YEREL
Giriş Tarihi : 27-04-2022 11:33   Güncelleme : 27-04-2022 11:33

‘Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza’

‘Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza’

TMMOB Artvin Temsilcisi Hakan Yavuz, Gezi davasına ilişkin yaptığı açıklamada “Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza” dedi.

1637 gündür tutuklu olan Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı ve iş insanı Osman Kavala’nın sadece hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs (TCK 312) suçlamasından, takdir indirimi olmaksızın ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmasına, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Yiğit Ali Emekçi’nin hükümeti ortaya kaldırmaya teşebbüse yardım etmekten 18’er yıl hapis cezasına çarptırılmalarına ve tutuklamalarına karar verildi.

TMMOB Artvin Temsilcisi Hakan Yavuz davada verilen kararla ilgili “Halkı hedef alan, toplumsal muhalefeti sindirmeye yönelik bu karar, gelecekte hem iktidar sahiplerinin hem de bu kararın altında imzası bulunanların üzerinde bir utanç vesikası olarak kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Yavuz gerçekleştirdiği açıklamada, Gezi Davası’nda aralarında TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Mücella Yapıcı, TMMOB Şehir Plancıları Odası, TMMOB İstanbul Şubesi’nin eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odası Hukuk Müşaviri Can Atalay’ın da bulunduğu 8 kişi hakkında verilen tutuklama kararlarına ilişkin ‘Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza’ dedi. Yavuz kararın hukuk ve adaletle açıklanamayacağı belirtilerek “Adaletin kara gününü yaşıyoruz” dedi. Davada yargılanan kişilerin “uydurma deliller ve asılsız suçlamalarla” mahkum edildiğine değinen Yavuz, “Gezi Davası en başından itibaren siyasi iktidarın politik ihtiyaçları uyarınca dizayn edilmiş, kararı da iktidarın istediği biçimde verilmiştir” ifadelerine yer verdi.

TMMOB Artvin Temsilcisi Hakan Yavuz, açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Aralarında TMMOB Yönetim Kurulu Üyemiz Mücella Yapıcı, Şehir Plancıları Odamızın İstanbul Şubesi’nin eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odamızın Hukuk Müşaviri Can Atalay’ın da bulunduğu yargılanan arkadaşlarımız hukuki gerekçelerle değil, politik hesaplarla cezalandırılmışlardır.

Gezi Direnişi nasıl ki bu ülkenin yüz akı ve onurlu tarihinin bir parçasıysa, Gezi Direnişi Davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız da bizim yüz akımız ve onurlu tarihimizin bir parçasıdır.

“ARKADAŞLARIMIZIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

İktidar dayatmasıyla, kurgu iddianamelere dayanarak verilen bu mahkeme kararı Gezi’nin tertemiz direnişini lekeleyemeyecektir. Bu kararı kabul etmiyoruz! Gezi Direnişinin arkasında dimdik durduğumuz gibi, Gezi Davasında yargılanan ve ceza alan arkadaşlarımızın da yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. Halkı hedef alan, toplumsal muhalefeti sindirmeye yönelik bu karar, gelecekte hem iktidar sahiplerinin hem de bu kararın altında imzası bulunanların üzerinde bir utanç vesikası olarak kalacaktır. Gezi’nin o görkemli haziran günlerinden öğrendiğimiz en büyük ders, birbirimizin elinden tutmanın, birbirimize sahip çıkmanın bizi ne kadar güçlü kıldığıydı. Bundan sonra da birbirimize sahip çıkmaya, arkadaşlarımız, ağaçlarımızı, ormanlarımızı, şehirlerimizi korumaya devam edeceğiz. Çünkü biz Gezi’yiz, çünkü biz Halkız!”

Dilan Şahinbaş