YEREL
Giriş Tarihi : 13-10-2021 10:50   Güncelleme : 13-10-2021 10:50

KARMAŞANIN SEBEBİ KENTİ YÖNETENLER

KARMAŞANIN SEBEBİ KENTİ YÖNETENLER

Halkevleri Artvin Şube Başkanı Dursun Ali Koyuncu, üniversitelerin açılması, öğrencilerin yaşadığı yurt sorununa yönelik açıklamalarda bulundu. Nitelikli eğitimin yüz yüze eğitim olduğunu savunan Koyuncu yaptığı açıklamada planlı bir yönetim şeklinin olmadığını vurguladı.

Covid-19 nedeniyle zaten 1 yıldır üniversitelerin kapalı olduğunu, eğitimin nitelikli olanının yüz yüze eğitim olduğunu belirten Koyuncu, “Fakat bunun için de gerekli sağlıklı koşulların sağlanması gerekiyor. Sadece üniversite açmakla üzerinizden sorumluluk kalkmıyor. Planlı bir yönetim şekli yok.  Üniversitede bölüm ve öğrenci sayısı arttırıldı. Bu yıl yoğun öğrenci potansiyeli var. Tabii ki her bölgeden öğrenci gelmesi güzel bir durum fakat gelecek öğrencilere burada harcama yapacak, kentte ekonomik katkı sağlayacaklar gözüyle bakmak doğru değil. Biz bu üniversitenin biliminden, eğitiminden, kültüründen nasıl faydalanırız, onun yollarını aramamız gerekiyor. Fakat biz öğrencileri sadece ekonomik kapı olarak görüyoruz. Gelsinler, kentte harcama yapsınlar, esnafımıza katkıda bulunsunlar. Esnafımızın sorunları çok fakat böyle suni şekilde esnafın sorunları çözülmez. Bu ülkeyi yönetenlerin esnafın sorunlarına kalıcı çözümler üretmesi gerekir.  Önce üniversite yönetimi 1’nci sınıflara uzaktan eğitim kararı aldı. Olabilir, bir üniversiteyi yöneten Rektörlük ve Senato’dur. Gönül ister ki üniversiteler için alınacak kararlarda öğrencilerin de payı olsun” dedi.

 

Öğrencilerin geldiklerinde konaklayacak yer bulamadıklarını, yurt bulamadıklarını, evlerin fahiş fiyatlara kiraya verildiğini söyleyen Koyuncu, “Maalesef kentimizde böyle yanlışlar da yapıldı. Daha önce öğrenci sayısı az olan odalara da daha fazla öğrenci yığılmaya çalışılıyor. Covid ile mücadelede çok sağlıklı adımlar atılmadığı için toplumda da bunun karşılığı yok maalesef. Ciddi bir halk sağlığı sorunu var. Bunun da mağdurları sağlık çalışanları ve eğitimciler oluyor. Bir kenti yönetme planı sadece birkaç kişinin kararıyla olmaması gerekiyor. Kentin bütün bileşenleri, sosyal kültürel bütün etmenleri ile birlikte olsaydı ortak çözüm üretilseydi böyle durumlar yaşanmazdı. Öğrenciler Artvin'e geldiklerinde daha mutlu olurlardı. Fırsatçılara zemin verilmezdi. Yurt sorununu çözmesi gereken Gençlik Spor İl Müdürlüğü var. Üniversitede bölümlerin açılmasını talep etmek kadar altyapısını da sağlamak gerekir. Sadece öğrenciler gelsin demekle olmuyor. Bu memleketin iktidar partisinin il başkanları, siyasetçileri bir nevi zorla açtırdılar. Bunun reklamını yaptılar. Bunu açarken altyapısını oluşturacak mı, öğrencileri getirdiğin zaman barınmalarını sağlayabilecek miyiz diye düşünmeleri gerekirdi veya diyeceksiniz ki henüz barınma sorunu var açılışı ertelemeliydiniz” ifadelerini kullandı.

 

Barınma koşullarını sağlayana kadar bekleme yapılarak daha geç açma kararı alınabileceğini dile getiren Koyuncu, “O süreçte nerede barınacaklarına, kaç öğrencinin üniversiteye geleceğine kadar detaylı araştırmalar yapardınız. Bunu insanların ve gönüllülerin keyfine bırakmazdınız. Bu kentte şu an öğrencileri barındırma mücadelesi veriliyor. Bir valinin kendisi kurduğu koordinasyonda bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Siyasi partiler bunu sağlamaya çalışıyor. Bir de insanlar, sivil toplum örgütleri veya gönüllüler ekipler kurarak bunu gerçekleştirmeye çalışıyorlar fakat bunu fırsata çevirenler de oldu. İşte bu fırsata çevirenlere imkân sunmamak için tedbir almak gerekirdi. Altyapıyı oluşturmadan üniversiteleri açmamak gereklidir. Devlet pandemi sürecinde hazırlık yapamadığı için bu sıkıntılar yaşandı. 2 ay boyunca üniversitelerin açılacağı belli olduğu zaman neden tedbir almadınız? Siyasi parti yöneticileri veya il yöneticisi olarak Rektöre bu baskıyı yapabiliyorsanız, 2 ay içerisinde alınması gereken tedbirleri de aldırırdınız, Rektörlük de bunun hazırlığını yapmamış, kentin yöneticilerine sormamış, bu da yapılmayınca kısacası bu kenti yönetenler karmaşanın sebebi oldu” dedi.

 

Öğrenciler için dayanışma ağları kurulduğunu, onların eliyle eşya temin edilmeye çalışıldığını açıklayan Koyuncu konuşmasının sonunda şu ifadelere yer verdi:

 

“Artvin halkından taleplerimiz şunlar; evini kiraya veren evin durumunu bilerek abartmadan kiraya vermesi gerekir. Bürokrasinin kendisi yurt sorununu bir an önce çözmesi gerekir.  KYK’nin daha fazla yurdu olsa bu şekilde insanlar istismar edilmez. Öğrencilerin cebindeki parayı daha fazla almaya çalışmazlar. Kriz üstüne kriz yaşandı. Öğrenciler krizle mücadele etmeye çalışıyorlar fakat geleceğe umutla bakamıyorlar. Mezun olacak öğrenciler 6 ay için ev açıp eşya almak zorunda kaldılar. Öğrenciler çaresiz kaldı.

 

Kentimizde bir öğrencinin barınabilmesi için aylık 2 bin lira geliri olması lazım sadece barınma ve beslenme için. Bu öğrenci tiyatroya sinemaya gitmeyecek mi? Kentimizde böyle bir sorun da var, sinema salonumuz var şu an âtıl durumda. Ama açıldığı zaman da bir işe yaramıyor kültür seviyesi düşük. Emek seviyesi düşük filmler getirdikleri için insanlar da gitmek istemiyor. Bu altyapı olmadığı zaman, bir kentte öğrenci sinemaya, tiyatroya gidemediği zaman, bilimsel kültürel olamama, sosyalleşememe, öğrencide mutsuzluk hakim olur.

 

Biz bu kentte öğrencilerin huzur ve refahını sağlayamıyoruz. Olan eğitim almaya çalışan nesillere ulur. Bu kent eğitim kentiydi, bu kentin aydınları vardı. Onların söz hakkı ellerinden alındı. Bu kenti birtakım bürokratlar yönetiyor, bu kentin aydınlarına, sanatçılarına, insanlarına söz hakkı tanınmadığı sürece halkta öğrenci ile bağlantı kuramaz. Bir üniversitenin öğrencileri sosyal ve kültürel faaliyet yapamıyor. Sadece kapısına bir tane kapı açıp insanlar çay içsinler, ben de para kazanayım. Elbette kafeler olacak, restoranlar olacak ama sadece bunun üzerine eğitim planlanırsa öğrenciler bu kentte kendilerini müşteri olarak gördüğümüzü  de düşünürler, aidiyet duygusuna sahip olamazlar.”