KÖŞE YAZARLARI
Giriş Tarihi : 23-12-2021 11:29   Güncelleme : 23-12-2021 11:29

İlkay Odabaş Eyupoğlu…

İlkay Odabaş Eyupoğlu…

 Sevgili okurlar biliyorsunuz her haftaki yazımda ilk paragrafı eskiye yönelik hatırlatıcı bilgileri vererek sürdürmeye çalışıyorum. İkinci Abdülhamit dönemi istibdat baskısı aydın inatçılığının üzerine şimşek gibi yüklendi. Devletin ağır vergi yükü, sorunları, sorumlulukları ikinci Abdülhamit döneminin muhalif ses duyma tahammülsüzlüğü için de oldukça sancılı bir dönem geçiren Türk edebiyatı bin sekiz yüz ellili yıllardan sonra batıdan roman çevirileri yaparak içerideki aydın kesimi ilk kez roman dokusuyla tanışıyordu. Esasen roman için çok yetenekli yazar adayları mevcutken birinci ve ikinci meşrutiyet dönemi de olsa yeterince roman dokusuyla tanışılamadı ve romanda batı tekniği yeterince gözlemlenemedi. Kütüphanelerin bile zorunlu kapatıldığı bir dönemde Serveti Fünun gibi bütün zamanların en kıymetli dergisi kuruldu ama ömrünü ancak beş yıl sürdürebildi. (1901-1906) Amacı tamamıyla batı edebiyatıyla kaynaşmak, gelişmeleri takip edebilmekti.

 Olmadı. Yine de o dönem yazılan Araba Sevdası, Mai ve Siyah, Aşkı Memnu, Eylül, Şıp sevdi, Şehir mektupları, Bize Göre gibi Türk klasiğinin gözbebeği romanlar farklılıklarını göstermiş, batı tekniğiyle kaleme alındığı içinde ortak paydaları, halkın homojen yapısının ötesin de tabu yıkan bir serzenişle özgün konu içerikli anlatımlar sunmalarıydı. Çok yetenekli yazar kadrosu olmasına rağmen realist roman dokusu yeterince irdelenmediği için de roman dili gizemi tam olarak oturmadan, yazılan eserler sadece Türk klasiklerinde yerini aldı.

 Dünya mirası klasiklere ne yazık ki tek kitap bile sunulamadı. 

 Efendim Artvin’de Haber gazetemizin bu hafta ki konuğu şiir konusunda ve sanat ve kültürün hemen her dalında adeta on parmakta on marifeti olan bir kültür insanı İlkay Odabaş Eyupoğlu.

Sayın Eyupoğlu Artvin Borçka’da dünyaya geldi. Şiire, edebiyata, müziğe tutkulu bir ailede büyüdü.

 Şiirler yazdı. Müziğe yöneldi, halk oyunları yöre yetiştiricisi oldu. Kurtalan da beş kalem isimli kompozisyonuyla öğretmenler gününde birincilik kazandı. Çeşitli skeçler yazıp Samsunda gazi sahnesinde öğrencilerle birlikte sahneledi. Emekli oldu kendini tamamıyla sanata adadı. Özel okullarda müzik ve halk oyunları öğretmenliği yaptı. Samsun Belediyesi konservatuvar Türk sanat müziği bölümüne devam etti. Güfte denemelerine başladı. Şiirlerinin bazıları kendisi ve bir kısmı bestekârlar tarafından bestelendi. Pek çok güftesi bestelenerek TRT ve çeşitli müzik topluluklarında okunmaktadır. Maviye yolculuk antolojisinde şiirleri yayımlandı. Pek çok yerel gazetede köşe yazıları ve şiirleri yayınlandı. Şiirlerinde İlkay Mahlasını kullanmaktadır. Şimdi dilerseniz Uzay Yayınlarından 2019 tarihinde çıkan Livaneden Samsun’a giden yol isimli şiir kitabını analiz etmeye çalışacağız.

 Lirik ve romantik şiirler, didaktik şiirler, pastoral şiirler, satirik şiirler, epik şiirler teması altında şiirler yazan Eyupoğlunun bütün şiirleri çok başarılı. Sözcük seçimleri, ifade zenginliği, aruz ölçüsü, durağı, uyağı, kafiyesi, ses uyumu, hacmi, konu bütünlüğü seslenişi ve estetik armonisiyle göze çarpan son derece nitelikli şiirler olarak öne çıkıyor. Eyüpoğlu şiiri bilen, üzerin de donatı ve alt yapısını tamamlayan son derece usta bir isim. Veciz sözleri, şiirde tat ve çeşniyi artıran, şiire özgün maske takan zindeliği, serzenişi, ironi ve mizahi iyi kullanma becerisiyle ve belki en önemlisi şiirde üst dili yakalama çabası gösteren çok özel bir isimdir. 

 Engin dünya görüşü, gözlem yeteneği, merakı, heyecanı, zindeliği şiir dizeleriyle buluşunca çağın gereksinimlerini yakalamış bir şair olarak modern şiirin dizeleriyle seslenip sahne alıyor. Eyüpoğlu aynı zamanda bir taşlama ustası. Sözcükleriyle adeta olayları ve insanları sarsıyor. Yetmiyor sözcüklerin gücüyle yaşadığı haksızlıkları yerin dibine geçiriyor. Dilin zenginliğini bilen, Türkçeyi iyi telaffuz eden özel bir yanı vardır. Ve belki en önemli işlevi hiç dinmeyen heyecanıdır. Sanat ve kültür işlevine usanmadan zindelik katan çabası doğrusu takdire şayan bir durumdur. Yazımızı ustanın bir dörtlüğüyle bitirelim. Tırnağı sökülürken o yürekli aslanın. Salyası akıyordu, dört dönerken sırtlanın. Kan uyuşmazlığı var, güneşle fırtınanın. Heyhat, tufan kapıda, kârı yok yırtınmanın.   

Artvin’de Haber gazetesi olarak kültür insanı yazar, bestekâr, şair, müzik insanı Sayın İlkay Odabaş Eyupoğluna sonsuz başarı dileklerimizi iletirken sağlıklı ve mutlu yaşamlar diliyoruz.

 Sevgiyle kalın.