YEREL
Giriş Tarihi : 19-05-2021 14:03   Güncelleme : 19-05-2021 14:03

“Her şey gönülden geçer”

Artvinli TV’de “Özel Yaşamlar” adlı programı sunan Hatice Nur Ersöz, engelli bir birey olan Onur Altun ve Engelliler Koordinatörü Özdemir Demirci ile söyleşi yaptı.

“Her şey gönülden geçer”

Youtube üzerinden yayınlanan programda Ramazan boyunca Kuran okuyup hatim ettiğini söyleyen Onur Altun, “Kuranı 4 kere hatim ettim ve anneme Kuran okuma konusunda vesile oldum. 2 yıldır Kuran eğitimim devam ediyor. Engel diye bir şey yok gönül istediği sürece herkes her türlü şeyi yapabilir” ifadelerine yer verdi.

Altun ayırca ‘Engelli sandalyesinin aküsü bittiğinden dolayı iki yıldır evinden dışarı çıkamıyor’ Yardımsever vatandaşlardan bu konuda destek bekleyen Altun, “Bu eksiklikten dolayı iki yıldır evden dışarı çıkamıyorum. Eğer vatandaşlarımız bu konuda bana yardımcı olurlarsa çok sevinirim. Hiç değilse kapıda gezerim” dedi.

Hocaları Onur’a iki yıldır Kuran öğretiyor

Onur’un Kuran öğrenmesine vesile olan İl Müftülüğü personeli, Çamlık Mahallesi hocası ve Engelliler Koordinatörü Özdemir Demirci, “Bütün illerimizde engelli koordinatörleri var. Artvin’de de bize bu görev verildiğinde pandemi olmadığı zamanlarda, engellileri tanımak için evleri ziyaret ediyorduk. Onur bana, “Hocam ben Kuran öğrenmek istiyorum.” dedi. İşleri resmiyete döktük. Onur için resmi olarak Milli Eğitim ve Müftülüğün ortak protokolüyle bir kurs başlattık. Onur, Kuranı tam anlamıyla öğrendi ve ilk hatmini indirdiğinde zeytin dalı harekatındaki şehitlerimiz vardı. Onur bana, “Hocam ben ilk hatimimi şehitlerime bağışlamak istiyorum” dedi. Bu an benim en çok duygulandığım anlardan birisidir. Kendisini bu konuda tebrik ediyorum. Bu fani dünyada en güzel şeylerden birisini yapıp Kuran okuyor. Rabbimiz yaptığı bu ibadeti en güzel şekilde kabul etsin inşallah. Onur çok azimli ve hayat dolu bir insan.” ifadelerine yer verdi.

Her şahıs, bir engelli adayıdır

Artvin’in engelli bireyler ve vatandaşlar için sıkıntılı bir şehir olduğunu ifade eden Demirci, “Artvin jeolojik yapısı gereği sıkıntılı bir il. 3 caddesi de birbirine merdivenlerle bağlı. Burada benim tespit ettiğim en büyük sıkıntı, kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesi ve apartman önlerine araç çekilmesi. Unutmamak lazım ki her şahıs bir engelli adayıdır. Bu yüzden empati yapmak ve hayatı insanlarımız için kolaylaştırmak gerekiyor. Bu konuda insanlardan daha fazla hassasiyet göstermelerini rica ediyorum. Bizim ne kadar yaşamaya hakkımız varsa engelli olarak dünyaya gelen ve sonradan engelli olan insanlarında en az bizim kadar hakları var. Vatandaşların bu konuda duyarlılık göstermelerini istirham ediyorum” dedi.

Halkın bu konuda eğitilmesi gerekiyor

Engelliler için farkındalık yaratma adına yapılan çalışmalardan bahseden Demirci, “Sadece Artvin’de değil, Diyanet İşleri Başkanlığının tüm Türkiye genelinde il koordinatörleri var. Merkez koordinatörümüz ve bunun için ayrı bir grubumuz var. Orada yaptığımız çalışmaları paylaşıyoruz. Bütün illerde çok güzel çalışmalar gerçekleştiriliyor. Özellikle sadece Engelliler Haftasında değil, Ramazan Bayramı’nda, Kurban Bayramı’nda, cemaatin çok yoğun olduğu Cuma sohbetlerinde ve yılın belirli dönemlerinde bu konuyu anlatıp işliyoruz. Çok şükür bazı fikir noktasındaki engeller aşıldı. Ama henüz yeterli değil. Yeterli seviyeye ulaşamadık. Halkın bu konuda eğitilmesi gerekiyor” diye konuştu.

İmam Hatipler sadece dini vazifelerin yerine getirildiği bir yer değildir

İmam hatiplerde dini vazifelerin yerine getirildiği kadar eğitimlerinde verildiğini de ifade eden Demirci, ”Diyanet İşleri Başkanlığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu bir başkanlıktır. Biz devlet memuruyuz. Her memurun bir maaşı vardır. O maaş yaptığı işin karşılığıdır fakat bizim yaptığımız işin karşılığı aslında aldığımız maaş değildir. Bizim yaptığımız iş tehiye ücreti olarak geçer. Tehiye ücreti, “Camide devleti temsil etmek” demektir. Devletin bütün ağırlığını, şefkatini orada hissettirmektir. İmam Hatipler, sadece namaz kıldıran, ezan okuyan, dini vazifelerin yerine getirildiği bir yer değildir. İmam Hatipler toplumda bir eğitimcidir, öğreticidir. En önemlisi kâl dili dediğimiz dille değil, hâl dili dediğimiz yaşantıyla toplumu eğitendir. Bu noktada elimizden geldiği kadar faydalı olmaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.