YEREL
Giriş Tarihi : 02-10-2021 12:16   Güncelleme : 02-10-2021 12:16

HALKEVLERİNDEN KAYMAKAMA PROTESTO

HALKEVLERİNDEN KAYMAKAMA PROTESTO

Kemalpaşa halkı ve Halkevleri Kemalpaşa Şubesi Başkanı Olcay Muti, Kemalpaşa meydanında toplanarak Fakir Baykurt’un “Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir!” sözlerinin yer aldığı “Herkes haddini bilecek” pankartı açtı. Meydanda konuşma yapan Olcay Muti, “Bu memleket Metin Lokumcu’nun memleketidir, bu memleket Fakir Baykurt’un memleketidir, bu memleket öğretmen Ender Karagöz’ün memleketidir, bu memleket emeğine, suyuna, çayına sahip çıkanların memleketidir. Bu memleket kimsenin Kemalpaşalılara, öğretmenlerine, kamu çalışanlarına had bildireceği memleket değil” dedi.

Halkevleri Kemalpaşa Şubesi Başkanı Olcay Muti, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Kemalpaşa kaymakamı okul gezisinde bir öğretmenini dersten kovmuştur ve biz Kemalpaşalılar olarak öğretmenimize sahip çıkıyoruz. Bu memleket Metin Lokumcu’nun memleketidir, bu memleket Fakir Baykurt’un memleketidir, bu memleket öğretmen Ender Karagöz’ün memleketidir, bu memleket emeğine, suyuna, çayına sahip çıkanların memleketidir. Bu memleket kimsenin Kemalpaşalılara, öğretmenlerine, kamu çalışanlarına had bildireceği memleket değil. Biz Kemalpaşalılar olarak bu memlekette kamu çalışanlarına bu türden hakaretlerin karşısında duracağımızı bir kez daha burada kamuoyu önünde açıklıyoruz. Bu memleketin öğretmenleri, Kemalpaşa’nın öğretmenleri ilerici öğrenciler yetiştirir. Emeğine çayına doğasına sahip çıkan öğrenciler yetiştirir. Bunun içindir ki biz bugün burada Kemalpaşalılara ve öğretmenlere had bildirenlere şunu söylüyoruz; bize had bildirecek kimse yok, öğretmenlerimizin yanındayız, kamu çalışanlarımızın yanındayız. Bize hizmet için buraya gelin, bize had bildirmek için değil. Pandemi sürecinde eğitimde yaşadığımız sıkıntıları çözmek için gelin. Bugün dersliklerde, sınıflarda elliye yakın kişi okuyor bunun çözümünü üretmek için gelin. Bu yaşanan olaydan sonra Artvin Valiliğinin yaptığı açıklamaya göre; “pandemi kuralları gereği el sıkışılmamıştır” denildi. Biz biliyoruz ki pandemi döneminde nice kongreler yapıldı, nice çalışmalar yapıldı. Bugün yaşananlar bu memleketi yönetememenin karşılığıdır, pandemi sürecini yönetememenin karşılığıdır yaşanan olayı kınıyoruz. Bugün burada siyaset yok. Siyaseti parti binalarında bırakıp, bir öğrenci babası öğrenci velisi olarak söz almış bulunmaktayım. Burada bulunanların çoğu öğrenci velisi veya öğrenci olarak katılım sağlamıştır. Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde yaşanan böyle tatsız ve mesnetsiz olayı kınamak için burada bulunuyoruz. Enteresandır ki Anadolu lisesine yeni tayin olmuş öğretmenle, ilçemize yeni atanan eğitime en azami desteği vermesi gereken kaymakam arasında geçmesidir. Kaymakamla öğretmen arasında yaşanan mesnetsiz hareketi kınıyoruz, kabul etmiyoruz. Sayın kaymakama bir çift lafım olacak; Bir babayı en çok rencide eden hadiselerden biri nedir bilir misiniz? Çocuklarının velisinin yanında bir başkası tarafından aşağılanması, hakarete uğraması ve itibarsızlaştırılmasıdır. Bir öğretmenin de meslektaşları ve öğrencilerinin yanında aşağılanması, hakarete maruz kalması ve itibarsızlaştırılmasıdır. Hiç düşündünüz mü, öğrencilerin karşısında aşağılanan öğretmenin ertesi gün öğrencileri ve meslektaşlarının yanındaki ruh halini. Bu makama gelinceye kadar sizi de bir öğretmenin okuttuğunu ne çabuk unuttunuz. Eğer makamınızın ağırlığını bilmiyor veya makam sarhoşluğuna düşmüşseniz, ego patlaması yaşıyorsanız bilin ki burası çağdaş ve laikliğin kalesi demokrasideki Kemalpaşa’dır. Kemalpaşa ilçesinde biz öğrencilerimizi ancak ve ancak Mustafa Kemal’in öğretmenlerine emanet ederiz. Sayın kaymakamım ilk icraatınız bir öğretmeni meslektaşları ve öğrencilerinin yanında aşağılamak oldu. İkici icraatınız makamınıza gelen köylüyü makamınızdan kovmak mı olacak? Yoksa bu olaydan ders çıkarıp, öğrencilerin yanında aşağıladığınız, itibarsızlaştırdığınız öğretmenden öğrenciler yanında özür dilemek mi olacak? Bunu yapmak sizi küçük düşürmez, aksine yüceltir. Yücelttiği gibi de, öğrenciler arasında şu algıyı yaratmış olursunuz; ‘bakın kaymakam öğretmene saygı duyuyor, biz de öğretmenimize saygı duyalım’ diyecektir.”

HATİCE DİLER