YEREL
Giriş Tarihi : 13-07-2021 11:10   Güncelleme : 13-07-2021 11:12

KADİMDEN BERİ GELEN İMECE ARDANUÇ’TA

Ardanuç’ta Kadın Girişimciler Kooperatifi tarafından oluşturulan lavanta tarlasında “Lavanta Şenliği1 gerçekleştirildi ve katılımcılar imece usulü olarak lavantaların etrafını saran yabani otları temizledi.

KADİMDEN BERİ GELEN İMECE ARDANUÇ’TA

DİLAN ŞAHİNBAŞ

Kooperatif öncülüğünde başlatılan imece etkinliğine Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Ahmet Biber, CHP Ardanuç İlçe Başkanı Mesut Aksakal, CHP Şavşat İlçe Başkanı İmran Kayaoğlu, CHP Şavşat İlçe Kadın Kolları Başkanı Songül Karagöz, Ardanuç Belediye Başkanı Yıldırım Demir, Yeliş Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Halkevleri Temsilcisi Uğur Karakuş, CHP İl Genel Meclisi Üyesi Talip Işık ve Ersin Toplu ve Ardanuç halkı katılım gösterdi. Etkinlikte lavantaları yabani otlardan arındırma işlemi gerçekleştirildi.

Kadın Girişimciler Kooperatifi Başkanı Gürsel Kaya etkinlik öncesi konuşma yaparak “Elbette bu memleket bizim, bu topraklar bizim ama bizim doğduğumuz büyüdüğümüz topraklar Ardanuç Doğu Karadeniz Bölgesinde tarım anlamında en şanslı ilçelerden birisi. Nispi de olsa hayvan tarımı, bahçe tarımı, tarla tarımı yapmaya elverişli topraklarımız var. Küçük ama verimli topraklarımız var ama bu dünyada kâr hırsı, uluslararası sermayenin para kazanma hırsı dünyayı yok ettiği gibi bizim ilçemizde de etkileri oldu” diyerek Ardanuç’ta bahçe tarımı yapıldığını, meyve yetiştirildiğini ve sadece Artvin’i değil Ardahan’ı da beslediklerini belirtti.

Günümüzde Ardanuç’un kendisini de besleyemediği duruma geldiğini açıklayan Kaya, “Küresel ısınma oldu, iklim değişti. Nedenlerini hepimiz biliyoruz, doğayı tahrip etmek, Cerattepe’de maden yapmak, sondaj vurarak yeraltındaki gazları atmosfere göndermek iklimi bozan nedenlerden birisi. Barajlar iklimi bozan nedenlerden birisi. Ormanları katletmek iklimi bozan nedenlerden birisi. Bu nedenlerden dolayı biz artık Ardanuç’ta normal tarım yapamaz duruma geldik. Siyasi iktidarın bizden istediği de bu, burada tarım yapamasınlar, yaşayamasınlar, geçinemesinler, göç etsinler biz de burayı istediğimiz gibi talan edelim diye düşünüyorlar. Aş vermiyorlar, iş vermiyorlar, sonra da ormanları katlediyorlar iade ile yine bizim çocuklarımıza ormanlarını katlettiriyorlar” dedi.

Yeni bir yol çizmeye ihtiyaçlarının olduğunu, düşündükleri, tarifledikleri bir sistem içerisinde yeni tarım şekillerini üretmeye ihtiyaçları olduğunu açıklayan Kaya, “Evet Ardanuç’un iklimi bozuldu ama bilimsel temelde yeni üretim şekillerini hayata geçirmek, katma değeri yüksek ürünleri üretmeye ihtiyacımız var, onun bir adımı ada lavanta. Ardanuç’ta Aşıklar köyünde lavanta ekimi yaptık. Lavanta katma değeri yüksek bir ürün. Kozmetik alanda kullanılıyor. Bizim ümidimiz lavantayı çelik şeklinde fidan üretip Ardanuç’a yaygınlaştırmak, nasıl Hopa ve Borçka’nın çayı varsa Ardanuç’un da katma değerli bitkisi lavantayı Ardanuç’ta yaygınlaştırıp üretim yapmak. Bu insanlara biat etmeden insanca, onurluca, yaşamasını sağlamak, bunun Ardanuç’ta küçük bir örneğini yaratıyoruz. Ardanuç’ta, Ersis’te, Borçka’da belediyelerimizin desteği ile kooperatifler kurduk. Üretimden düşen, üretim yapmayan insanları yeniden üretime teşvik etmek, topraklarımıza yeniden, doğamıza sahip çıkmanın önünü açacak birtakım çalışma yapmak istiyoruz” diyerek lavanta yağının pahalı olduğunu ve Türkiye’nin elli bin ton lavanta yağını ithal ettiğini, lavantanın arıcılığı geliştirecek bal bitkisi olduğunu, lavanta çiçeğinden elde edilen balın da yurt dışından ithal edildiğini, turizmi teşvik edecek bir yanı olduğunu vurguladı.

Lavanta çalışmasını sadece Ardanuç’ta değil Artvin’in tamamına yaygınlaştırmak istediklerini, insanların daha onurluca ürettikleri ile yaşadıkları bir toplum haline getirmeye çalıştıklarını dile getiren Kaya, “Geçtiğimiz yıl diktiğimiz lavantalar gördüğünüz gibi çiçek açtı ama bunun yanında yabani otlar bitti. Üretime katılmak, bu çorbada tuzumuz olmasını sağlamak için hep birlikte çalışarak lavantalarımızı yabani otlardan temizleyeceğiz ki daha gür ve daha güzel olsunlar dedi.

Çapa yapma esnasında konuşan Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Ardanuç Kadın girişimi Kooperatifi’nin lavanta tarlasında olduklarını belirterek, “Çok güzel, verimli bir çalışma gerçekleştirdiler. Yeniden üretim adına, doğayı ve doğanın haklarını koruyabilmenin en önemli ayağından biri de o yöredeki insanların topraklarına sahip çıkması, gelir elde edebilmesi ki hem yöredeki insan sayısını artıralım, göç eden nüfusu geri döndürelim hem geçmişte olduğu gibi imece yöntemini, yardımlaşmayı, birlikte yaşamayı, üretmeyi tekrar hayata geçirelim. Bu yüzden önemsediğimiz bir durum söz konusu. Lavantaların ekim aşamasından beri gelmek istiyorduk ama bugün biraz dâhil olabildik, yardımcı olabilelim istiyoruz. Kooperatiflerin çoğalması ve Artvin’deki doğanın korunabilmesi için çok önemli bir adım. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyoruz doğadaki bütün canlılar adına, sadece insanlar için de değil. Burada yaşayan tün canlıların ayakta durabilmesi için bunların önemi çok büyük” dedi ve imece çalışmalarının artması için, kooperatifleşmelerin artması için ellerinden geleceklerini yapacaklarını vurguladı.

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Ahmet Biber de imece etkinliğinin katılımcılarındandı. Biber yabani ot temizleme etkinliği sırasında “CHP’li arkadaşlarımız, Yeşil Artvin Derneği’nden arkadaşlarımız, Halkevci arkadaşlarımız ve bu konuda duyarlı diğer arkadaşlarımızla lavanta tarlasında imece olarak ot yolma işini yapıyoruz. Kooperatifin lavanta tarlasında arkadaşlarımıza yardımcı oluyoruz ve bundan da büyük zevk alıyoruz. Üretim yapan insanlara saygımız büyük ve olması gerekiyor. Bu yüzden hep beraber buradayız. Umuyorum ki lavanta tarlasındaki ürünler netice itibariyle satılır ve kooperatifimize de önemli bir kaynak kalır. Burada bulunan lavanta tarlası örnek tarla. Umuyorum ki Ardanuç’ta ve başka yerlerde bundan sonra üretilen ürünler geliştirilir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun geliştirilmesinin faydalarına inanıyoruz ve her zaman destek olacağız” dedi.

Biber konuşmasının devamında CHP’nin kooperatifleşme çalışmalarına değinerek, “Özellikle son yıllarda politikalarımızda Türkiye üretimden binevi çekildiği için tekrar Türkiye’nin üretimde bir aşama kaydedebilmesi için kooperatifleşmenin önemine inanıyoruz ve her yerde normal kooperatifler olur, kadın kooperatifler olur, girişim kooperatifleri olur, geliştirilmesi gerekiyor. Toplumun dayanışma içerisinde üretim yapması gerekiyor. Bu konuda Artvin’de de girişimler var, kooperatifler kuruluyor. Üretim anlamında henüz zamana ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum” diyerek kooperatifler vasıtasıyla Artvin’i üreten Artvin haline getireceklerini vurguladı.

Ardanuç Belediye Başkanı Yıldırım Demir, Ardanuç Kadın girişimciler Kooperatifi tarafından geçen yıl on dönümlük bir arazide lavanta ekildiğini belirterek, “Ardanuç’un değişik köylerinden ve Artvin merkezden, Şavşat’tan gelen misafirlerimizle birlikte hem kooperatife destek olmak hem de kadınlarımızın üretimden gelen gücüne destek olmak için imece usulüyle ot yolma, çapalama etkinliği gerçekleştiriyoruz. Etkinliği katılıp bize destek olanlara çok teşekkür ediyorum ve Ardanuç Belediyesi olarak kadın girişimcilerimiz için bir satış reyonu çalışmalarına başladık. İnşallah ülkemizin her noktasında ve Artvin’imizde, Ardanuç’umuzda, köylerimizdeki kadınları üretime katacağız ve büyükşehir belediyeleri ile beraber, büyükşehirlerdeki dostlarımızla beraber de tüketim noktasında da yardımcı olacağız” dedi.

CHP’li belediyelerin kooperatifleşme çalışmaları hakkında bilgi veren Demir, “Ülkenin bütün değerleri maalesef kolayca harcanıyor. En kötüsü de üretimden gelen her noktayı da tıkadılar. Tarım alanında, hayvancılık alanında sanayi alanında, maden alanında her alanda bir hizmet sektörü diye bir şey tutturdular ama işçilerin, emekçilerin, köylülerin, üreticilerin halini unuttu bu iktidar. Biz buna alternatif oluşturmak istiyoruz. İnsanların toprağıyla üretim noktasında yeniden canlanmasını hedefliyoruz” dedi ve CHP’li belediyeler olarak bunu hem tüketim noktasında hem de üretim noktasında desteklediklerini ve parti olarak bu çalışmaların ülkenin her yerine yayılacağını düşündüklerini belirtti.

Etkinliğin katılımcısı bir diğer isim de Avukat Bedrettin Kalın idi. Kalın yaptığı konuşmada imece usulü temizlik yaptıklarını, otları yolduklarını ve lavantaların daha iyi gelişmesi açısından bunun yapılması gerektiğini dile getirerek, “Bunu aynı zaman da bir kültürel faaliyet olarak da yapıyoruz. Kadimden beri gelen imece kültürünün bu topraklarda yeniden yeşermesi anlamında da bugün yapılan iş çok önemli. Biz bundan sonra da Artvin’de ilçelerimizde hangi kooperatifimiz bu tür bir tarıma, hayvancılığa dönük bir işi yaparsa yine böyle imece ile yardımlaşmayla onların yanında olmaya da devam edeceğiz. Bu bizim açımızdan çok önemli, bu toprakların tekrar tarıma kazandırılması, üretime kazandırılması hem topraklarımızın hem de halkımızın bu üretim sürecine katılması gerekir. Yoksa çalışmayan, boş duran, hazırdan yiyen bir millet olarak giderek fakirleşen bir ulus oluyoruz. Buna karşı toprakları yeniden canlandırmak, yeniden yeşertmek ve madencilere, HES şirketlerine karşı bu toprakların başka üretim kaynağı olduğunu gösterebilmemiz açısından da bugün yapılan faaliyeti çok önemsiyoruz” diyerek bu işi başlatan kişileri yürekten kutladıklarını, Ardanuç’ta lavantacılık başarıldığında diğer ilçelere bunu yayabileceklerini düşündüklerini bu nedenle de bir şenlik havasında imece çalışması gerçekleştirdiklerini söyledi.

Öğretmen Nurcan Ay Katırcı, Ardanuç’ta lavanta tarlasında imece usulü ot yolma etkinliğine katıldıklarını dile getirerek, “Ben İzmir’den geldim. Ardanuç’taki kadınların böyle bir girişim, böyle bir çalışma içerisinde olması beni inanılmaz mutlu etti. Hemen gelmek istedim bu etkinliğe. Çünkü çok öngörülü bir iş. Lavanta inanılmaz piyasaya sahip bir bitki. Ardanuç’ta da ölüme terk edilmiş tarımın canlandırılması anlamında çok da önemli bir adım olacağını düşünüyorum. Buradaki bu girişimci  kadınları yürekten kutluyorum. Memleketi böyle kadınlar kurtaracak diye düşünüyorum. Kadınlarla dayanışma içerisinde olmak için de gelmeyi çok istedim. Çok keyif alıyorum, toprağa elimi sürüyorum, topluyorum. İnanılmaz güzel bir şey. Herkesi burayı görmeye davet ediyorum” dedi.

CHP Şavşat İlçe Başkanı İmran Kayaoğlu, çok güzel bir etkinlik gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Böylece örgütlerin birbirleriyle hem etkileşimi hem de iletişim olarak birbirlerine desteği imece olarak çok güzel bir şey. Ben bunun daha da yaygınlaşmasını istiyorum. Şavşat’ta da bir lavanta tarlası oluşturmak istiyoruz. Bugün bu etkinliğe katılanlara çok teşekkür ediyorum. Bizleri davet edenlere de teşekkür ediyorum” dedi.

CHP Ardanuç İl Genel Meclis Üyesi Talip Işık, Ardanuç’ta bir ilkin yaşandığını, on dönümlük bir tarlaya lavanta ekildiğini ve lavantaların uyum sağladığını söyleyerek, “Bugün Cumhuriyet Halk Partisi, Yeşil Artvin Derneği, Halkevleri ve Kooperatif’in temsilcileri hepsi burada. İmece şekilde ot temizliği yapmaktayız. Lavantayı ilimizde her ilçeye yaymayı düşündüklerini duyduk, çalışmaların faydalı olacağını düşünüyorum” dedi.

Halkevleri’nden Uğur Karakuş ise “Ardanuç’ta Şagular köyündeyiz. Ardanuç Kadın Girişimcileri Kooperatifi’nin oluşturduğu lavanta tarlasındayız. İmece usulü yabani otları topluyoruz. Ardanuç bölgesi açısından kooperatifleşmenin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Burada çok fazla ekilmeyen arazi var. Genç nüfusun tamamı il dışında. Pandemi ile birlikte de sağlıklı gıdanın ne kadar önemli olduğunun herkes farkında. Toprağımıza tekrardan sahip çıkmak için kooperatifleşmenin kendi kurumsal kimliğine oturup daha da geliştirilmesi için ilk adım olarak bugün buradayız” diyerek lavanta bahçesinin bölgede yaygınlaşması için başka ürünlerin de yaygınlaşması için kooperatifin güçlenmesi için bölgedeki insanlara üretim anlamında, ticaret anlamında, ekonomi anlamında geri dönüş sağlamak için çalışmalarını sürdüreceklerini açıkladı.

Kooperatif üyelerinden Neşe Doruk, kooperatifleşme sürecini anlatarak, yaptıkları ürünlerden bahsetti. Doruk, “Kooperatif Başkanımız Gürsel Kaya, Ardanuç’ta bir panel, bir tanıtım yapması ile biz kooperatif çalışmasına katıldık. Alınan bir toplantıda kooperatifleşmenin Ardanuç’a ne kadar faydalı olacağını, ekonomik olarak insanları ne kadar rahatlatacağını anlattı. Bize de cazip geldi ve katıldık. Lavanta bahçesi ile başladık. Lavantayı Artvin’in geneline yayma amacındayız. Çay gibi lavantanın da Artvin’in gelir kapısı olacağını düşünüyoruz” dedi ve tamamen ormanlardan toplanan ürünlerden reçeller yaptıklarını, ahududu, böğürtlen, kızılcık ve alış gibi meyvelerden hem reçel hem de marmelat yaptıklarını belirtti.

Ardanuç merkezinde mutfak oluşturduklarını, üretimlerini orada yapacaklarını ifade eden Doruk, “Büyük bir alana sahip mutfak olacak ve istihdam da sağlayabileceğiz. Hijyenik bir şekilde üretimimizi yapacağız. Üretimimiz tamamen organik olacak. Ürünlerimizi tüketici kooperatifleri aracılığıyla halka ulaştırmayı düşünüyoruz. Tüketici kooperatifleri bu konuda bize ciddi anlamda destek olacaklar. Kooperatifleşmek insanları ekonomik olarak güçlendiriyor. Üretimi hızlandırıyor. İnsanları üretime teşvik ediyor. Birçok insan doğal üretim gerçekleştiriyordu fakat Pazar alanı yoktu, ekonomisine katkıda bulunamıyordu. Bu yüzden insanlar üretimden de vazgeçmişti” diyerek insanların, ürettiği ürünün karşılığını aldığında üretime de 4 elle sarıldığını ve duttan pekmez üreten insanların Pazar alanı olmadığı için kendileri için üretim yaptıklarını fakat bugün satışı olursa dutların ziyan olmayacağını vurguladı.

Ardanuç’taki genç nüfusun eğitim ve iş dolayısıyla ilçede kalmadığını fakat kooperatifleşme sayesinde geri dönüş sağlanacağını söyleyen Doruk, “Buradaki insanların okumak için dışarı gitmelerinin sebebi işsizlikti, ekonomik sıkıntıydı. İnsanlara ekonomik olarak gelir kapısı sağlanırsa gençler de burada kalacaklardır, geriye dönüşler olacaktır. Zaten birçok geriye dönüş şu anda mevcut. Bunun daha da hızlanacağını düşünüyoruz” dedi ve önceden ürün üretildiğinde pazar alanına götürmenin masraf oluşturduğunu bu yüzden de bireysel satış yapılmadığını, olayın bireysellikten çıkıp kooperatifleşmeye dönüştüğü zaman her şeyin daha farkı olacağını vurguladı.

Kooperatif üyelerinden Nermin Aksu ise lavanta tarlası için öncülük yapan Gürsel Kaya’ya Turgut Sezer’e ve ekibine teşekkür ederek, iyi ki Ardanuç’a böyle bir şey kazandırdıklarını ve her ilçede olmasını istediğini belirtti.

Kooperatif üyelerinden Turgut Sezer, iklim değişikliği nedeni ile bölgede göçün yaşanmış olması nedeni ile de toprakların kıraçlaşmış durumda olduğunu belirterek, “Ekilir biçilir alanlar çok az. Biz buraları nasıl değerlendiririz düşüncesiyle lavanta ekmeye karar verdik. Lavanta kıraç topraklarda yetişiyor. Su istemeyen, çok yıllık bir bitki. Ardanuç, Şavşat ve Yusufeli açısından nasıl Hopa ve Arhavi’de çay, fındık üretimi yapılıyorsa bizim de lavantamız olabilir mi düşüncesinden hareketle Lavanta tarlamızı ekmiş olduk. Bununla birlikte bir kooperatif kurduk. Bu kooperatif üzerinden hem ev üretim işlerinin daha organize bir şekilde yapılabilmesi ve pazara tekelden sürülmesi için kooperatif kurduk” dedi.

Lavanta ile üretimleri destekleyen, lavantanın da bölgede yaygınlaşmasını isteyen bir çalışma içerisinde olduklarını açıklayan Sezer, “Arkadaşlar sağ olsunlar katkı amaçlı Artvin’den, Hopa’dan, Şavşat’tan, Murgul’dan geldiler. Hepsine çok teşekkür ediyoruz. Lavanta çok yönlü bir bitki. Aslında tıbbi aromatik bitki. Uyku esnasında nefes darlığı çekenler yastığına lavanta çiçeği koyarak rahat uyuyabiliyor. Aynı zamanda bal bitkisi, tadı çok hoş olan ve kaliteli bir balı var. Lavantanın yağı çıkarılarak kozmetik sanayide kullanılıyor. Satışı 2 çeşit olarak gerçekleştiriliyor. Çiçek açtığında biçim yapılarak, kurutulup satılıyor, diğer yandan da bir distilasyon ünitesi kurularak, yağı çıkarılıyor ve yağ satışı yapılıyor. “ diyerek kıraç topraklarda olması, su istememesi ve çok yıllık bir bitki olması açısından birçok değerlendirebilecek alanı olduğunu bildirdi.

Lavanta üreticiliği için çıkış noktasına değinen Sezer, “Artvin Çoruh Üniversitesi DOKAP ve Orman İşletmesi işbirliği içerisinde tıbbi aromatik bitkilerle ilgili Harmanlı köyü Orman İşletme fidanlama sahasında bir çalışma yapmışlardı. Lavantada onlardan bir tanesi. Bunun üzerine arkadaşlarla bunun sosyal ve psikolojik alt yapısını oluşturarak böyle bir işe giriştik. Fide üretimini yaptırdık, Tarla beğendik, hangi koşullarda olur onun tahlillerini yaptırdık. Burada da gayet güzel oldu. Eksi otuz beş dereceye kadar dayanan bir bitki aynı zamanda sıcağa da dayanıyor, 3 aydır yağmur yağmadığı halde herhangi bir bozuntu yok. Ayrıca turizm açısından da güzel bir yanı var. Isparta’da üretiliyor, Trakya’da yeni yeni yaygınlaşmaya başlamış. Türkiye lavanta yağını kozmetik sanayide kullanmak üzere kırk bin ton Fransa’dan ithal ediyor. Biz iç piyasadaki ihtiyaca buradan doğru cevap verebilirsek mükemmel olacak. Hem gelir açısından hem doğanın güzelleşmesi açısından hem de ekilmeyen, üretilmeyen toprakların yeniden üretime katılması açısından” dedi.