YEREL
Giriş Tarihi : 06-05-2021 15:49   Güncelleme : 06-05-2021 15:50

İSRAFTAN KAÇINMAK

Din hizmetleri uzmanı Muzaffer AYGÜN “İSRAFTAN KAÇINMAK” başlıklı konu hakkında açıklamalarda bulundu.

İSRAFTAN KAÇINMAK

Aygün yaptığı açıklamalarda “Sözlükte "haddi aşmak, hata, cehalet, gaflet" gibi anlamlara gelir.

"Sarafe" kökünden türetilmiş olan israf kavramı,  genel olarak inanç,  söz ve davranışta dinin, aklın ve örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal ve imkanları meşru olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder. ( Lisanül-arab, "srf" mad.)

İsraf kavramı Kur'ân-ı Kerim' de değişik anlamlarda kullanılır: 1- " Elçiler şöyle cevap verdiler: Sizin uğursuzluğunuz sizinle bareraberdir. Size nasihat ediliyorsa bu uğursuzluk mudur? Bilakis siz aşırı giden bir milletsiniz" (Yasin 19) ayetinde de görüldüğü gibi "Şirk, küfür" manasında kullanılmaktadır.

2- " De ki: Ey kendi nefislerine aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. " (Zümer 53) Bu Ayeti Kerimede de kişinin günah bataklığına düştükten sonra ümitsizliğe kapılmamasını günah işleyerek kendisine yazık etse de tevbe kapısının her zaman açık olduğu belirtilerek bir nevi "ümitsizliği " de bir israf çeşidi olarak bizlere anlatılmıştır. 3- "Çardaklı ve çardaksız  (üzüm) bahçeleri, çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirlerine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O' dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını  ( Zekat ve Sadakasını ) verin. Fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez." (En'am, 141) Buyurularak Yüce Rabbimizin kullarına ihsan ettiği güzel rızıkların helâl olanlarından haddi aşmadan yenilmesini ve bu helâl nimetlere karşı isteksiz davranmamayı yani "Helali haram saymamak" bizden istemiştir. 4- "(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar." (Furkan, 67) Buyurularak kişinin kendi sorumluluğundaki mal ve imkanları lüzumundan fazla harcamamasını istemektedir. Yani " Haddi aşmama" uyarısı yapılmaktadır.

Kur'ân-ı Kerim'de 4 farklı kullanılan israf kavramı zamanla anlam daralmasına uğrayarak,  fıkıh dilinde; harcamalardaki aşırılığı ifade eder hale gelmiştir. (Dia, israf mad.)

Anlam daralması uğramasına rağmen konuyu güncel açıdan değerlerlendirecek olursak; teknolojinin ve modanın sürekli değiştiği günümüzde; yeni alınan ürünler kısa zaman sonra eski yaftasını alıyor ve sahiplerini yeni arayışların içerisine sokuyor ve bu da insanları ellerindeki ile yetinmez hâle getiriyor.

Evlerdeki mobilyaların, mutfaktaki araç - gereçlerin de teknoloji ve modadan aşağı kalır yanı yok.

Eskimiş (mi?) malzemeleri yenisini alma uğruna yardım kampanyalarına veya fakir fukaraya sevap kazanma adına veriliyor. Halbuki böyle yapılararak yapılacak olan  israfa " Hayır yapmak " kılıfı uyduruluyor. Evlerin bir odası, köşesi kullanılmayan malzemelerimize ayırılıyor, sonrasında da ev bize yetmiyor daha pahalı daha büyük ev tutmak zorunda kalınıyor.

Bir başka israf sıkıntısı ve bize göre daha orijinali ise açık büfe kahvaltı ve yemekler. Kişi nasıl olsa parasını vermişim istediğim kadar alır yerim düşüncesiyle tabakları doldurmaları ve çatlayıncaya kadar yiyip kalanı çöpe dökmek  işi. Halbuki Peygamber efendimiz  (S.a.v ) sofraya aç oturur, dolmadan kalkardı.

BM 13.07.2020 raporuna göre 690 milyon kişi aç yaşıyor. Dünya nüfusu içerisinde bu rakam her 10  kişiden 1 kişiye tekabül ediyor. Bu insanlar aç olmakla birlikte üzerinden kısa zaman geçmesine rağmen bizim beğenmediğimiz eski nazarıyla baktığımız teknojiden, mobilyadan, giyim - kuşamdan tamamen uzak yaşıyorlar. Bunun için mevcut durumumuzun muhasebesini yaparken alamadıklarımızın hırsına kapılacak yerde elimizdeki ile yetinme yoluna gitmeliyiz.

Dünya genelinde bütün insanların özelde de biz Müslümanların harcama yaparken aşırıya gitmeden meşru ölçüler içerisinde hareket etmeli, bizim malımızda fakir-fukaranında hakkı  olduğunu bilip ayırarak onların bizim gibi harcama yapamayacaklarını düşünerek israfa kaçmadan Allah'ın bize verdiği maddi imkanı yine onun rızası doğrultusunda değerlendirmeliyiz.

16 saatten fazla oruç tuttuğumuz bu mübarek günlerde  iftar sofralarımızı şeytanı hoşnut ederek israf sofralarına değilde Rabbimizi razı ederek ikram sofralarına çevirmeliyiz. Aynı zamanda da bu ay israf kavramını hayatımızdan çıkarıp kulluk için yeniden bir doğuş ayı olmasına çalışmalıyız. Rabbimizin razı olduğu bahtiyar kullardan olmanın yollarından birinin de israftan kaçınmak olduğunu bilmeliyiz.” İfadelerine yer verdi.