YEREL
Giriş Tarihi : 31-03-2021 11:03   Güncelleme : 31-03-2021 11:14

‘İLKSAN’da rant ve talana son’

İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı İl Temsilcisi Adayı Öğretmen Çağatay Erol basın açıklaması gerçekleştirdi.

‘İLKSAN’da rant ve talana son’

İLKSAN İl Temsilcisi Adayı Çağatay Erol seçim öncesi basın açıklaması gerçekleştirerek, Hasan Ali YÜCEL ve İsmail Hakkı TONGUÇ gibi isimlerin kurduğu sandığın bir üyesi olarak yine o isimlerin vicdanıyla hareket ederek sorumluluk aldığını, bu yanlış gidişata dur demek istediğini vurguladı.

Sınıf öğretmenleri, okul öncesi ve özel eğitim öğretmenlerinin alın terinin birleşiminden oluşan İLKSAN’ın son yıllarda birçok kötü yönetim deneyimine sahne olduğunu, adaylık sürecinin başlangıcının da aslında bu süreçlere bir itiraz niteliği taşıdığını ifade eden Çağatay Erol, “Yıllardır maaşları enflasyon karşısında boğdurulan biz eğitim emekçileri bari emekliliğimizde rahat bir nefes alırız umuduyla her ay belli oranlarda İLKSAN’ a katkı payı ödemesi yapmaktayız. Bu kıdem yılına göre küçük farklılıklar göstermekle birlikte genellikle üye başına 90-100 TL gibi bir oranda değişmektedir. Ödenen meblağ göze küçük gibi görünse de ülke genelini düşününce bir aylık toplam katkı payı ödemesi 10 milyon TL gibi devasa bir rakama ulaşmaktadır. Bu paranın nemalandırılmasından faiz gelirine hiçbir artı değerinden İLKSAN üyeleri yararlanamamakta üstelik 30 yılsonunda emekli olununca 30 bin TL gibi komik bir rakam ele geçmektedir. Bu oranı bir İLKSAN üyesinin 30 yıl boyunca bir kumbaraya attığını düşünürsek 30 yılın sonunda açılan kumbaradan yine yaklaşık bu orana yakın bir tutar çıkacaktır. Hatta üye eğitimci bu parayı İLKSAN’ a yatırmayıp çeşitli yöntemlerle kendi değerlendirmeye çalışsa muhtemelen daha yüksek bir orana sahip olacaktır” dedi.

‘Hesap sormalıyız!’

İLKSAN’ın mevcut haliyle üyelerine hiçbir yararı olmadığını, yaklaşık 300 bin üyesi olan İLKSAN’ın, sayısı 3 bini bile bulmayan ayrıcalıklı ve seçkin bir grubun oyuncağı haline geldiğini ve son yıllarda otomobil dolandırıcılığından arazi peşkeşine kadar türlü yolsuzluklarla anılan bir yapıya dönüşen İLKSAN’ın yönetiminden, üyelerin hakkını kuruşu kuruşuna sormak için yönetim ve denetim mekanizmalarında kendileri gibi üyelerin yer alması gerektiğini aktaran Erol, “Yıllar içinde 7 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin, 3 kişilik denetim kurulunun 2 üyesinin bakan tarafından belirlenmesiyle, siyasi iradenin sandığın yönetimini ele geçirmesi sağlanmıştır. Bu durum üyelerin sesinin İLKSAN yönetimine yansımasını imkânsız kılmış, yansıyan sesler de sayısal çoğunluk nedeniyle bastırılmıştır. Adı yolsuzluk ve vurgun iddialarıyla gündemden düşmeyen İLKSAN’ ın alnına kara çalanlardan, üyelerinin hakkını gözünü kırpmadan har vurup harman savuran talancı zihniyetten hesap sormalıyız. Bu hesabı sormazsak 30 yılın sonunda elimize geçecek bir para da bulamayabiliriz” diyerek 1985 yılından bu yana İLKSAN’ ın yönetiminde ve denetiminde etkili olan MEB’in doğrudan müdahaleleri nedeniyle İLKSAN’ın yıllardır antidemokratik bir anlayışla, katılımcılığı ve saydamlığı reddeden bir yönetim zihniyeti ile yönetildiğini vurguladı.

‘İLKSAN’ı batırma noktasına getirdiler’

İLKSAN Yönetim Kurulu üyelerinin aldıkları maaşların, üyelerine yönelik dayanışma ve sosyal yardım amacıyla kurulmuş bir sandıkta olmaması gerektiği kadar yüksek olduğunu ve üstelik bu ücretlere yollukların, yevmiyelerin, huzur hakkının dâhil olmadığını söyleyen Erol, “Bizim paralarımızla, günümüz koşullarında zaten düşük kalan maaşlarımızdan aktardığımız alın terlerimizle sefa süren şahıslar İLKSAN’ ı batırma noktasına getirmiştir. Geçmiş dönemlerde siyasi iktidarların, belli siyasal ve ekonomik çevrelere kaynak aktarmak üzere İLKSAN’ ı kullandıkları, İLKSAN yöneticilerinin de sandık kaynakları ile ticari şirketler kurarak İLKSAN üyelerinin birikimlerini talan ettikleri, kurumu resmen soydukları, İLKSAN’ ı üyelerin emeklilik ikramiyelerini (Emeklilik Yardımı) veremeyecek duruma getirdikleri bilinmektedir. Çıkacağına dair söz verilen ancak yerine getirilmeyen onca vaatten biri olan 3600 göstergenin olası çıkması durumunda İLKSAN’ ın emekli olan üyelerinin hepsine bu parayı ödemesi çok zor hatta neredeyse imkânsızdır. Durum bu kadar vahimdir” dedi.

‘Üyelerine pay veren hâle gelmelidir’

İLKSAN İl Temsilcisi Adayı Çağatay Erol, açıklamasını “Sandık bu haliyle daha fazla devam edemez. Ya üyelerinin ödediği paraların tek kurşuna dokunmadan bu ödemeleri üyelerine iade ederek dağıtılmalıdır. Ya da üyelerinin dar gününde yanında olan, düşük faizli krediler veren, konut ve araç alımında avantaj sağlayan, ölüm, afet vb. durumlarda üyelerine dayanışma elini uzatan, topladığı paraları iyi bir şekilde değerlendiren ve bu gelirden üyelerine de pay veren bir hale getirilmelidir” sözleriyle devam ettirdi.

‘Yanlış gidişata dur diyorum’

İLKSAN il temsilcisi olmanın kendisine getireceği herhangi bir maddi katkısı olmadığını, aksine yüklerinin olduğunu belirten Erol, “Ben Hasan Ali YÜCEL ve İsmail Hakkı TONGUÇ gibi isimlerin kurduğu bu sandığın bir üyesi olarak yine o isimlerin vicdanıyla hareket edip sorumluluk alıyorum. Bu yanlış gidişata dur demek istiyorum. Benim gibi düşünen yüzlerce, binlerce üye olduğunu biliyor, bu sorumlulukla hareket ediyorum. Bu seçim süreci sonunda vicdanı, ahlakı, dürüstlüğü temsil edenlerin kazanacağına da yürekten inanıyorum” dedi ve “Son olarak İLKSAN’ da rant ve talana son; söz, yetki ve karar üyelere diyor, saygılarımı sunuyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

DİLAN ŞAHİNBAŞ