YEREL
Giriş Tarihi : 22-10-2021 11:50   Güncelleme : 22-10-2021 11:53

Katılımcı Bütçe Sürecinde Kilis-Artvin Örneği

Katılımcı Bütçe Sürecinde Kilis-Artvin Örneği

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Esra Doğan, “Katılımcı Bütçe Sürecine Yönelik Tutum İncelemesi Kilis-Artvin Örneği” başlıklı bir proje üzerine çalışmak için Artvin’e geldi.

Projesi hakkında bilgi veren, projenin amacı ve hedeflerinden bahseden Esra Doğan, “Türkiye de göçmen sayısının en az olduğu il olan Artvin’le göçmen sayısının en fazla il olan Kilis arasında katılımcı bütçe sürecinin uygulanabilirliğini karşılaştırmak. O yüzden alan araştırması olarak Artvin’e geldim. İlk olarak Artvin’e geldim henüz Kilis’e gitmediğim için bir karşılaştırma şansım yok. Artvin’de göçmen sayısı çok az olduğu için, Artvin’in daha izole bir yapısı olduğu için acaba yerel yönetimin bütçe sürecinden halk ne kadar haberdar veya yerel yönetimin gerçekleştirdiği toplantılara halk ne kadar dahil oluyor bunu gözlemleyeceğim. Daha sonra Kilis’e gittiğimde halk dediğimiz topluluğun yapısı biraz daha değişeceği için, sorunların niteliği biraz daha değişeceği için orada halkın katılım düzeyi veya halkın ilgi düzeyi yerel sorunlar babında ne kadar olacak bunun kıyaslamasını yapacağım” dedi.

Katılımcı bütçe sürecine dair bilgiler vererek açıklamasına devam eden Doğan, şu ifadeleri kullandı:

Katılımcı demokrasinin mali bağlamını oluşturan katılımcı bütçeleme, 20. yüzyılın son çeyreğinde dünyada, 21. yüzyıl itibariyle de Türkiye’de kamu mali yönetimi olgusunun temel süreçlerinden biri haline gelmiştir. Ancak sürecin yeniliği nedeniyle gerek idari ve yasal yapının gerekse toplumsal yapının, bütçe sürecine doğrudan katılım kültürünü genel geçer biri yapı olarak kabul ettiği söylenemez. Bu durum, toplumsal bağlamda katılımcı bütçenin henüz Almanca kullanımı ile Erfahrung karşılığı deneyim niteliği kazanmamasından kaynaklanmaktadır. Katılımcı bütçelemenin mali yapı bağlamında deneyim niteliğini kazanması ise tedrici bir süreç olmakla birlikte, bu sürecin oluşumuna ve gelişimine katkı sağlayacak gerekli idari ve yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma kapsamında da Türkiye’deki katılımcı bütçe sürecine ilişkin idari ve yasal bağlam ile bu bağlam dahilindeki uygulamaların, sürece Erfahrung karşılığı toplumsal anlamda deneyim niteliği kazandırabilecek yapıda olup olmadığı sorgulanmaktadır. Bu doğrultuda katılımcı bütçe sürecine ilişkin hali hazırdaki yasal bağlam ve bilimsel çalışmalar dahilindeki uygulamalar incelenerek, katılımcı bütçe sürecindeki aksaklıkların Erfahrung karşılığı toplumsal deneyim bağlamında da ele alınarak literatüre farklı bir bakış açısı kazandırılması amaçlanmaktadır.

Katılımcı bütçe sürecinin 1980’lerde Güney Amerika’da ortaya çıkan bir bütçe sürecine ilişkin yönetim şekli olduğunu açıklayan Doğan, “1996 da Habitat oldu Türkiye’de, 1996’da ki habitatla beraber yönetimden yönetişime doğru bir geçiş oldu yeni kamu anlayışı ile beraber. Dolayısıyla bu katılımcı bütçe süreci nedir dendiğinde yönetişimin mali boyutu olarak ifade edebiliriz. Yönetişim dediğimiz şey yönetimde yöneten ve yönetilen ayrımı temelinde gerçekleştirilen bir süreç varken, yönetişim dediğimiz şeyde yöneten ve yönetilen arasındaki ayrım biraz ortadan kalkıyor, artık yönetilenlerde yönetim süreci içerisine yönetimle beraber dahil oluyorlar” ifadelerini kullandı.

Doğan katılımcı bütçe sürecine dair açıklamalarına devam eden Doğan, “Peki bu bütçede nasıl ortaya çıkar? Katılımcı bütçe dediğimiz sürecin kendisi ile ortaya çıkar. Yani halkın kendisi de yerel yönetim birimindeki yöneticiler ile beraber bütçe oluşturma sürecine dahil oluyorlar. Bu nasıl olabiliyor? Gerek belediye meclis toplantılarına halkın doğrudan ya da dolaylı katılımı, çünkü teknik olarak doğrudan katılımı pek mümkün olmayabilir, fiziki koşullar el vermeyebilir ya da halkın zamanı olmayabilir. Bu bağlamda kent konseylerinin rolü gündeme geliyor yani her bireyin tek tek toplantıya gidip aynı nitelikteki sorunlarını on kişinin birden dile getirmesindense halk kent konseyi ile sorunlarını toplulaştırıyor, kategorizasyonunu kent konseyi aracılığı ile oluşturup kent konseyinin temsilcileri ya da kent konseyinin kendisinin belediye meclis toplantılarına katılıp  halka ait olan sorunları belediye meclisinde gündeme getirmesi ve gerekiyorsa eğer bunların bütçeye yansımasının sağlanması genel olarak katılımcı bütçe süreci bu şekilde ilerliyor. Burada önemli vurgulardan bir tanesi şu: Belediyelerin tabii ki yapmak zorunda olduğu giderler var yani sosyal sermaye dediğimiz hane halkına transferler dediğimiz unsurların ya da bu kalemlerin de göz ardı edilmesinin bir nebze de olsa önlenmesini sağlamaya yönelik bir süreç aslında katılımcı bütçe süreci” dedi.

Projeye başlama amacını anlatan Doğan, “Bu projeye başlama amacımı anlatayım. Yönetişim çok konuşulan bir kavram, alanım maliye olduğu için maliyedeki karşılığı konuşuluyor ama uygulamada bu ne kadar gerçekleşiyor, bunu ortaya koymak. Uygulamada, kanunda mevzuatta kendine yer edinmiş bir ifade var: Katılımcı bütçe ya da nedir karşılığı kent konseyi. Evet, mevzuatta her şey olmasına uygun, ideale yakın görünüyor acaba uygulamada da gerçekten öyle miyi görebilmek amacıyla sürece başladım” diyerek normatif olanla pratik olanın uyumunu ortaya çıkarabilmek için bu projeye başladığını vurguladı.

Katılımcı Bütçe Sürecine Yönelik Tutum İncelemesi Kilis-Artvin Örneği Projesinin aslında 12 aylık bir proje olduğunu belirten Doğan, “Pandeminin başlarında başlamıştım projeye ama pandemi nedeniyle seyahatlerde sorun olunca projeye biraz ara vermek zorunda kaldım. Dolayısıyla Artvin’e daha erken gelmen gerekiyordu ancak şimdi gelebiliyorum. Şu anda ölçeği geliştirme aşamasındayım. Ölçeği geliştirme aşamasında birtakım görüşmeler yapmamız gerekiyor. O görüşmeleri alanda ve sahada yapıyorum. Bu ölçeğin geliştirilmesi tam anlamıyla tamamlanıp anket formu haline dönüştürüldükten sonra da artık alandakilerle anket formunu uygulama aşamasına geçeceğim. 4 ay sonra projede en azından anketin tamamlanması gerekiyor. Bundan oluşan yayınların ortaya çıkması ise biraz daha geniş zamanda gerçekleşecek. Ama şunu planlıyoruz bir diğer araştırmacı da Doktor Cem Akın. Kendisi Artvinli zaten. O da Artvin’e gelecek. Bir şekilde ölçeği geliştirdikten sonra onunla beraber halka yönelik katılımcı bütçe, vatandaş bütçesi gibi kavramların en azından duyulmasını sağlamaya yönelik yapabilirsek panel düzenlemeyi planlıyoruz” dedi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Esra Doğan, “Katılımcı Bütçe Sürecine Yönelik Tutum İncelemesi Kilis-Artvin Örneği Projesiyle ilgili son olarak şu ifadeleri kulkandı:

“Projenin yaygın etkisi şu olacak; en azından vatandaşlar hiç duymadım demeyecek. Birinci aşamada bunun farkındalığını oluşturmayı elde etmiş olacağız. Belediye ile yaptığımız görüşmeler neticesinde ne kadar sonuca varabiliriz o biraz da belediyenin bize ne kadar dönüş yaptığına bağlı olarak değişim gösterebilir.”

Dilan ŞAHİNBAŞ