YEREL
Giriş Tarihi : 10-12-2021 18:13   Güncelleme : 10-12-2021 18:13

Kadınların “Senede Bir Gün Dergisi”

Kadınların “Senede Bir Gün Dergisi”

Hopa’da 6 sene önce bir araya gelen kadınlar “Senede Bir Gün” isimli kadın sorunlarının yer aldığı, toplumsal cinsiyet odaklı bir dergi çıkarmaya başladılar. Hopalı Kadınlar “Senede Bir Gün” dergisinin masraflarını her sene 8 Mart öncesi bir araya gelerek çeşitli el işleri yapıp satarak çıkartıyor ve dergisi 8 Mart’ta bedelsiz olarak kadınlara dağıtıyorlar.

Derginin mutfağında yer alan Arzu Keskinkurt Ulu Senede Bir Gün Dergisinin çıkış hikâyesini anlatarak “Kadın arkadaşlarımızla yaptığımız toplantılarda tüm doğallığıyla günlük yaşantımızdan, ülke gündeminden, kadınca karın ağrılarımızdan en temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğine denk düşen hikâyelerimizden esinlenerek, tamamen amatörce bir ruhla ‘bu konuştuklarımızı yazalım mı, neden yazmayalım ki?’ diyerek dergi fikri üzerinde yoğunlaştık” dedi.

Bu su hiç durmaz…

Öncelikle belirli zamanlarda film izlemek, kitap okumak için toplandıklarını, izlediklerini, okuduklarını konuşmak ve tartışmanınonları geliştiren, bilinç yükseltme çalışmaları haline dönüştüğünü belirten Ulu, “Yaşamdan, cinsiyet eşitliğinden, özgürlüklerden yana duruşumuz tartışmalarımızın yönünü de belirliyor. En önemlisi öğreniyoruz, öğrendikçe bize iyi gelen, bizi güzelleştiren her şeyi paylaşmaktan yana tutumumuzla, dergi sürecinin verilerini toparlamaya, içerik hazırlamaya başlıyoruz. Dergi emekçisi kadınlar olarak kadın korosunda şarkılar söylüyoruz, Hopa Kültür evinde çocuk atölyelerinde etkinlikler yapıyoruz, ayrıca özel yada kamu sektörlerinde iş alanlarındayız, tüm deneyimlerimiz dergi sürecini besleyen alanlara dönüşmekte” ifadelerini kullandı.

‘Amacımın unutmamak’

Yerelde kadın röportajları yaptıklarını, kadınların çocukluk evlerini, evlerindeki cinsiyet eşitsizliğini, varsa şiddeti, anne baba modelini, kız çocuğu olmayı, regl olma süreçlerini, ilk aşklarını, nasıl evlendiklerini, hayallerini ve bugünlerini, görünmeyen emeklerini, tacizi, güvencesiz çalışmayı, boşanmayı, toplumsal baskıları, çifte standartlı gelenekleri, anne olmayı, üretimi, mobbingi anlattıklarını ifade eden Ulu, “O kadar çok şey var ki bu ülke de kadın olmak, insan olmak, çocuk olmak üzerine anlatabileceğimiz. Bu röportajları da hiç rumuz kullanmadan kendi fotoğraflarıyla dergimize taşımamızı istiyorlar. Yıl boyunca okuduğumuz kitaplar, izlediğimiz filmler, üzerinde durduğumuz konularla ilgili kendi hazırladığımız yazılar, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ataerki temalı karikatürler, gericilik ya da kazanımlar üzerine ülke gündemli yıllık raporumuz, kadın röportajlarımız, çizimlerimiz, şiirlerimiz vs. dergimizi oluşturan ana sayfalar olmakta” diyerek ülkenin gündemini tutan ve yıllık rapor yayınlamaktaki amaçlarının unutmamak olduğunu vurguladı.

‘İsyanımızı talebimizi dile getirir oldu’

Dergi mutfağındaki çalışmalarsan bahseden Arzu Keskinkurt Ulu, “Karikatür çizimleri yapan emekçilerimiz var, kadın emekçilerimiz, bu karikatürler dergimizin simgesel isimleri oldular. Filinta isimli bir karikatür karakterimiz var, Filinta, yaşam kaynağı kadın filminde, köyde ki grevi başlatan kadın karakterdi, filmi izlediğimizde karikatürümüze bu ismi vermek istedik. Filinta karakterimizin bir maketini çizdik ve sokak eylemlerimizde elinde döviziyle, isyanımızı taleplerimizi dile getirir oldu” dedi.

‘Dayanışma hikayesi ile kucaklaşıyoruz’

Önemle üstünde durdukları duyarlılıklardan birinin, derginin bedelsiz dağıtılabilmesi olduğuna dikkat çeken Ulu, “Dergimizin maliyetleri için yine kadınların tüm özgünlükleriyle oluşturduğu üretim ağı var, takı üretimi. Bir kaç ay boyunca yaptığımız takılarımızın belli stantlarda, mekânlar da yapılan dayanışma satışları dergimizin maliyetini oluşturuyor. Kadın dayanışması kulaklara küpe oluyor. Dergi, küpeleri ören, küpeleri kulağına takan, ne için satın aldığını bilen kadınların evlerine bedelsiz ulaşıyor. Böyle bir dayanışma hikâyesi ile kucaklaşıyoruz dergimizle. Dergi çoğunlukla, Artvin ili içinde, Hopa, Borçka, Fındıklı ilçelerinde dağıtılıyor… İstanbul ve başka illere de az sayıda da olsa ulaştırabiliyoruz. Dergi emekçileri çemberi oldukça geniş, etrafımızda dokunduğumuz iletişim kurabildiğimiz herkes zamanla derginin bir emekçisi oluyor. Bu yıl 7. Sayımıza hazırlanıyoruz” ifadeleri ile konuşmasına devam etti.

‘Sokak Senede Bir Gün’ü bekliyor’

8 Mart sabahından akşamına kadar Hopa merkezde açtıkları stantta tüm görsellerle ve Senede Bir Gün Dergisi ile Hopalılarla buluştuklarını, farklı günlerde diğer ilçelerde ki dağıtımları yapıp okuyucularla temas ettiklerini dile getiren Ulu konuşmasının devamında derginin dağıtım süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Derginin dağıtım sürecinde gözlemledikleri güzel bir heyecan olduğunu, sokağın dergiyi beklediğini ve bunu hissettiklerini söyleyen Ulu, “‘Ne var içinde? Kim ne yazdı?’ gibi geri dönüşler çok samimi ve güzel. Bu bize ‘isteyince yapabiliriz’ ışığı yansıtan bir deneyim. Çok önemli bir detay da şudur, bu dergi ilk sayısını ülkenin OHAL e yakın süreçlerinde çıkardı. En küçük bir eleştiri cümlesinde insanların gözaltına alındığı bir dönemde kadınlar tüm cesaretleriyle yazdılar, eleştirdiler. Baskılar kendi isyancılarını doğurdu” dedi.

Arzu Keskinkurt Ulu Senede Bir Gün Dergisi ile ilgili yaptığı açıklamaları şu şekilde sonlandırdı:

‘O halde bizi yazalım, kimseleri beklemeden’

“Kendi gücümüzün, tüm özgün hallerimizin farkındalığı ile anlatımlarımızı ortaya koyuyoruz. Dergiden yükselen nefes yaşama dönüktür. Sadece yakınma dili değil, yapabilmeye dair bir heves sızar dokusundan. Direngenlik, itaatsizlik, farkındalık, özgünlük, özgürlük, üretkenlik kokar dergimiz. Çağın tüm karmaşası, hep güzellikleri ötelemeye sebep oluyor. ‘Şimdi sırası mı’ diye kadınların özgün tüm var olma çabalarını öteliyorlar. Biz de diyoruz ki; şimdi hemen tam sırası. Üretiyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz, okuyoruz, izliyoruz, öğreniyoruz, şarkı söylüyoruz, oynuyoruz, itaat etmiyoruz, o halde biz yazalım, bizi yazalım kimseleri beklemeden.”

Dilan Şahinbaş