YEREL
Giriş Tarihi : 27-11-2021 12:46   Güncelleme : 27-11-2021 12:56

Mimarlık Üzerine

Mimarlık Üzerine

 

Mimar Merve Keskin, mimarlık mesleğinin yaygınlaşmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Merkezde 3 yıldır kendi mimarlık ofisinde çalışmalarını sürdüren Mimar Merve Keskin, Türkiye genelinde mimarların sorunlarına değinerek, mimarlık mesleği hakkında açıklamalarda bulundu.

Kendi işlerini yapmak istedikleri zaman büyükşehirlerde çok fazla tutunabilecekleri bir durumları olmadığını söyleyen Keskin, “İstanbul'da, Ankara'da, Bursa'da genelde herkes tanınan büyük mimarlık ofislerine iş veriyor.Bizim iş alma imkânımız daha zor oluyor. O yüzden kendi işini yapmak isteyen mimar arkadaşlar memleketlerine dönüyorlar.Burada küçük şehirlerde isimlerimizi duyurmak daha kolay olduğu için, tek bir iş yapmak bile reklam açısından kazanç elde ettireceği için dönüyoruz. Artvin'de 10-12 civarında mimarlık ofisi var. Artvin'deki iş potansiyelinin bu kadar ofisi besleyebileceğini düşünmüyorum.Yeni mezun olan arkadaşlara birkaç sene büyük firmalarda çalışmalarını tavsiye ediyorum” dedi.

Kendisinin de mezun olduktan sonra birkaç yıl İstanbul'da çalıştığını, deneyimlerinin ardından kendi işini yapma kararı aldığını dile getiren Mimar Keskin, “Çünkü bizim çok önemli bir işimiz var.Bizim yapmaya kalkıştığımız projeler müşterilere çok büyük meblağlarla dönüyor ve bunun sorumluluğu çok fazla. O yüzden bunun bilincinde olup biraz tecrübe edindikten sonra ofis açmamız gerekiyor. Artvin'deki ofisleri kastetmiyorum.Meslektaşlarım yanlış anlamasın, mezun olan arkadaşlar hemen kendiofisini açmasın, biraz tecrübe kazansın diye söylüyorum. Artvin'e gelen herhangi bir yerde iş başvurusunda bulunmadan kendi ofisini açıyor.Bu ilerleyen zamanda sorun teşkil edecektir.Deneyim, tecrübe sadece bizim mesleğimiz için değil diğer meslekler için de geçerli” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin neredeyse 81 ilinde neredeyse üniversite olduğunu, binlerce meslektaşının her sene aralarına katıldığını söyleyen Keskin, “Ülkemizde bu kadar mimar açığımız yok ne yazık ki.Bazıları şantiye şefi olarak çalışıyor. Buda zaten bizim mesleğimizin bir dalı.Bu imkanlarla, bu şartlarda şantiye şefi olarak çalışabiliyorsa bu bile bir imkân, şans. Ama bizim mesleğimizde mimar olmayıp başka sektörde ilerleyen arkadaşlarımız var.Bazıları matbaa kısmında çalışıyor,çünkü biz programları çok iyi kullanabildiğimiz için o programları kullanabileceğimiz her sektörde çalışabiliyoruz. Direkt mimarlığı bırakıp o alanlara yönelmiş arkadaşlarımızda var.Şu an bu sorun 3-4 senedir başladı ama İlerleyen zamanlarda daha sık karşılaşacağız” diyerek bunun sebebinin her sene binlerce mimarlık mezunu olmasından kaynaklandığını belirtti.

Mimarlık ofislerinde çalışılmasının inanılmaz zor olduğunu söyleyen Keskin, “Çünkü çalışma saatleri çok fazla ve kendi yaptığımız projelere kendimiz imza atamıyoruz, toplantısına biz giremiyoruz. Yapılan fikir sana ait olsa bile sen anlatamıyorsun.Bu mimar için yıpratıcı bir süreç oluyor. Mimarlıkta sabah 09.00'da başlıyorsun, akşam 19.00'da çıkıyorsun.Cumartesi günleri çalışıyorsun, mesai saatleri değişiyor.Haftanın 2-3 günü mesai yapabilirsin. Çünkü teslim dönemlerinde sürekli mesaide oluyorsun bu zor bir süreç. Mimarlık ofisleri böyle. Mimar olarak büyük şirketlerde çalışabilirsiniz. Onlar daha kurumsal şirketler oldukları için çalışma şartları mimarlık ofislerine göre daha iyi ama İstanbul'da, Ankara'da,büyük şehirlerde hem asgari ücrete yakın bir ücretle çalışmak hem de mimarlık ofisinde çalışmanın zorluğu vardedi.

Mimarlık alanında iş bulma olanağına dair açıklamalarda bulunan Mimar Keskin, “Belli başlı üniversiteler var.Oüniversitelerden mezun olan arkadaşlar, mezun oldukları gibi işe girebiliyorlar. Ama onun dışındaki üniversitelerden mezun olan arkadaşların iş bulma zorluğu var. Türkiye'de 3-4 üniversite mezun arkadaşları güzel yerlere yerleşebiliyor” dedi.

Mimar Merve Keskin açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Benim de çalışma arkadaşlarım var ofiste. Mimarlar odasının belirlediği bir bedel var.Bir proje yaptığımız zaman mimarlar odasının bir programı var,oraya girdiğimizde ücret belirleniyor.Biz bu bedellerin neredeyse yarısını dahi müşteriden talep edemiyoruz. Mimarlar odasının verdiği rakam müşteriden temin edilebilse biz de yanımızda çalışan arkadaşlarımıza uygun ücret ödemek isteriz. Durum böyle olunca, biz alamayınca bizde ne alıyorsak ona göre çalışma arkadaşlarımıza maaş veriyoruz.

Artvin'de mimarlık işleri çok fazla ciddiye alınmıyor. İmza yetkilisi olduğumuz için mecburiyetten bizimle iş yapmaları gerekiyor.Böyle olunca müteahhit bize iş veriyor, yoksa yaptığımız işi çok da kayda değer bulmuyorlar.

Ben Artvin'e ilk geldiğim zaman insanlara binanın dış görünüşünü göstermeye çalışıyordum. O zamanlar kimse istemiyordu.İstemedikleri halde ben bu hizmeti sundum. Bunları biz yavaş yavaş açıkladık, belki zamanla daha da düzelecektir diye düşünüyorum.

Mimar olmak isteyen arkadaşlar çok sabırlılarsa tercih etsinler. Çünkü bizim hem okul hayatımız hem mesleki hayatımız çok çalışarak geçiyor. Okul hayatında diğer bölümlerdeki arkadaşlar daha rahat üniversite dönemi geçirirken biz genelde hep çalışarak dönem geçiriyoruz.Mesleki hayatımızda da sürekli çalışma ile geçirecek bir meslek. O yüzden çok çalışan, sabırlı, öğrenmeye açık kişiliği olan arkadaşların mimar olmasını öneriyorum.”

 

Dilan Şahinbaş