YEREL
Giriş Tarihi : 05-06-2021 10:46   Güncelleme : 05-06-2021 10:50

Müzik sektörüne ne olacak?

“ Devlet baba kavramı vardır, aslında bizim babamız yokmuş “

Müzik sektörüne ne olacak?

Kovid-19 salgınının 1,5 yıldır etkisi altına aldığı müzik sektöründe sular durgun. Diğer esnaf sınıfları gibi çok zorlu bir dönem içerisinde yer alan sanatçıların sorunlarını Hızır Altıntaş,  yaptığı açıklamalarda önemli ifadeler ile müzik sektörüne yönelik son durumlarına açıklık getirdi. Müzik öğretmenliği yapan Altıntaş, uzun süredir başka şehirlerde çaldığını ve öğretmenlik yaptığın da yer verdi. Artvin’e dönmesinde pandeminin büyük etkisi olmasından dolayı şu anki süreçte yaşanan olumsuzluklar hakkında açıklamalar yaptı.

Faaliyetlerde son durum

Altıntaş, son yıllardaki faaliyetler ile ilgili şu açıklamaları yaptı “ pandemi süresince kapalı kalınan dönem dışında açıktık. İşlerimizdeki en büyük etken ailelerdi fakat bu konuda kimseye haksız diyemezdik hepimiz doğru olanı yapıyorduk. Bu konuda aileler olsun, büyük yaş grupları olsun çekinceleri olduğundan dolayı toplu ortamlardan uzak durmaya çalıştılar bundan dolayı çoğu kişi ara vermek durumunda kaldı ve halen böyle devam ediyor onun dışında çok az devam eden kişi sayısı var “ dedi.

Canlı müzikte kriz

Altıntaş, canlı müziğe yönelik şu açıklamalarda bulundu “ Artvin’de arkadaşlarımızla beraber canlı müziğimizi yaptık bunların dışında da ünlü kişilerle çaldığım oldu mesela Kuşum Aydın, Doğuş, Kubat gibi isimlerle çaldığım zamanlar evet oldu. İstanbul, İzmir, Ankara gibi şehirlerde uzunca müzikle uğraştım oralarda çaldım “ dedi.

Bizim babamız yokmuş

Son zamanlarda gündemde yer alan müzisyenlerin intiharı sonucu Altıntaş, şu açıklamaları yaptı “ medyadan takip edenler şunu görebilirler, 200’e yakın müzisyen hayatına son verdi. Bunların çoğu evliydi ve çocukları vardı geride bir sürü kişi bıraktılar. Bu kişiler durduk yere neden intihar etsin bir derdi, bir sorunu var ki intihar ediyor son yıllarda gençlerimizin de ümidi kalmamış ve herkes ne yapacağına şaşırmış zaten toplulukta yer alan genç kesim bir şeyden şikâyetçi ise dönüp baştakilere bakılması lazım. O kadar müzisyenin hayatı ile oynamak nedir kimsenin hiçbir beklentisi yok, 200 kişide gerçekten her biri ayrı ayrı değerli insanlardı sonuçta müzik emekçileri neticede. Bu süreçte şunu da görmüş olduk sanatçılar, sanatkârlar, müzisyenler adına söylemem gerekirse müzik olsun, tiyatro olsun yani genel sanat sektörü adına devletimiz yokmuş bizim, bize sahip çıkan veya bu sektöre sahip çıkan yanımızda duran bir devlet yokmuş. Devlet baba kavramı vardır işte aslında bizim babamız yokmuş bunu böyle zorlu bir dönemde görmüş olduk “ dedi.

Devlet, müzik sektörü için ne yapabilir?

Altıntaş, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi “ şimdi, devlet büyüklerimiz zaten diyorlar işte çeşitli yardımlarda bulunacağız veya bunları yapacağız diye bir şey sunuyorlar ama yardımlara başvuru yapıldığında kimseye olumlu geri dönüş yapılmıyor. Bir şeyler yapılacak deniliyor tamam, bizde o yönde hareket ediyoruz ona da tamam ama ben çevremde yardım yapılmış kimse görmedim ki en başta bende başvuru yaptım ve herhangi bir dönüş olmadı “ dedi.

Müzisyen olmak isteyen gençlere ne önerileriniz var?

Altıntaş, alttan gelecek olan gençler için şu açıklamalarda bulundu “ burası Türkiye Cumhuriyeti “ günümüz şartlarıyla “ bu ülkede müzik adına yani genel sanat adına bir şey yapmak istiyorsalar bunu hobi olarak sürdürsünler. Bunu meslek edinirlerse canları çok yanar ve sadece pandemi dönemi için geçerli bir şey değil, genel bir şey eğer şartlar değişmez ise ülkede bir şeyler değişmediği sürece bir beklentiniz olmasın. Sanat hobiniz olsun kendinizi bu yönde geliştirin “ dedi.

Diğer ülkeler sanata değer veriyor mu?

Altıntaş, diğer ülkelerde sanata yönelik verilen değer hakkında şu açıklamaları yaptı “ kıyaslanamayacak kadar büyük bir fark var. Türkiye ve diğer ülkeler arasında dağlar kadar fark olduğunu söyleyebilirim. Avrupa’yı gezmiş bir insanım kesinlikle yan yana koyamayız çünkü kıyaslanacak bir şey yok. Ülke olarak terazinin o kefesinde değiliz maalesef ben Avrupa’ya uluslararası bir yarışma vardı ve bu şekilde iki aylık turne aracı ile gittik. Dışarıya çıkıp orada kalacağım diye değil, işimi yapmaya gittim. Süre bittiğinde geri döndüm tabi ki kalabilirdim ama o dönemin şartları onu sağlamıyordu bu yüzden geri döndük. Şu anda düşünüyorum imkân varmış kalabilirmişiz bu günleri de görünce keşke kalsaydım diyorum “ dedi.

Böyle bir süreçte zorluk yaşayacağınızı hiç düşündünüz mü?

Altıntaş, yaşadıkları zorlu sürece yönelik ifadelerini şu şekilde belirtti “ açıkçası kimsenin aklına gelmezdi böyle bir şey yaşamak ve bu kadar zorluğa karşı savaşmayı kimse düşünemezdi.  Kendi sektörüm adına konuşuyorum tabi herkes çok büyük sıkıntılar çekti ve çekmeye devam ediyor ama kimse böyle bir salgının geleceğini düşünemezdi. Peynir, ekmek gibi insanlar ölüyor kimsenin elinden bir şey gelmiyor ve bu süreci de iyi bir şekilde yönettiğimizi düşünmüyorum. Devlet büyüklerimiz iyi yönetemiyor her şey ortada, çok bir şey söylemeye gerek yok bunun üzerine kısaca sektörümüzü bu kadar çok vuracağını hiç tahmin bile edemezdik. Bundan 1,5 yıl önce biz iş yapmaya yetişemiyorduk o zamanlar benim vaktim yoktu, nefes alacak vaktim yoktu ama gel görelim ki şu anda böyle bir durumdayız “ dedi.

Aşı ne olacak?

Altıntaş, aşıya yönelik şu açıklamalarda bulundu “ aşının içeriğini bilemem, sağlıkçı değilim veya bilim adamı, tıp okumuş bir insan değilim. İçeriğinde ne vardır, ne yoktur herhangi bir şey diyemem işe yarayabilir fakat bir o kadar yaramama ihtimalide vardır o yüzden ben bu konuda fazla bir şey söyleyemem. Netice itibari ile bir şeylerin değişmesi gerekiyorsa ve önümüzde bir seçenek varsa bu seçenekte aşı ise bazı şeylere mecburuz yani şu durumda başka seçeneğimiz yok “ dedi.

Değer kaybetmek

Altıntaş, diğer meslekler gibi müzik sektörünün de teknolojinin gelişmesi ile ne duruma geleceğine yönelik şu açıklamaları yaptı “ bazı meslek grupları adına bunu söyleyebiliriz neticede içinde bulunduğumuz çağ itibari ile gelişen bir teknoloji var. Teknolojinin getirdiği yeniliklerde var bunun üzerine değişebilecek meslek gruplarını zaten görüyoruz, gördük geçmişte de aynı şekilde görüyoruz ama müzik adına bunu demek yanlış olur. Müzik neticede göreceli bir kavram yani genellikle sanat anlayışı göreceli bir kavramdır ama ne olur daha çok tekno-müziğe dönülebilir. Bu yine de yerel müziklerin veya geleneksel müziklerin kaybolacağı anlamına gelmez ki bu kaybolduğu zaman zaten o toplum kaybolmuş demektir “ dedi.