YEREL
Giriş Tarihi : 02-06-2021 11:00   Güncelleme : 02-06-2021 11:00

Maaşın 4’de 1’i mazota

Kendi aracıyla kargoculuk yapan Sercan Saral mazota, lastiğe gelen zamları, kargoculuğun neden arttığını, zamlardan nasıl etkilendiklerini ve müşterilerin tavırları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Maaşın 4’de 1’i mazota

Benzine, LPG’ye, mazota gelen zamların ardından kendi aracıyla kargoculuk yapan Sercan Saral; “ maaşımın 4’de 1’ini mazota yatırma durumunda kalıyorum” dedi.

Sercan Saral mazota gelen zamlara ilişkin yaptığı açıklamada; “argo firmalarında bazı arkadaşlar kendi araçlarıyla çalıyor, bazıları da firmanın aracıyla kurye olarak çalışıyor. Kendi aracıyla çalışanların hepsi kendi mazotunu kendi cebinden koyuyor. Ben Artvin’de birçok kargo firmasıyla çalıştım ve çalışmaya da devam ediyorum. Yani hepsiyle de kendi aracıyla çalıştım, hepsinde de kendi mazotumuzu kendimiz doldurduk. Şuan mazotun litresi 7.50 TL olmuş. 100 litrelik bir depom var, bunu doldurduğum da 750 TL ye tekabül ediyor. Aylık kazancımdan 750 TL ye gitti demek oluyor bu” ifadelerine yer verdi.

Lastiğe, yedek parçaya gelen zamlara da tepki gösteren Saral; “Ticari olduğumuz için her sezon lastik olmak zorundayız. Kışlık ayrı, yazlık ayrı lastik alma zorunluluğumuz var. Sürekli hareket halinde olduğumuz içinde normal binek araçtan çok daha fazla lastik tüketiyoruz. Benzine zam olunca ortalık ayağı kalkıyor, ama lastiğe zam gelince ses çıkaran yok. Benzini yok diye araç kenarda yatma imkanı varken, lastiği yok diye kimse aracı kenarda yatırmıyor. Bunlar dışında yedek parçası, bakımı var da var. Araçların bozulma riski çok fazla çünkü yol yapım çalışmaları var bunlar da araçlara zarar veriyor. Zaten yollar düzgün olsa bile düz yol yok dur kalk bunlar hep sorun oluşturuyor. Bu gibi sebeplerden dolayı araçlarımız arıza edebiliyor. Araçlarımız arıza ettiğinde de yaptırmak zorunda kalıyoruz. Çünkü aracın yatma şansı yok. Yani bir gün sanayi de bırakayım da ertesi gün alayım deme şansın yok. Gece 12’de olsa gece 3’de olsa o aracı sanayiden çıkartmak zorundayız, sabah işe getirmek zorundayız. Şubede bir tane aracın olmaması demek bütün işlerin aksaması ve işlerin karışması demek. Bunun için yine para gerekiyor” dedi.

Kargo sektörünün neden bu kadar arttığı hakkında da konuşan Saral; “Telefonun içinden internet çıkmadığı sürece kargoculuk sektörü bitmez. Evde ki bildiğimiz ekmeği, soda, su kargoyla geliyorsa, internetle sipariş veriliyorsa kargoculuğun bitme şansı yok. 1 TL lik, 0.75 kuruşluk tokalar bile kargoyla geliyor. Bizim içinde 1 TL lik kargoyla, 1000 TL lik kargo arasında hiçbir fark yok. Çünkü ikisini de kapısına kadar götürmek zorundayız” belirtti.

Gelen zamların ardından çalışanların nasıl etkilendiğin anlatan Saral; “Her sene araçlarımıza mazot endeksli mazota gelen zammın oranında bize de zam geliyor. Ama karşılıyor mu tabii ki de karşılamıyor. Aldığımız para kıtı kıtına ancak yetiyor. Bu da tüm kargo firmaları için geçerli hepsi kıtı kıtına yetecek kadar veriyor. Ve fazlasını istiyorlar, yaptıkça fazlasını istiyorlar. Kargo firmalarının en yoğun günü pazartesidir. Ben pazartesileri saat akşam 9’dan 10’dan önce eve gittiğimi bilmem. Çünkü kargonu dağıtıyorsun, teslimatını düşüyorsun, gidip parasını hesap ediyorsun, canlı para cebinde geziyor , açığın varsa tamamlıyorsun ve yoğun günde açığın olmama şansı yok illa ki unuttuğun, gözünden kaçtığı veya para üstünü eksik veya fazla verdiğin oluyor. Cebinden tamamlıyorsun. Bunların hepsi bittikten sonra saat en erken 9’da çıkabiliyoruz. Ve sabah 8’de bir daha iş yerinde olmak zorundayım. Sosyal hayatımız özellikle pandemi döneminde tamamen bitti. Cumartesi günü her yer kapalı millet köyüne gidebiliyor. Ama bizde kapanma yok biz çalışmaya devam ediyoruz. Resmi tatillerde bile çalışan insanlarız. Geçen 19 Mayıs’ta bayram dönüşü olduğu için bütün kargo firmaları çalışmak zorunda kaldı. Bazen Pazar günleri bile çalışmamız için teklifte bulunuyorlar. Çoğu kargo firması da çalışıyor. Bu kadar emeğin karşılığını da bazen alıyoruz, bazen alamıyoruz. Ama bu şekilde karşılığını aldığımızı düşünmüyorum. Gerçekten verdiğimiz paralar çok yüksek. 3 4 sene önce arabanın deposunu 300 400 TL ye doldururken şimdi 2 katına çıktı” dedi.

Müşterilerden sağduyu bekleyen Saral; “Araç çalıştırıyoruz ve kendi aracımızın işini de kendimiz yapıyoruz, dağıtımını da kendimiz yapıyoruz. Ben bu şekilde çalıştığım için biraz daha maddi olarak diğer arkadaşlara göre iyi durumdayım. Ama insan bir süreden sonra aylık 30000 TL’de 50000 TL’de cebime kalmış da olsa parası bir kenara alsın, arabası bir kenara kalsın, işi de bir kenara kalsın psikolojik olarak çok yoruluyorsun bazen altından kalkamıyoruz. Günde en kötü 200 kişiyle muhatap olmak zorunda kalıyoruz. Benim şahsi telefon numaram Artvin’de herkeste mevcut hiç susmuyor. Gece yarısı arayan, sabahın köründe arayan bitmiyor. Çoğu müşteri de bunu yapıyor. Ve ben artık geceleri telefonu kapatmak zorunda kalıyorum. Acil bir şey olsa kimse ulaşamayacak. Gecenin 10’unda arayıp kargosunun nerede olduğunu soran insanlar var. Benim eşim, çilim çocuğum, annem, babamın yanında mıyım, hastam mı var, düğünüm mü var, cenazem mi var soran yok. Herkes kargom nerede, bir an önce kargomu getirin herkes bunun peşinde. Bu konuda müşterilerden biraz daha sağduyu bekliyoruz” ifadelerini kullandı.