YEREL
Giriş Tarihi : 09-10-2021 17:49   Güncelleme : 09-10-2021 17:49

KARS: KOOPERATİFÇİLİĞİ SAHİPLENMEK ÖNEMLİ

KARS: KOOPERATİFÇİLİĞİ SAHİPLENMEK ÖNEMLİ

Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Sicil Müdürü Yaşar Kars şirket kurmak isteyenlerin işlemlerinin nasıl yapıldığına dair ve hangi yolların izlendiğine dair açıklamalarda bulundu.

Ticaret Odası’nın Ticaret Sicil Müdürlüğü, ticaret odası bünyesinde olmasına rağmen Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’ne bağlı olduğunu belirten Kars, “Ticaret Sanayi daları 5174 sayılı odOalar Borsalar Kanunu’na göre hareket eder, ona göre işlerini yürütür. Ancak bizim yaptığımız işler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Sicil Yönetmeliği’ne göre hareket ederiz. Yani bir anlamda hem beraberiz hem farklı kulvardayız diyebilirim. Dolayısıyla az önce dediğiniz gibi şirket kuruluşları, yani Ticaret Odası’nın üyeleri ilk önce sicile kaydolur. Bu gerçek kişi işletmeler olsun kooperatifler olsun şirketler olsun. Kooperatiflerde zaten bir şirket olarak kabul edilir. Tacir sınıfı ticaret odalarına kaydolur esnaf ve zanaatkarlar esnaf odalarına kayıt olur. Ticaret Sicil Kurumu işe yarar şirket kuruluşları ve diğer şahıs işletmelerinin işlemlerini yaparak odalara kayıt olmasının ön koşulunu sağlamış olurlar. Başvurular son 2012-2013 yılından sonra çıkan kanun ve yönetmeliklerle kolaylaştırıldı. Merkez sicil kayıt sistemi ile işlerimizi yürütüyoruz. Ticaret siciline kayıtlı olan herkes merkezi sicil kayıt sistemine kayıt olmak zorunda. Tip sözleşme olduğu için iş yapacakları konuları belirledikten sonra diğerleri kanunlarla bellidir sadece tip sözleşmeleri bu sözleşmeler basittir” dedi.

Şirket çeşitleri hakkında bilgi veren Kars şu ifadeleri kullandı:

“Bir saat bir buçuk saat içerisinde Türkiye'de bir şirket kurulabiliyor. Şahıs işletmeleri var, sermaye şirketleri var, anonim ve limited şirketleri dediğimiz, bir de komandit şirketler var. Bunların dışında kooperatifler var kooperatiflerin kendi iç iç tüzükleri var. Onların özel bir durumu var, işleyişleri kendi belirledikleri.  Kooperatiflere göre belirlenen ana sözleşmeleri vardır, tarımla ilgili ise onun da tip sözleşmesi var veya taşımacılık vesaire gibi kalıpları var. Ona göre kendi yasasını hazırlar, kooperatifler kanuna tabidir ancak işi yani ticari faaliyeti geldiği zaman o noktada Türk Ticaret Kanuna bağlıdır. Kooperatiflerde bu anlamda şirket olarak geçer, anonim şirketlere kıyasen değerlendirilir

Son 1-2 yılda birkaç tane daha kooperatif kuruldu. Şavşat'ta, Kılıçkaya’da Ardanuç'ta kuruldu. Keza yine Artvin'de Valimizin teşviki ile kooperatif kuruldu. Benim şahsi kanaatim kooperatif kurmak çok zor bir iş değil birkaç kişi birleşirsin, belli bir amaç doğrultusunda az önce belirttiğimiz gibi ana sözleşmenizi hazırlarsınız gelip biz tescil ederiz, bakanlık onay verirse kurulur. Maliyetleri de çok önemli değil, günümüz şartlarında birkaç bin liraya bu işi halledebilirsiniz. Ancak kooperatifte önemli olan şey onu çalıştırabilmektir. Kooperatif belli bir amaç için çıkarlarını korumak, maliyetlerini geliştirmek ve hem üretim hem pazarlama aşamasında bunları çalıştırmaktır. Çalıştırmaktan kastım da şu kooperatif üyesi kooperatifi sahiplenir, o faaliyeti sahiplenir ve bunun kendine bir çıkar sağlayacağına inanmış olacak ki kooperatifler belli bir şekle bürünsün”

Kooperatifçiliğin aslında bir meslek gibi olduğunu ifade eden Kars, “Geçmiş yıllara baktığımızda 1960'lı yıllarda 1970'li yıllarda kurulan kooperatifler var bize kayıtlı ama birçoğu sahipsiz kalmış. Az önce dediğim gibi önemli olan bunu çalıştırabilmektir. Yani 3 tane olsun kalibresi çok yüksek, üyesi geniş, sermayesini güçlendirmiş olmalı. Bunun önemli örnekleri de var; özellikle İzmir'de, Ege'de başarılı bir şekilde yürütülüyor. Kooperatif işi özünde bir örgütlenme modelidir. Bu kanunlar çerçevesinde belli amaç doğrultusunda insanlar bunu kurar ama gelişmiş ülkelerde özellikle de Hollanda'da bu çok başarılı bir şekilde yürütülüyor. Milyonlarca para kazanıyorlar. Hatta kooperatife üye olamayanlar, çiftçi bile olamıyor. Bu konuda çok güzel oturmuş bir sistem var. Bu örgütlenmeyi, örgütlenme modelini kurarak hangi konuda olursa olsun sivil toplum kuruluşları olabilir, meslek örgütleri olabilir, kooperatifler olabilir, devletin bunları sıcak karşılaması gerekir. Geçmişten beri bu örgütlenme modellerine devletimiz biliyorsunuz ki çok sıcak bakmıyor, son yıllarda örnek çalışmalarla bu biraz daha değer kazandı ama önümüzdeki yıllar ne getirir bilemiyoruz” dedi.