varana kadar var. Bir ev düşünün; evin içinde olması gereken şeyler tek bir odada var ve herkesin odası ayrı. Kadın veya erkek kiracılarımız oluyor.  Öğrencilerin odalarında mutfak da olduğu için kendi yemeklerini yapabiliyorlar” dedi ve şu anda kırk bir tane yatakları olduğunu aktardı.

 

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayvancılar için verdikleri desteklerinin yeterli olmadığını dile getiren Keskin, “Daha çok destek yapılmalı çünkü Artvin’de birçok insan geçimini hayvancılık ve tarımdan karşılıyor.  Ekstradan bir şey yapma şansları da olmuyor ancak geçim sağlanıyor. Kooperatifleşme olursa bu işler daha güzel olur. İnsanları bir araya toplayıp bir pazar oluşturulabilir en azından. Hayvan pazarı süt, yoğurt, peynir vs. bunlarla ilgili bir merkez olur, insanlar getirip kooperatife satar, kooperatif de pazarlamasını yapar. Bireysel olarak çok fazla ilerleme kat edilmiyor ne yazık ki. Fiyatlar normal değil, anormallik var. Mesela bir sürü eleman çalıştırıyorsun, yem ve ot fiyatları çok yüksek, sütü, yoğurdu ona göre ayarlıyorsun yani. Pazar kazanabilme amaçlı fiyatları mecbur arttırıyorsun” diyerek kooperatifleşme olursa üreticiden tüketiciye daha uygun fiyata, daha kaliteli ürünlerin gidebileceğini belirtti.

İthal hayvancılık konusunda değerlendirmede bulunan Keskin, “İthal hayvana ben karşıyım. Burada şartlar daha güzel olsa, daha tatmin edici olsa, ithal hayvanlık bir durum yok. Biz kendi yağımızda kavrulabiliriz ama böyle devam ederse inekler bile kesilecek yani kimse sütte bulamayacak yoğurtta bulamayacak” dedi.

İşletmelerinde kendilerine Pazar alanı açtıklarını ve doğal süt ürünleri tüketmek isteyenlerin Seyitler köyünde bulunan işletmelerine gelebileceğini ifade eden Keskin hafta içleri belli günlerde şehir merkezine gelerek satış yaptıklarını ama geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nın ardından işlerinin yüzde elli oranında azaldığını aktardı.

Ulusal marketlerin kentte parayı silip süpürdüğünü ve kentteki ekonomi için geri dönüşü olmadığını vurgulayan Keskin, “Burada  insanların verdiği para geri dönebilse iç piyasada bu ekonomiye ciddi anlamda hareketlilik sağlar ama büyük marketler maalesef parayı böyle toplayıp geri dönüşü olmayacak şekilde dışarıya taşıyor. Yerli esnaflar artık yok olmak üzere diyebiliriz” dedi.

DİLAN ŞAHİNBAŞ