YEREL
Giriş Tarihi : 16-06-2021 11:06   Güncelleme : 16-06-2021 11:06

“İnce Düşünüp En İyisini Yapmalıyız“

Mesleğine bir incelik ile yaklaşan Kübra Kutay, mimarlığın anlamına dair açıklamalarda bulundu.

“İnce Düşünüp En İyisini Yapmalıyız“

ODTÜ mezunu olup üzün süreli stajı ardından belirli bölgelerde çalışmasından sonra yolu Artvin ile kesişen Kutay, Artvin’de hizmet verdiği işletmesinde çalışmalarına devam etmekte. Mimarın anlamına ve gerekli yeteneklere açıklamasında yer veren Kutay, son olarak da yaptığı değerlendirme ile konuşmasını noktaladı. Kutay, mimar olmanın anlamını şu ifadeler ile açıkladı “ Bu aslında benim cevaplamaktan korktuğum bir sorudur çünkü ben mimarım demek bile beni korkutuyor. Bu aslında çok önemli bir iş benim için ve çok önemli olup çokta başarılı olan mimarlar var onların projelerini her gün incelerken falan mesela ben mimarım demek beni biraz sen daha olmadın Kübra dedirtiyor. Bence 1. Sınıftan da öğrendiğimiz üzere mimarlık nitelikli mekân oluşturabilmektir. Bu kapalı alanda olur, açık alanda olur veya ikisi birlikte de olabilir ama asıl olayı nitelikli mekân oluşturmaktır yani nasıl birbiri ile ilişkili mekânların oluşturulması çok önemli çünkü bu bir insanın hayatını güzelde yapabilir veya tamamen mahvede de bilir. Bu konuda örnek gösterilebilecek bir sürü şehir ve yer var aslında bu konu çok hassas bir konu mimarlık alanı için ve ben bize öğretilen şekilde söyleyip daha fazla uzatmadan diğer meslektaşlarıma karşı eleştiriye kalacakları yanlış bir şey söylemek istemem. İnsanların hayatlarını güzelleştirebilecekleri bir yer yapmak bir yapıt inşa etmek önemlidir “ dedi.

Yetenekler ve yetkinlikler

Kutay, çizim yeteneği ve ileri becerilerin mimarlık için önemine yönelik şu açıklamalarda bulundu “ İleri çizim yeteneğine sahip olunması gerekmiyor. Benim öyle ileri düzey çizim yeteneğim yoktu ama bence olursa o kişi için bir artı olur. Ben iyi bir çizim ile kişiye anlatmakta rahatsızlık yaşayacağım için daha iyi anlatabilmek ve profesyonel görünmek için bilgisayara geçiyorum ama direkt bir yeteneğin olsa profesyonel görünecek kadar yeteneği olsa bir kişinin onun için iyi bir artı olmuş olur. Yetkinlikler kısmından bahsedecek olursam biraz entelektüel, yaratıcı ve hayal gücünün ötesinde bir dünyaya sahip olması iyi bir artı olur gerçekten. Herkes aynı olmak zorunda değil tabii ki bu benim artı olarak gördüğüm ve eğer bu mesleği yapmak isteyenler olursa diye kendilerine katabilecekleri artılardır bunlar tabii herkes farklı ve aynı olacak diye bir kural yok ama dediğim gibi bunlar artılardır. Mesela yenilikçi, özgür düşünceye sahip, hayallerinin sınırı olmayan başka şehirler yaratabilecek insanlar olmalı aynı zamanda insan ilişkilerimizde iyi olmalı, onlar dinlemelisin sadece senin bildiğin doğru değildir. Farklı tarzda insanlara hizmet verdiğin için onu iyi analiz edip kendi imzanı da katıp bir şeyler yapabileceğini göstermek ve sunmaktır “ dedi.

Sınırlarımız var mı?

Kutay, yaptığı açıklamada şunları söyledi “ yurt dışından ve yurt içinden takip ettiğim siteler var, mimarlar var bakıyorum ki yanlış karar vermeyeyim diye mesela arkadaşlarımda da çok fikir alıyorum onların gözünden nasıl bir çizim olmuş diye soruyorum 3+1 konut çiziyor olsam bile farklı fikirler alır sorarım. Önemli yani okuyorum, soruyorum, araştırıyorum çünkü yaptığınız bir yapıyı insanlar yıllarca görecek ve sizin yaptığınızı elbet bilecekler dünyaya bir iz bırakıyorsunuz aslında bu işi yaparken bir miras bırakıyorsunuz. Bu aralar pandemiden dolayı online eğitim oldu mesela bunlara katılmaya çalışıyorum. Bazen Youtube’dan açıyorum orada farklı ülkelere gidip gezen insanları izliyorum. Ben bu konuda duygusalım açıkçası sonuçta ben elbet bir gün öleceğim ve burada yaptığım küçük bir yapı kalacak. O yapıyı benim çocuklarım görecek, torunlarım görecek böyle uzun yıllar yeni gelen nesiller görebilecek bence çok önemli bir şehre kattığınız küçük bir yapı bile olsa çok fazla değer, önem taşıyor benim için mesela onu gören insanlar iyi ki yapmış desinler takdir edilsin. Acımasız bir şekilde bir şeyler yapmamız lazım daha ince düşünüp en iyisini yapmamız lazım ve acımasızca bir yapıya veya bir şehre zarar verildiğinde ben bu konuda çok üzülüyorum “ ifadeleri ile yaptıkları iş alanının ne kadar hassas olduğunu anlatan Kutay, yaptığı açıklamaları sonlandırdı.

4 yıl yeterli mi?

Kutay, okuduğu bölüme yönelik 4 yıllık süre yeterli olmadığına dair şu açıklamaları yaptı “ Ben 5 yıl olmasını çok isterdim hata bu konuşuluyordu da mesela yurt dışında eğitim sisteminde 3+2’ler var. Bence olmalı çünkü bazı şeyler gerçekten yetişmiyor o yüzden aslında 5 yıl olsa çok iyi olur. En son ben mezun olduğum yıl konuşuluyordu müfredattı düzenleyip bu eğitim yılını 5 yıla çıkarmak. Güzel olur hem öğrencilikte uzar 1 yıl daha o güzel hayatı yaşamış olurduk “ dedi.

Mimar değerlendirmesi

Kutay, Avrupa ve Türkiye’de eğitim gören mimarların arasındaki farklara şu ifadeler ile açıklık getirdi “ Ben Erasmus’la gidemedim çünkü biraz daha okulum uzayacak gibiydi onu uzatmak istemediğim için maalesef ondan vazgeçtim. Ben orada eğitim almadığım için tam olarak karşılaştırmam doğru olmaz ama Avrupa’dan bize gelen arkadaşlarımız vardı. Bizim okulumuzda daha çok zorlandıklarını söylediler yani eğitim olarak benim okuduğum okul açısından söylemem gerekirse yarışıyoruz diyebilirim. Bizim ODTÜ’de öğretmenlerimiz Amerika’da veya işte İngiltere’den falan eğitim görüp gelmiş olması lazım doktora yapıp gelmek zorundalar dolayısıyla onlar daha rahat karşılaştırabiliyor ve bize o düzeyde eğitim vermeye çalışıyorlar yani okulumuzun mottosu ’da bu dünya üniversitesi, sadece mimarlık için demiyorum Teknokent var mesela orada da birçok proje var. Sadece mimarlık değil okul bir şekilde dünya standartlarında belli bir sıraya gelmeye çalışıyor. Bunun için benim okuduğum üniversitede yani ODTÜ’de öğretmenler ve yönetim olarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan insanlar ile öğrencilere eğitim veriliyor “ dedi.