YEREL
Giriş Tarihi : 19-04-2021 11:19   Güncelleme : 19-04-2021 11:19

KÖY ENSTİTÜLERİNİN 81. YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYORUZ

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Artvin Şubesi Köy Enstitülerinin 81.Kuruluş Yıldönümü nedeniyle yazılı basın açıklaması yayınladı.

KÖY ENSTİTÜLERİNİN 81. YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYORUZ

Eğitim-Sen Artvin Şubesi Köy Enstitülerinin 81’inci Kuruluş yıldönümünü basın açıklaması yayınlayarak kutladı. Yazılı olarak yayınlanan basın açıklamasında Köy Enstitüleri’nin en önemli özelliklerinden birisinin, günümüz Türkiye’sinin bir türlü kurtulamadığı eleştirmeyen, sorgulamayan, ezbere dayalı ve sınav merkezli eğitim sistemine değil, gerçek anlamda öğrenci merkezli, öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenme sürecini ilke edinen bir eğitim-öğretim ortamı yaratmayı hedeflemiş olması olduğu vurgulandı.

Üretim için eğitim

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Tonguç önderliğinde, 17 Nisan 1940 yılında 3083 sayılı yasayla kurulan ve toplumsal yaşamda yarattığı olumlu etkiler nedeniyle kısa süre içinde hedef haline getirilerek kapatılan Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun üzerinden 81 yıl geçti belirtilen basın metninde, “Köy Enstitüleri, 1930’lu yıllarda Türkiye nüfusunun yüzde 80’inin köyde yaşadığı, ülke nüfusunun yüzde 85’inin okuma yazma bilmediği bir ortamda, çağdaş köy kalkınma modeline uygun olarak yapılandırılan ve birçok ülkeye örnek olabilecek, üretime yönelik öğrenimi temel alan, “Eğitim üretim içindedir” şiarını ilke edinmiş eğitim kurumları olarak tanınmakta ve bilinmektedir” denildi.

Eğitim biliminin temel ilkesi olan karma eğitim sistemine dayanan Köy Enstitüleri’nde okutulan derslerin %50’sinin kültür, %25’inin tarım, %25’inin de teknik derslerden oluşmuş ve öğretim süresinin 5 yıl olarak belirtildiği ifade edilen açıklamada, “Öğrencilerin ilk üç yıllık başarı düzeylerine bakılarak en başarılılar öğretmenlik mesleğine, diğerleri ise köy hizmetlerine yönlendirilmiştir. Okullar aynı zamanda tarım işlikleri ve sağlık ocakları olarak toplumsal işlevler görmüş, çeşitli tohum ve tarım araçlarının ilk denemeleri Köy Enstitüleri gibi eğitim kurumlarında yapılmıştır” denilerek Köy Enstitüleri’nin sadece öğretmen yetiştiren kurumlar olmakla sınırlı kalmadığı, bulunduğu çevreyi araştıran, geliştiren ve çevrenin kalkınmasını da ilke edinmiş kurumlar olarak işlev gördüğü vurgulandı.

Günümüz öğrencilerinin durumu…

Köy Enstitülerinin eğitim sistemi ve toplumsal kalkınma açısından yerine getirdiği tarihsel işlevin öneminin tartışılmaz olduğu vurgulanan açıklamada, “Köy Enstitüleri kırsal yörede toplumsal, ekonomik ve kültürel kalkınmayı sağlamak; bu alanda ilgili gerekli elemanları yetiştirmek için kurulan temel eğitim kurumları olmuştur. Bu dönemde köy çocukları eğitildikten sonra köylerine tarımda, işte, sanatta, zanaatta ve sağlık alanlarında eğitmen ya da öğretmen olarak geri gönderilmişler, ülke kalkınması için yeni nesillerin yetiştirilmesinde önemli görevler almışlardır. Günümüzde öğrencilerin iktidar eliyle imam hatiplere, özel liselere ve meslek liselerine yönlendirildiği, büyük bölümü dini içerikli seçmeli dersleri seçmeye zorlandığı, öğretmenlerin angarya, baskı ve sınav kıskacına alındığı dikkate alındığında, Köy Enstitüleri’nin zengin ders içeriği, benimsediği öğretmen yetiştirme ve eğitim modelinin ne kadar önemli ve değerli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Günümüz Türkiye’sinin bir türlü kurtulamadığı…

Köy Enstitüleri’nin en önemli özelliklerinden birisinin, günümüz Türkiye’sinin bir türlü kurtulamadığı eleştirmeyen, sorgulamayan, ezbere dayalı ve sınav merkezli eğitim sistemine değil, gerçek anlamda öğrenci merkezli, öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenme sürecini ilke edinen bir eğitim-öğretim ortamı yaratmayı hedeflemiş olması olduğu açıklanan basın metninde, “Bugün yaşanan olağanüstü dönemde eğitimde aklın ve bilimin egemen olduğu, demokratik öğrenme ve öğretme ortamlarının hazırlandığı Köy Enstitüsü modelinin eğitimdeki ihtiyacı bir kez daha kendini hissettirmektedir. Ayrıca; Köy Enstitülerinin kuruluşunun üzerinden 80 yıl gibi uzun sayılabilecek bir süre geçmiş olmasına, dönemin zor koşullarındaki eğitimin niteliği ile günümüz Türkiye’si arasında olumsuz anlamda çok büyük farklar olması düşündürücüdür” ifadelerine yer verilirken Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu zorlu koşulların ve uluslararası dinamiklerin etkisi sonucunda Köy Enstitülerinin soğuk savaş politikalarına kurban edilip kısa süre içinde kapatıldığı belirtildi.

Eğitim sistemi iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendiriliyor

Köy Enstitülerinin kapatılmasını takip eden süreçte, özellikle 1950’li yıllarda bu önemli eğitim deneyimi önce yatılı öğretmen okullarına, ardından yatılı okullara, sonra da normal lise eğitimine yayılarak zaman içinde işlevsiz hale getirildiğine ve hızla etkisizleştirildiğine değinilen basın açıklamasında, “Köy Enstitüleri’nin kapatılması, Türkiye’nin çağdaş, laik ve bilimsel değerlerle buluşması ve aydınlanma sürecinin ciddi anlamda kesintiye uğramasına neden olmuştur. Geçmişte Köy Enstitüleri’ni kapatan ve yarattığı tüm olumlu izleri silmeye çalışanlar, bugün laik bilimsel eğitime savaş açarak, karma eğitim uygulamalarını kaldırmak isteyerek eğitim sistemini dinselleştirmeyi ve ticarileştirmeyi hedeflemekte, eğitim sistemini iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirmek istemektedir” denildi.

Eğitim sistemi kaos ve çürümenin içinde

Köy Enstitüleri’nde kararların yönetici-öğretici-öğrenci üçlüsünün ortak katkı ve onayıyla alındığını, bugün eğitim politikalarının, siyasi iktidarların siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda “tek merkezden” ve tüm topluma yönelik açık bir dayatma olarak gündeme getirildiğini ve uygulandığı dikkate alındığında, Türkiye’de eğitim sisteminin yıllardır neden büyük bir kaos ve çürümenin içinde olduğunun daha iyi anlaşıldığı ifade edilen basın açıklamasının devamında, “Geçmişte Köy Enstitüleri’ni kapatan ve yarattığı tüm olumlu izleri silmeye çalışanlar, bugün laik bilimsel eğitime savaş açarak, karma eğitim karşıtlığı ve dini değerler eğitimi dayatmasıyla eğitim sistemini kendi ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirmek istemektedir” denildi.

Eğitim-Sen Artvin Şubesinin Köy Enstitülerinin 81’inci yıldönümü nedeniyle yayınladığı basın açıklaması, “Eğitim Sen olarak, 81. yılını kutladığımız Köy Enstitüleri’nin ilerici, demokrat ve aydınlanmacı geleneğine sahip çıktığımızı ifade ediyor, Köy Enstitülerinde olduğu gibi, toplumcu eğitim felsefesinin, aklın, bilimin, demokratik öğrenme ve öğretme ortamlarının tüm eğitim sistemimize egemen olması için mücadelemizi sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz” denilerek sonlandırıldı.

Dilan ŞAHİNBAŞ