YEREL
Giriş Tarihi : 26-06-2021 10:56   Güncelleme : 26-06-2021 10:56

KAZIM KOYUNCU ONKOLOJİ HASTANESİ NEDEN OLMASIN?

Bugün sanatçı Kazım Koyuncunun Ölümünün 16'ncı yılı... henüz 33 yaşında iken kanser nedeniyle vefat etti.

KAZIM KOYUNCU ONKOLOJİ HASTANESİ NEDEN OLMASIN?

Kısa yaşamına çok güzel çalışmalar sığdırdı.  Dar coğrafyaya sıkışmış Karadeniz müziğini tüm Türkiye'ye dünyaya sevdirdi. Müziğin orijinal yapısını bozmadan, tulum, kaval, kemençe ve akordeonu diğer enstrümanlarla buluşturdu.

Ortaya muhteşem tadına doyulmaz bir sentez çıktı. Karadeniz müziğine büyük hizmette bulundu. Birçok sanatçı onun açtığı yoldan gitti. Kimileri onu taklit etti. Ama Kazım Koyuncu'nun yeri asla dolmayacaktı.

Eğer yaşasaydı, eminim ki 16 yıl içerisinde çok güzel eserler ortaya koyardı. Bu süre zarfında Kazım'ın şarkıları üzerine çok az eserler konabildi. Onun şarkılarıyla çok şarkıcı ekmek yemeye devam ediyor!

 Kazım Koyuncu'yu genç yaşta önemli sanatçı yapan bir başka özelliği de doğaya, çevreye, insana olan saygısı ve sevgisidir. Karadeniz Sahil yolu ile katledilen kıyılar için hasta haliyle mücadele etti. Sözünü asla esirgemedi. 

Diğer sanatçılar Kazım Koyuncu kadar yürekli olsa belki daha güçlü ses çıkardı. Eğer yaşasaydı eminim ki Cerattepe'de, HES'lerde en önde yer alırdı. Kaç sanatçı bunu yaptı.  Bizim Yaşar, Yaşar Kabaosmanoğlu, Bayar Şahin, İbrahim Özbayrak, Bahadır Ural ve Tulum sanatçısı Özgür Genç dışında başka kaç isim sayabileceksiniz?

Belki daha çok kıyı kurtulurdu. Karadeniz sahil yolu doğayı daha az tahrip eden bir yöntemle yapılabilirdi. Ama diğer bölge sanatçıları her devrin sanatçılığını yaptığı için sesini çıkarmadı.

Bugün de aynı şekilde çevre ve toplumsal olaylarda sessiz, ilgisiz, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın anlayışı ile yaşamaya devam ediyorlar. Hakkını yemeyelim Tarkan sözünü esirgemiyor. O da kazım Koyuncu gibi yalnız kalıyor!.

 En yakın zamanda yaşanan İkizdere Taşocağı olaylarında Tarkan'ın dışında kaç Karadenizli sanatçı ses verdi?   Onlar, dün ne iseler, bugün de öyleler. Dolayısıyla halkına sahip çıkmayan sanatçılara da halk sahip çıkmıyor, dinlemiyor!.

Hopa'da Kazım Koyuncu'nun heykeli yapıldı. Fındıklı Belediyesi

100. Yıl Atatürk Parkı içinde Kazım Koyuncu Kültür ve Sanat Evi" yaptı.  Gerçek sanatçıların dostu Fındıklı Belediye Başkanı Ercümen Şahin Çervatoğlu'na gönülden teşekkür ediyorum. 

Hopa önceki dönem belediye Başkanlarından Turan Kasımoğlu, hem Kazım Koyuncu hem de Nazım Hikmet'in heykellerini yaparak iki büyük ustayı Nazım ve Kazım'ı Hopa'da buluşturdu.

Nazım Hikmet'in bir süre Hopa'da kalması ve yakalanmasının ardından Hopa cezaevinde kalması nedeniyle Hopa ile bağlantısı vardı.

 Kazım Koyuncu'nun 1986 yılında patlayan ve devamında tüm dünyada kanser vakalarının artmasına neden olan Çernobil'e yani Nükleer enerjiye karşı da mücadele veriyordu.

Bugün Karadeniz'de insanlar ya kanserden ya kalp krizinden ölüyor. Kanser vakaları gerçekten çok artmış durumda. Buna karşın kanser artışının nedenleri üzerinde  geniş çaplı bilimsel araştırma yapılmıyor. En azından ben bugüne kadar geniş çaplı bilimsel bir komisyon tarafından yapılmış  böyle bir rapor, çalışma, bilimsel yazı görmedim.

Kazım Koyuncu kanserden öldü. Babası Cavit Koyuncu'da kanserden öldü.  Bir Önceki Hopa Belediye Başkanı Nedim Cihan’da kanser nedeniyle vefat etti.

Sahilde, Artvin'de kısacası tüm Karadeniz’de çok fazla kanser vakası var. Karadeniz'de Kadını, erkeği, genci, yaşlısı ve hatta çocuklar bile kanser oluyor. 1986 yılında Çernobil'in patlaması sonrası sanayi Bakanı olan Cahit Aral ekranlardan çay höpürdeterek, bilim insanlarının yalan konuştuğunu söyledi. İnsanları radyasyonlu çay içmeye ve fındık yemeye yönlendirdi! Radyasyonlu fındıklar okullarda bedava dağıtıldı!..

Radyasyonlu çayların bir kısmı Kemalpaşa ilçesine gömüldü.  Siyasetçiler halkı kandırdı. bilime itibar etmediler. Bugün de aynı şeyler yaşanmaya devam ediyor!. Ama kanserden daha kötüsü insanlar bu durumu takdiri İlahi diye kabul etmiş, yada kabul ettirilmiş olmasıdır.  Tıpkı coronavirüsü takdiri ilahi zannedenler gibi!.

 Hopa'ya  Kazım Koyuncu Onkoloji hastanesi açılması için toplumsal bir  ön çalışma yapıldı. İnsanlar ellerinde dövizlerle onkoloji hastanesi istediklerini zaman zaman dile getirdi.  Er yada geç Hopa'da  Bölgeye de hizmet verecek büyüklük ve donanımda Kazım Koyuncu Onkoloji Hastanesi yapılacak diye düşünüyor ve istiyorum.. Bunun için STK, siyaset, halk birlikte hareket ederse başarıya ulaşılır. 

Çünkü Rize Onkoloji Hastanesi yetmiyor. Artvin'deki hastalar yollarda perişan oluyor.

 Sonuç olarak; Dedim ya Kazım Koyuncu sadece beste yapan, gitar çalan, türkü söyleyen bir sanatçı değildi. Her şeyden önce bütün insani değerleri üzerinde  taşıyan dolu buğday başağı gibi bir insandı.

Yoksa kendisini sanatçı zanneden içi  boş teneke sesi çıkaran nice şarkıcı var!. Biz onlara sanatçı demiyoruz!. Birden aklıma ülkemizde ne çok Bremen mızıkacılarının olduğu aklıma geldi!. 

Kazım Koyuncu'nun sayesinde bakın neler söyledik, neler konuştuk, neler yazdık. Işıklarda uyusun. Onun bize miras olarak bıraktığı notalar ruhumuzu dinlendirmeye, sonra sağlıklı düşünmeye devam edecek. zaten sanatçılar bu yüzden ölümsüzdür. Işıklarda uyusun.

KAZIM KOYUNCU KİMDİR?

Kâzım Koyuncu (7 Kasım 1971, Artvin – 25 Haziran 2005, İstanbul), geleneksel Karadeniz müziği ile Rock'n'Roll müziği sentezleyerek kendi tarzını yaratan Laz müzisyen. 33 yaşında akciğer kanserinden vefat etmiştir. Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy (Pançol)'da, 7 Kasım 1971 tarihinde doğmuşsa da nüfusa geç kaydedildiğinden dolayı resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972'dir.

Kazım Koyuncu, Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı ve çocukluğu, “üstadım” dediği, “Kemençeci Yaşar” lakabı ile tanınan Yaşar Turna'nın yanında türkü dinleyerek geçti. İstanbul'a üniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başlamışsa da İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden siyasi nedenlerle ayrılan Kazım Koyuncu, 1992 yılında profesyonel müzik hayatına atıldı. 1992'de henüz 20 yaşında iken Ali Elver ile “Dinmeyen” adlı özgün müzik grubunu kuran Kazım Koyuncu'nun profesyonel müzik hayatı başladı. Zamanla Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmışsa da rock'tan kopamayan Kazım Koyuncu, geleneksel Laz halk müziğini rock tabanlı yorumlamaya başladı.

Kazım Koyuncu, 1993’te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurdu. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995'te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998'de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live) çıkardıktan sonra 1999 yılında dağılmıştır.

Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etmiş ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer almıştı. 2001’de Viya! adlı ilk solo albümünü çıkardıktan sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan popüler TV dizisi Gülbeyaz'ın müziklerini yapınca yurt çapında tanınan Kazım Koyuncu, haha sonra Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırladı.

Kazım Koyuncu, Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yaptı, Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde ile popülaritesini arttırdı.

2004'ün sonlarında Kazım Koyuncu'ya akciğer kanseri teşhisi konuldu ve kanser tedavisi görmeye başladı. 25 Haziran 2005'de, 33 yaşındayken Kazım Koyuncu tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Kazım Koyuncu bir röportajında şöyle diyordu: “Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem”.

Kazım Koyuncu'nun ölümünden sonra 16 şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü Halkevleri tarafından 18 Aralık 2006'da çıkartıldı. Bu albümün geliriyle Kazım Koyuncu Kültür Merkezi çalışmalarına başladı ve halen çeşitli atölye çalışmalarıyla katılımcılarına ücretsiz eğitimler vermeye devam etmektedir. 2008 yılında Kazım Koyuncu'nun hayat hikâyesinin yanı sıra bir kısmı hiçbir yerde yayınlanmamış görüntülerle anlatan yönetmenliğini Ümit Kıvanç'ın yaptığı “Şarkılarla Geçtim Aranızdan” belgeseli 3 DVD halinde yayınlanmıştır.

26 Haziran 2005'te Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda düzenlenen tören sonrası on binler tarafından Hopa'ya uğurlanan Kazım Koyuncu, 27 Haziran 2005'te, doğduğu köy olan Pançol'da fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığında ebedi istirahatgahına konuldu.