YEREL
Giriş Tarihi : 24-03-2021 15:20   Güncelleme : 24-03-2021 15:31

Limit İşletmecisi Yavuz: Pandemiyse Hepimize Pandemi

Artvin’de Limit Pub işletmeciliğini yapan Hakan Yavuz, pandemi kısıtlamalarının kalkmasıyla kafe restoran işletmelerine gelen saat kısıtlamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Limit İşletmecisi Yavuz: Pandemiyse Hepimize Pandemi

Pandemi sürecinde işletmelerinin kapandığını, bir dönem açılmalarına rağmen 27 Kasım 2020’de işletmelerini tekrar kapattıklarını yani 2020 yılı içerisinde hiç çalışmadıklarını ifade eden Hakan Yavuz, “Şimdi nasıl açıldık, sabah 07.00 itibariyle akşam 19.00’a kadar açıldık ama sıkıntılı sıkıntı şu; bizim sektör bazında konuşacak olursak zaten işlerimiz bu saatlerden sonra başlıyor. Bir de alkollü restoran olduğumuz için zaten insanlar boş zamanlarını, çalışma saatleri dışında bulabiliyorlar. Bizi normal restoranlarda bir tutsan, ben sabah 07.00’de burayı açmamın hiçbir mantığı yok.  Bana şunu deseler daha mantıklı olur:  Sen sabah 07.00 Akşam 19.00’da değil de akşam 19.00'da işletmeni aç, saat 10.00'da kapat. Bize bu bile yeter.3-4 saate ihtiyacımız var, yoksa bizim gündüz zaten maddi kayıplarımız var ve biz aynı masrafları yapıyoruz. Sabit giderlerimiz nedir; işte elektriğidir, eleman gideridir, açık olduğumuz için bu masrafları karşılamaya mecburen devam ediyoruz ve bu bizim için maddi bir kayıp oluyor.  Bize gece mesaisi lazım, diğer türlü klasik gündem. Pandemi ne yaptı, işte tüm ülke ekonomisini sarstı, pandemi sürecinde herkes bedel ödüyor ama bedel ödemeyenler de çok. Bugün pandemi varsa herkese olmalı. Bugün kamuda mesai kısıldı diye maaş Kamu görevlileri beni yanlış anlamasın ama pandemi ile birlikte mücadele edilmeli, ülke olarak, dünya olarak, adil bir mücadele edilmeli” dedi.

‘Bizim suçumuz günahımız ne?’

Pandemi sürecinde hastalığın yayıcısı olarak görüldüklerini, kafe restoran işletmeleri kapanırsa ülke ve dünyanın pandemiden kurtulacakmış gibi bir algı yaratıldığını aktaran Yavuz, “Buna da sevgili Bilim Kurulu doktorlarımız şöyle bir açıklama getiriyor: Restorana gidince maske açılıyormuş, yemek yerken bulaşıyormuş, yan yana oturuluyormuş vesaire. Bu işçi fabrikada araba üretirken yan yana gelmiyor mu? Bu memur özel idarede otururken yan yana gelmiyor mu? Bu belediyede çalışanlar çalışırken yan yana gelmiyor mu? Sadece restoranda mı yan yana geliniyor? Pandemi mücadelesinde de başka sıkıntılar var. Dünya başka bir yere gidiyor gibime geliyor. Sağlık Bakanlığı on gün karantinaya alıyor. On gün değil 30 gün hayatı durdurun. Bizim suçumuz günahımız ne? Hayatı durdurun. Kapatın bizi ya! Kapılarımıza zinciri vurun, Çin'in yaptığı gibi kapıları çakın duralım belli olsun her şey. Yani barı kapatmakla, restoranı kapatmakla, berbere saat uygulamakla gerçekten bir azalma oluyor mu? Sonuçta dolmuşa tıklım tıklım biniliyor. Otobüslerde bir dönem sayı sınırlaması getirmişlerdi, şimdi tekrar değiştirdiler, otobüsler de sayı tam dolu hareket ediyor. Ne oldu da değişti bu durum? Madem değişecekti en başında neden sayı sınırlaması getirildi? Yani saçma sapan uygulamalar yapılıyor ve insanların, biz işletmecilerin dayanacak gücü kalmadı” diyerek müzik sektöründe çalışan 102 kişinin hayatına son verdiğini ve yetkililere seslenerek bu durumun hesabını kim verecek diyerek soru yöneltti.

‘Utanmıyor musunuz?’

“ Utanmıyor musunuz bu ülkenin yöneticileri olarak. Böyle bir dünya yok ama bizde yaşıyoruz bu dünyada. Memuru az çalıştırıyorsan, para yönetimi yap, az çalışıyorsa memura da yarı maaşını ver.  Bir şekilde vatandaşın hayatını idame etmesi için, ayakta kalması lazım. Benim 2 tane çocuğum var, bir üniversitede, biri lisede. 1 lira yardım almadım ve şu an buradan söylüyorum; e-devletime girsinler, başvuru dahi yapamıyorum. Ekranı açıyorum, bana diyor ki siz başvuru kapsamında değilsiniz. Niye değilim? Ben başvuru kapsamda niye değilim? Benim vergimi almıyor musun, ben bu ülkenin vergi mükellefi değil miyim, her şeyi ödemiyor muyum? Benim dönerciden, diğer gıdacıdan, keresteciden farkım ne? Etik olarak e-devlete koyar, başvuru yap da ondan sonra bana da de ki kabul edilmedi. Ya buna bile razıyım, bana başvuru imkânı vermiyorsun. Bu çocuklara nasıl bakacağım ben? Gelsin baksınlar. Devlette olup maaş almak kolay, bilim kurulunda olup yine aynı. Bırakın mesleklerinizi, istifa edin, çıkın sokağa, hanginiz bizim gibi ayakta kalacaksınız” dedi.

‘Yasa yönetmeliği yapanlar başımıza çete oluyor’

Aynı zamanda Jeofizik mühendisi olduğunu ifade eden Yavuz, “Devlet desin ki: Seni mühendis olarak işe alıyorum, bağışlayayım ya, anahtarı kime veriyorsa versin bu işletmemin. Yirmi yıldır Artvin'de katma değer yaratıyorum çalışanlarımla birlikte. Yirmi yıldır benim baktığım işçilere devlet bir baksın bakalım. Bakın ablam benimle birlikte iş yapıyor, kız kardeşim benim yanımda, benim yanımda çalışan 2-3 tane daha sigortalı çalışanım var. Biz Artvin'de katma değer yaratıyoruz. O kuralları koyanlar, Valilikte bu işleri uygulayanlar, Vali bey başta olmak üzere bıraksınlar kimliklerini gelsinler, 3 gün esnaf olsunlar, 3 gün serbest piyasada mühendis olsunlar, 3 gün kadın kuaförlüğü yapsınlar. Bakalım oluyor mu bu iş.  Evine ekmek götürsünler bakalım oluyor mu bu iş?  Yasa yönetmeliği  yapanlar başımıza çete oluyorlar. Üstümüze çöküyorlar ne yapalım. Pandemiyse hepimize pandemi” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

DİLAN ŞAHİNBAŞ