YEREL
Giriş Tarihi : 14-06-2021 10:59   Güncelleme : 14-06-2021 11:04

Kıyım politikalarına son verilmeli

Hayvanları İnsanı ve Doğayı Koruma Derneği hem Artvin’de ve Türkiye genelinde yaşanan hayvan hakları ihlalleri ile ilgili hem de artan hayvana şiddet vakaları, çıkacak yeni hayvan hakları yasası ve eksikleri ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kıyım politikalarına son verilmeli

DİLAN ŞAHİNBAŞ

HAYDİKO’nun Artvin Belediyesi Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi yolundaki hafriyat alanında gerçekleştirdiği basın açıklamasına Arhavi Hayvan Koruma Derneği gönüllüleri, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Sol Parti İl Başkanı Sercan Dede ve hayvan sever insanlar katılım gösterdi. Basın açıklamasını okuyan HAYDİKO gönüllüsü Nesrin Yazıcı tarafından okunan basın açıklamasında toplanma amaçlarının sokaklarda ulaşamaya çalışan hayvanların sorunlarını dile getirmek olsa da tüm hayvanlara uygulanan kıyım politikalarının diğer çevre ve insan sorunlarından bağımsız olmadığı vurgulandı.

Modernleşme adı altında…

Dünya’nın hiç yaşamadığı kadar büyük tahribata uğramış olduğunu ve denizlerde görülen deniz salyası ile adeta insanın yüzüne tükürmeye başladığını belirten Yazıcı, “Hem karada hem denizde canlı yaşamının giderek yok edildiği bir süreçte dünya alarm verirken yaklaşık 1,5 yıllık pandemi süreci ile bile insanlık bir ders çıkaramamış, var gücüyle ekolojik yıkımlarına devam etmiştir. Modernleşme adı altında yaşam alanlarımız hızla betonlaştırılmış, ağaçsızlaştırılmış, hayvansızlaştırılmıştır. Çarpık kentleşme çarpık yönetimlerin, adaletsiz gelir dağılımının bir sonucudur ve bu çarpıklık hiçbir zaman yapı kalitesi kaybıyla sınırlı kalmaz, insan kalitesine de sirayet eder. Yaşam alanında hemen her şey ilk düğmeyi ilikleme şeklimize göre gelişir. Doğa karşısında aciz olan insan acizliğini güç gösterisi ile telafi etmeye çalışırken bu güç gösterisi kendinden zayıf olana yönelir. Hayvanlar da şiddetten payını alan ilk halkadır. Onları aile içi şiddet izler, şiddet sarmalına zamanla çocuklar, kadınlar, yaşlılar dahil olur. Sokaktakiler ile başlayan “yok edebilirim” duygusu daima topluma yönelen şiddeti besler. Bizler çocuklarımıza şiddeti öğretmeyeceğiz” dedi.

Yıllardır sahada emek veriliyor

Karada, denizde, havada insan dışı tüm varlıkların yok edilmekten kurtulamadığını, insanın varlığından rahatsız olduğu her şeyi yok edebileceğini sandığını ifade eden Yazıcı, “Son zamanlarda dehşet içerisinde izlediğimiz şiddet olaylarının düğümünü çözmek için sokak canlarına sahip çıkmak hem vicdani bir sorumluluk, hem doğru bir ilk adım olacaktır. Ancak toplumumuzda giderek artan şiddet vakalarının hayvanlara uygulanan şiddetle bağlantılı olduğu uzmanlarca defalarca dillendirilmiş olmasına rağmen umursanmadığını da üzülerek şahit oluyoruz” diyerek HAYDİKO olarak kentte yaşanan bu sorunların çözümü için yıllardır hem sahada emek veren hem de sorumluluğu olan kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi için bürokratik kanalları zorlayan insanlar olduklarını açıkladı.

Sürdürülebilir ve vicdani çözümler gerekli

Artvin ilinde Merkez, Şavşat, Arhavi ve Hopa ilçelerinde bakımevleri kurulduğunu, fiziki olarak en iyisi Artvin Merkezde olsa da tedavi ekipmanlarının hiçbirinde yeterli olmadığını, hiçbirinin kısırlaştırma ve tedavi eden daimi hekimi bulunmadığını söyleyen Yazıcı, “Hepsinde köpekler toplanmakta, kediler Allah’a havale edilmektedir. Artvin Merkez ilçe dışında kısırlaştırma yapılmamakta, ilçelerde gönüllüler kendi imkanlarıyla kısırlaştırma yaptırarak üremeye son vermeye çalışmaktadır ancak yeterli olmamaktadır. Tüm belediyeler başka yerlerden köpek atılmasından şikayet etmekte ancak kendileri de aynı şeyi yapmaktan geri durmamaktadırlar. Yollara, yaylalara, dağlara terk edilen hayvanlar perişan halde ölmektedirler. Sokaklarda yaşayan hayvan sayısının artması istenmiyorsa ivedi bir şekilde tüm belediyeler kısırlaştırma yapmalıdırlar” dedi ve şu an sokaklarda yaşayan hayvan sayısından şikayet ediliyorsa sebebinin kısırlaştırma yapmayan belediyeler olduğunu ve geçici değil sürdürülebilir ve vicdani çözümler konusunda ısrarcı olduklarını vurguladı.

İktidar, muhalefet fark etmeksizin

İktidar belediyeleri veya muhalefet belediyeleri fark etmeksizin sokak hayvanları sorununa ilerici bir bakış açısı ile çabalamadıklarını, bütçe yok cümlesinin en çok duydukları cümle olduğunu,  alışılagelmiş yöntemlerle hayvanların yok edildiğini belirten Yazıcı, “Yok edilmeyen de ya yollara, dağlara, yaylalara ölüme atılmakta ya da barınaklarda kaderlerine terkedilmektedir. İlçemizde bulunan bu tesisin bir ölüm kampı olmaması için çok mücadele verdik. Hekimin, personelin, mamanın, ilacın olmadığı bu bakımevinin kapılarının bizlere kapatıldığı güne kadar, her gün, çoğu zaman gece yarılarına kadar hayvanlar için emek verdik. Şikayet üzerine sürekli köpeklerin aldığını, alınan köpeklerin bırakılmadığını, kedilerle ilgilenilmediğini, köpeklerin yığıldığı alanlarda birbirlerini parçaladıklarını, Yaşamköy’de de tecrübe ettiğimizi bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini dillendirdik. Karşılığında ise yıllarca emek verdiğimiz hayvanlara dokunmamızı bile şarta bağlayan Artvin Belediyesini kınıyoruz” dedi.

STK ile işbirliği içinde olunmalı

Yasada tam 7 yerde Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği içinde çalışılması gerektiğinin belirtildiğini söyleyen Yazıcı, “ Buna rağmen bir STK üyelerinin sorumluluk alanı içinde talep ve eleştirileri dillendirdiği için bakımevine, kamusal bir alana girişleri engellenmiş olması trajiktir. Bakımevinin kapılarını açarken ise istemezsek tüylerine dokunamazsınız dercesine koyduğunuz kuralları katliamları tescillenmiş belediyeleri örnek göstererek olumlamanız da trajiktir. Belediyenizin sayfasından yaptığınız açıklamada ‘Bazı sözde birkaç hayvansever çalışmalarınızı size yardımcı olmak yerine provoke etmeye çalışmıştır’ demişsiniz. Bizler personel açığınızı kapatmak için evlerimizin yolunu unutmuşken, biz sadece köpeklere bakıyoruz diyen birimlerinize rağmen hasta ve yaralı kedilerin, kuşların, kargaların, peşinde koştururken, hastalar için insanlardan kaliteli kuru ve yaş mama, ilaç desteği isterken, üremeyi hızlı bir şekilde durdurmak adına HAYTAP hekimlerini organize ederek, o dönemki kısırlaştırmalar için hem hayvanların alınmasını, taşınmasını, alınan yere bırakılmasını sağlayarak ayrıca kısırlaştırma masraflarına %50 destek olmuşken, hasta ve yaralı hayvanların diğer illere naklini sağlamışken daha nasıl yardımcı olmamızı bekliyordunuz” diyerek saldırgan hayvanları aldırmıyorlar diyerek insanlara kendilerini hedef göstermelerini kabul etmediklerini ve saldırı raporlarının yayınlanmasını beklediklerini açıkladı.

Ne yapılmalı

Belediyeler sorumluluk ve bütçeden kaçmaya çalıştıkça bu sorunun çözülmeyeceğini, her gün binlercesinin doğacağını ve acı çekerek öleceklerini, yıllardır yapılmayan kısırlaştırmaların hesabının sorulması gerektiğini belirten Nesrin Yazıcı, sorunların çözülebilmesi için neler yapılması gerektiğini sıraladı:

  1. Mevcut yasa düzgün işletilmeli, yeni çıkacak yasada belediyeler ceza kapsamına alınmalıdır.
  2. Sahipsiz veya sahipli hayvanlar kısırlaştırılıp kayıt edilmeli, sahipli hayvanlar için sıkı denetimler yapılmalı. Sahipsiz hayvanların KISIRLAŞTIRILMALARI ve ALINDIĞI YERE BIRAKILMASINI esas alan 6. MADDE’ye kesinlikle dokunulmamalı.
  3. Ölüm kampı barınaklar değil kısırlaştırma ve tedavi merkezleri kurulmalı.  Köpeklerin varlığı değil, kısırlaştırma yapmayan belediyeler sorgulanmalı.
  4. Kanun, Türk Ceza Kanunu kapsamına alındığında İŞKENCE, TECAVÜZ, ÖLDÜRME SUÇLARININ cezaları 2 yıl 1 aydan başlamalı.
  5. Hayvanat bahçeleri, sirk, yunus parkları, deney laboratuarlarında esir edilen ve yük taşıtma, dövüş gibi amaçlarla kullanılan ve her türlü insan menfaati amacı sömürülen hayvanlar üzerindeki VAHŞETLERE ve ZULME son verilmeli, internet-petshop-üretim çiftliklerinden hayvan ÜRETİM ve satışları EN AZ 5 YIL SUREYLE yasaklanmalı, evcil-yaban hayvanlarının ithalat ve ihracatı durdurulmalıdır.
  6. Yasaklı olarak tanımlanan hayvanların, kısırlaştırılıp belediyelerce kayıtları yapılarak sahiplerine verilip düzenli kontrolü sağlanmalı, üretim ve dövüşlerde kullanılan köpekler de kısırlaştırılıp oluşturulacak özel bakımevlerinde rehabilite edilmeli ve uygun durumda olanlar yuvalandırılmalıdır.

 

Hayvan haklarının çok geniş bir konu olduğunu ve dar zamanlara, birkaç sayfaya sığdırmanın oldukça zor olduğunu söyleyen Yazıcı basın açıklamasını

“Birini bir diğerinden üstün gören anlayış nedeniyle hem insan hem de insan dışı canlılar her gün acı çekiyor, ölüyor, öldürülüyor” ifadelerini kullanarak sonlandırdı.